6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Fatura konusu malın teslimi ispatlanamadığından itirazın iptali reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/280 E. 2025/66 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Ticari satım sözleşmesine dayalı alacak davalarında, fatura konusu mal veya hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini ispat külfeti davacı satıcıya aittir. Fatura düzenlenmiş olması ve bu faturaların davacının ticari defterlerine (BS kaydı dahil) işlenmiş olması, tek başına teslimi ve alacağın varlığını ispatlamaz; sevk irsaliyelerinde teslim alana ait ad/imza bulunmaması, karşı tarafın defterlerinde ilgili kayda ve BA kaydına rastlanmaması, sunulan kargo/teslim belgelerinin unvan, alıcı ve tarih itibariyle faturalarla örtüşmemesi ve davalının teslim almadığına dair yemin etmiş olması hallerinde, davacının teslimi kanıtlayamadığı sonucuna varılarak itirazın iptali talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Fatura konusu malın davalıya teslim edildiğinin ispatı → ret

İddia: Davacı vekili, satılan malların ticari defterlere işlendiğini, BS beyannamesinin verildiğini, ıslah dilekçesinin ve ekindeki delillerin (kargo teslim belgeleri) incelenmediğini, yemin davetiyesinin tebliğ edildiği adresin davalının işyeri olduğunu ve malların da oraya teslim edildiğini ileri sürerek hükmün kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: Fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacı, fatura konusu malın davalıya teslim edildiğini uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamak zorundadır. İncelemede, davaya konu üç faturanın sevk irsaliyelerinde teslim alan adının bir tanesinde hiç bulunmadığı, ikisinde imza bulunduğu; davalı defterlerinde davacıya ilişkin hiçbir kaydın yer almadığı; faturaların davacının BS kaydında bulunmasına rağmen davalının BA kaydında bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacının ıslah dilekçesiyle ileri sürdüğü kargo teslim belgelerinde gönderenin faturalardaki unvandan farklı bir işletme olduğu, alıcının davacı olmadığı, belge tarihlerinin fatura tarihlerinden farklı olduğu görülmüştür. Ayrıca davacının, davalının işyerinin kargo belgesindeki alıcı otelin altında bulunduğuna ve yemin davetiyesinin bu adreste tebliğ edildiğine dayanan iddiası, davada ve takipte davacıya yapılan tebligatların farklı bir adreste yapılmış olması nedeniyle yerinde görülmemiştir. Davalı, davacının kendisine yaptığı teklif üzerine, dava konusu fatura ve malların kendisi veya çalışanları tarafından teslim alınmadığı ve davacıya borcunun bulunmadığı hususunda yemin etmiştir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı fatura konusu malların davalıya teslim edildiğini kanıtlayamamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari satım sözleşmesine dayalı itirazın iptali davalarında fatura konusu malın teslimine ilişkin ispat külfetinin davacı satıcıya ait olduğunu, fatura ve defter kayıtlarının tek başına yeterli olmadığını, sevk irsaliyesi, kargo belgeleri, karşı taraf defter kayıtları (BA/BS) ve yemin gibi unsurların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösteren bölgesel, ikna edici bir örnek niteliğindedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ispat külfeti sevk irsaliyesi ticari defter kaydı BS-BA kaydı yemin

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/280

KARAR NO 2025/66

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/11/2021

NUMARASI 2021/13 Esas - 2021/853 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/01/2025

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya sattığı tekstil ürünleri için düzenlenen 10/09/2016 tarihli 28.010-TL, 21/09/2016 tarihli 31.851,85-TL ve 29/09/2016 tarihli 31.805,55-TL bedelli faturaların toplam bedeli olan 92.667,40-TL'nin ödenmediğini, bu alacağın tahsili için Bakırköy 7. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ve takipte he ne kadar işlemiş faiz istenilmiş ise de faizin takip tarihi itibariyle hesaplanmasının gerektiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

