6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Müteselsil kefilin kefalet limiti kapsamında sorumluluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/43 E. 2024/1816 K. · · İlk derece: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olarak imzasını koyan kişi, kefalet sözleşmesinde belirtilen kefalet limitiyle sınırlı olarak asıl borçlunun borcundan ve temerrüdünden sorumludur; asıl alacağın kefalet limitini aşan kısmından, kendi temerrüdünün ayrıca gerçekleşmesi hâlinde bile, kefalet limiti sınırını aşacak şekilde sorumlu tutulamaz.

Ele alınan sorunlar

Müteselsil kefillerin kefalet limitini aşan alacaktan sorumluluğu → ret

İddia: Davacı vekili, kefillerin genel kredi sözleşmesi limiti uyarınca tüm borçtan sorumlu olduğunu, kefillere kat ihtarının tebliğ edilip temerrüde düşürüldüğünü, asıl alacağın tamamından kefillerin sorumlu olması gerektiğini, bilirkişi raporunda kefalet limitinin esas alınarak kurulan kararın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın reddedilen kısmının kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: Kefalet sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı BK'nın kefalete ilişkin hükümleri uygulanır. Müteselsil kefil kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olup, kefilin temerrüdü için hesap kat ihtarının kendisine tebliğ edilmesi gereklidir. Kefiller kendi temerrütlerinin sonuçlarından kefalet limiti kapsamında, asıl borçlunun borcu kadar sorumludur. Asıl kredi borçlusu şirketin takipteki asıl alacaktan tamamen sorumlu olduğu, müteselsil kefillerin ise kefalet limitleriyle sınırlı olarak asıl alacak ile temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işleyen faizden sorumlu tutulduğu bilirkişi raporuyla hesaplanmıştır. Davalı müteselsil kefiller, asıl borçlunun temerrüdü tarihinde hesaplanan asıl alacaktan kefalet limitlerini aşan kısım nedeniyle sorumlu tutulamayacağından, bu kısma ilişkin davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Genel kredi sözleşmelerinde müteselsil kefillerin sorumluluğunun kefalet sözleşmesinde belirtilen limitle sınırlı olduğu ve asıl alacağın bu limiti aşan kısmından kefillerin sorumlu tutulamayacağı yönünde, BAM'ın kendi muhakemesiyle oluşturduğu bölgesel ikna edici bir değerlendirme içermektedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müteselsil kefalet kefalet limiti hesabın kat edilmesi temerrüt itirazın iptali genel kredi sözleşmesi

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/43

KARAR NO 2024/1816

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/09/2021

NUMARASI 2014/1558 Esas - 2021/581 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/12/2024

Davanın davalılar ... ve ... yönünden kısmen kabulüne-reddine, davalı şirket yönünden açılmamış sayılmasına ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, ..bank ile davalı şirket arasındaki 13/11/1998 tarihli 6.000-TL (6.000.000.000-eTL) bedelli ...'nin diğer davalılar... ve ... tarafından müşterek borçlu-müteselsil kefil olarak imzalandığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın 06/04/1999 tarihi itibariyle kat edildiğini, aynı tarihli kat ihtarının davalılarla noterden gönderildiğini, fon iştiraki olan müvekkilinin banka alacağını 18/02/2006 tarihinde temlik aldığını; söz konusu borç ödenmeyince 8.144,38-TL asıl alacak, 87.200,51-TL işlemiş faiz ve 2.541,67-TL masraf olmak üzere toplam 97.886,56-TL'nin tahsili için davalılar aleyhine İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı ilamsız takibinin başlatıldığını ve davalıların takibe hasız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalıların takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davalı şirket münfesih sayılarak sicilden resen terk edildiğinden, davacıya şirketin ihyası için verilen süre içinde ihya sağlanmadığı; bilirkişi raporunda davacının alacağının belirlendiği ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davalı ... Şti.'ye karşı açılan davanın açılmamış sayılmasına; diğer davalılar... ve ...'ya yönelik davanın kısmen kabulü ile 6.000-TL asıl alacak, 63.903,50 TL işlemiş faiz ve 2.541,67-TL masraf olmak üzere toplam 72.445,17-TL için itirazın iptaline; asıl alacağa takip tarihinden itibaren %27,50 temerrüt faizi ve bu faizin %5'i gider vergisi yürütülmek suretiyle devamına; %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalılar...'dan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, davalı kefillerin genel kredi sözleşmesi limiti uyarınca tüm borçtan sorumlu olduğunu, kefillere kat ihtarının tebliğ edildiğini ve temerrüde düşürüldüğünü, ...'den müvekkiline devredilen devir bakiyesinin 8.144,38-TL olduğunu, takibin bu miktar asıl alacak üzerinden başlatıldığını, kefillerin asıl alacağın tamamından sorumlu olduğunu, kefiller açısından kefalet limiti 6.000-TL olarak esas alınmış bilirkişi raporuna göre kurulan kararın hatalı olduğunu belirterek, kararın reddedilen kısmının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesi alacağının tahsili için asıl kredi borçlusu ve kefiller aleyhine başlatılan icra takibine davalıların itirazının iptali istemine ilişkindir...bank ile davalı şirket arasında 13/11/1998 tarihli 6.000-TL (6.000.000.000-eTL) bedelli genel kredi sözleşmesi akdedilmiştir. Diğer davalı müteselsil kefiller sözleşmeyi aynı miktar olan 6.000-TL (6.000.000.000-eTL) kefalet limitiyle imzalamışlardır. Kredi borcunun ödenmemesi üzerine, banka tarafından hesap 06/04/1999 tarihinde kat edilmiş ve davalılara kat ihtarı gönderilmiş, davalılara 08/04/1999 tarihinde tebliğ edilmiştir. Kat ihtarında 8.144.383.518-eTL'nin 24 saat içinde ödenmesi istenilmiştir.Kefalet sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı BK'nın kefalete ilişkin hükümleri uygulanacaktır.

Müteselsil kefil kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olup, kefilin temerrüdü için hesap kat ihtarının tebliğ edilmesi gereklidir. Kefiller kendi temerrüdünün sonuçlarından kefalet limiti kapsamında asıl borçlunun borcu kadar sorumludur. İcra takibinde;

8. 144,38-TL asıl alacak olmak üzere toplam 97.886,56-TL toplam alacak olup, asıl alacağa %27,50-oranda temerrüt faizi, faizin gider vergisi işletilmesi talep edilmiş olup yapılan hesaplamalarda bu oran esas alınmıştır. Bilirkişi raporunda, asıl kredi borçlusu davalı şirketin takipteki asıl alacak miktarı olan 8.144,38-TL'den sorumlu olduğu, ihtar ile verilen süre sonuna göre temerrüt tarihi olan 10/04/1999 tarihinden 26/06/2013 olan takip tarihine kadar yapılan hesaplamaya göre, davalı şirketten 8.144,38-TL asıl alacak, 88.386,42-TL işlemiş faiz ve 2.541,67-TL masraf olmak üzere toplam 99.072,47-TL istenebileceği, müteselsil kefillerin ise kefalet limiti olan 6.000-TL kadar asıl alacak ile temerrüt tarihinden takip tarihine kadar temerrüt faizi işletilerek müteselsil kefil davalılardan 6.000-TL asıl alacak, 63.903,50-TL işlemiş faiz ve 2.541,67-TL masraf olmak üzere toplam 72.445,17-TL alacak hesaplanmıştır.

Açıklanan nedenlerle; davalı müteselsil kefiller temerrüt tarihinde asıl borçlunun borcu ve temerrüdünden kefalet limitleri dahilinde sorumlu oldukları; kendi temerrütlerinden ise kefalet limitinden bağımsız olarak sorumlulukları bulunduğu dikkate alındığında; asıl borçlunun temerrüdü tarihinde hesaplanan asıl alacaktan limiti aşan kısım nedeniyle müteselsil kefiller sorumlu tutulamayacağından davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde görülmemiş istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/12/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/76118 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.