6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Taraf ehliyeti kaybı ve eksik inceleme nedeniyle kararın kaldırılması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/527 E. 2024/1924 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Davacının nitelemesi: Sanal pos hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Yargılama sırasında davalı tüzel kişiliğinin sona ermesi halinde, taraf ve dava ehliyeti dava şartı olduğundan bu husus davanın her aşamasında re'sen incelenir; davaya devam edilebilmesi için davacıya tüzel kişiliği ihya ettirmek üzere süre verilmesi ve ihya kararının kesinleşmesi beklenmelidir. Ayrıca, taraflar arasındaki ticari defter kayıtları arasında mutabakatsızlık bulunması ve bir teminat mektubunun nakde çevrilmiş olması halinde, bu mahsup ilişkisinin denetime elverişli şekilde açıklanmamış olması eksik incelemedir. Bilirkişi incelemesi sırasında bir taraftan sonradan istenen dayanak kayıtların mahkeme aracılığıyla ibrazının sağlanmaması, hukuki dinlenilme hakkının (HMK 27) ihlali niteliğindedir ve bu eksikliklerle verilen karar kaldırılmayı gerektirir.

Ele alınan sorunlar

Davalı şirketin tüzel kişiliğinin istinaf aşamasında sona ermesi → kabul

Gerekçe: Davalı şirketin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, şirketin istinaf aşamasında 04/10/2022 tarihli genel kurulunda tasfiyenin sonuçlandırılmasına karar verildiği ve bu kararın 20/10/2022 tarihinde tescil edildiği, bu suretle şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiği anlaşılmaktadır. Yargılama sürecinde davanın taraflarının taraf ehliyetini haiz olması gerekir. Taraf ve dava ehliyeti dava şartı olup davanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekmekte olup taraf teşkilindeki bu eksiklik re'sen incelenmiştir. Davalı şirket hakkında açılan davaya devam edilebilmesi için, davacıya şirketin tüzel kişiliğini ihya etmek üzere süre verilmesi ve ihya kararının kesinleşmesinden sonra yargılamaya devam edilmesi gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ticari defter mutabakatsızlığı ve teminat mektubunun cari hesaba mahsubunun araştırılmamış olması → kabul

İddia: Davacı vekili, mahkemenin teminat mektubu ödemesini hatalı yorumladığını, bilirkişi raporunda tespit edilen 215.260,76-TL alacağın teminat mektubunun paraya çevrilmesinden sonra kalan bakiyeye ilişkin olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Mahkemece davacının ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacının davalıdan 215.260,76-TL alacaklı göründüğü, davalının defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemede ise davalının davacıdan 96.801,64-TL alacaklı göründüğü tespit edilmiştir. Davalı tarafından davacıya verilen teminat mektubu 01/06/2018 tarihinde nakde çevrilmiş ise de bilirkişi raporunda davacının 215.260,76-TL alacağının, teminat mektubunun mahsubu sonucunda oluşup oluşmadığı hususunda bir değerlendirme bulunmamaktadır. Bilirkişi raporunda davacının defterlerinde 22/02/2018 tarihinde 100.000-TL hızlıal.com için 300.000-TL gold.com.tr açıklaması ile davacının alacağına kaydedildiği belirtilmesine karşılık, teminat mektubunun 01/06/2018 tarihinde tazmin edildiği dikkate alındığında bu kayıtların teminat mektubu ile ilgisi açıklanmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalının dayanak ticari defter kayıtlarının hukuki dinlenilme hakkı çerçevesinde ibraz edilmemesi → kabul

Gerekçe: Mahkemece 01/10/2020 tarihli ara kararla davalının ticari defterleri üzerinde 06/11/2020 inceleme günü tayin edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup davalı vekili tarafından ticari defterlerin hacmi nedeniyle 05/11/2020 tarihinde yerinde inceleme yapılması talebinde bulunulmuştur. Ancak davalının inceleme günü defterlerini yerinde hazır etmediğine ilişkin bir tespit bulunmadığı gibi incelemenin sonradan teslimi sağlanan belgeler üzerinden yapıldığının anlaşılması karşısında, bilirkişi tarafından davalıdan daha sonradan istenen dayanak kayıtların mahkeme vasıtasıyla ibrazına olanak sağlanmaması hukuki dinlenilme hakkının düzenlendiği HMK'nın 27. maddesi çerçevesinde doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, istinaf aşamasında davalı tüzel kişiliğinin sona ermesi halinde davaya devam şartları (ihya süresi verilmesi ve kesinleşmesi) ile bilirkişi incelemesinde sonradan istenen dayanak kayıtların mahkeme aracılığıyla ibraz ettirilmemesinin HMK 27 hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiği tespitleri yönünden emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
taraf ve dava ehliyeti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taraf ve dava ehliyeti tüzel kişiliğin ihyası ticari defter delili teminat mektubunun nakde çevrilmesi (tazmini) hukuki dinlenilme hakkı eksik inceleme

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 27HMK 353(1)a-4-6HMK 353(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/527

KARAR NO 2024/1924

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/07/2021

NUMARASI 2018/1026 Esas - 2021/519 Karar

DAVA

Alacak

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin e-ticaret firmalarına sanal pos hizmeti sunduğunu, müvekkil şirketin BDDK nezdinde ödeme kuruluşları listesinde yer aldığını, müvekkilinin e-ticaret firmalarının internetten yaptığı satışlarda ödeme işleminin gerçekleştirilmesini sağladığını, müvekkili ile davalı arasında sözleşme akdedildiğini, müvekkili tarafından davalıya sanal pos imkanı sağlandığını, davalı şirket adına gerçekleştirilen ödeme hizmeti kapsamında tahsil edilen bedellerin davalı şirkete gönderildiğini, taraflar arasında devam eden ticari ilişki kapsamında davalı şirketin müvekkile borçlu olduğunun tespit edildiğini, tespit olunan bedelin ödenmesi talebinin davalı şirkete bildirildiğini, davalı şirket tarafından gönderilen cevabi e-posta ile alacağın ödeneceğinin belirtilmesine rağmen herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, tüketicilerin davalı şirket tarafından sunulan hizmete ilişkin kendi kredi kartlarından bedel tahsil edildiğini, ancak herhangi bir hizmet alınmadığını ileri sürerek ilgili bankalara harcama itirazı başvurusunda bulunduklarını, bunun üzerine müvekkil şirket aracılığı ile tahsil edilen ve akabinde davalı şirkete gönderilen işlem bedellerinin bankalar tarafından aynı yöntem ile müvekkil şirket hesabından tahsil edilerek tüketicilere iade edildiğini, müvekkili şirketin bu şekilde zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; usule ilişkin olarak dava dilekçesi ekinde bulunduğu iddia edilen delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, müvekkil firmanın www....com.tr ve www...com alan adlı internet siteleri işletmek için ilgili firmalardan bu alan adlarını kiraladığını, ilgili sitelerin e-ticaret alanında kullanılan internet siteleri olduğunu, davacı firmanın sanal posları üzerinden tüketicilerin ödemelerinin alındığını, davacı firmanın müvekkili şirketten ilgili işle alakalı olarak herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacı şirketin üzerine düşen emtia-hizmetleri yerine getirmediğini, müvekkili şirket ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkinin reddedilmediğini, müvekkili şirketin tüm borçlarını ifa ettiğini, davaya konu alacağa-cari hesap borcuna itiraz ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; bilirkişi incelemesine göre davalı şirketin 2018 yılı yevmiye defterinin kapanış onayı sunulmadığı ve davalı şirketin dava tarihi olan 03.09.2018 tarihi itibariyle davacı şirketten 96.801,64-TL alacaklı durumda bulunduğu, davalı şirketten davacıya virman açıklaması ile borç kaydı yapılan işlemlerin karşı hesaba ait muavin dökümlerinin ibraz edilmediği. davalı şirketin davacı şirkete borçlu olup olmadığının her iki hesabın birlikte değerlendirilmesi tespit edilebileceği, davalının mevcut kayıtlarına göre davalı şirketin davacı şirketten alacaklı veya borçlu olup olmadığının belirlenmesinin mümkün olamayacağı, bu itibarla davalının defterlerine itibar edilemeyeceği, davacı şirketin defterlerine göre dava tarihi olan 03/09/2018 tarihi itibariyle davalı şirketten bilirkişi raporunda dökümü bulunan iadelerden dolayı 215.260,76-TL alacaklı durumda bulunduğu hususlarının tespit edildiği, dosyadaki delillere ve bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan alacaklı olsa da ...

Bankasına yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıya göre davalı şirket lehine düzenlenen 400.000-TL tutarlı teminat mektubunun 01.06.2018 tarihinde davacı şirket tarafından paraya çevrildiği, davacının alacağının üzerinde tutarın teminat mektubunun paraya çevrilmesiyle tahsil edildiği, davacının davalıdan alacağı kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; tespit edilen bakiye alacağın teminat mektubunun paraya çevrilmesinden sonra oluştuğunu, bilirkişi raporunda 03/09/2018 tarihi itibariyle müvekkili şirketin 215.260,75-TL alacağı olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin tespit edilen alacağının teminat mektubu ödemesinin düşülmesinden sonra kalan bakiye borca ilişkin olduğunu, ek bilirkişi raporunda da teminat mektubu paraya çevrildiği halde müvekkilinin 03/09/2018 tarihinde davalıdan 215.260,76-TL alacaklı olduğunun belirtildiğini, mahkemenin teminat mektubu ödemesini hatalı yorumladığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; taraflar arasındaki Payu Hizmet Kullanım Sözleşmesi kapsamında oluşan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, tüketicilerin harcama itirazına davalının bir açıklama yapamaması nedeniyle bankalarca müvekkilinden yapılan kesintilerden dolayı 10.000-TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup; mahkemece, davalının defterlerinde davacıya borç kaydı yaptığı dayanak muavin dökümlerin ibraz edilmemesi nedeniyle davalının defterlerine itibar edilemeyeceği, davacının itibar edilen ticari defterlerine göre davacının davalıdan 215.260,76-TL alacaklı olduğu, davacının alacağını 400.000-TL bedelli teminat mektubu ile tahsil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Öncelikle; davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; şirketin istinaf aşamasında 04/10/2022 tarihli genel kurulunda tasfiyenin sonuçlandırılmasına karar verilerek bu kararın 20/10/2022 tarihinde tescil edildiği, bu suretle şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiği anlaşılmaktadır. Yargılama sürecinde davanın taraflarının taraf ehliyetini haiz olması gerekir. Taraf ve dava ehliyeti dava şartı olup davanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekmekte olup taraf teşkilindeki bu eksiklik re'sen incelenmiştir. Davalı şirket hakkında açılan davaya devam edilebilmesi için, davacıya şirketin tüzel kişiliğini ihya etmek üzere süre verilmesi ve ihya kararının kesinleşmesinden sonra yargılamaya devam edilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, mahkemece davacının ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacının davalıdan 215.260,76-TL alacaklı göründüğü, davalının defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemede ise davalının davacıdan 96.801,64-TL alacaklı göründüğü tespit edilmiştir. Davalı tarafından davacıya verilen ... Bankasına ait 400.000-TL tutarlı teminat mektubu 01/06/2018 tarihinde nakde çevrilmiş ise de bilirkişi raporunda davacının 215.260,76-TL alacağının, teminat mektubunun mahsubu sonucunda oluşup oluşmadığı hususunda bir değerlendirme bulunmamaktadır. Bilirkişi raporunda davacının defterlerinde 22/02/2018 tarihinde 100.000-TL hızlıal.com için 300.000-TL gold.com.tr açıklaması ile davacının alacağına kaydedildiği hususunun belirtilmesine karşılık teminat mektubunun 01/06/2018 tarihinde tazmin edildiği dikkate alındığında bu kayıtların teminat mektubu ile ilgisi açıklanmamıştır.

Bunun dışında mahkemece 01/10/2020 tarihli ara kararla davalının ticari defterleri üzerinde 06/11/2020 inceleme günü tayin edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup davalı vekili tarafından ticari defterlerin hacmi nedeniyle 05/11/2020 tarihinde yerinde inceleme yapılması talebinde bulunulmuştur. Ancak davalının inceleme günü defterlerini yerinde hazır etmediğine ilişkin bir tespit bulunmadığı gibi incelemenin sonradan teslimi sağlanan belgeler üzerinden yapıldığının anlaşılması karşısında bilirkişi tarafından davalıdan daha sonradan istenen dayanak kayıtların mahkeme vasıtasıyla ibrazına olanak sağlanmaması hukuki dinlenilme hakkının düzenlendiği HMK'nın 27. maddesi çerçevesinde doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; davalı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasından sonra davalının dayanak kayıtlarının da ibrazı sağlanıp, tarafların ticari defterleri arasındaki mutabakatsızlığın tek başına usulsüz harcamalardan kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılarak, nakde çevrilen teminat mektubunun cari hesapta mahsup edilip edilmediği, davacının davalıdan alacağının varsa miktarının denetime elverişli bir şekilde tespiti gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, eksiklik giderilerek sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/07/2021 Tarih 2018/1026 Esas 2021/519 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-4-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/12/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/75663 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.