Menfi Tespit ve Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1749 E. 2022/2130 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkisizlik kararının kesinleşmesi↗ yetki sözleşmesi↗ hmk 297↗ yetki itirazı↗ kanun yolu↗ bayilik sözleşmesi↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ yetki↗ tacir↗ yetkisizlik kararı↗ menfi tespit↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve alacak istemine ilişkindir. Mahkemece her iki tarafın tacir olduğu, yetki sözleşmesinin bağlayıcı olduğu, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu, süresinde yetki itirazında bulunulduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verildiği, 20/10/2021 tarihli ek karar ile de süresinde yetkili mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmadığından dolayı davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, ek karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine istinaf mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen yetkisizlik kararını içeren hükümde “Mahkemenin yetkisizliğine, kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine “şeklinde olduğu, başvurulacak kanun yoluna ilişkin herhangi bir hüküm içermediği görülmektedir.Hükmün kapsamı başlıklı HMK’nın 297/1. fıkrasının ‘ç’ bendinde, verilecek olan hükümde kanun yolları ve süresinin açık bir şekilde gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir.Anayasa’nın 40. maddesinin ikinci fıkrasında, devlet işlemlerinde ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağı ve başvuru sürelerini belirtmek zorunda oldukları ifade edilmiştir. Belirtilen anayasal ve yasal düzenlemeler doğrultusunda, İlk Derece Mahkemesince verilen yetkisizlik kararında kanun yolunun gösterilmemiş olması hatalı olmuş, sonrasında verilen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararın bu nedenle bozulması gerekirken ek karara yönelik yapılan istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1170 E. 2019/443 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Sözleşmenin iptali | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12555 E. 2014/18862 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin iptali · itirazın iptali davası · dava şartı yokluğu · derdestlik · iptal davası · geçersizlik · dava sebebi
Benzer bu karardaM.. olduğu, davanın «itirazın iptali davası» olduğu ve davalının anılan davada da işbu dava konusu sözleşmenin «geçersizliğine» dayandığı ve davanın «derdest» olduğu gerekçesiyle davanın 114/1.maddesi gereğince, derdestlik nedeniyle, davanın reddine karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 114/ı maddesi uyarınca, aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava «sebebine» dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava görülmekte («derdest») ise, aynı konu yeni bir dava konusu yapılamaz.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/297 esas sayılı dosyasının konusunun işbu dava dosyasından farklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece, «derdestlik» nedeniyle, davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Somut olayda, «derdest» olduğu savunulan, birinci dava olan, İzmir 3.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1749 E. , 2022/2130 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.10.2021 tarih ve 2018/1 E. - 2021/575 K. sayılı ek kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf başvurusunun esastan reddine dair Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.12.2021 tarih ve 2021/3547 E. - 2021/1847 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş, temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve alacak istemine ilişkindir. Mahkemece her iki tarafın tacir olduğu, yetki sözleşmesinin bağlayıcı olduğu, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu, süresinde yetki itirazında bulunulduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verildiği, 20/10/2021 tarihli ek karar ile de süresinde yetkili mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmadığından dolayı davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, ek karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine istinaf mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen yetkisizlik kararını içeren hükümde “Mahkemenin yetkisizliğine, kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine “şeklinde olduğu, başvurulacak kanun yoluna ilişkin herhangi bir hüküm içermediği görülmektedir.Hükmün kapsamı başlıklı HMK’nın 297/1. fıkrasının ‘ç’ bendinde, verilecek olan hükümde kanun yolları ve süresinin açık bir şekilde gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir.Anayasa’nın 40. maddesinin ikinci fıkrasında, devlet işlemlerinde ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağı ve başvuru sürelerini belirtmek zorunda oldukları ifade edilmiştir. Belirtilen anayasal ve yasal düzenlemeler doğrultusunda, İlk Derece Mahkemesince verilen yetkisizlik kararında kanun yolunun gösterilmemiş olması hatalı olmuş, sonrasında verilen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararın bu nedenle bozulması gerekirken ek karara yönelik yapılan istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21/03/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
HMK’nın m. 20/1 hükmündeki iki haftalık sürenin kararda gösterilmemesi tek başına erişim ve adil yargılanma hakkının ihali sonucunu doğurmayacağından, kararın onanması görüşündeyim, bu nedenle çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/758860100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz