Çek istirdadında kötüniyet/ağır kusur ispat yükü davacıdadır
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/241 E. 2024/1972 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Kambiyo Senedinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Çekin herhangi bir suretle hamilin elinden çıkması nedeniyle açılan istirdat ve menfi tespit davalarında, davacının çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu ispatlaması gerekir. Ciro silsilesi düzgün olan ve edinim sırasında ödeme yasağını bildiğine ilişkin delil bulunmayan hamilin, çeki edinme nedenini açıklama yükümlülüğü yoktur; bunun aksi çekin mücerretlik vasfını ortadan kaldırır.
Ele alınan sorunlar
Çekin istirdadı ve borçlu olunmadığının tespiti talebi → ret
İddia: Davacı, çekin kaybolduğunu, mahkemece verilen ödeme yasağı kararının çekte yazılı olduğunu, takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığını ve savcılığa şikayette bulunulduğunu ileri sürerek ilk derece kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
Gerekçe: TTK 792 uyarınca çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmışsa, çeki eline geçirmiş olan yeni hamil, çeki kötüniyetle iktisap ettiği veya iktisapta ağır kusuru bulunduğu takdirde geri vermekle yükümlüdür. TTK 790 uyarınca cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çek istirdadı davalarında davacının; çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır; aksinin kabulü çekin mücerretlik vasfını ortadan kaldırır. Somut olayda çekin ciro silsilesinde kopukluk bulunmamakta, davalının çeki ödeme yasağı konulduktan sonra bunu bilerek devraldığına ilişkin bir delil de sunulmamıştır. Davacının belirttiği soruşturma dosyasında davalı hakkında bir şikayet bulunmamakta, davacı çekteki imzasını inkar etmemektedir. Davalının, çeki kendisine ciro eden şirketle ticari ilişkisini gösteren faturaları sunmuş olması ayrıca değerlendirilmiş, ancak bu açıklama yükümlülüğü doğurmamaktadır. Bu durumda davalının çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğu ve çekten dolayı borçlu olunmadığı davacı tarafça kanıtlanamamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
İcra takibinin yetkisiz icra dairesinde yapıldığı iddiası → ret
İddia: Davacı, takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Takipte icra dairesinin yetkisine itiraz edilmediğinden bu husus istinaf incelemesinde dikkate alınmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Çek istirdadı davalarında ispat yükünün davacıda olduğu, hamilin çeki edinme nedenini açıklama yükümlülüğünün bulunmadığı ve ciro silsilesi düzgünse hamilin yetkili sayılacağı yönündeki gerekçe, benzer istirdat/menfi tespit davalarında bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek istirdadı↗ menfi tespit↗ kambiyo senedi↗ kötüniyetli iktisap↗ ağır kusur↗ ciro silsilesi↗ yetkili hamil↗ mücerretlik↗ ispat yükü↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/241
KARAR NO 2024/1972
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 08/11/2021
NUMARASI 2021/323 Esas - 2021/1065 Karar
DAVA
İstirdat ve Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan)
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davalının müvekkiline İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla kambiyo takibi başlattığını, takibe dayanak çek kaybolduğundan mahkemece verilen ödeme yasağının çekte yazılı olduğunu; takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığını; çekin müvekkilinin müşterisi ...'tan cari ilişki nedeniyle alındığını ve bilinmeyen bir şekilde kaybolduğunu, Bakırköy CBS'ye şikayette bulunulduğunu ve mahkemeden çekin iptalinin istenildiğini ve ödeme emrinin 02/04/2021 tarihinde tebliğ edildiğini ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, çekin istirdatına, takibin durdurulmasına ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacının çek iptaline ilişkin açtığı davada karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini ve müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu belirterek, davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, soruşturmada davalı hakkında bir şikayetin bulunmadığı, çekteki ciro zincirinin düzgün olduğu, davalının çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunu gösteren delilin sunulmadığı; icra takibi yönünden verilen tedbir kararı uygulandığından davalı lehine tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine ve 77.000-TL çek bedelinin %20'sine tekabül eden 15.400-TL tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, çek kaybolduğundan mahkemenin verdiği ödeme yasağı kararının yazılı olduğunu, yetkisiz icra dairesinde takip yapıldığını; savcılığa şikayette bulunulduğunu ve mahkemenin kararının hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK'nın 72. ve TTK'nın 792. maddelerine dayanılarak açılmış icra takibine konu çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve çekin istirdadı istemine ilişkindir. TTK’nın 792. maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' TTK'nın 790. maddesinde ise, "cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır" hükmü düzenlenmiştir.
Çek istirdatı davalarında davacının; çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Somut olaya konu çekte, keşide tarihi 20/03/2021, keşidecinin dava dışı ... Ltd. Şti., 77.000-TL bedelli, lehdarının ... olduğu, lehtar tarafından çekin ...-...'a ciro edildiği, ondan da davacıya, davacıdan ... Ltd. Şti.'ye, ondan davalıya ciro edildiği, çekin 22/03/2021 tarihinde ibraz edildiği banka tarafından ödeme yasağı bulunduğundan işlem yapılmadığına dair kayıt düşüldüğü görülmüştür.
Davalı da çekte kendisinden önce gelen ciranta, lehtar ve keşideciye karşı çeke dayalı olarak davaya konu İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatmıştır. Davacının dava dilekçesinde belirttiği Bakırköy CBS'nin 2021/34194 sayılı soruşturma dosyasında dava ve takip dışı olan, çekle de bir ilgi olmayan İdris ... isimli şahıs hakkında güveni kötüye kullanma ve hırsızlıktan dolayı şikayet etmiştir. Soruşturmada davalı hakkında bir şikayet olmayıp, davacı çekteki imzasını da inkar etmemektedir. Davalı dosyaya sunduğu 25/05/201 tarihli dilekçesinin ekinde, aralarındaki ticari ilişkiyi gösterdiğinden bahisle çeki kendisine ciro eden ...
Ltd. Şti.'ye sattığı sac emtiasına ilişkin 2020 yılına ait çeşitli tutarlardaki 5 adet faturayı sunmuştur. Buna göre eldeki davada, davacının, davalının çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir. Davalı çeki kendisine ciro eden şirkete sattığı mallar için düzenlediği faturaları dosyaya sunmuştur. Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamakta olup, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Dava konusu çekin ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığı gibi davalının çeki ödeme yasağı konulduktan sonra ödeme yasağını bilerek devraldığına ilişkin bir delil de bulunmamaktadır. Bu durumda davalının çeki iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu ve çekten dolayı borçlu olunmadığı kanıtlanamamış olmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından ve takipte icra dairesinin yetkisine itiraz edilmediğinden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 346,90-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/12/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/75898 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi