6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bilirkişi hesap hatası iddiası somutlaştırılmadan ileri sürülemez

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/916 E. 2025/65 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Genel Kredi Sözleşmesi, Müteselsil Kefalet mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İstinaf incelemesinde bilirkişi raporuna yönelik hesaplama hatası iddiasının kabul edilebilmesi için somut ve belirli bir itirazın gösterilmesi gerekir; genel nitelikte, hangi kalemde ne şekilde hata yapıldığı belirtilmeksizin ileri sürülen hesaplama itirazı yerinde görülmez. Ayrıca, hükümde tespit edilen ve davacı aleyhine değil davacı lehine sonuç doğuran bir hesaplama/hüküm çelişkisi (dava tarihi esas alınarak hesaplama yapılmasına karşın takip tarihinden faiz işletilmesi), karşı tarafın istinaf başvurusu bulunmadıkça BAM tarafından kaldırma sebebi yapılmaz.

Ele alınan sorunlar

Bilirkişi raporundaki alacak hesaplamasının hatalı olduğu iddiası → ret

İddia: Davacı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamanın hatalı yapıldığını, somut bir itiraz göstermeksizin ileri sürerek kararın kaldırılıp yeniden yargılama yapılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Davacı tarafından somut bir itiraz belirtilmeksizin hesaplamanın hatalı olduğu ileri sürülmüştür. Bilirkişi tarafından yapılan incelemede davacı bankanın kat tarihi itibariyle iskonto kredisi alacağının 1.405.220,41-TL, kredi kartı alacağının 14.117,69-TL olduğu tespit edilmiş, temerrüt tarihinden itibaren yapılan faiz hesaplamasında davacı bankanın bildirdiği oranlar esas alınmıştır. Davacı vekilinin takip talebinde gösterdiği her bir çek ödemesinin iskonto kredisi ile ilgili olması nedeniyle ödemelerin iskonto kredisinden mahsubunda bir hata bulunmamaktadır. Ödemelerin alacaktan mahsubu sırasında TBK'nın 100. maddesine göre yapılan hesaplama neticesinde davacının iskonto kredisi nedeniyle alacağı belirlenmiş, kredi kartı alacağı için ise ilgili kurum tarafından belirlenen faiz oranlarının esas alınması zorunludur. Hesap kat tarihine kadar ve sonrasında nakde dönüşen çekler tespit edilmiş, dava tarihinden önce ödenen bir çek bedeli de dikkate alınarak TBK'nın 100. maddesine uygun olarak dava tarihi itibariyle hesaplama yapılmıştır. Dava tarihine kadar nakde dönüşen çek sorumluluk tutarlarının nakit alacak olarak dikkate alınması nedeniyle bu çek tazmin tutarlarının gayri nakit alacaktan dışlanması da doğrudur. Bu itibarla bilirkişi raporundaki hesaplamada davacı lehine bir hata bulunmadığı, ileri sürülen istinaf nedeninin somutlaştırılmadan genel biçimde ileri sürüldüğü ve yerinde görülmediği sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Dava tarihi itibariyle hesaplama yapıldığı halde alacağa takip tarihinden faiz işletilmesindeki çelişki → tartışılmadı

Gerekçe: Dava tarihi itibariyle yapılan hesaplamaya itibar edildiği ve dava tarihi itibariyle oluşan alacak yönünden itirazın iptaline karar verildiği halde, alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmesinin mükerrer faize neden olacak şekilde hatalı olduğu tespit edilmiştir. Ancak bu husus davacının lehine olan bir hata olduğundan ve davalının istinaf başvurusu bulunmadığından, bu çelişki kaldırma sebebi yapılmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Bilirkişi hesap raporuna yönelik istinaf itirazlarının somutlaştırılmadan, genel biçimde ileri sürülmesinin yeterli görülmediği ve hükümdeki hatanın karşı taraf lehine sonuç doğurması halinde istinaf eden aleyhine olmayan bir hususun re'sen kaldırma sebebi yapılamayacağı yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müteselsil kefalet itirazın iptali bilirkişi incelemesi TBK 100 mahsup hesap kat ihtarı temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 100 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/916

KARAR NO 2025/65

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/09/2019

NUMARASI 2016/1226 Esas - 2019/669 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/01/2025

Davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu ...Ltd Şti arasında 07/10/2015 tarihli 500.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalının bahsi geçen sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığını, davacı banka ile borçlular arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında asıl borçlu şirkete iskonto kredisi kullandırıldığını, business kart hesabı tanımlandığını, çek karnesi teslim edildiğini, çeklerden bir kısmının nakde dönüştüğünü, borçluların borcunu süresi içinde ödememesi nedeniyle hesabın kat edildiğini, kat ihtarı tebliğine rağmen borcun ödenmemesi üzerine İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takibinin başlatıldığını, İstanbul 2. ATM'nin 2016/1697 D.İş sayılı dosyası ile borçlu aleyhine ihtiyati haciz kararı alındığını ve icra işlemlerine başlandığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı banka ile imzalanan genel kredi sözlemesinin akdedilmesinin ardından dava dışı asıl borçlu şirketin kredi limitini aşacak düzeyde ödemeler yaptığını, bu nedenle davacı bankanın başlattığı icra takibinin haksız olduğunu, müvekkilinin davacı bankaya borcu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte borcun talep edilen kadar yüksek olmadığını, kefilin sadece kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ve kefalet limiti ile sınırlı olduğunu, ne var ki bankanın kefilin imzası olsun veya olmasın tüm genel kredi sözleşmelerini birleştirip tek bir alacak olarak kefalet limiti ile talepte bulunduğunu, davacı bankanın bu şekilde haksız ve hukuka aykırı olarak dava dışı şirketten olan alacağını aşar şekilde icra takibi başlattığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacı bankanın dava dışı şirkete genel kredi sözleşmesine dayalı iskonto kredisi ve ticari kredi kullandırdığı, davalının 500.000-TL ile sınırlı olmak üzere sözleşmede müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, kefaletin geçerli olduğu, dava dışı şirketin kullandığı kredilerden dolayı davalının temerrüt tarihi itibariyle kefalet limiti içinde kalan kredi tutarlarından sorumlu olduğu, 05/06/2016 tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü, hükme esas alınan bilirkişi raporunda alacağın denetime elverişli bir şekilde hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 60.468-TL iskonto kredisinden kaynaklanan asıl alacak ve bu alacağa ilişkin 1.914,82-TL işlemiş faiz ile 95,74-TL BSMV, 12.900-TL nakde dönen çek kredisinden kaynaklanan asıl alacak, bu alacağa ilişkin 1.384,60-TL işlemiş faiz, 14.117,69-TL kredi kullanımından kaynaklanan alacak, bu alacağa ilişkin 2.852,70-TL işlemiş faiz ve 142,63-TL BSMV, 258-TL ihtarname masrafı ile 19.350-TL depo edilmesi gereken güvence bedeli üzerinden devamına, fazla talebin reddine, iskonto kredisinden ve çek zorunlu karşılık bedeli ödemelerinden kaynaklanan alacağa takip tarihinden itibaren %60 oranında, ticari kredi kartı kullanımından kaynaklanan asıl alacak yönünden ise takip tarihinden itibaren %30,24 oranında faiz işletilmesine, 113.484,17-TL alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; hesaplama yönünden yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmede müvekkili bankanın kayıtlarının geçerli, bağlayıcı ve kesin delil olduğunun düzenlendiğini, müvekkili banka tarafından bu kayıtlara istinaden takip başlatıldığını, davalının temerrüte düştüğü belirlenmiş ise de hesaplamada hata yapıldığını, bu nedenle kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, ayrıca müvekkili şirketin harçlardan muaf olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe davalı müteselsil kefil tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Temlik eden banka ile dava dışı asıl borçlu...Ltd Şti arasında 07/10/2015 tarihli 500.000-TL limitli genel kredi sözleşmesinin akdedildiği, davalının bahsi geçen sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığı, kredi hesabının 01/06/2016 tarihinde kat edildiği ve Beyoğlu ... Noterliğinin 02/06/2016 tarihli ... sayılı ihtarnamenin keşide edildiği, kat ihtarnamesinde ... Kart nedeniyle 14.228,98-TL, iskonto kredisi nedeniyle 1.506.945,83-TL, garanti kapsamında ödenen çekler nedeniyle 2.580-TL olmak üzere toplam 1.523.754,81-TL nakit, iade edilmeyen 30 adet çek nedeniyle 38.700-TL gayrinakit alacağın talep edildiği, ihtarnamenin asıl borçlu ve davalıya 03/06/2016 tarihinde tebliğ edildiği, 05/06/2016 tarihinde temerrütün gerçekleştiği, davacı banka tarafından...

Kart nedeniyle 14.228,98-TL asıl alacak, 247,56-TL işlemiş faiz, iskonto kredisi nedeniyle 1.506.945,83-TL asıl alacak, 7.019,21-TL işlemiş faiz, 363,34-TL BSMV, garanti kapsamında ödenen çekler nedeniyle 2.580-TL, 60-TL diğer alacak, 258-TL ihtarname gideri olmak üzere toplam alacaktan kat tarihinden takip tarihine kadarki ödemelerin mahsubu ile bakiye 230.671,46-TL nakit ve 36.120-TL gayrinakit alacak için icra takibi başlatıldığı, mahkemece dava tarihi itibariyle yapılan hesaplamaya itibarla iskonto kredisi nedeniyle 60.468-TL asıl, 1.914,82-TL işlemiş faiz, 95,74-TL BSMV, 12.900-TL çek tazmin bedeli, 1.384,60-TL işlemiş faiz, kredi kartı nedeniyle 14.117,69-TL asıl alacak 2.852,70-TL işlemiş faiz, 142,63-TL BSMV, 258-TL ihtarname masrafı ile 19.350-TL depo edilmesi gereken banka sorumluluk bedeli üzerinden devamına, fazla talebin reddine, iskonto kredisi ve çek tazmin tutarlarından kaynaklanan alacağa %60, ticari kredi kartından kaynaklanan asıl alacak yönünden %30,24 oranında faiz işletilmesine karar verildiği,karara karşı istinaf kanun yoluna davacı tarafından başvurulduğu, davalının istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.Davacı tarafından, somut bir itiraz belirtilmeksizin hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamanın hatalı yapıldığı ileri sürülmüştür.Bilirkişi tarafından yapılan incelemede davacı bankanın kat tarihi itibariyle iskonto kredisi alacağının 1.405.220,41-TL, kredi kartı alacağının 14.117,69-TL olduğu tespit edilmiş, 05/06/2016 temerrüt tarihinden itibaren yapılan faiz hesaplamasında davacı bankanın bildirdiği oranlar esas alınmıştır.Davacı vekilinin takip talebinde gösterdiği her bir çek ödemesinin iskonto kredisi ile ilgili olması nedeniyle ödemelerin iskonto kredisinden mahsubunda bir hata bulunmamaktadır.

Ödemelerin alacaktan mahsubu sırasında TBK'nın 100. maddesine göre yapılan hesaplama neticesinde davacının iskonto kredisi nedeniyle alacağı 67.856-TL olarak hesaplanmıştır. Bunun dışında kredi kart alacağı için yapılan hesaplamada ... tarafından belirlenen faiz oranlarının esas alınmasında zorunluluk bulunmaktadır. Hesap kat tarihine kadar 2 adet, hesap kat tarihinden dava takip tarihine kadar 2 adet, takip tarihinden sonra ise 6 adet çekin nakde dönüştüğü tespit edilmiştir. Bunun dışında takip tarihinden sonra, davadan önce, iskonto kredisi için temlik alınan 10.000-TL bedelli çekin 30/11/2016 tarihinde ödendiğinin tespit edilmesi üzerine bilirkişi tarafından TBK nın 100.maddesine uygun olarak dava tarihi itibariyle hesaplama yapılmıştır.

Yine dava tarihine kadar nakde dönüşen çek sorumluluk tutarlarının nakit alacak olarak dikkate alınması nedeniyle bu çek tazmin tutarlarının gayri nakit alacaktan dışlanması da doğrudur. Bununla birlikte dava tarihi itibariyle yapılan hesaplamaya itibar edildiği ve dava tarihi itibariyle oluşan alacak yönünden itirazın iptaline karar verildiği halde mükerrer faize neden olacak şekilde alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru değil ise de davacının lehine olan bu husus davalının istinaf başvurusu bulunmadığından kaldırma sebebi yapılmamıştır.Açıklanan nedenlerle; istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan toplam 301,40-TL harcın istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 107,20-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/01/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/75439 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.