6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Muacceliyet değerlendirmesinde yanılgı: eksik delil toplanmadan ret

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1385 E. 2024/1702 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Davacının nitelemesi: Alacağın Temliki mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir alacağın temliki/devrine dayalı ödeme talebinde, mahkemenin talebi doğrudan devredilen alacağın kaynağındaki (dava dışı) borçlu ilişkisi üzerinden değerlendirip muacceliyeti bu ilişkiye bağlaması hatalıdır; öncelikle taraflar arasındaki temlik sözleşmesinin ödeme koşulları (özellikle üçüncü kişinin durumuna bağlı bir erteleme hükmü içerip içermediği) incelenmeli, böyle bir hüküm yoksa sözleşmedeki ödeme takvimine göre muacceliyet belirlenmeli ve ilgili deliller toplanmadan, eksik incelemeyle davanın reddine karar verilmemelidir.

Ele alınan sorunlar

Alacağın muaccel olup olmadığının belirlenmesi ve eksik inceleme → kabul

İddia: Davacı vekili, ilk derece mahkemesinin borcun nakli müessesesini yanlış yorumladığını, davalının müvekkiline olan borcu üstlendiğini ve 29 taksidin ödenmiş olmasının bunu ispatladığını, bu nedenle ret kararının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının talebi, dava dışı şirketteki alacağına ilişkin değil, bu alacağın davalıya temlikinden kaynaklanan devir bedelinin tahsiline ilişkindir; dava dışı şirkete yönelik bir talep veya dava mevcut değildir. Taraflar arasındaki temlik-satış sözleşmesinde davalının satın aldığı alacağın bedelini ödemesine ilişkin bir takvim bulunduğu iddia edilmekte ve her iki taraf da sözleşme kapsamında ödemeler yapıldığını kabul etmektedir. İlk derece mahkemesi, tarafların dayandığı temlik sözleşmesi ve diğer delilleri toplamadan, davayı erken açıldığı gerekçesiyle reddetmiş; bu nedenle tarafların iddia ve savunmaları denetlenememiştir. Benzer bir uyuşmazlığa ilişkin dairenin önceki bir ilamında da belirtildiği üzere, öncelikle sözleşmede ödemelerin dava dışı kurumun tasfiyesi sonrasına bırakıldığına ilişkin bir hüküm bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Böyle bir hüküm yoksa, sözleşmenin ilgili maddesi uyarınca kalan taksitlerin bedelinin muaccel olduğu kabul edilmeli, davacının fazla talepte bulunulduğu yönündeki savunması da dikkate alınmalı ve taraf delilleri toplanıp gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak talep hakkında karar verilmelidir. Uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek önemli delillerin toplanmamış olması nedeniyle ilk derece kararı isabetsizdir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Temlik/devir sözleşmesine dayalı alacak taleplerinde, muacceliyetin belirlenmesinde devredilen alacağın kaynağındaki üçüncü kişi ilişkisine değil, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakılması gerektiğine ilişkin değerlendirme, dairenin önceki bir kararına da atıfla desteklenmiş olup benzer temlik/devir uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alacağın temliki borcun nakli muacceliyet itirazın iptali eksik inceleme

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1385

KARAR NO 2024/1702

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/11/2018

NUMARASI 2018/210 Esas - 2018/1218 Karar

DAVA

İtirazın İptali

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Tasfiye Halinde ... A.Ş.'de döviz katılım hesabı açtığını, bu kapsamda toplam 24.351-USD yatırdığını, ...'ın tasfiye sürecine girdiğinden hak ve alacakların geri ödemesini davalı şirket ile akdedilecek temlik sözleşmesiyle kendilerini sulh ve ibra etmelerinin talep ettiğini, müvekkilinin de bunu kabul ederek davalı şirketle 21/05/2009 tarihinde sözleşme akdettiğini, bu sözleşmenin 4.3. maddesi uyarınca müvekkilinin 24.351-USD alacağının müvekkiline ödenmek üzere davalı ... A.Ş. tarafından temlik alındığını, davalının temlik aldığı bu rakamın 25/06/2009'dan başlamak üzere aylık 400-USD olarak taksitler halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının toplam 29 taksidi ödediğini ve kalan 12.751-USD'yi ödemediğini, noterden gönderilen 27/11/2017 tarihli ihtarnameyle 12.751-USD'nin 7 gün içinde ödenmesinin istenildiğini, ancak ihtarnameye rağmen ödemenin yapılmaması üzerine İstanbul ...

İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile 12.751-USD için icra takibi başlatıldığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, her ne kadar sözleşme başlığında "Alacağın Temliki" denilmiş olsa da alacaklının değişmemesi, tam aksine borçlunun değişmesi nedeniyle alacağın temliki değil borcun naklinin bulunduğunu, dayanak sözleşmenin niteliği gereği borcu devralan yeni borçlunu, eski borçlunun alacaklıya karşı haiz olduğu itiraz ve def'ileri alacaklıya karşı ileri sürebileceğini, dava dışı İhlas ...'ın tasfiye sürecinin devam ettiğini, kar-zarar hesabının, hesap sahiplerine tasfiye sürecinde alacak isabet edip etmeyeceği, edecekse miktarının ancak tasfiye sonucunda belli olacağını, borcu nakleden İhlas ... A.Ş.'nin tasfiye sürecinin devam ettiğini, bu nedenle davanın zamansız açıldığını, borcun naklinin yapıldığı sözleşme sırasında borç-alacağın muaccel olmadığını, talep edilen asıl alacağın fazla olduğunu, davacıya toplam 12.658,32-USD ödeme yaptığını, kalan sözleşme bedelinin 11.692,68-USD olduğunu ve 1.059-USD'nin taşkın talep olduğunu belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, alacağın borcun nakli sözleşmesi gereğince talep edildiği, esas borçlu İhlas ... tasfiye aşamasında olduğundan tasfiye işlemleri ve kar-zarar hesabı sonrası alacağın muaccel olacağı, takip ve dava tarihi itibariyle muaccel bir alacak bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece borcun nakli müessesesinin yanlış yorumlandığını, davalının müvekkiline olan borcu üstlendiğini, davalının 29 taksidi ödemesinin de bunu ispatladığını ve ret kararının hatalı olduğunu belirterek, hükmün kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, alacağın temliki sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Mahkeme tarafından ... A.Ş.'nin tasfiyesi sonuçlanmadığından alacağın muaccel hale gelmediğinden bahisle dava reddedilmiş ise de davacı, ... A.Ş.'deki alacağını değil, İhlas ... A.Ş.'deki alacağının davalıya devrine ilişkin devir bedelini davalıdan talep etmektedir.... A.Ş.'ye yönelik bir talep ve dava mevcut olmayıp, taraflar arasında yapıldığı belirtilen ve davalının da itiraz etmediği temlik-satış sözleşmesinde, davalının satın aldığı alacağının bedelini ödemesine ilişkin takvim bulunduğu iddia edilmektedir. Her iki taraf da sözleşme kapsamında ödemeler yapıldığını belirtmektedir.

Ne var ki mahkemece, tarafların dayandığı 21/05/2009 tarihli temlik sözleşmesi ve diğer deliller toplanmadan erken açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Bu nedenle tarafların iddia ve savunmaları denetlenememektedir. Bu kapsamda, benzer uyuşmazlığa ilişkin Dairemizin 2018/67 E., 2018/58 K. sayılı ve 26/01/2018 tarihli ilamında da belirtildiği üzere, taraflar arasındaki sözleşmede ödemelerin dava dışı ... kurumunun tasfiyesi sonrası yapılacağına ilişkin bir hüküm bulunup bulunmadığı belirlenerek (Yargıtay 19. HD'nin 2016/4537 esas ve 2016/7507 karar sayılı ilamı da aynı yöndedir), eğer böyle bir hüküm yok ise, sözleşmeye göre kalan taksitlerin bedelinin iddia edildiği üzere sözleşmenin 4.6.

maddesi uyarınca muaccel olduğu kabul edilerek ve davacının fazla miktar talep edildiği yönündeki savunması da dikkate alınarak ve tarafların delilleri toplandıktan sonra gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak, talep hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanıp, değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/11/2018 Tarih 2018/210 Esas 2018/1218 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/11/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/76331 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.