6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Temyizden feragat üzerine temyiz isteminin reddi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1430 E. 2022/2476 K. · · İlk derece: 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Temyiz istemi usulden reddedildiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Gerekçe özeti

Vekâletnamesinde feragat yetkisi bulunan vekilin temyiz isteminden feragat etmesi hâlinde, usulüne uygun feragat nedeniyle temyiz istemi esasa girilmeden reddedilir ve yatırılan peşin temyiz harcı istek hâlinde iade edilir.

Ele alınan sorunlar

Temyiz isteminden feragat edilmesinin sonucu → ret

Gerekçe: HMK'nın 307. maddesine göre feragat, iki taraftan birinin netice-i talebinden vazgeçmesidir. Temyiz eden vekilin vekâletnamesinde temyizden feragat etme yetkisinin tanınmış olduğu görüldüğünden, usulüne uygun bulunan feragat nedeniyle temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Vekâletnamede özel yetki bulunması hâlinde temyizden feragatin geçerli olduğu ve temyiz isteminin reddini gerektirdiği yönünden emsal niteliğindedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temyizden feragat vekilin özel yetkisi

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 307

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/1430 E.  ,  2022/2476 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12.HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.12.2018 tarih ve 2014/1333 E- 2018/1329 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 30.12.2021 tarih ve 2019/1655 E- 2021/1960 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 16.03.2022 tarihinde davacı vekili tarafından verilen temyizden feragat dilekçesi de dikkate alınarak, dosyanın incelemesinin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

İstinaf Mahkemesince verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiş ise de, davacı vekili tarafından ibraz edilen 16/03/2022 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden feragat edilmiştir. Temyiz eden davacı vekili tarafından ibraz edilen dosyada mevcut vekaletname örneği incelendiğinde vekile temyizden feragat etme yetkisinin tanınmış olduğu görülmüştür. HMK’nın 307. (HUMK’nın 91'inci) maddesine göre feragat, iki taraftan birinin netice-i talebinden vazgeçmesidir. Bu itibarla, davacı vekilinin temyiz isteminin usulüne uygun bulunan feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle REDDİNE, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/755594000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Temyiz istemi usulden reddedildi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1655 E. 2021/1960 K.

Çekin rıza dışı elden çıktığı ispatlanamazsa istirdat talebi reddedilir

Gerekçe özeti

Çek istirdadı davasında davacı hamil; çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu ispat etmek zorundadır. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama yükümlülüğü yoktur. Çek üzerindeki ciranta imzasının sahte olduğunun tespiti, tek başına çekin rıza dışı elden çıktığının kabulüne yeterli değildir; taraflar arasında önceye dayalı yoğun ticari ilişki ve çek alışverişi bulunması, çekin ticari ilişki kapsamında rızaen verildiğini gösteriyorsa istirdat talebi reddedilir.

Emsal değeri

Çek istirdadı davalarında ispat yükünün davacı hamilde olduğunu ve ciranta imzasının sahteliğinin tek başına rıza dışı elden çıkmayı ispatlamaya yetmeyeceğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin bu hususta belirleyici olabileceğini vurgulayan bölgesel ikna edici bir karardır.

Kavramlar: çekin istirdadı yetkili hamillik çekin mücerretlik vasfı kötüniyetli iktisap ağır kusurlu iktisap ciro ispat yükü

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1655

KARAR NO 2021/1960

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/12/2018

NUMARASI 2014/1333 Esas 2018/1329 Karar

DAVA

İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/12/2021

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili tarafından açılan çek iptali davasının yargılaması Bakırköy ... ATM nin ...esas sayılı dosyası devam ederken dava konusu 100.000- TL bedelli çeke dayalı olarak davalı tarafından Büyükçekmece ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, icra takibine konu olan çek müvekkilin rızası hilafına elinden çıktığından, çekteki ciranta imzasının müvekkili şirket yetkililerine ait olmaması nedeniyle Büyükçekmece ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile imza itirazında bulunulduğunu belirterek, ... Çekmeköy Şubesine ait ... keşide tarihli, 100.000-TL bedelli, ... nolu çekin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; taraflar arasındaki ilişkide davacının birçok kez müvekkilinden mal alarak bazen kendi çekini, bazen de müşteri çeklerini müvekkiline verdiğini, verilen bu çeklerden bazıları ödenmeyince icra takibi başlattıklarını, borç alacak ilişkisinin tarafların defter ve kayıtlarında, mal alım satımlarına ilişkin faturalarda açıkça belli olduğunu, çekte davacı borçlu şirket yetkilisi ...'ın babası olan ve davacı borçlu şirketin kurucusu olduğunu her ortamda beyan eden, tüm iş görüşmelerinde şirketi temsilen bizzat bulunan davacı şirket kaşesi altında imza atmaktan ve taahhüt vermekten çekinmeyen ...'ın "avalimdir" yazdıktan sonra çeki imzalamasının, söz konusu çekin bu haliyle müvekkili şirkete tevdi edilmesinin ve ...'ın dosyaya herhangi bir itirazın bulunmamasının, davacı borçlu şirketin çekin rızası hilafına elinden çıktığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını gösterdiğini, aynı nitelikte bir çekin davacı tarafından itiraz edilmeden ödendiğini, dava konusu çekten önce davacının müvekkiline verdiği 30.04.2014 keşide tarihli çekin, davacının süre istemesi nedeniyle kendilerine iade edilerek bu çeke karşılık dava konusu çekin müvekkiline verildiğini, imzaya itiraz halinde dahi çekin istirdatının istenemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı şirketin dava konusu çekteki imzaya itirazı nedeniyle yapılan bilirkişi incelemesinde, inceleme konusu çek arka yüzündeki ... Mobilya kaşesi üzerindeki imza ile şirket yetkilisi ...'ın mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğinin belirlendiği, davacı şirket yetkilisinin babası ... hakkında yapılan yargılamada, dava konusu çekteki şirket kaşesi altına atılan imza nedeniyle sanığın sahtecilik suçunu işlediği tespit edilerek cezalandırılmasına karar verilerek kararın kesinleştiği, ceza davasındaki maddi vakıaların hukuk hakimini de bağlayacağı göz önüne alındığında, davacı şirket ile davalı arasında geçmişe dayalı ticari ilişkinin bulunduğu, davacı şirket yetkilisinin babası olan ...'ın şirketin yetkilisi olduğuna dair inanç sağladığı, dava konusu olan çekin davacı şirket ile aralarındaki ticari ilişkiye dayalı olarak düzenlenerek verildiği göz önüne alındığında, davacının çekin istirdatını talep etme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; taraflar arasında ticari ilişki bulunmasının çekin rızaen verildiği anlamına gelmediği, taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı hususunun çek istirdadı davası bakımından önem arz etmediğini, dava konusu çek üzerinde müvekkili şirket yetkilisine ait herhangi bir ciro bulunmadığını, yapılan bilirkişi incelemesinde de şirket yetkilisinin mukayese imzaları ile sahte imza arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğini, ...'ın müvekkili şirketle herhangi bir ilişkisi bulunmadığından resmi evrakta sahtecilik suçundan ceza verildiğini, ticari ilişkinin bulunduğuna dayanılarak şirket yetkilisinin babası olan ...'ın şirketin yetkilisi olduğuna dair inanç sağladığı şeklinde gerekçelendirilmiş olsa da, daha önceden taraflar arasında ticari ilişki varsa müvekkili şirketin yetkilisinin de kim olduğunun davalı tarafından bilinmesinin beklenebileceğini,...'ın kendisinin attığına ilişkin yapılan yargılamada sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinin de dava konusun çekin müvekkilin rızası hilafına elinden çıktığını doğruladığını belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine dayalı olarak çekin istirdatı istemine ilişkindir. TTK’nın 792. maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.''TTK'nın 790. maddesinde ise, "cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır" hükmü düzenlenmiştir.

Çek istirdatı davalarında davacının; çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin mücerretlik vasfını ortadan kaldırır. Somut olayda; dava konusu ... Çekmeköy Şubesine ait keşidecisi ..., lehtarı davacı şirket olan, 30.09.2014 keşide tarihli, ... numaralı ve 100.000-TL bedelli çek arkasında sırasıyla davacı şirket, ... (aval), davalı şirket ve ...'nun cirolarının bulunduğu, davalı şirket tarafından aynı çeke dayalı olarak Büyükçekmece ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı, davacı tarafından zayi nedeniyle çek iptali davasında mahkemece verilen kesin sürede istirdat davası açılmaması nedeniyle davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından açılan imzaya itiraz davasında ciranta imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilerek takibin durdurulmasına karar verildiği, ciranta imzasını atan ve davacı şirket adına iş ve işlem yaptığı anlaşılan davacı şirket yetkilisinin babası ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında suç sabit görülerek sanığın cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, ...'ın ifadelerinde; ... şirketinden aldıkları mal karşılığı bu çeki verdiklerini, kendisinin şahsi kefaletini istediklerinden çeki kendisinin de ciro ettiğini, firmaları iflas ettiği için çekleri ödeyemediklerini beyan ettiği, davalı tarafça sunulan faturalardan anlaşıldığı üzere taraflar arasında önceye dayalı yoğun ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasında daha önce de çek alışverişi bulunduğu anlaşılmaktadır.

İspat yükü üzerinde bulunan davacı, öncelikle çekte yetkili hamil olup çekin rızası dışında elinden çıktığını, sonrasında ise davalının çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunu kanıtlamak zorundadır. Yukarıda açıklanan durum karşısında çekin davacının rızası dışında elinden çıktığının kabulü mümkün olmayıp, ticari ilişki kapsamında davalıya verildiği açıktır. Daha önce davalıya verilip çek iade bordrosuyla davacıya iade edilen 30.04.2014 keşide tarihli çek de aynı şekilde ... tarafından ciro edilmiş olup, söz konusu çek de davalının iddialarını doğrulamaktadır. Bu nedenle dava konusu çekin rıza dışı elden çıktığını kabule olanak yoktur. Ayrıca davalının da çeki iktisapta kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu da kanıtlanamamıştır.

Çekteki ciranta imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmaması da çekin istirdatı koşullarının oluştuğunu kabule elverişli değildir. Bu durumda ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.30/12/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.