ISLAH DİLEKÇESİ

Davacı vekili 01/06/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle, Antalya'da mukim müvekkilinin İstanbul'da mukim davalıya malları veresiye sattığını, malların kargoyla gönderildiğini, her ne kadar dava dilekçesinde irsaliyeli faturaların elden tebliğ edildiği belirtilmiş ise de 3 adet irsaliyeli faturanın elden tebliğ edilmediğini, kargolanan malların içerisine konulmak suretiyle kargoyla davalıya gönderildiğini, kargo şirketiyle yapılan görüşmede teslimlerinin şahıslarda isim-imza şirketlerde kaşe-imza karşılığı yaptıklarını kargo teslim fişlerinde kargo teslimi alanın belirli olduğunu ancak kargo teslim fişlerinin mahkeme tarafından istenmesi halinde gönderilebileceğinin belirtildiğini, bu belgelerin celbini istediklerini, böylece davalının teslimi inkarının doğru olmadığının anlaşılacağını ve tüm delillerle birlikte dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, ticari ilişkinin ispatının gerektiğini, takibin dayanağı irsaliyeli faturalardaki teslim alan kişinin isminin yazılı olmadığını, birindeki imzanın kime ait olduğunun bilinmediğini, fatura içeriği ürünlerin müvekkili tarafından alınmadığını, fatura düzenlemenin ve bunu ticari defterlere kaydetmenin alacak hakkı doğurmayacağını, davacının sunduğu cari hesap ekstresinin müvekkiliyle ilgisi olmadığından davacıya da borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, talebe konu faturalar davalı adına kesilmiş ise de kargo teslim fişlerine göre fatura içeriği emtianın teslimatının davalıya değil ... Otel'in ... Fatih/İstanbul adresine yapıldığı, 3 adet faturadan ikisinin teslim alan kısmının paraflandığı/imzalandığı, diğerinin ise teslim alan kısmının boş olduğu, malların kim tarafından teslim alındığının ve davalıya teslim edildiğinin ispatlanamadığı, davacının teklifi üzerine davalının malların kendisine teslim edilmediğine dair yemin ettiği, davalı defterlerine göre davacı ile bir ticari alım satımın bulunmadığı, davacının faturaları ticari defterlerine kaydetmesinin davacıyı alacaklı hale getirmeyeceği ve davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, satılan malların ticari defterlere işlendiğini, bs beyannamesinin verildiğini, mahkemece ıslah dilekçesinin dikkate alınmadığını, ıslah dilekçesi ekindeki delillerin incelenmediğini, yemine ilişkin tebligatın gerekçeli kararda belirtilen adreste tebliğ edildiği, yani o adresin davalının işyeri olduğunu, malların da oraya teslim edildiğini; kargo şirketinden teslim belgeleri celp edilseydi haklılıklarının görüleceğini belirterek, hükmün kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında davalıya satıldığı iddia edilen mal bedelinin tahsili için başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır.Davacının incelenen ticari defter kayıtlarında; davalıya hitaben düzenlediğini iddia ettiği 10/09/2016 tarihli 28.010-TL, 21/09/2016 tarihli 32.851,85-TL ve 29/09/2016 tarihli 31.805,55-TL tutarlı olmak üzere toplam 96.667,40-TL tutarlı üç adet fatura kayıtlı olup, söz konusu faturaların içeriği malların davalıya teslim edildiğine dair fatura ve sevk irsaliyelerinde teslim alan adının ve 1 tanesinde imzanın bulunmadığı, 2 tanesinde imza bulunduğu, davacının sunduğu cari hesap ekstresine göre davalıyla aralarında 2016-2017 yıllarına ilişkin işlemler bulunduğu tespit edilmiştir.

Ancak davalının defterlerinde davacıya ilişkin hiç bir kaydın olmadığı belirlenmiştir.Davacının dayandığı üç faturanın da davacının BS kaydında bulunduğu ancak davalının BA kaydında bulunmadığı görülmektedir. Davacı dava dilekçesinde her üç faturanın da davalıya teslim edildiğini belirtmiş, bilirkişi raporunun alınmasından sonra sunduğu ıslah dilekçesinde ise malların ve faturaların kargoyla teslim edildiğini, kargo şirketinden alabildikleri bilgileri sunduklarını fakat kargoların kime teslim edildiği hususundaki bilginin mahkemeye verileceği beyan edildiğinden bunun sorulmasını istemiş; mahkemece bu husus sorulmamıştır. Ancak davacının sunduğu kargo belgelerinde gönderenin ... Tarım İşletmesi olduğu (faturalarda davacının unvanı ...

Tekstil Atölyesi'dir), alıcı davacı olmadığı gibi söz konusu belgelerin de faturalarda belirtilen tarihlerden farklı tarihler olduğu görülmüştür. Ayrıca davacı davalının dükkanının kargo belgelerinde alıcı olarak gösterilen Otelin altında bulunduğunu, Otelin adresinin ..., davalının adresinin ... olduğunu; hatta yemin davetiyesinin de "... Fatih/İstanbul ... Fatih/İstanbul" adresinde tebliğ edildiğini ifade etmiştir. Ancak hem davada hem de takipte davacıya tebligatlar ... adresinde yapılmıştır. Tüm bu hususlar dikkate alındığında, davacı vekilinin itirazları yerinde görülmemiştir. Ayrıca, davalı davacının kendisine yaptığı teklif üzerine, davaya konu fatura ve malların kendisine veya çalışanları tarafından teslim alınmadığı ve davacıya borcu olmadığı hususunda yemin etmiştir.Açıklanan nedenlerle davacı, davaya konu faturalardaki malları davalıya teslim ettiğini kanıtlayamadığından, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış ve davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından yatırılan 80,70-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/01/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/75420 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.