Bayilik sözleşmesinde tonaj taahhüdüne aykırılık nedeniyle cezai şart
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/418 E. 2024/1695 K. · · İlk derece: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Cezai şart alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
bayilik (acente-kıyas)
Gerekçe özeti
Bayilik sözleşmesi ve eki taahhütnamede, yazılı feragatname verilmedikçe alacaklının haklarından feragat etmiş sayılmayacağı öngörülmüşse, sonraki dönemlerde ihtirazi kayıt konulmadan mal teslim edilmesi tek başına cezai şart hakkından zımni feragat oluşturmaz. Taahhüt ihlaline dayalı cezai şart bedelinin toplam tutarı fahiş nitelikte olsa da, dava kısmi olarak açılmışsa hakim, ancak talep edilen ve hükmedilen miktar üzerinden tenkis değerlendirmesi yapabilir; henüz talep edilmeyen kısım için resen tenkis incelemesi yapılamaz.
Ele alınan sorunlar
Yeni dönemlerde mal tesliminin cezai şart hakkından zımni feragat oluşturup oluşturmadığı → ret
Gerekçe: Dönemsel ifada karşı tarafın edimini tam yerine getirmemesine rağmen müteakip yıllar ihtirazi kayıt koymadan mal teslim edilmesi kural olarak zımnen haktan feragat anlamına gelebilecek ise de, taraflar arasındaki sözleşme ve bayilik protokolünün ilgili maddesinde yazılı feragatname verilmedikçe herhangi bir hak ve alacaktan feragat edilmiş sayılmayacağı düzenlendiğinden, yeni mal tesliminin sözleşmenin eylemli olarak tadili anlamına gelmeyeceği kabul edilmiştir. Kaldı ki davacı tarafından 20.03.2018 ve 29.01.2019 tarihli ihtarlarla bir önceki döneme ilişkin ihtirazi kayıt bildirilmiştir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
Tonaj taahhüdüne aykırılık nedeniyle cezai şarta hak kazanılıp kazanılmadığı → kabul
İddia: Davalı, dava kapsamında cezai şartın koşullarının oluşmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taraflar arasındaki 25/01/2017 tarihli Ürün Alım Taahhütnamesi ile davalı, yıllık asgari 110 ton (anlaşma süresince 550 ton) otogaz ürününü münhasıran davacıdan satın almayı taahhüt etmiş; taahhüdün yerine getirilememesi halinde eksik kalan miktar üzerinden ton başına 70-USD karşılığı kâr mahrumiyeti ödeneceği ve bu bedelin her bir yıllık dönemin hitamında veya davacının belirleyeceği dönemlerde, anlaşmanın ifasıyla birlikte ya da anlaşma süresi sonunda toplam olarak talep edilebileceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 23. maddesi uyarınca bir hükmün uygulanmamış olması ilgili hükmün geçersizliğini iddia etme hakkı vermemektedir. Davacı tarafından bildirilen ihtirazi kayıtlarla birlikte değerlendirildiğinde, davacının taahhüt ihlaline dayalı olarak cezai şarta hak kazandığı kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Fahiş cezai şartın resen tenkisi ve kısmi davada tenkis değerlendirmesinin kapsamı → ret
İddia: Davalı, cezai şart ödemesinin ekonomik mahvına neden olacağını ve cezai şartın fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taraflar cezanın miktarını tayin etmekte serbest olmakla birlikte, TBK 182 hükmü gereği hakim fahiş gördüğü cezaları resen tenkis etmekle yükümlüdür. Davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği toplam 16.030-USD tutar tenkisi gerektirir niteliktedir; ancak dava kısmi olarak açıldığından, talep olunan ve hükmolunan miktar bakımından tenkisi gerektirir bir hal bulunmamaktadır. Henüz talep edilmeyen miktar için tenkis değerlendirmesi yapılması da mümkün değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kısmi davada TBK 182 uyarınca resen tenkis yükümlülüğünün sadece talep edilen ve hükmedilen miktarla sınırlı olarak uygulanabileceği, henüz talep edilmeyen kısım için tenkis değerlendirmesi yapılamayacağı yönündeki tespit bakımından bölgesel ikna edici emsal değer taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cezai şart↗ kısmi dava↗ resen tenkis↗ zımni feragat↗ bayilik sözleşmesi↗ ihtirazi kayıt↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/418
KARAR NO 2024/1695
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/11/2021
NUMARASI 2019/529 Esas - 2021/884 Karar
DAVA
Tazminat
Davanın reddine ilişkin kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalı ile müvekkili arasında 25.01.2017 tarihinde 5 yıllık bayilik sözleşmesi imzalandığını,sözleşmeye göre davalının müvekkilinden aldığı otogaz ürünleri kendi istasyonlarında satacağını, taraflar arasındaki ürün alım taahhütnamesine göre davalının yıllık asgari 110 ton otogaz ürününü satın almayı taahhüt ettiğini, davalının anlaşma süresinin hitamında her bir yıllık sürenin sonunda eksik kalan miktar üzerinden ton başına 70-USD tutarında ödeme gününde uygulanan TCMB satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığında kâr mahrumiyeti ödemeyi kabul ettiğini, davalının 13.12.2016'dan 31.07.2019 tarihine kadar eksik ürün alarak cezai şartın doğumuna sebebiyet verdiğini, davalının 229 ton eksik ürün aldığını, davalının müvekkiline 16.030-USD cezai şart borcunun bulunduğunu belirterek otogaz ürün alım taahhüdüne aykırılıktan doğan cezai şart olarak şimdilik 10.000-TL'nin temerrüt faiziyle beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacının, dönemsel ifa ile ilgili karşı tarafın edimini tam olarak yerine getirmemesine rağmen müteakip yıllar ihtirazi kayıt koymadan mal teslim etmesinin zımnen haktan feragat anlamına gelmekte ise de taraflar arasındaki sözleşme ve buna ilişkin bayililik protokolünün h. maddesinde “... A.Ş. tarafından yazılı feragatname verilmedikçe ... A.Ş.'nin herhangi bir hak ve alacağından feragat etmiş sayılmayacağı” hükmü yer aldığı, yeni mal tesliminin sözleşmenin eylemli olarak tadili anlamına gelmeyeceği, kaldı ki davacı tarafından 20.03.2018 tarihli ve 29.01.2019 tarihli ihtarlarda ihtirazı kayıt belirtildiği, davacının 16.041,67-USD = 88.870,85 TL cezai şart alacağı bulunduğu, TTK’nın 22.
maddesine göre, tacir sıfatına haiz bir borçlunun fahiş olduğu iddiasıyla cezai şarttan indirim yapılmasını mahkemeden isteyemeyeceği, ancak, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında kabul edildiği üzere, cezai şartın fahişliği borçlunun ekonomik mahvına sebep olacak nitelikte ise borçlunun talebi halinde bu hususun değerlendirilmesi gerektiği, davalının böyle bir savunması bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.000-TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı; sözleşme sonrası süreçte ülkenin içinde bulunduğu ekonomik buhran ve çoğunlukla çiftçi kitleden oluşan müşterilerin düştüğü gelirsel daralmanın taahhüdün yerine getirilmesine engel olduğunu, ek raporda müvekkilinin cezai şart ödemesininekonomik mahvına neden olacağı yönünde görüş belirtildiğini, cevap dilekçesi sunulmamış ise de inkar kapsamında beyanda bulunulabileceğini, dosya kapsamından açıkça işletmenin zarar içinde olduğunun ve icra takipleri ile tazyik altında olduğunun anlaşıldığını, 5 yıl boyunca zarar eden şirketin cezai şart ödemesinin ekonomik mahvına neden olacağını, dava kapsamında cezai şartın koşullarının oluşmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, bayilik sözleşmesinin fesihle sona ermesi üzerine davalı bayiin tonaj taahhüdü nedeniyle kararlaştırılan cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında 25/01/2017 tarihinde 5 yıl süreli otogaz bayilik sözleşmesi imzalanmış olup, sözleşme 31/07/2019 tarihinde davalının EPDK lisansının iptali nedeniyle sona etmiştir. Davacı, 31/07/2019 tarihine kadar davalının 229 ton eksik ürün aldığını, 16.030-USD cezai şart alacağı oluştuğunu iddia etmiş olup şimdilik 10.000-TL cezai şart bedelinin ödenmesini talep etmiştir. Taraflar arasında akdedilen 25/01/2017 tarihli bayilik sözleşmesinin eki olan aynı tarihli Ürün Alım Taahhütnamesi "...yıllık asgari 110 ton (anlaşma süresince 550 ton) otogaz ürününü, münhasıran davacıdan veya ...A.Ş.'nin yazılı olarak göstereceği ikmal kaynaklarından satın almayı kabul ve taahhüt ederiz.
Yukarıda beyan ettiğimiz satım alma taahhüdümüzü her bir yıllık anlaşma dönemine ilişkin olarak yerine getiremediğimiz takdirde, (a) Anlaşma süresinin hitamında ve/veya her bir yıllık anlaşma süresinin sonunda hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 70-USD nin TCMB satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığında kar mahrumiyeti ödemeyi,.. (c) Söz konusu kar mahrumiyetinin, ... A.Ş. tarafından her bir yıllık anlaşma döneminin hitamında veya bizzat belirleyeceği dönemlerde anlaşmanın ifasıyla birlikte edilebileceğini...taahhüt ederiz....” şeklindedir. Sözleşmenin 23. maddesinde sözleşmede ki bir hükmün uygulanmamasının ilgili sözleşme hükmünün geçersiz olduğunu ve uygulanmayacağını iddia etme hakkı vermeyeceği, taahhütnamede ise taahhütnameye aykırılıktan kaynaklanan kar mahrumiyeti bedelinin bir yıllık dönem sonunda ve davacının belirleyeceği dönemlerde anlaşmanın ifasıyla birlikte talep edebileceği düzenlenmiştir.
Ayrıca taahhütnamede bu tutarın anlaşma süresi sonucunda toplam olarak talep edilmesine muvafakat edildiği belirtilmiştir.Davacı tarafından 20.03.2018 tarihli ve 29.01.2019 tarihli ihtarlarda bir önceki döneme ilişkin ihtirazı kayıt bildirilmiştir. Bu durumda davacının taahhüt ihlaline dayalı olarak cezai şarta hak kazandığını kabul etmek gerekir.Taraflar, cezanın miktarını tayin etmekte serbest iseler de TBK'nın 182. maddesi hükmüne göre hakim, fahiş gördüğü cezaları resen tenkis etmekle yükümlüdür. Davacının, alacaklı olduğunu iddia ettiği 16.030-USD tenkisi gerektirir niteliktedir. Ancak dava kısmi olarak açıldığından,talep olunan ve hükmolunan miktar bakımından tenkisi gerektirir bir hal bulunmamaktadır.Henüz talep edilmeyen miktar için de tenkis değerlendirilmesi yapılması mümkün değildir.İlk derece mahkemesince, kısmi olarak açılan davada sonuç olarak 10.000-TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalının istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 683,10-TL istinaf karar harcından yatırılan 170,80-TL harcın mahsubu ile kalan 512,30-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 65,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/11/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/76294 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi