Satılan aracın zapt edilmesinde ÖTV ödemesinden satıcının sorumluluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/478 E. 2024/1698 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Zapta Karşı Tekeffül mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Satış sözleşmesinin kurulduğu sırada varolan bir hak dolayısıyla satılanın üçüncü kişi tarafından alıcının elinden alınması (zapt) halinde, satıcı TBK 214 ve 217 uyarınca alıcıya karşı sorumludur; satıcının ithalatçı olmaması bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz, çünkü sorumluluk satış sözleşmesinden kaynaklanan zapta karşı tekeffül yükümlülüğüne dayanır ve alıcının kendisinden önceki satıcıya müracaat imkanı bulunması bu sonucu değiştirmez. Zararın artmasını önlemek amacıyla alıcı tarafından yapılan ödemeler, satıcının tekeffül borcu kapsamında talep edilebilir. Bu tür alacaklar, miktarı belirlenebilir nitelikte olduğundan likit sayılır ve itirazın iptali davasında icra inkar tazminatına hükmedilmesine engel değildir.
Ele alınan sorunlar
Satıcının zapta karşı tekeffül borcu kapsamında sorumluluğu → ret
İddia: Davalı, aracın ithalinde ödenmesi gereken ÖTV'den ithalatçının sorumlu olduğunu, kendisinin ithalatçı olmadığından ÖTV'den sorumlu tutulamayacağını, aracın ÖTV'sinin ödenmeyerek yurda sokulmasındaki sorumluluğun gerekli denetimi yapmayan devlete ait olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TBK'nın 214. maddesine göre, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada varolan bir hak dolayısıyla satılanın tamamı veya bir kısmı üçüncü kişi tarafından alıcının elinden alınırsa satıcı bundan dolayı alıcıya karşı sorumlu olur. TBK'nın 217. maddesi, satılanın tamamen elinden alınması halinde alıcının satıcıdan, satılanın tamamen elinden alınması yüzünden doğrudan doğruya uğradığı diğer zararları isteyebileceğini düzenlemektedir. Aracın Türkiye'ye girişi öncesinde yurt dışı trafik tescil kaydının bulunması nedeniyle trafik kaydına satılamaz şerhi işlenmesi, el konulması ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar verilmesi, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada varolan bir hakka dayanmaktadır. Davacının, ilgili yönetmelik hükümlerinden yararlanarak ÖTV bedelinin %25'ine isabet eden tutarı ödemesi, aracın mülkiyetinin kamuya geçirilmesini ve zararın artmasını önleyici ve yaşanan mağduriyeti giderici mahiyettedir; bu ödeme sonucunda araç üzerindeki tasarruf imkanını ortadan kaldıran şerhin terkini suretiyle zararın minimuma indirilmesi sağlanmıştır. Bu durumda davacının yapmış olduğu ilave ÖTV ödemesinden, satıcının zapta karşı tekeffül borcu kapsamında davalının sorumlu tutulması gerekir. Davalının davacıya karşı sorumluluğu satış sözleşmesinden kaynaklanan zapta karşı tekeffül yükümlülüğünden ileri geldiğinden, davalının ithalatçı olmadığına dair savunması yerinde değildir; zira davacının akidi, kendisinden önceki satıcıya müracaat etme hakkına sahiptir (Yarg. 19. HD. 21/03/2016 tarih 2015/16980 E. 2016/5042 K.).
Gerekçe kaynağı: özgün
İcra inkar tazminatına hükmedilmesinin isabetli olup olmadığı → ret
İddia: Davalı, alacağın likit olmadığını, bilirkişi raporunda kendisinin iyiniyetli olduğu ispat edilmişken icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: İİK'nın 67. maddesi uyarınca, itirazın iptali davasında borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Takip ve asıl dava konusu alacak, araç için ödenmesi gereken ÖTV'nin %25'ine isabet eden tutar olup likit ve belirlenebilir niteliktedir. Davalının itirazında haksız olduğu tespit edildiğinden, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Satılan aracın yurt dışı tescil kaydı nedeniyle mülkiyetinin kamuya geçmesine karar verilmesi ve alıcının bunu önlemek için ödediği ÖTV bedelinin, satıcının ithalatçı sıfatı bulunmasa da zapta karşı tekeffül borcu kapsamında satıcıdan tahsil edilebileceğine ilişkin değerlendirme, benzer araç ithalatı/ikinci el satış uyuşmazlıklarında bölgesel emsal teşkil edebilir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zapta karşı tekeffül↗ ÖTV↗ mülkiyetin kamuya geçmesi↗ itirazın iptali↗ icra inkar tazminatı↗ likit alacak↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/478
KARAR NO 2024/1698
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 11/10/2021
NUMARASI 2020/579 Esas 2021/881 Karar
DAVA
İtirazın İptali
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin ... plakalı 2013 model ... marka ... tipi otomobili fatura ile davalıdan Bakırköy .... Noterliğinin 01/03/2018 tarihli ... yevmiye no'lu araç satış sözleşmesi ile satın aldığını, Yeşilköy Gümrük Müdürlüğü'nün 08/02/2019 tarihli ... sayılı 7 nolu kararı ile "...Türkiye'ye girişi öncesinde yurt dışında trafik tescil kaydının bulunduğu tespit edilmiştir" gerekçesi ile Gümrük Kanunu'nun 235/1 - 235/4. ve 95/7606 sayılı İthalat Rejimi Kararının 7. maddesi gereğince aracın trafik kaydına satılamaz şerhi işlenmesine, el konulmasına ve mülkiyetinin kamuya geçmesine karar verildiğini, söz konusu karar neticesinde doğacak zararların tazmin edileceğinin davalıya ihtaren bildirildiğini, 09/08/2019 tarihinde 7186 sayılı Kanun'un 14.
maddesi ile "Gümrük Kanununa Göre Mülkiyetin Kamuya Geçmesi Kararına Konu Kara Taşıtlarının Sahiplerine İadesi Hakkında Yönetmelik" yayınlandığını, ÖTV bedelinin %25'ine isabet eden tutarın ödenmesi durumunda söz konusu araçlar hakkında mülkiyetin kamuya geçmesine dair karar verilemeyeceğinin düzenlendiği, müvekkilinin yönetmelikten yararlanarak 20/11/2019 tarihinde 33.021-TL ödeme yaptığını, bu bedelin davalıdan tahsili amacı ile Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini, davalının aracı hukuki ayıplı olarak ithal edilmesi ile bundan kaynaklanan zarardan sorumlu olduğunu belirterek davalının itirazının iptaline, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin dava konusu aracı 01/04/2015 tarihinde ... isimli şahıstan ikinci el olarak satın aldığını, 01/03/2018 tarihinde faturalı olarak 236.000-TL bedel ile davacıya sattığını, davacının talep ettiği tutarın araca el konulması nedeniyle ödenmek zorunda kalınan 33.021-TL tutarındaki özel tüketim vergisi olduğunu, 4760 sayılı ÖTV Kanunu'nun 3. maddesi gereğince ithalatçı olmayan aracı ikinci el olarak satın alan müvekkilinin ÖTV'den sorumlu tutulamayacağını, davacı vekili tarafından aracın zapt edildiğinden bahisle TBK'nın 219 - 231. maddelerine dayanarak dava açılmış ise de, söz konusu aracın davacı tarafından 7186 sayılı Kanun ve bu Kanun uyarınca çıkarılan yönetmelik uyarınca özel tüketim vergisi ödenerek geri alındığını,ortada zararın varlığından söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; ... plakalı aracın davalı tarafından davacıya satıldığı ve Yeşilköy Gümrük Müdürlüğü'nün 08/02/2019 tarihli kararı ile aracın yurt dışında trafik tescil kaydı bulunduğu gerekçesine dayalı olarak aracın trafik kaydına satılamaz şerhi işlenmesine, el konulmasına ve mülkiyetin kamuya geçmesine karar verildiği, 7146 sayılı Kanun ve bu Kanun uyarınca çıkarılan yönetmelik uyarınca ÖTV bedelinin %25'i 33.021-TL'nin davacı tarafından ödenerek aracın geri alındığı, dava konusu aracın davalıdan satın alınması nedeniyle satıcının üründe bulunan ayıpların varlığından haberdar olmasa bile sorumlu olduğu, dava konusu aracın ithalat aşamasındaki sorunları nedeniyle el konulması nedeniyle davalının davacıya karşı sorumlu olduğu, zapta karşı tekeffül hükümleri gereği davacının akidi satıcıya müracaat hakkı olduğu, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 33.021-TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davalının itirazının iptali ile takibin aynı koşullarda devamına, davacı lehine 6.604,20-TL icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; araç üzerinde şerh bulunmadığından müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, davacının talebinin konusunun özel tüketim vergisi olduğunu, 4760 S.lı Kanun uyarınca özel tüketim vergisinden sorumlu kişinin ithalatçı olduğunu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere müvekkilinin ÖTV'den sorumluluğu bulunmadığını, ancak buna rağmen mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, aracın ÖTV'sinin ödenmeyerek yurda sokulmasındaki sorumluluğun gerekli denetimi yapmayan devletin ilgili birimlerine ait olduğunu,müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, alacağın likit olmadığını, bilirkişi raporunda dahi müvekkilinin iyiniyetli olduğunun ispat edilmişken icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacının davalıdan satın aldığı, ancak öncesine ait yurt dışı tescil kaydının bulunması nedeniyle mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilen araçla ilgili ödemek zorunda kaldığı ÖTV nedeniyle oluşan zararının satıcının zapta karşı tekeffül borcu kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Satım sözleşmesinde satıcının zapta karşı tekeffül borcunu düzenleyen 6098 sayılı TBK'nın 214. maddesine göre, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada varolan bir hak dolayısıyla satılanın tamamı veya bir kısmı üçüncü kişi tarafından alıcının elinden alınırsa satıcı, bundan dolayı alıcıya karşı sorumlu olur. Aynı kanunun 217. maddesinde ise; satılanın tamamı alıcının elinden alınmışsa satış sözleşmesinin kendiliğinden sona ermiş sayılacağı ve alıcının satıcıdan;
satılandan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünlerin değeri indirilerek, ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesini, satılanı elinden alan 3. kişiden isteyemeyeceği giderleri, davayı satıcıya bildirmekle kaçınılabilecek olanlar dışında kalan bütün yargı giderleri ile yargılama dışındaki giderleri, satılanın tamamen elinde alınması yüzünden doğrudan doğruya uğradığı diğer zararları isteyebileceği düzenlenmiştir.Dava konusu aracın 01.03.2018 tarihinde davalı tarafından davacıya satışının yapıldığı, Yeşilköy Gümrük Müdürlüğü'nün 08/02/2019 tarihli kararı ile aracın Türkiye'ye girişi öncesinde yurt dışı trafik tescil kaydının bulunması nedeniyle aracın trafik kaydına satılamaz şerhi işlenmesine, el konulmasına ve mülkiyetinin kamuya geçmesine karar verildiği, davacının "Gümrük Kanununa Göre Mülkiyetin Kamuya Geçmesi Kararına Konu Kara Taşıtlarının Sahiplerine İadesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerinden yararlanarak ÖTV bedelinin %25'ine isabet eden 33.021-TL'yi 20/11/2019 tarihinde ödediği anlaşılmaktadır.
ÖTV'nin %25'ine isabet eden tutarın ödenmesi, aracın mülkiyetinin kamu geçirilmesini ve zararın artmasını önleyici ve yaşanan mağduriyeti giderici mahiyettedir. Davacı tarafından yapılan ödeme sonucunda araç üzerinde tasarruf imkanını ortadan kaldıran şerhin terkini suretiyle, zararın minimuma indirilmesi sağlanmıştır. Mevcut durum itibariyle davacının yapmış olduğu ilave ÖTV ödemesinden, satıcının zapta karşı tekeffül borcu kapsamında davalının sorumlu tutulması gerekir. Her ne kadar davalı, aracın ithalinde ödenmesi gereken ÖTV'den ithalatçının sorumlu tutulması gerektiğini, kendisinin ithalatçı olmadığından ÖTV'den sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüş ise de yukarıda da bahsi geçtiği üzere davalının davacıya karşı sorumluluğu satış sözleşmesinde satıcının zapta karşı tekeffül yükümlülüğünden kaynaklandığından davacının akidi kendisinden önceki satıcıya müracaat etmesi mümkündür.
Bu nedenle davalının, dava konusu aracın ithalatçısı olmadığına dair savunması yerinde değildir. (Yarg.
19. HD. 21/03/2016 tarih 2015/16980 E. 2016/5042 K.) İİK’nın 67. maddesi uyarınca, itirazın iptali davasında borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Bu kapsamda takip ve asıl dava konusu alacak, araç için ödenmesi gereken ÖTV'nin % 25'ine isabet eden tutar olup likit ve belirlenebilir niteliktedir. Davalının itirazında haksız olduğu da tespit edildiğine göre, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.255,66-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 564-TL harcın mahsubu ile kalan 1.691,66-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 16,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/11/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/76330 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi