6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Parsiyel taşımada boş navlun ve gecikme tazminatı uyuşmazlığı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1001 E. 2025/79 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalHak düşürücü süre

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan/Taşımadan Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Parsiyel taşımada, yüklemenin taşıyanın kusuru olmaksızın taşıtan tarafından iptal edilmesi halinde, taşıyıcı araçta boş kalan yer için boş navlun bedeline hak kazanır. CMR 23/5 uyarınca taşıyıcının teslimdeki gecikmeden sorumlu tutulabilmesi için gecikmenin yanı sıra bir zararın doğmuş olması ve gecikme ile zarar arasında illiyet bağı bulunması gerekir; CMR 30/3 uyarınca ise malın teslim alındığı tarihten itibaren 21 gün içinde yazılı ihbar yapılmamışsa gecikmeden kaynaklanan tazminat talep edilemez. Bu koşullar sağlanmadan ileri sürülen gecikme zararı iddiası, taşıyıcının navlun bedeli alacağını ortadan kaldırmaz.

Ele alınan sorunlar

İlk taşımanın iptalinden kaynaklanan boş navlun bedeli alacağı → ret

İddia: Davalı, disposunun bozulduğu gerekçesiyle aracın davacı tarafından yükleme yerinden çekildiğini, bu nedenle boş navlun bedelini kabul etmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasındaki yazışmalardan, aynı emtianın taşınması işinin iki kez davacı tarafça adrese araç gönderilmiş olmasına rağmen davalı tarafça iptal edildiği, taşımanın gerçekleşmemesinde davacı taşıyıcıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı parsiyel taşıma gerçekleştirmekte olup, yükleme aşamasında taşımanın davalı tarafça iki kez iptali nedeniyle davacının araçta boş kalan yer için düzenlediği boş navlun bedeli alacağına hak kazandığı kabul edilmelidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tamamlanan taşımaya ilişkin navlun bedeli alacağı ve gecikme nedeniyle sorumsuzluk → ret

İddia: Davalı, davacının taşıma yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, malların geç teslim edildiğini ve teslimat sürecinde sorumluluğunu bırakarak kendilerini başka bir firmayla muhatap ettiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: CMR'nin 23/5 maddesi gereğince taşıyıcının gecikmeden dolayı sorumlu tutulabilmesi için, taşıma süresinin aşılmasının yani gecikmenin yanı sıra, bu gecikmeden dolayı bir zararın doğmuş olması, ayrıca gecikme ile zarar arasında illiyet bağı bulunması gereklidir. Gecikme bir zarara yol açmamışsa, taşıyıcının sorumluluğu cihetine gidilemeyecektir. Yine CMR'nin 30/3 maddesine göre, yükün alıcının kullanımına verildiği tarihten sonraki 21 gün içinde durumun yazılı olarak taşıyıcıya bildirilmemiş olması halinde, teslimdeki gecikmelerden dolayı tazminat ödenmeyecektir; dolayısıyla eşyanın teslimindeki gecikmenin yazılı olarak ihbarı şarttır. Somut olayda davalı tarafça gecikme nedeniyle zarara uğradığına dair herhangi bir delil sunulmadığı gibi, süresinde yapılmış bir ihbar da bulunmamaktadır. Taşımanın gerçekleştirildiği anlaşılmasına göre davacı navlun bedeli alacağına hak kazanmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

CMR 23/5 ve 30/3 maddelerinin uygulanma koşulları (gecikme+zarar+illiyet bağı ve 21 günlük yazılı ihbar şartı) ile parsiyel taşımada taşıtan kaynaklı iptalde boş navlun bedeli hakkına ilişkin değerlendirmeler yönünden emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
CMR'nin 30/3 maddesi gereğince, yükün alıcının kullanımına verildiği tarihten sonraki 21 gün içinde teslimdeki gecikme durumunun yazılı olarak taşıyıcıya bildirilmemesi halinde, gecikmeden dolayı tazminat talep edilemez.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
boş navlun bedeli parsiyel taşıma CMR gecikme tazminatı illiyet bağı yazılı ihbar icra inkar tazminatı itirazın iptali

Atıf yapılan mevzuat: CMR — CMR 23/5CMR 30/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1001

KARAR NO 2025/79

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/01/2022

NUMARASI 2020/117 Esas - 2022/12 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/01/2025

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 09.07.2019 tarihinde parsiyel olarak yük taşıma anlaşması yapıldığını, taraflarca yükleme tarihi ve yeri konusunda mutabık kalındığını, bu mutabakat doğrultusunda davalının taşınmasını talep ettiği yüklerin Litvanya'dan Türkiye'ye (Erenköy) taşınacağını, müvekkilinin yükleme için tahsis ettiği aracı anlaşılan yükleme gününde ve yerinde hazır bulundurduğunu, ancak müvekkilinin yükleme için aracı hazır edip beklemesine rağmen aracın şoförüne iletilen yükleme yapılamayacağı bilgisi üzerine müvekkili tarafından davalının onayı alınarak aracın yükleme bölgesinden çekildiğini, mutabık kalınan yüklemenin gerçekleşmemesi üzerine müvekkili tarafından araçta davalının yüklerine ayrılan alan için boş navlun bedeli karşılığı 490-Euro tutarlı 13.09.2019 tarihli faturanın düzenlendiğini, taraflar arasında 22.07.2019 tarihinde farklı bir yük taşıma anlaşması yapıldığını, mutabakat doğrultusunda yükleme yerinde ve gününde davalı tarafından Litvanya'dan Türkiye'ye (Erenköy) taşınması talep edilen yüklerin araca yüklendiğini, aracın gümrükte içerisindeki yükler sebebi ile doktorluk işlemine tabi tutulduğunu, aracın yükleri anlaşmada belirtilen teslimat yerine teslim ettiğini ve müvekkili tarafından taşıma ücreti karşılığı 1.600-Euro ile gümrükte gerçekleştirilen doktorluk işlemi masrafı karşılığı 366-TL tutarlı 13.09.2019 tarihli faturanın düzenlendiğini, faturaların ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İstanbul Anadolu ...

