6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Fatura konusu hizmetin ifası e-posta yazışmalarıyla ispatlanabilir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1121 E. 2024/1953 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Gerekçe özeti

Fatura konusu mal veya hizmetin teslim edildiğinin ispat külfeti davacı satıcıya aittir ve fatura ile ticari defter kayıtları, teslim/tebliği kanıtlayan yasal delillerle desteklenmediği sürece tek başına alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Ancak faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmaması, davacının dayandığı ve davalı tarafından inkar edilmeyen diğer delillerin (somut olayda taraflar arası e-posta yazışmalarının) değerlendirmeye alınmamasını haklı kılmaz; bu yazışmalardan hizmetin ifa edildiği ve davalının bunu zımnen kabul ettiği anlaşılıyorsa, hizmetin ifası ispatlanmış sayılır ve likit alacak üzerinden itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir.

Ele alınan sorunlar

Fatura konusu taşıma hizmetinin verildiğinin ispatı → kabul

İddia: Davacı vekili, davalıya konteyner taşıma hizmeti verildiğinin taraflar arasındaki e-posta yazışmalarıyla sabit olduğunu, davalının hizmeti aldığını ikrar ettiğini, ilk derece mahkemesinin bu delilleri değerlendirmediğini belirterek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: Fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Ticari defterler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde takip dayanağı faturaların davalının ticari defterlerinde yer almadığı ve tebliğ/teslime ilişkin delil bulunmadığı tespit edilmiş olsa da, davacının dayandığı ve davalı tarafından inkar edilmeyen e-posta yazışmalarından, dava dışı bir firmaca taşınması gereken davalıya ait konteynerlerin, davalının yanlış bilgi girişi sonucu liman idaresinden gelen talimat doğrultusunda davacı tarafça taşındığı; davalı çalışanının ilgili firmaya gönderdiği e-postada taşıması yapılan konteynerler için fatura bilgilerinin iletileceğinin bildirildiği, sonraki e-postada da fiyat konusunda anlaşılması ve talimatsız alınan yüklerden mağduriyet yaşanmaması gerektiğinin belirtildiği anlaşılmıştır. Bu yazışmalar, davalının hatalı talimatı doğrultusunda konteyner taşıma işinin davacı tarafça yerine getirildiğini göstermektedir. Dolayısıyla takip dayanağı faturalara konu taşıma hizmetinin davacı tarafından verildiği kanıtlanmıştır; faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gerekçesiyle, e-posta yazışmaları dikkate alınmaksızın davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra inkar tazminatı talebi → kabul

İddia: Davacı vekili, davalının takibe haksız itiraz ettiğini belirterek icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Faturaya dayalı alacak likit olup, davalı da itirazında haksız olduğundan icra inkar tazminatı talep koşulları oluşmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Fatura konusu hizmetin ticari defterlerde kayıtlı olmaması ispat açısından tek başına belirleyici olmayıp, taraflar arasındaki yazışmalar gibi diğer delillerin de değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin tespit, benzer itirazın iptali davalarında ispat yükünün nasıl karşılanabileceği konusunda bölgesel emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali fatura alacağı ispat yükü ticari defter kaydı e-posta yazışması ile ispat icra inkar tazminatı likit alacak HMK 353/1-b-2

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1121

KARAR NO 2024/1953

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 14/03/2022

NUMARASI 2020/848 Esas 2022/171 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/12/2024

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkili şirket tarafından davalıya takip dayanağı faturalardaki mal ve hizmetin verildiğini, fakat borçlu tarafından fatura bedelinin ödenmediğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; takip dayanağı olan faturadan kaynaklı olarak davacıya müvekkili şirketin borcunun bulunmadığını, davacının müvekkiline neden fatura düzenlediğinin anlaşılamadığını ve ticari defterlerinde de davacı firma tarafından düzenlenen bir faturaya rastlanılmadığını, bu nedenle icra takibine de itiraz edildiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; alacak iddiasının müstenidi irsaliyeli faturalar incelendiğinde, gerek konu faturalar içeriği hizmetlerin davalı şirkete verildiğini, gerekse işbu faturaların davalı şirkete tebliğini ispata elverişli herhangi bir teslim/tebliğ şerhine rastlanılmadığı, davalı tarafça borç inkar edildiğine göre ispat yükünün davacıya düştüğü, davacının da faturalara konu malların davalıya teslim edildiği hususunu ispat edemediği ve davacının teklif ettiği yeminin davalı şirket yetkilisince yerine getirildiği, davacı tarafın iddiasını ispat edemediği, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunun davalı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddi ile davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; müvekkilinin Dalgakıran Limanında davalıya ait 6 adet konteyner taşıma işini yaparak davalıya teslim ettiğini, dolayısıyla davalı tarafından hizmet alındığının sabit olduğunu, limanda eşya veya konteyner taşınmasını isteyen şirketin bu durumu liman idaresine bildirdiğini ve çalıştığı lojistik/nakliye firması varsa isimleri söylenerek kayıtlara işlendiğini, akabinde liman tarafından nakliye/lojistik firmalarına e-posta ile yükleme yapıp işlemleri yapması gerektiği talimatının verildiğini, liman dahilinde liman onayı ve talimatı olmadan hiçbir nakliye firmasının işlem yapamadığını, davaya konu olayda da davalı firmanın Dalgakıran Limanına 6 adet konteynerin taşınacağını bildirerek taşıma işinin müvekkili tarafından yapılacağını beyan ettiğini, ...

