6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kesin süre içinde bilirkişi ücreti yatırılmayınca delilden vazgeçilmiş sayılması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/399 E. 2025/11 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Ön inceleme duruşmasında hazır bulunan tarafa, karşı tarafın mukim olduğu yerdeki mahkemeye istinabe yoluyla yaptırılacak bilirkişi incelemesi için gerekli ücretin yatırılması amacıyla, aksi halde o delilden vazgeçilmiş sayılacağı ihtarıyla birlikte kesin süre verilmesi usule uygundur; bu süreye uyulmaması halinde verilen kesin sürenin karşı taraf açısından usuli kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilerek ek süre talebinin reddi ve delilden vazgeçilmiş sayılma sonucu doğar. Ayrıca, taraflardan birinin ticari defterlerine dava dilekçesinde açıkça delil olarak dayanılmamış olması, mahkemenin HMK 222 uyarınca defter incelemesine resen karar vermesini engellemez; karşı tarafın davayı ve iddia konusu ödemeleri reddetmesi halinde, defter incelemesi uyuşmazlığın aydınlatılması için gerekli görülebilir. Mükerrer ödeme iddiasına dayalı alacak davasında, ceza soruşturma dosyasının başka bir tedarikçiye ve başka faturalara ilişkin olması ile davacının zararının karşılandığı beyanıyla uzlaşmayla sonuçlanmış olması halinde bu dosya, eldeki dava açısından ispat aracı olarak yeterli kabul edilmez; davacının fatura içeriklerini destekleyen dayanak belgeleri (irsaliye, kantar fişi vb.) sunmaması ve kesin süre içinde bilirkişi incelemesi delilini gerçekleştirmemesi durumunda iddianın ispatlanamadığı sonucuna varılır.

Ele alınan sorunlar

Kesin süreye uyulmaması nedeniyle bilirkişi incelemesi delilinden vazgeçilmiş sayılma → ret

İddia: Davacı vekili, defter incelemesine hiç gerek olmadığını, uyuşmazlığın hukuki değerlendirmeyle çözülebileceğini, dosyadaki delillerin göz ardı edilerek davanın reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: 22/12/2020 tarihli ön inceleme duruşmasında hazır bulunan davacı vekiline, davalının mukim olduğu yer mahkemesine istinabe yoluyla mali müşavir bilirkişi incelemesi yaptırılması için 600-TL bilirkişi ücretinin 2 haftalık kesin süre içinde yatırılması, aksi halde bu delilden vazgeçilmiş sayılacağı hususunda gerekli ihtar yapılarak süre verilmiştir. Davacı vekili bu kesin süre içinde ücreti yatırmamış, takip eden duruşmada (26/10/2021) eksiklikler için ek süre istemiş ancak bu talep, verilen kesin sürenin davalı taraf açısından usuli kazanılmış hak teşkil ettiği gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu nedenle davacının bilirkişi incelemesi delilinden vazgeçmiş sayılması usule uygundur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalının ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin istinaf itirazı → ret

İddia: Davalı tarafın ticari defterlerine delil olarak dayanılmadığı halde, uyuşmazlığın çözümünde etkisi olmayan davalı defterlerinin incelenmesi için delil avansı yatırılmasına karar verilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Davacı, davalının defterlerine dayanmadığı ve bu defterlerin incelenmesinin gereksiz olduğuna ilişkin istinaf nedenini yargılama aşamasında ileri sürmemiştir. Kaldı ki HMK'nın 222. maddesine göre mahkemece tarafların ticari defterlerindeki kayıtların incelenmesine resen karar verilebilir. Davalının davanın reddini istediği gözetildiğinde, davalının fatura ve ödemelere itirazının bulunmadığından söz edilemez; bu nedenle bilirkişi marifetiyle tarafların defter kayıt ve dayanaklarından hareketle yapılacak tespitler davacının mükerrer ödeme iddiasını aydınlatabilecek nitelikte olduğundan defter incelemesine karar verilmesi isabetlidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Mükerrer ödeme iddiasının ispatı ve ceza soruşturma dosyasının delil değeri → ret

İddia: Davacı, Beykoz CBS'nin 2017/9962 sayılı soruşturma dosyasında mükerrer ödeme yapıldığının tespit edildiğini, bu hususun fatura üzerindeki seri numarası, tonaj ve ürün cinsi karşılaştırmasından da anlaşıldığını, davalının esasa itirazda bulunmadığını ileri sürerek davanın kabul edilmesi gerektiğini savunmuştur.

Gerekçe: Beykoz CBS'nin 2017/9962 sayılı soruşturma dosyasının, davacının şikayeti üzerine açıldığı, iki bilirkişi incelemesi yapıldığı ancak bu incelemenin dava dışı bir şirketin mükerrer kestiği başka faturalara ilişkin olduğu; bir kısım şüpheliler hakkında ek takipsizlik, diğer kısmı hakkında ise davacı şirketin zararının karşılandığından bahisle edimsiz uzlaşmayı kabul etmesi üzerine uzlaşmaya istinaden takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır. Davacı, dava dilekçesi ekinde sunduğu faturadaki alacak kalemlerinin başka faturalarda da gösterilerek mükerrer tahsil edildiğini iddia etmiş, ancak fatura içeriklerinin dayanak belgelerini (irsaliye, kantar fişi vb.) sunmamış, dava dilekçesinde faturalar ve soruşturma dosyasından bahsetmekle yetinmiştir. CBS dosyasında eldeki dava açısından bir bulguya rastlanmadığı gibi, dosyanın davacının zararının karşılandığı beyanıyla uzlaşmayla sonuçlandığı görülmüştür. Usulüne uygun verilen kesin süreye rağmen davacının bilirkişi ücretini yatırma yükümlülüğünü yerine getirmediği ve dosyadaki delil durumuna göre mükerrer ödeme iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla, davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın, kesin süreye uyulmaması halinde delilden vazgeçilmiş sayılma sonucunun usuli kazanılmış hak ile birleştirilmesi ve tarafça dayanılmayan ticari defterlerin HMK 222 uyarınca resen incelenebileceğine ilişkin tespitleri, benzer usuli uyuşmazlıklarda emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin süre usuli kazanılmış hak delilden vazgeçilmiş sayılma bilirkişi incelemesi ticari defter incelemesi (HMK 222) istinabe mükerrer ödeme ispat yükü

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 222

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/399

KARAR NO 2025/11

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/10/2021

NUMARASI 2019/164 Esas - 2021/783 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile davalının birleşme yoluyla devraldığı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında müvekkilinin fabrikasında kullanılmak üzere hurda demir alımına yönelik ticari bir ilişki mevcut olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin ...’e hurda teslimi yaptığı dönemde, teslim edilen hurdanın niteliğine göre prim ödemesi yaptığını, müvekkilinin kendisine teslim edilen “... Faturaları'nın tamamını ödediğini, 08/11/2017 tarihinde yapılan iç denetim sonucunda, müvekkilinin çalışanı olan bazı eksper ve muhasebecilerin tedarikçi şirketlerle işbirliği yaparak, tedarikçi şirketlere mükerreren veya fazla ödeme yapılmasını sağladıklarının tespit edildiğini, özel denetim neticesinde ...’ün de dahil olduğu pek çok tedarikçi şirketin müvekkilinden mükerreren bedel tahsil ettiğinin tespit edildiğini, tescil anında devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifinin kendiliğinden devralan şirkete geçeceğini ileri sürerek, 108.178-TL’nin ...’ün tahsil tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkilinin taraf sıfatının bulunmadığını, ilan ve dava tarihi nazara alındığında davanın son ilandan sonra 3 ay içinde açılmadığını, yetkili mahkemenin davalının ikametgahı olan Ankara ATM olduğunu, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini ve davanın esası hakkında bilgi sahibi olmadıklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, 22/12/2020 tarihli duruşmasında Ankara'da mukim davalının defterlerin incelenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yapılması için 600-TL bilirkişi ücretinin 2 haftalık kesin süre içinde yatırılması için gerekli ihtarı içerir şekilde huzurdaki davacı vekiline süre verildiği, ancak davacı vekilinin kesin süre içinde bu ücreti yatırmadığı, davacı vekilinin takip eden duruşmada eksiklikler için yeniden süre istediği, verilen kesin sürenin davalı taraf açısından usuli kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilerek bu talebin reddedildiği ve bu nedenle davacının bilirkişi incelemesi delilinden vazgeçilmiş sayılarak davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, davanın davalıyla müvekkili arasındaki sözleşmeye aykırı olarak düzenlediği faturalar ile tahsil ettiği fazla bedellerin iadesine ilişkin olduğunu, faturaların düzenlendiği, bedellerinin ödendiği konusunda her iki tarafın da bir itirazının bulunmadığını, davalının da faturalar ve bedel tahsilini inkar etmediğini; uyuşmazlığın yalnızca düzenlenen faturalarda yer alan bedellerin ve fatura konusunun sözleşmeye uygun olup olmadığı olduğunu, davada hakimin hukuki değerlendirme yapması gerektiğini, bu konuda hiç inceleme yapılmadan defter incelemesi yapılmadığı gerekçesiyle dosyadaki deliller göz ardı edilerek sanki hiç delil yokmuş gibi davanın reddedilmeyeceğini; kaldı ki davalı tarafın ticari defterlerine delil olarak dayanılmadığı halde, davalının dayandığı ve uyuşmazlığın çözümü noktasında etkisi olmayan davalının ticari defterlerinin incelenmesi için delil avansı yatırılmasına karar verilmesini doğru olmadığını;

Beykoz CBS'nin 2017/9962 sayılı soruşturmasında müvekkilinin muhasebe birimlerinde çalışanların hukuka aykırı olarak aynı ürün ve hizmetler için mükerrer ödeme yapıldığının tespit edildiğini; bu hususun zaten sadece faturaların üzerinde seri numaraları, tonajları ve ürün cinsleri yazılı olan ürünler üzerinden incelendiğinde dahi anlaşıldığını; nitekim davalının da davanın esasına itirazda bulunmadığını, delil ileri sürmediğini belirterek,kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamındaki faturalardan dolayı davalının davacıdan mükerrer tahsilat yaptığından bahisle bu tahsilatların iadesi istemine ilişkindir.Mahkemece, davacı vekilinin hazır bulunduğu 22/12/2020 tarihli ön inceleme duruşmasının ara kararının 3 nolu bendinde, dosyanın mali müşavir bilirkişiden rapor alınması için davalının mukim olduğu Ankara ATM'ye istinabe talebinde bulunulmasına, bu nedenle davacı vekilinin 600-TL bilirkişi ücretini yatırması için 2 haftalık kesin süre verildiği, aksi halde bilirkişi incelemesi delilinden vazgeçmiş sayılarak dosya kapsamı ile yetinilmek suretiyle değerlendirme yapılacağının ihtar edildiği; davalının defterlerinin incelenmesinden sonra davacının defterlerinin incelenmesi hususunun değerlendirilmesine karar verildiği;

takip eden duruşmanın 04/05/2021 tarihine bırakıldığı ancak o duruşmanın Covid-19 sebebiyle yapılamadığı ve 26/10/2021 tarihine bırakıldığı; 26/10/2021 tarihli duruşmada davacı vekilinin 22/12/2020 tarihli ara karara göre bilirkişi ücretini yatırmadığından incelemesinin yapılamadığı tespit edilmiş ve o duruşmada davacı vekilinin eksiklikler için ek süre istediği fakat mahkemece talebi reddedilerek, davanın reddine karar verilmiştir.Ayrıca 22/12/2020 tarihli ara kararın 1 nolu bendinde tarafların dilekçelerinde değindikleri ama henüz dosyaya sunmadıkları delillerini sunması için de 2 haftalık süre verildiği, aksi halde o delillerden vazgeçilmiş sayılacağı huzurdaki davacı vekiline ihtarda bulunulmuş, ancak davacı vekili, her hangi bir delil sunmamıştır.Davacı vekilinin delil olarak dayandığı Beykoz CBS'nin 2017/9962 sayılı soruşturma dosyasında, soruşturmanın davacının şikayeti üzerine açıldığı, iki adet bilirkişi incelemesi yapıldığı ancak söz konusu incelemenin (dava dışı)...

Ltd.'nin mükerrer olarak kestiği 2.418.819-TL'lik faturalara ilişkin olduğu; bir kısım şüpheliler hakkında 03/03/2020 tarihinde ek takipsizlik; diğer bir kısım şüpheliler hakkında da davacı-müşteki şirket vekilinin zararlarının karşılandığından bahisle edimsiz uzlaşmayı kabul ettiği, şüphelilerin de edimsiz uzlaşma istediği gerekçesiyle uzlaşmaya istinaden 19/08/2020 tarihinde takipsizlik kararı verilmiştir. Somut olayda davacı dava dilekçesinin ekinde sunduğu 23/06/2011 tarihli 108.178-TL bedelli "hurda demir fiyat farkı" açıklamalı faturadaki alacak kalemlerini teşkil eden ... nolu, .. nolu ve ... nolu faturalarının 09/06/2011 ve 13/06/2011 tarihli faturalarda da alacak kalemi olarak gösterilerek müvekkilinden mükerrer tahsil edildiğinin 2017 yılındaki iç denetimde fark edildiğini, kendi çalışanlarının da bu işin içinde olduğunu iddia ederek uğradığı 108.178-TL bedelin davalıdan tahsilini istemiştir.

Davacı, dava dilekçesinde sadece faturaları ve soruşturma dosyasından bahsetmiş,ayrıca bir delil bildirmemiştir. Davalı cevap dilekçesinde, esasa ilişkin bilgilerinin olmadığını belirterek davanın reddini istemiş ve delil olarak müvekkilinin kayıtlarına dayanmıştır. Dosyada, her iki tarafın BA-BS kayıtları ile CBS dosyası celp edilmiştir. Davacı 2 yıldan fazla süren yargılamada kendisine kesin süre de verilmesine rağmen kabul ederek ödendiği belirtilen faturalardan başka bir delil, özellikle fatura içeriklerinin dayanak belgeleri (irsaliye, kantar fişi vs.) sunmamıştır. Dava dilekçesinde davalının defterlerine dayanmadığı ve o defterlerin incelenmesinin gereksiz olduğuna ilişkin istinaf nedeni yargılama aşamasında ileri sürmediği gibi HMK'nın 222.

maddesine göre mahkemece tarafların ticari defterlerindeki kayıtlarının incelenmesine resen karar verilebilecektir. Davalının davanın reddini istediği gözetildiğinde, davalının fatura ve ödemelere itirazının bulunmadığından da söz edilemeyecektir. Bu nedenle uyuşmazlıkta bilirkişi marifetiyle tarafların defter kayıt ve dayanaklarından hareketle yapılacak tespitlerle, davacının mükerrer ödeme iddiası aydınlatabilecektir. CBS dosyasında, eldeki dava açısından bir bulguya rastlanılmadığı gibi davacının zararının karşılandığından bahisle edimsiz uzlaşma istediği ve dosyanın uzlaşmayla sonuçlandığı görülmüştür.Açıklanan nedenlerle,usulüne uygun verilen kesin süreye rağmen davacının bilirkişi ücretini yatırma hususundaki ara kararın gereğini yerine getirmediği dikkate alınarak, dosyadaki delil durumuna göre davacının iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla ,davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından yatırılan 59,30-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 556,1‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/01/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/75732 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.