Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/350 E. 2022/1532 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
garantörlük↗ ortaklık ilişkisi↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2022/350 E. , 2022/1532 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın kabulüne dair verilen 21.12.2020 tarih ve 2020/520 E. - 2020/1385 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkilinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek, taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine ve 24.005,15 Euro’nun davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın 7194 sayılı Kanun'un 41. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, davacının alacak talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı ve davalı şirket tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine bölge adliye mahkemesinin 15.05.2019 tarihli kararı ile davacının istinaf başvurusu kabul edilerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve 800,18 Euro’nun davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararı taraflara tebliğ edilmiş olup davalılardan ... vasisi tarafından anılan karar karşı temyiz başvurusunda bulunulmamıştır. 15.05.2019 tarihli bölge adliye mahkemesi kararına karşı sadece davalı şirket tarafından temyiz yoluna başvurulduğundan bu karar davalı ... yönünden kesinleşmiş bulunmaktadır. Bu itibarla Dairemizin 7194 sayılı Yasa’nın değerlendirilmesine ilişkin bozma kararından sonra bölge adliye mahkemesince ... hakkındaki 15.05.2019 tarihli kararın kesinleştiği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tüm dava hakkında 7194 sayılı Yasa kapsamına karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle re’sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6097 E. 2023/1822 K.
Ortak:garantörlük · ortaklık ilişkisi · karar verilmesine yer olmadığına · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz kararda… : Davacı vekili, davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği «garantisi» ile müvekkilinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek, taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine ve 24.005,15 Euro’nun davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın 7194 sayılı Kanun'un 41. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1- Dava, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2020 tarihli ve 2020/520 E., 2020/1385 K. sayılı kararıyla 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesi kapsamında dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalı şirket hakkında 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamında karar «verilmesine yer olmadığına», davalı ... hakkında verilen Konya 1.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.11.2017 tarihli kararının kesinleşmiş olduğu gözetilerek bu davalı hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:adil yargılanma hakkı · kazanılmış hak
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğunu, davacıların «adil yargılanma hakkının» ihlal edildiğini, davalıların haksız eylemleri ile müvekkillerinden para tahsil ettiğini ve bu paranın iadesinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12840 E. 2010/2403 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi raporunda belirlenen alacak miktarına göre davacının verdiği «ıslah» dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüyle 23.005,31 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar, Dairemiz'in 01.06.2009 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/350 E. , 2022/1532 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın kabulüne dair verilen 21.12.2020 tarih ve 2020/520 E. - 2020/1385 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkilinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek, taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine ve 24.005,15 Euro’nun davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın 7194 sayılı Kanun'un 41. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, davacının alacak talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı ve davalı şirket tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine bölge adliye mahkemesinin 15.05.2019 tarihli kararı ile davacının istinaf başvurusu kabul edilerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve 800,18 Euro’nun davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararı taraflara tebliğ edilmiş olup davalılardan ...
vasisi tarafından anılan karar karşı temyiz başvurusunda bulunulmamıştır.
15. 05.2019 tarihli bölge adliye mahkemesi kararına karşı sadece davalı şirket tarafından temyiz yoluna başvurulduğundan bu karar davalı ... yönünden kesinleşmiş bulunmaktadır. Bu itibarla Dairemizin 7194 sayılı Yasa’nın değerlendirilmesine ilişkin bozma kararından sonra bölge adliye mahkemesince ... hakkındaki 15.05.2019 tarihli kararın kesinleştiği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tüm dava hakkında 7194 sayılı Yasa kapsamına karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle re’sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/755741000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz