Genel işlem koşulu denetiminde kefilin bilgilendirildiğinin ispatı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1044 E. 2024/1701 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan Kefalet mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
TBK yürürlüğe girdikten sonra imzalanan genel kredi sözleşmeleri genel işlem koşulu denetimine tabi olmakla birlikte, sözleşme öncesinde düzenlenmiş ve kefilin imzasını içeren bir bilgilendirme belgesi varsa, kefilin sözleşme hükümlerini okuyup anladığını ve müzakere ederek kabul ettiğini imzasıyla teyit etmesi, genel işlem koşulu niteliğindeki hükümlerin geçersizliği iddiasını ortadan kaldırır. Kredi ve kefalet sözleşmesinden kaynaklanan alacak likit nitelikte olduğundan, itirazında haksız çıkan borçlu/kefil aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi isabetlidir.
Ele alınan sorunlar
Genel kredi sözleşmesinin genel işlem koşulu niteliğinde geçersiz olduğu iddiası → ret
İddia: Davalı kefil, genel kredi sözleşmesinin genel işlem şartları niteliğinde olup geçersiz olduğunu, kendisine bilgilendirmeye ilişkin bir uyarı yapılmadığını ileri sürerek istinaf etmiştir.
Gerekçe: Dava konusu genel kredi sözleşmesi TBK'nın yürürlük tarihinden sonra imzalandığından genel işlem koşulu denetimine tabidir. Ancak sözleşmenin imzasından önce düzenlenmiş, asıl borçlunun imzasını içeren el yazılı belgeye göre sözleşme öncesinde bilgilendirme yapılarak sözleşme içeriğini öğrenme imkânı sağlanmıştır. Davalı kefil de sözleşmenin kefalete ilişkin hükümlerini okuyarak bilgilendirildiğini, yükümlülüklerini anlayarak müzakere etmek suretiyle kabul ettiğini imzasıyla teyit etmiştir. Bu nedenle davalı kefilin sözleşme içeriğindeki genel işlem koşulu niteliğindeki hükümler bakımından yeterince bilgilendirildiği kabul edilmiş, sözleşmenin geçersizliğine dair istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İcra inkâr tazminatının koşullarının bulunmadığı iddiası → ret
İddia: Davalı kefil, icra inkâr tazminatı şartlarının oluşmadığını ileri sürerek istinaf etmiştir.
Gerekçe: Uyuşmazlık konusu alacak kredi ve kefalet sözleşmesinden kaynaklanmakta olup likit alacak niteliğindedir. Davalı kefil takibe itirazında haksız bulunduğundan, kabul edilen alacak üzerinden davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Sözleşme öncesinde düzenlenmiş el yazılı bilgilendirme belgesinin, kefilin genel işlem koşulu niteliğindeki hükümlerden yeterince bilgilendirildiğinin ispatı bakımından yeterli sayılması yönünden emsal değer taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem koşulu↗ kefalet↗ müteselsil kefil↗ likit alacak↗ icra inkar tazminatı↗ hesap kat ihtarnamesi↗ itirazın iptali↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1044
KARAR NO 2024/1701
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/11/2021
NUMARASI 2020/224 Esas - 2021/753 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, alacağı temlik eden banka ile davalı şirket arasındaki genel kredi sözleşmesine diğer davalı ...'un müteselsil kefil olduğu, borçlunun kredi borçlarını ödememesi üzerine hesap kat ihtarnamesinin düzenlendiğini, buna rağmen borçlarını ödemeyen asıl borçlu ile kefil aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibinin başlatıldığını ve davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalıların takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili, genel kredi sözleşmesinin genel işlem şartları niteliğinde olup geçersiz olduğunu, kefaletin şartlarına göre borcun belirli olması gerektiğini, müvekkiline noter aracılığıyla bildirim yapılmadığını, yapıldığı belirtilen bildirimlerin müvekkiline tebliğ edilmediğini, temerrüt oluşmadığından borcun muaccel olmadığını ve kefile başvurulabilmesi için temerrüde düşürülmesinin şart olduğunu belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.Davalı ... Ltd. Şti., davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davalı ...'un ortağı olduğu diğer davalı şirketin davacı bankayla arasındaki GKS'yi 300.000-TL'lik kefil sıfatıyla imzaladığı ve takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, kredinin ticari olduğu gözetildiğinde sözleşmenin genel işlem şartlarına göre geçersiz olmadığı; kefaletin geçerli olduğu; bankacı bilirkişiden alınmış ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuyla davacının davalılardan olan alacağının belirlendiği ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin takibe itirazının 46.188,14-TL asıl alacak, 766,32-TL işlemiş faiz, 38,32-TL BSMV ve 436,83-TL noter masrafı olmak üzere toplam 47.429,61-TL alacak yönünden iptali ile, takibin asıl alacak 46.188,14-TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %24 oranında işletilecek temerrüt faizi ile birlikte ve takip talebindeki diğer koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin ise reddine;
davalı ...'un takibe itirazının 44.570,57-TL asıl alacak, 1.139,31-TL işlemiş faiz, 56,94-TL BSMV ve 436,83-TL noter masrafı olmak üzere toplam 46.203,65-TL alacak yönünden iptali ile, takibin asıl alacak 44.570,57-TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %24 oranında işletilecek temerrüt faizi ile birlikte ve takip talebindeki diğer koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin ise reddine; hüküm altına alınan tutarın %20'si oranındaki 9.485,92-TL icra inkar tazminatının davalılardan (davalı ...'un bu tutarın 9.240,73-TL sinden sorumlu olmak kaydıyla) müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine; davalı ...'un kötü niyet tazminatı taelbinin şartları bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, icra inkar tazminatı şartlarının bulunmadığını ve genel kredi sözleşmesinin genel işlem şartları uyarınca geçerli olmadığını ve müvekkilinin bilgilendirildiğine ilişkin bir uyarının yapılmadığını belirterek, hükmü kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu ve kefil aleyhine başlatılmış takibe davalıların itirazının iptali istemine ilişkindir. Dava konusu genel kredi sözleşmesi 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihinden sonra imzalanmış olmakla, genel işlem koşulu denetimine tabidir. Somut olayda sözleşmenin imzası öncesinde 11/09/2013 tarihli el yazılı ve asıl borçlu imzasını içeren belgeye göre sözleşme öncesinde bilgilendirme yapılarak sözleşme içeriğini öğrenme imkanı sağlandığı; davalı kefilin de sözleşmenin kefalete ilişkin hükümlerini okuyarak bilgilendirildiğini, yükümlülüklerini anlayarak müzakere etmek suretiyle kabul ettiğini imzasıyla teyit ettiği anlaşılmakla, davalı kefilin sözleşme ve içeriğindeki genel işlem koşulu niteliğinde bulunan hükümler bakımından yeterince bilgilendirildiği anlaşılmaktadır.
Aksi yöndeki davalı vekilinin sözleşmenin geçersizliğine dair istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Uyuşmazlık konusu alacak kredi ve kefalet sözleşmesinden kaynaklanmakta olup likit alacak niteliğindedir. Davalı ... da takibe itirazında haksız bulunmakla, kabul edilen alacak üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ve mahkeme kararında kamu düzenine bir aykırılık da bulunmadığı görüldüğünden belirtilen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 3.156,17-TL istinaf karar harcından yatırılan 790-TL harcın mahsubu ile kalan 2.366,17-TL harcın davalı ...'tan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 190,50-TL yargı giderinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/11/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/76286 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi