6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Faturaya itiraz etmeyen ve defterini ibraz etmeyen davalı aleyhine itirazın iptali

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/840 E. 2024/1956 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 12 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetki

Gerekçe özeti

Fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; ancak alıcının BA bildirimlerinin davacının BS bildirimlerini doğrulaması, faturalara süresinde itiraz edilmemiş olması ve alıcının usulünce yapılan tebligata rağmen ticari defterlerini ibraz etmemesi hâlinde, bu faturalara dayalı alacak bakımından itirazın iptaline karar verilmesi hukuka uygundur. Bir miktar para alacağına ilişkin davalarda TBK 89/1 ve HMK 10 uyarınca alacaklının muamele merkezinin bulunduğu yer icra daireleri de yetkilidir.

Ele alınan sorunlar

İstinabe yoluyla davalı ticari defterlerinin incelenmemesi nedeniyle eksik inceleme iddiası → ret

İddia: Davalı, şirket adresinin Çiğli/İzmir'e taşındığını, ancak mahkemece bu adresin bağlı olduğu ATM'ye değil İzmir ATM'ye istinabe talebinde bulunulduğunu, bu nedenle defterlerinin incelenmediğini ve kararın eksik incelemeyle verildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre dava tarihinde adresi Bornova/İzmir olup, dava devam ederken 22/05/2020 tarihinde Çiğli/İzmir olarak değişmiştir. Mahkemece önce İzmir ATM'ye istinabe talep edilmiş, tebligata rağmen davalı defterlerini sunmamıştır. Davalının adres değişikliğini belirtmesi üzerine mahkemece davalının UETS adresine tebligat yapılmak suretiyle tekrar İzmir ATM'ye istinabe talep edilmiş, istinabe mahkemesince usulünce e-tebligat yapılmasına rağmen davalı defterlerini yine sunmamıştır. Davalıya defterlerini ibraz etmesi için gerekli usuli imkan tanınmış olup, defterlerin incelenememesi davalının kendi eyleminden kaynaklanmıştır; bu nedenle eksik inceleme bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Faturaya konu malların teslim edildiğinin ve alacağın ispatı → ret

İddia: Davalı, davacının malları teslim etmediğini, bu nedenle ödeme yapma mükellefiyetinin bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacının kanuna uygun tutulan ticari defterlerinde davalıdan 58.443,59-TL alacaklı olduğu görülmüştür. Davalının BA kayıtlarına göre 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin toplam 105.968-TL'lik beyanda bulunulduğu, 2019 yılına ilişkin beyan olmadığı; davacının 2019 yılında bildirdiği 1 adet 5.565-TL'lik (KDV dahil 6.567,34-TL) faturanın davalının BA formunda kayıtlı olmadığı, bu fatura dışında tarafların BS ve BA formlarının birbirini doğruladığı belirlenmiştir. E-fatura niteliğindeki faturalara davalı tarafça süresinde itiraz edildiğine dair belge bulunmamaktadır. Davalının BA bildirimleri, 6.567,34-TL'lik fatura dışında birbirini doğrulamakta olup, davalının faturaları tebliğ aldığı, itirazda bulunmadığı, her iki adresine çıkartılan tebligata rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği gözetildiğinde, davalının BA formunda kayıtlı faturalara dayalı alacak bakımından itirazın iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra dairesinin yetkisine itiraz → ret

İddia: Davalı, icra takibine itirazda icra dairesinin yetkisine de itiraz edildiğini ancak bu konuda mahkemece bir karar verilmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davanın bir miktar para alacağına ilişkin olduğu gözetilerek TBK'nın 89/1 maddesi ve HMK'nın 10. maddesi hükümleri uyarınca davacı alacaklının muamele merkezinin bulunduğu İstanbul Anadolu İcra Daireleri de yetkilidir; mahkemece yetki itirazının reddine ilişkin ara karar yerindedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Alıcının BA bildirimlerinin satıcının BS bildirimlerini doğrulaması, faturalara süresinde itiraz edilmemesi ve alıcının usulünce tebligat yapılmasına rağmen defterlerini ibraz etmemesi hâlinde bu faturalara dayalı alacağın ispatlanmış sayılacağı yönünden; ayrıca bir miktar para alacağına ilişkin davalarda alacaklının muamele merkezinin bulunduğu yer icra dairelerinin de yetkili olduğu yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Bir miktar para alacağına ilişkin davalarda TBK'nın 89/1 maddesi ve HMK'nın 10. maddesi hükümleri uyarınca davacı alacaklının muamele merkezinin bulunduğu yer icra daireleri de yetkilidir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ticari defter BA-BS formu ispat külfeti e-fatura istinabe yetkili icra dairesi muamele merkezi

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 89/1 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 10

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/840

KARAR NO 2024/1956

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/03/2022

NUMARASI 2019/1130 Esas - 2022/142 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/12/2024

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya bir kısım emtialar sattığını, bu kapsamda düzenlenmiş e-faturaların davalıya gönderildiğini ve davalının her hangi bir itirazda bulunmadığını, ancak fatura bedelleri ödenmediğinden 58.443,59-TL asıl alacağın tahsili için davalı aleyhine başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibi başlatıldığını, fakat davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, alınan bilirkişi raporunda usulüne uygun tutulan davacı ticari defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle faturaların bedeli olan 58.443,59-TL alacaklı olduğu, davalının defterlerinin ibraz edilmediği, davacının BS formunda söz konu faturaların kayıtlı olduğu, davalının BA formunda ise 24/01/2019 tarihli 6.567,34-TL bedelli fatura dışındaki toplam 51.876,25-TL bedelli faturaların kayıtlı olduğu; buna göre davalının faturalara ilişkin malları teslim aldığının kabul edilmesi gerektiği, davacının davalıdan 51.876,25-TL alacaklı olduğu ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının takibe itirazının kısmen iptaline, takibin 51.876,25-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazla talebin reddine;%20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, müvekkili şirketin Çiğli/İzmir adresinin Karşıya ATM'nin yetki alanında bulunduğunu, ancak mahkemece buraya değil İzmir ATM'ye istinabe talebinde bulunularak müvekkilinin defterlerinin bilirkişi tarafından incelenmesinin istenildiğini, bu nedenle kararın eksik incelemeyle verildiğini; müvekkilince icra takibine itirazda icra dairesinin yetkisine de itiraz edildiğini ancak bu konuda mahkemece bir karar verilmediğini;davacının malları teslim etmeden müvekkilinin de ödeme yapma mükellefiyetinin bulunmadığını ve icra inkar tazminatının da kabul edilemeyeceğini belirterek, hükmün kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında faturaya dayalı açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delillerle kanıtlamalıdır.Davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre, dava tarihi itibariyle davalının adresinin Bornova/İzmir olduğu ve dava devam ederken 22/05/2020 tarihinde ticaret sicildeki tescille adresini Çiğli/İzmir olarak değiştirdiği anlaşılmaktadır.Mahkemece davalının ticari defterlerinin incelenmesi için İzmir ATM'ye istinabe talebinde bulunulmuş, ancak tebligata rağmen davalı defterlerini sunmadığından davalının defterleri incelenememiştir.

Sonrasında davalı tarafça dosyaya sunulan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, söz konusu adres değişikliği belirtilerek defterlerin incelenmesi talebinde bulunulmuştur Buna istinaden mahkemece davalının UETS adresine tebligat yapılmak suretiyle, defterlerinin incelenmesi için tekrar İzmir ATM'ye istinabe talep edilmiştir. Fakat istinabe mahkemesince şirkete 08/12/2021 tarihinde usulünce e-tebligat yapılmasına rağmen, defterler sunulmadığından davalının defterleri incelenememiştir.Davacının kanuna uygun tutalan ticari defterlerinde davacının davalıdan 58.443,59-TL alacaklı olduğu; , davalının BA kayıtlarına göre KDV hariç 2017 yılında 9 adet 68.280-TL, 2018 yılında 4 adet fatura karşılığı 37.688-TL olmak üzere toplam 105.968-TL'lik beyanda bulunulduğu, 2019 yılına ilişkin bir beyanın olmadığı;

yani davacının 2019 yılında bildirdiği 1 adet 5.565-TL'lik (KDV dahil 6.567,34-TL) faturanın davalının BA formunda kayıtlı olmadığı ve bu fatura dışında tarafların BS ve BA formlarının birbirini doğruladığı, e-fatura niteliğindeki faturalara davalı tarafça süresinde itiraz edildiğine dair belge bulunmadığı belirlenmiştir.Davalının BA bildirimleri KDV dahil 6.567,34-TL'lik fatura dışında birbirini doğrulamakta olup,davalının faturaları tebliğ aldığı, itirazda bulunmadığı davalının her iki adresine çıkartılan tebligata rağmen davalının ticari defterlerini ibraz etmediği gibi davalının BA formunda kayıtlı faturalara dayalı alacak bakımından itirazın iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Öte yandan, davanın bir miktar para alacağına ilişkin olduğu gözetilerek TBK’nın 89/1 maddesi ve HMK’nın 10.

maddesi hükümleri uyarınca davacı alacaklının muamele merkezinin bulunduğu İstanbul Anadolu İcra Daireleri de yetkili olup, mahkemece yetki itirazın ın reddine ilişkin ara karar yerindedir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 3.543,66-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 885,91-TL harcın mahsubu ile kalan 2.657,75‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 26-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/12/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/75910 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.