6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Fatura konusu malın teslimi ispatı ve icra dairesi yetkisi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1066 E. 2024/1880 K. · · İlk derece: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davasında, takibin yetkili icra dairesinde başlatılıp başlatılmadığı dinlenilme koşulu olarak incelenir; fatura alacağında borcun ifa yeri olarak alacaklının (satıcının) yerleşim yeri icra dairesi de yetkilidir. Fatura konusu malın teslimi ispat külfeti davacı satıcıya ait olmakla birlikte, sevk irsaliyesinde teslim alan olarak görünen kişinin davalı şirketin sigortalı çalışanı olmaması tek başına teslimin gerçekleşmediğini göstermez; borçlunun ilgili faturalar sonrasında borcunu büyük ölçüde ödemiş olması ve eksik teslim iddiasına dayalı iade faturasının teslim tarihinden uzun süre sonra düzenlenmiş olması, malların teslim edildiği sonucunu destekleyen olgular olarak değerlendirilir.

Ele alınan sorunlar

İcra dairesinin yetkisine itiraz → ret

İddia: Davalı, müvekkilinin merkezinin Bursa'da olduğunu, bu nedenle yetkili icra dairesinin Bursa icra daireleri olduğunu, dolayısıyla geçerli bir icra takibinin bulunmadığını ve davanın usulden reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Yetkili icra dairesi, İİK'nın 50/1 maddesi yollamasıyla HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre belirlenir. HMK'nın 6. maddesi gereği genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesi, HMK'nın 10. maddesi gereğince sözleşmeden kaynaklanan davalarda borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. TBK'nın 89/1 maddesine göre aksine anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Alacak faturaya dayalı olduğundan, davacının yerleşim yeri itibariyle İstanbul icra dairesi de yetkilidir; bu nedenle davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Fatura konusu malların davalıya teslim edildiğinin ispatı → ret

İddia: Davalı, icra takibine konu faturalardaki malların müvekkiline teslim edilmediğini, sevk irsaliyelerinin hangi faturaya istinaden düzenlendiğinin belli olmadığını, bilirkişinin tarih benzerliğine dayanarak varsayıma dayalı eşleştirme yaptığını, sevk irsaliyelerinde imzası bulunan iki kişinin müvekkilinin çalışanı olmadığını ve bu nedenle bu irsaliyelerdeki malların teslim edildiğinden söz edilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde, takibe dayanak tüm davacı faturalarının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, defterler arasındaki farkın davalının eksik mal teslim edildiği iddiasıyla düzenlediği iade faturalarından kaynaklandığı, bu iade faturalarına davacının süresinde itiraz ettiği tespit edilmiştir. Sevk irsaliyelerinin tümünde teslim alan imzası bulunmakta olup, imza sahiplerinden ikisi dışındaki tüm kişilerin davalı şirketin sigortalı çalışanı oldukları SGK kayıtlarıyla belirlenmiştir. Sigortalı kaydı bulunmayan iki kişinin imzasının bulunduğu irsaliyelerdeki mallar, davacının aynı tarihli faturası içeriği mallar olup, bu mallara ilişkin kısım kısım sevk ve teslimi doğrulayan irsaliyeler düzenlenmiştir. Ayrıca davalı, ilgili faturalar öncesinde alacaklı durumda olmasına rağmen bu faturalar sonrasında davacıya büyük tutarda ödeme yaparak borcunu küçük bir tutara düşürmüş, teslim edilmediğini iddia ettiği mallara karşılık fatura borcunun büyük kısmını ödemiştir. Davalının eksik mal teslimi iddiasına dayalı iade faturalarını ise teslim tarihlerinden uzunca bir süre sonra düzenlediği görülmüş olup, bu durumda teslim edilmeyen malların bedelinin ödenmesi söz konusu olamayacağından, sigortalı olmayan kişilerin imzasının bulunduğu irsaliyeler içeriği malların da davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sevk irsaliyesinde teslim alan imzası bulunan kişinin davalı şirketin sigortalı çalışanı olmamasının, tek başına malın teslim edilmediğini ispatlamayacağı; borçlunun sonraki ödeme davranışı ve iade faturasının gecikmeli düzenlenmesi gibi dolaylı delillerle teslimin ispatlanabileceği yönündeki değerlendirme, benzer ticari satım/itirazın iptali uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşımaktadır. Ayrıca fatura alacağına dayalı takiplerde alacaklının yerleşim yeri icra dairesinin yetkili olduğu tespiti de emsal değer taşımaktadır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Fatura alacağına dayalı itirazın iptali davasında, İİK'nın 50/1 maddesi yollamasıyla HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre yetkili icra dairesi belirlenir; TBK 89/1 uyarınca aksine anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceğinden, alacaklının yerleşim yeri icra dairesi de yetkilidir.
Dava şartı
takibin yetkili icra dairesinde usulüne uygun yapılmış olması

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali icra dairesinin yetkisine itiraz ispat yükü ticari defter kayıtları sevk irsaliyesi iade faturası ticari satım

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 50/1 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 6HMK 10 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 89/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1066

KARAR NO 2024/1880

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/12/2021

NUMARASI 2021/128 Esas 2021/899 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/12/2024

Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden doğan borcun 88.218,43-TL'sinin davalı şirketçe ödenmediğini, bahse konu alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkili şirket merkezi Bursa'da olduğundan yetkili icra dairesinin Bursa icra daireleri olduğunu, bu nedenle ortada geçerli bir icra takibi bulunmadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığının müvekkili şirket ticari defter ve kayıtlarında yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, icra takibine konu faturalardaki malların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, teslimin gerçekleştirilmediğinin sevk irsaliyeleri incelendiğinde ortaya çıkacağını, müvekkilinin tüm ödemelerini eksiksiz yaptığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; alınan bilirkişi raporu ile davacının ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 88.218,42-TL alacaklı, davalının ticari defter kayıtlarına göre ise davacının davalıdan 2.868,01-TL alacaklı olduğu, farkın davalının eksik mal teslimi nedeniyle düzenlediği iade faturalarından kaynaklandığının, ancak davacının faturaları ile sevk irsaliyelerinin karşılaştırılması sonucu davacının davalıya faturalara konu malları eksiksiz teslim ettiği ve bu nedenle takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 88.218,42-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı vekilince sevk irsaliyelerinde imzası bulunan ... ve ...'ın davalı şirkette hiç çalışmadıkları yönünde itirazda bulunulmuş ise de, sunulan sigortalı hizmet listeleri ile sevk irsaliyelerinde imzaları bulunan kişilerin isimleri karşılaştırıldığında, 20.07.2020 tarihli sevk irsaliyesinde ismi olan ...

şirket çalışanı olarak sigortalı hizmet listesinde yer almamakta ise de, bu şahsın isminin bulunduğu 27/07/2020 tarihli ve 6765 sayılı irsaliyeye karşılık gelen mal bedelinin daha önce ödenmiş olması ve 6767 sayılı 27/07/2020 tarihli irsaliyede ismi geçen ..., 6769 sayılı ve 29/07/2020 tarihli irsaliyede ismi geçen..., 6773 sayılı ve 29/07/2020 tarihli irsaliyede ismi geçen ..., 6777 sayılı ve 04/08/2020 tarihli irsaliyede ismi geçen ..., 6779 sayılı ve 09/08/2020 tarihli , 6780 sayılı ve 19/08/2020 tarihli irsaliyede ismi geçen ..., 6781 sayılı ve 19/08/2020 tarihli irsaliyede ismi geçen ... ve 6782 sayılı ve 24/08/2020 tarihli irsaliyede ismi geçen ...'ın davalı vekilinin itiraz dilekçesi ekinde sunduğu sigortalı hizmet listesinde adlarının mevcut olduğunun tespit edildiği ve iade faturası ve takibe konu alacağın ise son iki faturadan kaynaklanan bakiye alacak niteliğinde olması nedeniyle, taraf defterlerinde kayıtlı malların davalı tarafa teslim edildiği sonucuna varıldığı, davalı şirketin kendi defter ve belgelerine kaydettiği faturalardan sonra iade faturasının içeriğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının takibe itirazının 88.218,42-TL asıl alacak bakımından iptaline ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazla talebin reddine, 17.643-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili;yetkili icra dairesinin Bursa icra daireleri olduğunu, bu nedenle ortada geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın usulden reddinin gerektiğini,davacıya tüm ödemelerin eksiksiz yerine getirildiğini, icra takibine konu faturalardaki malların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, davacının faturaları müvekkilinin defterlerinde kayıtlı olup, malların teslimi gerçekleştirilmediğinden söz konusu faturalara ilişkin iade faturaları düzenlendiğini, sevk irsaliyelerinin hangi faturaya istinaden düzenlendiği belli olmamasına rağmen bilirkişi tarafından irsaliye ve faturaların tarihlerinden yola çıkılarak varsayıma dayalı eşleştirme yapıldığını, yine sevk irsaliyelerinde imzası bulunan ...

ile ...'ın müvekkilinin çalışanı olmadığını, bu nedenle bu irsaliyelerde geçen malların müvekkiline teslim edildiğinden söz edilemeyeceğini, mahkemece varsayıma dayalı bilirkişi raporu üzerinden hüküm kurulduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı alacağı tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Eldeki davada davalı faturalar konusu malların teslimini inkâr etmektedir. Bu durumda faturalarda yazılı malların davalıya teslim edildiğini ispat yükü davacıya aittir. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delillerle kanıtlamalıdır.Davalı borçlu vekilince süresinde icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiştir.

İtirazın iptali davasının dinlenilme koşullarından birisi de, takibin yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak yapılmış olmasıdır. Somut olayda davalı borçlu tarafından, yasal süresinde Bursa icra dairelerinin yetkili olduğundan bahisle icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiştir. Yetkili icra dairesi; İİK’nın 50/1 maddesi yollamasıyla, HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre belirlenir.HMK'nın 6. maddesi gereği genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri mahkemesidir.Sözleşmeden kaynaklanan davalarda, HMK’nın 10. maddesi gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. 6098 sayılı TBK'nın 89/1 maddesine göre ise, aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir.

Somut olayda alacak faturaya dayalı olduğundan, davacının yerleşim yeri (Şişli) itibariyle İstanbul icra dairesi de yetkilidir. Bu durumda somut olayda İstanbul icra dairesi yetkili olup, davalı borçlu vekilinin icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı yerinde değildir. Somut olayda; davacı tarafından düzenlenen 04.08.2020 tarihli 155.637,87-TL tutarlı, 10.08.2020 tarihli 72.318,48-TL tutarlı, 20.08.2020 tarihli 79.101,46-TL tutarlı ve 24.08.2020 tarihli 56.051,21-TL tutarlı faturalara dayalı bakiye 88.214,43-TL asıl alacak ile işlemiş faizin tahsili istemiyle davalı aleyhine ilamsız takip başlatılmış olup, davalı tarafça faturalar konusu malların teslim edilmediği ileri sürülmüştür.Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucunda;

takibe dayanak tüm davacı faturalarının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 88.218,42-TL alacaklı, davalının ticari defter kayıtlarına göre ise davacıya 2.868,01-TL borçlu olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtları arasındaki 85.350,41-TL farkın, davalının eksik mal teslim edildiği iddiasıyla düzenlediği 01.09.2020 tarihli 31.270,41-TL bedelli ve 54.080-TL bedelli iade faturalarından kaynaklandığı, bu iade faturalarına davacı tarafça süresinde itiraz edildiği tespit edilmiştir. Davacının faturalarına istinaden düzenlenen sevk irsaliyelerinin tümünde teslim alan imzası bulunmaktadır. Sevk irsaliyelerinde teslim alan olarak adı geçen kişilerden ...

ile ...dışındaki tüm kişilerin davalı şirketin sigortalı çalışanı oldukları sunulan SGK sigortalı hizmet listeleri ile belirlenmiştir.... ile ... ise sigortalı çalışan olarak gözükmemektedir. Bu kişilerden ...'ün 04.08.2020 tarihli iki irsaliyede, ...'ın ise 27.07.2020 tarihli bir irsaliyede teslim alan imzası bulunmakta olup, bu sevk irsaliyelerindeki malların davacının düzenlediği 04.08.2020 tarihli fatura içeriği mallar olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Aynı fatura içeriği mallara ilişkin farklı tarihlerde kısım kısım sevk ve teslimi doğrulayan sevk irsaliyeleri düzenlenmiş olup, bir kısım irsaliyelerde davalının sigortalı çalışanlarının, bir kısmında ise sigortalı kaydı bulunmayan iki kişinin imzası yer almaktadır.

Davalının 04.08.2020 tarihli fatura öncesinde 104.890,60-TL alacaklı durumda olmasına rağmen davacının 04.08.2020 ve 10.08.2020 tarihli faturalar sonrasında oluşan borcuna karşılık 14.08.2020 tarihinde davacıya 120.000-TL ödeme yaparak borcunu 3.065,75-TL'ye düşürdüğü, dolayısıyla teslim edilmediğini iddia ettiği mallara karşılık küçük bir tutar dışında tüm fatura borcunu davacıya ödediği, davalının eksik mal teslimi iddiasına dayalı iade faturalarını ise teslim tarihlerinden uzunca bir süre sonra 01.09.2020 tarihinde düzenlediği görülmekte olup, bu durumda teslim edilmeyen malların bedelinin ödenmesi söz konusu olamayacağından, söz konusu irsaliyeler içeriği malların da davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir.

Açıklanan nedenlerle, somut olay itibariyle ilk derece mahkemesinin mal tesliminin kanıtlandığına ilişkin kararında hukuka aykırıl bulunmamış, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 6.026,20-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.506,55‬-TL harcın mahsubu ile kalan 4.519,65‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 26-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/12/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/76367 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.