6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Fiyat farkı faturasının haklılığının ispatı yükü davalıdadır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/471 E. 2024/1696 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Cari Hesaptan Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir tarafın, karşı tarafın süresinde itiraz etmeksizin defterlerine işlediği ve bu suretle miktar itibariyle kesinleşen satış faturalarından belirli bir süre sonra düzenlediği fiyat farkı faturası, mal veya hizmet teslimine ilişkin olmadığından, bu faturayı düzenleyen tarafın söz konusu fiyat farkı alacağının haklılığını ispatlaması gerekir. İspat yükünü karşılayacak nitelikte açık delil (örneğin taraflar arasındaki yazışmalar) bulunmadığı takdirde, fiyat farkı iddiası kabul edilmez ve itirazın iptali talebi bu yönüyle değerlendirilir.

Ele alınan sorunlar

Fiyat farkı faturasının haklılığının ispat yükü ve itirazın iptali → ret

İddia: Davalı vekili, davacının alacağının müvekkili tarafından düzenlenen ve davacı tarafça süresinde itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılan 10.000-TL bedelli satış fiyat farkı faturasına ilişkin olduğunu, taraflar arasında whatsapp yazışmalarına göre bakiye 10.000-TL için iade faturası kesilmesi konusunda anlaşma bulunduğunu, davacının 8 günlük süreyi geçirerek iade faturası düzenlediğini, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: İhtilaf, davalının 11.06.2019 tarihli 15.766,15-TL bedelli 'Satış Fiyat Farkı' açıklamalı faturasıyla başlamıştır. Bu fatura, davacının düzenlediği en son satış faturasından altı ay sonra kesilmiştir. Fiyat farkı faturası mal veya hizmet teslimine ilişkin olmadığından, bu faturanın haklılığının ispatı yükü, süresinde itiraz edilmeksizin defterlere işlenmiş satış faturalarından altı ay sonra fiyat farkı faturası düzenleyen davalıya aittir. Satış faturalarına süresinde itiraz edilmediğinden bu faturalar miktar itibariyle taraflar yönünden kesinleşmiştir. Davalı, 11.06.2019 tarihli faturayı düzenlemeden önce tarafların ticari defterlerinde davacının 15.766,14-TL alacaklı olduğu kayıtlıdır. Davalının taraflar arasında fiyat farkının 5.766,15-TL olduğu yönünde anlaşma bulunduğuna dair ibraz ettiği whatsapp görüşme dökümleri, bu iddiayı doğrulayacak açıklıkta değildir. Davalı, fiyat farkı alacağına ilişkin iddiasını ispatlayamadığından, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın, süresinde itiraz edilmeyerek kesinleşmiş satış faturalarından sonra düzenlenen fiyat farkı faturasının haklılığına ilişkin ispat yükünün bu faturayı düzenleyen tarafa ait olduğuna dair tespiti, benzer cari hesap ve fatura ihtilaflarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali cari hesap ispat yükü fiyat farkı faturası faturaya itiraz ticari defter kaydı icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/471

KARAR NO 2024/1696

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 18/11/2021

NUMARASI 2020/401 Esas 2021/1239 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 21/11/2024

Davanın kısmen kabul-kısmen reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketin cari hesaptan kaynaklı alacaklarının tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, müvekkili şirketin davalı şirketten 10.000-TL alacağı bulunduğunu belirterek davalının itirazının iptaline, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkili tarafından davacı şirkete tüm ödemelerin yapıldığını, davacı tarafından temelsiz olarak fark faturası adı altında kesilen faturanın müvekkili şirket tarafından 25/07/2019 tarihinde iade edildiğini, davacı tarafından yasal süresi içinde itiraz edilmediğini, dolayısıyla fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağını belirterek davanın reddine,davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; 01/01/2019 tarihinde davacının davalıdan 15.766,14 TL alacaklı olduğu, davalının davacıya 11.06.2019 tarihli 15.766,15-TL tutarlı “Satış Fiyat Farkı” açıklamalı faturayı düzenleyerek davalı ticari defterlerinde gözüken davacı alacağını kapattığı, bu kez davacının bu tutara tam iade faturası keserek davalının kestiği satış fiyat farkı faturasına süresinde itiraz ettiği, sonrasında aynı muhasebesel sürecin bir kez daha yaşandığı, nihayetinde davalı tarafından davacıya bu kez 25.07.2019 tarihli numaralı 10.000-TL bedelli iade faturası düzenlenerek kalan bakiye olan 5.766,14-TL’nin 09.08.2019 tarihinde ödendiği, çekişmenin davalı tarafından davacıya düzenlenen 25.07.2019 tarihli 10.000-TL bedelli iade faturasının haklı yere düzenlenip düzenlenmediği noktasında düğümlendiği, raporda da sabit olduğu üzere 10.000-TL bedelli faturanın davalı tarafından davacıya 55 defa düzenlendiği, her seferinde davacı tarafından davalıya iade faturası düzenlendiği, tarafların ticari defterleri incelendiğinde davacının davalıya son düzenlediği satış faturasının 08.12.2018 tarihli olduğu, davalının ise düzenlediği faturanın tarihinin 25.07.2019 tarihi olduğu, son ticari ilişkiden yaklaşık 7,5 ay sonra düzenlenen fiyat farkı faturasının haklılığının davalı tarafından ispat edilemediği, davacının takip tarihi itibarıyla 10.000-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle , davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 10.000-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazla talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; davacının alacağının, müvekkili tarafından düzenlenen ancak davacı tarafından süresinde itiraz edilmeyerek kabul edilen 10.000-TL bedelli satış fiyat farkı açıklamalı faturaya ilişkin olduğunu, mahkemece son ticari ilişkiden 7,5 ay sonra müvekkili tarafından fatura düzenlenmesi haklı bulunmamış ise de whatsapp yazışmalarına göre tarafların 15.766,14-TL'nin 5.766,14-TL'sinin ödenmesi, bakiye 10.000-TL için ise iade faturası kesilmesi için anlaştıklarını, müvekkili tarafından düzenlenen 25/07/2019 tarihli 10.000-TL bedelli iade faturası kesilmesine rağmen davacının 8 günlük süreyi geçirerek 15 gün sonra 05/08/2019 tarihli iade faturasını düzenlediğini, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, açık hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Bilirkişi raporunda;davacının davalıya en son satış faturasını 08.12.2018 tarihinde düzenlediği, davacının 01/01/2019 tarihinde 15.766,14-TL alacaklı olduğu, taraflar arası muhasebesel ihtilafın ilk olarak davalı tarafından düzenlenen 11.06.2019 tarihli 15.766,15-TL “Satış Fiyat Farkı" açıklamalı fatura ile başladığı,davacının bu tutara iade faturası keserek satış fiyat farkı faturasına itiraz ettiği, nihayetinde davalı tarafından davacıya bu kez 25.07.2019 tarihli 10.000-TL bedelli iade faturası düzenlenerek 5.766,14-TL’nin 09.08.2019 tarihinde ödendiği,10.000-TL bedel yönünden karşılıklı iade faturaları düzenlendiği tespit edilmiştir.Davalı vekili, müvekkili ile davacının 15.766,14-TL'nin 5.766,14-TL'sinin ödenmesi, bakiye 10.000-TL için ise iade faturası kesilmesi için anlaştıklarını ileri sürmüştür.Davalı vekili her ne kadar 25/07/2019 tarihli 10.000-TL bedelli faturanın davacı tarafından 8 günlük süreden sonra 05/08/2019 tarihinde iade edildiği, bu nedenle içeriğin davacı tarafından kabul edildiğini ileri sürmüş ise de ihtilafın 11.06.2019 tarihli 15.766,15-TL “Satış Fiyat Farkı" faturası ile başladığı, bu faturanın davacı tarafından düzenlenen en son satış faturasından 6 ay sonra düzenlendiği dikkate alındığında öncelikle bahse konu faturaya ilişkin haklılığın ispatı gerekir.

Bu hususta ispat yükü davacının düzenlediği satış faturalarını defterlerine işleyerek süresinde itiraz etmeden 6 ay geçtikten sonra 11/06/2019 tarihli faturayı düzenleyen davalıdadır. Fiyat farkı faturası mal veya hizmet teslimine ilişkin değildir.Satış faturalarına süresinde itiraz edilmediğinden miktar itibariyle taraflar yönünden kesinleşmiştir. Davalı 11/06/2019 tarihli faturayı düzenlemeden önce tarafların ticari defterlerinde davacının 15.766,14-TL alacağı kayıtlıdır.Davalı, tarafların fiyat farkının 5.766,15-TL olduğuna ilişkin anlaştığını belirterek whatsapp dökümleri ibraz edilmiş ise de watshap görüşme dökümleri davalının fiyat farkı iddiasını doğrular açıklıkta değildir.Davalı fiyat farkı alacağına ilişkin iddiasını ispatlayamadığından davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle;

istinaf nedenleri yerinde olmayan , davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 683,10-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 210‬-TL harcın mahsubu ile kalan 473,1‬0-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 95,1‬0-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/11/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/76340 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.