Makina/... tarafından da müvekkiline e-posta ile talimat verildiğini, müvekkilinin de limandan gelen talimat üzerine ilgili konteynerleri taşıdığını ve davalının konteynerleri bir süre beklettikten sonra teslim aldığını, dolayısıyla müvekkilinin hizmet ve bekleme ücreti dahil olmak üzere davaya konu faturaları keserek davalıya gönderdiğini, davalının hizmeti aldığının limandaki talebiyle de sabit olduğunu, mahkemece hizmetin verildiğinin ispat edilemediği belirtilmişse de, yapılan iş konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamakta olup davalı tarafın da kabulünde olduğunu, tüm bu hususlar taraflar arasında geçen ve dosyaya sunulan e-posta yazışmaları ile de sabit olup, bu yazışmalarda davalı tarafça mal veya hizmetin alındığının açıkça ikrar edildiğini, salt bekleme ücreti için haksız olarak itiraz edildiğini, ancak mahkeme tarafından bu hususların değerlendirilmediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, taşıma hizmet bedeline ilişkin fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça, davalıya konteyner taşıma hizmeti verildiği ileri sürülerek hizmet bedeline ilişkin her biri 4.248-TL bedelli 05.11.2019 tarihli iki adet fatura alacağı talep edilmiş olup, davalı tarafça ise hizmetin verildiği ve buna bağlı olarak borcun varlığı inkar edilmiştir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır.

Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde; takip dayanağı faturaların davalının ticari defterlerinde yer almadığı, faturaların tebliğ ve teslimine ilişkin bir delil bulunmadığı tespit edilmiştir. Ancak davacı tarafça delil olarak dayanılan ve davalı tarafından da inkar edilmeyen e-posta yazışmalarından; dava dışı ... firmasınca taşınması gereken davalıya ait 6 adet konteynerin taşınması işinin, davalının yanlış bilgi girişi sonucunda liman idaresinden gelen 25.10.2019 tarihli talimat doğrultusunda davacı tarafından gerçekleştirildiği, bu kapsamda davalı çalışanı ... tarafından ... firmasına gönderilen 01.11.2019 tarihli e-postada cuma günü taşıması yapılan 6 konteyner için fatura bilgilerinin iletileceğinin bildirildiği, 04.11.2019 tarihli e-posta ile de "fiyat konusunda aranızda anlaşın, talimatsız alınan yüklerin mağduriyeti yaşanmasın" şeklinde beyanda bulunulduğu, dolayısıyla davalının hatalı talimatı doğrultusunda konteyner taşıma işinin davacı tarafça yerine getirildiği anlaşılmaktadır.

Takibe dayanak faturalar konusu taşıma hizmetinin davacı tarafından verildiği kanıtlanmış olmakla, hizmet bedeline ilişkin alacağa hükmedilmesi gerekirken, davacı faturalarının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gerekçesiyle, davacının delil olarak dayandığı e-posta yazışmaları dikkate alınmasızın davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Diğer yandan faturaya dayalı alacak likit olup davalı da itirazında haksız olduğundan, icra inkar tazminatı talep koşulları da oluşmuştur. Açıklanan nedenlerle; davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "davanın kabulüne" karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2022 Tarih 2020/848 Esas 2022/171 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yönelik itirazının iptaline, takibin 8.496-TL alacak üzerinden ve bu tutara davacının takipteki talebiyle bağlı kalınarak takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek devamına, Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında 1.699,20-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 580,36-TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 145,10-TL harcın mahsubu ile kalan 435,26‬‬-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 199,5‬0-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 700-TL bilirkişi ücreti ve 99,10-TL posta masrafı olmak üzere toplam 799,10-TL yargılam giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Davacı vekili için takdir olunan 8.496-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 69,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

30/12/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/75889 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.