6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Müteselsil kefilin gayrinakit çek riskinden depo sorumluluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/885 E. 2024/1916 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalHak düşürücü süre

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Davacının nitelemesi: Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan Kefalet ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Banka / kredi / finans

Gerekçe özeti

Genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefilin, asıl borçluya verilen çek karnesindeki çekler nedeniyle doğan gayrinakit riski (kanuni karşılık/depo bedeli) açıkça üstlendiğine dair hüküm bulunması hâlinde, kefil bu depo yükümlülüğünden asıl borçluyla birlikte sorumludur. Ancak depo talebine konu çeklerin 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3/9. maddesinde düzenlenen beş yıllık ibraz/sorumluluk süresinin, istinaf karar tarihine kadar dolması hâlinde, bankanın bu çeklere ilişkin ödeme sorumluluğu sona erer ve depo talebi konusuz kalarak bu kısım için karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekir; konusuz kalan bu talep yönünden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin HMK 331 uyarınca davacı lehine değerlendirilmesi gerekir.

Ele alınan sorunlar

Müteselsil kefilin gayrinakit kredi (çek depo) alacağından sorumluluğu → kabul

İddia: Davacı vekili, genel kredi sözleşmesinin 10.13. maddesinde müteselsil kefilin gayrinakit krediye ilişkin sorumluluğunun açıkça düzenlendiğini, bu nedenle depo talebinin reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bu bölüm yönünden kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.

Gerekçe: Dosyaya sonradan ibraz edilen genel kredi ve teminat sözleşmesinin 9.21/f maddesinde asıl borçlunun bankaca verilen çek karnesindeki her bir çek yaprağı için bankanın ilgili mevzuat gereği ödemekle yükümlü olduğu tutarı derhal ve nakden bankaya yatırma taahhüdü bulunduğu, aynı sözleşmenin 10.13 maddesinde müteselsil kefillerin de bu depo sorumluluğunu üstlendiğinin düzenlendiği tespit edilmiştir. Buna göre dava tarihi itibarıyla riski devam eden 12 adet çek nedeniyle davalı müteselsil kefilin 30.320-TL gayrinakit alacak depo talebinden sorumlu olduğu ve davacı bankanın bu miktar yönünden haklı olduğu sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Depo yükümlülüğüne konu çeklerin 5941 sayılı Kanun'un 3/9. maddesi kapsamında sorumluluk süresinin dolması nedeniyle konusuz kalma → kabul

Gerekçe: 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3/9. maddesi uyarınca çekin üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi hâlinde muhatap bankanın ödeme yükümlülüğüne ilişkin sorumluluğu sona erer. Davalının istinaf dilekçesi ekinde sunduğu belgelere göre çeklerin basım tarihi 31/07/2018 olup, borçlu şirkete verilen çek karnesindeki çekler nedeniyle bankanın beş yıllık sorumluluk süresi en geç 31/07/2023 tarihinde sona ermiştir. İstinaf karar tarihi itibarıyla bu süre dolduğundan, davacının depo talep ettiği tüm gayrinakit riskler (üç adedi nakde dönüşerek ödenmiş, kalanı yasal sorumluluk süresinin dolmasıyla) sona ermiş, gayrinakit alacak talebi tümüyle konusuz kalmıştır. Bu nedenle 12 adet çekin depo talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. Davanın açıldığı tarih itibarıyla davacının 30.320-TL'lik kısmı yönünden haklı olduğu, ancak yargılama sırasında konusuz hale gelen talebin HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden davacı lehine değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalının harç ve avans yatırmaması nedeniyle istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek kararın kesinleşmesi → tartışılmadı

Gerekçe: Davalı, istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin 11/11/2021 tarihli ek kararı istinaf etmediğinden bu karar kesinleşmiştir. Bu nedenle inceleme, davacı vekilinin istinaf sebepleriyle sınırlı olarak HMK'nın 355/1. maddesi uyarınca yapılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Genel kredi sözleşmesinde açık hüküm bulunması hâlinde müteselsil kefilin çek karnesi kaynaklı gayrinakit risk/depo yükümlülüğünden sorumlu olacağı ile bu tür depo talebine konu çeklerin 5941 sayılı Kanun'un 3/9. maddesindeki beş yıllık sorumluluk süresinin dolmasının davayı konusuz bırakacağı yönündeki tespitler bakımından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3/9. maddesi uyarınca, çekin üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi hâlinde muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali müteselsil kefalet genel kredi sözleşmesi gayrinakit kredi/depo yükümlülüğü 5941 sayılı Çek Kanunu 3/9 konusuz kalma HMK 331 yargılama giderleri icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 5941 sayılı Çek Kanunu — 5941 sayılı Çek Kanunu 3/9 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 331HMK 355/1HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/885

KARAR NO 2024/1916

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 11/11/2021

NUMARASI 2020/406 Esas - 2021/732 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/12/2024

Davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili banka tarafından davalının müşterek ve müteselsil kefaletiyle, dava dışı ... Ltd. Şti. lehine açılan ve kullandırılan kredilerin kat edildiğini, borcun ödenmesi talebini içeren 04/03/2019 tarihli kat ihtarının davalıya tebliğ edildiğini, ancak borç ödenmediğinden davalıya karşı İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davacı banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında 31/03/2017 tarihli 1.200.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, aynı zamanda şirketin yetkilisi lan davalının aynı tutar üzerinden sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kefaletin geçerli olduğu, şirketin sözleşme kapsamında muhtelif adet ve çeşitte nakdi-gayrinakdi (çek karnesi) ticari kredi kullandığı, dava dışı asıl kredi borçlusu şirket ile davacı kefile noterden 04/03/2019 tarihli kat ihtarının gönderildiği, buna göre hesabın 01/03/2019 tarihi itibariyle kat edildiği ve ödemenin istenildiği, icra takibindeki; A) başlığı altında talep edilen nakdi kredi alacağına ilişkin, 355.695,67-TL asıl alacak, 18.179,49-TL temerrüt faizi (yıllık % 46,80), 908,97-TL BSMV olmak üzere toplam 374.784,13-TL olması gerektiği, davalı kefilin bu miktarlar kadar sorumlu olduğu, ancak 2.841,43-TL temerrüt faizi ve 142,02-TL BSMV'nin fazla talep edildiği, sözleşmeye istinaden davalıdan yıllık %46,80 temerrüt faizi talep edebileceği;

aynı başlık altında talep edilen gayri nakdi kredi alacağının (depo talebinin) 12 adet çek yaprağı için 30.320-TL olması gerektiği, takipte 11.760-TL'nin fazla talep edildiği, fakat davalı müteselsil kefil yönünden depo yükümlülüğünün doğması için genel kredi sözleşmesinde bir hüküm bulunmadığını; takipteki B) başlığı altında talep edilen nakdi kredi alacağına ilişkin, 140.749,84-TL asıl alacak, 5.160,83-TL temerrüt faizi (yıllık %33), 258,04-TL BSMV olmak üzere toplam 146.168,71-TL olması gerektiği, davalı kefilin bu miktarlar kadar sorumlu olduğu, ancak 695,53-TL temerrüt faizi ve 34,77-TL BSMV'nin fazla talep edildiği, yıllık %33 temerrüt faizi oranın, kredi kat tarihini takip eden dönemde ...

tarafından ilan edilen faiz oranı sınırlamaları dahilinde olduğunu ve davacı bankanın davalı kefilden talep edebileceğinin belirtildiği; raporun hüküm vermeye elverişli bulunduğu, nakdi alacakların rapora göre kabulünün ve gayrinakdi alacağın ise reddinin gerektiği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, tahsilde tekerrür olmamak koşuluyla, icra takibinde (A) başlığında talep edilen nakdi kredi alacağı ile ilgili 351.520,51-TL asıl alacak, 18.179,49-TL işlemiş faiz ve 908,97-TL BSMV olmak üzere toplam 370.608,97-TL alacak için, (B) başlığı altında talep edilen nakdi kredi alacağı ile ilgili 140.749,84-TL asıl alacak, 5.160,83-TL işlemiş faiz ve 258,04-TL BSMV olmak üzere toplam 146.168,71-TL alacak için davalının itirazının iptaline;

(A) başlığında talep edilen nakdi kredi alacağı ile ilgili asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 46,80 oranında faiz ve % 5 BSMV uygulanmak suretiyle, (B) başlığında talep edilen nakdi kredi alacağı ile ilgili asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 33 oranında faiz ve % 5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine; davacının gayri nakdi alacağına yönelik davanın reddine; asıl alacağın % 20’si 103.355,54-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1- Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davaya konu GKS'nin 10.13. maddesinde müteselsil kefilin gayrinakdi krediye ilişkin sorumluluğun açıkça düzenlendiğini, bu nedenle söz konusu talebin reddinin hatalı olduğunu belirterek, hükmün reddedilen gayrinakdi kredi alacağının depo edilmesi talebi açısından kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.2- Davalı kararı her hangi bir harç ve avans ödemeden istinaf dilekçesi sunmuş ise de, harç ve avans ödenmesi için muhtıra tebliği üzerine harç ve avans ödenmediğinden mahkemece 11/11/2021 tarihli ek kararla davalının istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin karar davalıya tebliğ edilmiş ise de, ek karar davalı tarafından istinaf edilmemiştir.

GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamındaki nakit ve gayrinakit alacağın tahsili için müteselsil kefil aleyhine başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. İcra takibinde 20 adet çek için 42.080-TL gayrinakti alacağın depo edilmesi istenmiş, dava dilekçesinde de aynı talep için itirazın iptali talep edilmiştir.Yargılama sırasında yapılan bilirkişi incelemesinde banka kayıtlarında 15 adet çek için 36.410-TL gayrinakit riskin görüldüğü, ancak hesap katından sonra takip tarihinden önce 3 adet çek için davacının 6.090-TL yasal yükümlülük bedeli ödediği, bu nedenle icra takibinde olması gereken depo talebinin 12 adet çek yaprağı için 30.320-TL olabileceği, takipte 11.760-TL fazla talep edildiği tespit edilmiştir.

Mahkemece, davalı müteselsil kefilin söz konusu gayrinakit alacak talebinden sorumlu olacağı hususunda genel kredi sözleşmesinde bir hüküm bulunmadığından, bu talep hakkında ret kararı verilmiştir.Davacı vekili gayrinakit alacak depo talebi ile sınırlı olarak kararı istinaf etmiştir. Davaya konu 31/03/2017 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesinin aslı 02/09/2020 tarihinde dosyaya ibraz edilmiş ve aynı tarihte mahkemenin kasasına alınmıştır. Sözleşmenin 9.21/f maddesinde "...Bankaca verilen çek karnelerindeki her bir çek yaprağı için Bankanın ilgili mevzuat gereğince ödemekle yükümlü olduğu tutarı bankaya derhal ve nakden yatırmayı" taahhüt etmiştir. Bankaya iade edilmeyen çek yaprakları nedeniyle davalı asıl borçlunun depo sorumluluğu düzenlenmiş olup, müteselsil kefillerin de genel kredi sözleşmelerinin 10.13 maddesinde depo sorumluluğu mevcut olduğu belirlenmiştir.

Buna göre dava tarihi itibariyle riski devam eden 12 adet çek nedeniyle davalı müteselsil kefil 30.320-TL yönünden gayrinakit alacak depo talebinde davacı banka haklıdır. Bununla birlikte kanuni karşılık tutarının deposuna karar verilen 12 adet çekin 5941 sayılı Kanuna göre basılan çekler olduğu anlaşılmaktadır. 5941 sayılı Çek Kanununun 3/9. maddesi "Çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi hâlinde, muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer." şeklindedir. Davalının harç ve masraf yatırmadığı istinaf dilekçesinin ekinde davacıdan aldığı çeklerin basım tarihi 31/07/2018 olup, borçlu şirkete verilen çek karnesindeki çekler nedeniyle istinaf karar tarihi itibariyle tüm çekler bakımından bankanın 5 yıllık sorumluluk süresi, en geç 31/07/2023 tarihi itibariyle sona ermiştir.

Buna göre, davacının davada talep ettiği tüm gayrinakit riskleri üç adedi ödenmek, kalanı da yasal sorumluluk sürelerinin dolması nedeniyle sona ermiştir. Bu nedenle gayrinakit alacak tümüyle sona erdiğinden 12 adet çekin depo talebi bakımından konusu kalmayan dava nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir. Davanın açıldığı tarih itibariyle davacı bankanın 42.080-TL talebinin 30.320-TL'si açısından haklılığı mevcut ise de gayrinakit alacak talebinin yargılama sırasında konusuz hale geldiği anlaşılmakla, HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin takdirinde davacı lehine değerlendirme yapılması, bu miktar bakımından davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmektedir.Öte yandan hesabın kat edilmesinden sonra icra takibi başlatılmadan önce karşılıksız çıkan 3 adet çek nedeniyle davacı bankanın 6.090-TL yasal yükümlülük bedeli ödediği bilirkişi raporuyla belirlenmiştir.

Dolayısıyla nakde dönüşen 3 adet çek için 6.090-TL nakit alacak ve bu kısma isabet eden işlemiş faiz ve BSMV'nin davacının alacağına ilavesi; ve ayrıca icra inkar tazminatı hesabında gerekirken, bu hususun gözetilmemesi doğru değil ise de, bu kısma ilişkin olarak davacı vekilinin istinafı olmadığından üzerinde durulmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı ek kararı istinaf etmediğinden kesinleştiği; karara yönelik başkaca istinaf nedeni ileri sürülmediği, HMK'nın 355/1. maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf sebebi ile yapılan sınırlı inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden kararın kaldırılarak yeniden karar verilmesine, gayrinakit alacak bakımından davanın konusu kalmadığından bir karar verilmesine yer olmadığına, gayrinakit alacak bakımından davacı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesine, yargı giderinin bu nedenle düzeltilmesine, kararın kesinleşen kısımlarının aynen tekrar edilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2021 Tarih 2020/406 Esas - 2021/732 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın Kısmen Kabulü İle; a) Tahsilde tekerrür olmamak koşuluyla,... sayılı dosyasında; "A" başlığında talep edilen nakdi kredi alacağı ile ilgili 351.520,51-TL asıl alacak, 18.179,49-TL işlemiş faiz ve 908,97-TL BSMV olmak üzere toplam 370.608,97-TL alacak için, "B" başlığı altında talep edilen nakdi kredi alacağı ile ilgili 140.749,84-TL asıl alacak, 5.160,83-TL işlemiş faiz ve 258,04-TL BSMV olmak üzere toplam 146.168,71-TL alacak için davalının yaptığı itirazın iptaline, "A" başlığında talep edilen nakdi kredi alacağı ile ilgili asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 46,80 oranında faiz ve % 5 BSMV uygulanmak suretiyle, "B" başlığında talep edilen nakdi kredi alacağı ile ilgili asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 33 oranında faiz ve % 5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, b) Gayrinakit riskler (çek kanuni karşılık) sona erdiğinden konusu kalmayan dava nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına, İtirazın iptaline karar verilen asıl alacağın % 20’si olan 103.355,54-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,"İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;

"Nakit alacak yönünden alınması gereken 35.301,08-TL ve gayrinakit alacak yönünden 427,60-TL olmak üzere toplam 35.728,68‬-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 9.607,32-TL harcın mahsubu ile kalan 26.121,36‬‬-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 9.661,72‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 1.000-TL bilirkişi ücreti ve 117-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.117-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.109,62-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.312-TL'sinin davalıdan, 8‬-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye ödenmesine,Davacı vekili için takdir olunan nakdi alacak yönünden 42.888,88-TL, gayrinakdi alacak yönünden 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 128,5‬0-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

26/12/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/75512 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.