İcra Dairesinin ... esas numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiş, davalı şirket temsilcisi duruşmada; davacı şirketin Litvanya'dan İstanbul'a kuru süt maddesi taşımayı üstlendiğini, ancak Bulgaristan sınırında bu mala Bulgar makamlarınca kaçak nedeni ile el konulduğunu, çünkü söz konusu taşımayı yapan araca kendi satın aldığı süt tozu dışında başka malzemelerin de yüklendiğini, diğer malzemeler nedeni ile kendisinin mallarına da Bulgar makamlarınca el konulduğunu, daha sonra kişisel çabalarıyla satıcı firmayla görüşerek el konulan malları yeniden Bulgar ve Avrupa makamlarından izin alarak yaklaşık 3 ay sonra başka bir şirket marifetiyle İstanbul'a getirttiğini, davacı şirket yükümlülüklerini yerine getirmediğinden dolayı davaya ve borca itiraz ettiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; taşıma hususunda tarafların anlaştığı, davacının aracın yükleme alanında beklediği ve disposunun bozulduğu, aracın çekileceği belirtilerek davalıdan onay talep ettiği, davalı tarafından onaylandığı, bunun üzerine davacı tarafından yüklemenin iptali nedeniyle boş kalan yer için boş navlun faturası kesileceğinin davalıya iletildiği, davalı tarafından ise aracın çekilmemesi gerektiği ve boş navlun tutarının kabul edilmediğinin bildirildiği, ancak davacı tarafından verilen cevapta aracın çoktan çekildiğinin bildirildiği, bu nedenle takip konusu faturada “local bedeli-boş navlun bedeli” olarak tahakkuk ettirilen 490-Euro’nun, hizmet talebinde bulunan firmanın onayı çerçevesinde taşıma iptalinden kaynaklandığı ve bunda davacının sorumluluğu bulunmadığı, dolayısı ile bu bedelin davalı tarafından ödenmesi gerektiği, yine taraflar arasında 22.07.2019 tarihinde Litvanya’dan İst/Erenköy’e yapılacak yeni bir taşıma işi için mail aracılığı ile anlaşma sağlandığı, parsiyel (farklı 15 kişinin eşyası bulunan) taşıma yapan aracın 07.08.2019 tarihinde Polonya Gümrüğünde işlemlerin uzadığı, Polonya’da yeni belge düzenlenmesi nedeni ile Bulgaristan gümrük İdaresince de incelemeye tabi tutulduğu ve işlemlerin yine uzadığı, 02.09.2019 tarihinde aracın Muratbey, 06.09.2019 tarihinde Erenköy Gümrük Müdürlüğü'ne ulaştığı ve yaklaşık 40 gün süren taşımanın bu şekilde son bulduğu, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, 1.600-Euro bedelli faturaya konu edilen ve yaklaşık 40 günde son bulan yaklaşık 2.600 km arası taşımanın özenli bir taşıyıcıya tanınan sürenin (10-12 gün) çok üstünde olduğu, ancak taşımanın parsiyel olması nedeniyle normal sürelerden daha uzun sürede taşıma yapıldığı, dış ülke gümrüklerinde yaşanan gecikmelerin nedeninin bilinemediği, davacının 1.600-Euro tutarlı fatura yönünden alacaklı olduğu, ancak 366-TL tutarındaki doktorluk ücretinin, eşyanın taşıma süresinin uzamasından kaynaklandığı, taşıyıcının bunu üstlenmesi gerektiği, davacının bu yöndeki talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle,davalının takibe itirazının kısmen iptaline, takibin 2.090-Euro alacak üzerinden devamına, fazla istemin reddine, asıl alacağın takip tarihi itibari ile karşılığının %20'si oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı; davacının taşıma ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmediğini, malların geç teslim edilmesi yanında davacının malların Türkiye'ye giriş ve teslimine kadar olan süreçte malların teslimatıyla ilgili sorumluluğunu bırakarak kendilerini başka bir firmayla muhatap ettiğini, ayrıca araç beklemesi için kesilen 490-Euro tutarlı faturayı da kabul etmediklerini, disposunun bozulduğu gerekçesiyle aracı yükleme yerinden davacının çektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, taşıma hizmet bedeli alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında taşıma ilişkisinin e-posta yazışmaları yoluyla kurulduğu, davacı tarafından davalıya ait emtianın Litvanya'dan İstanbul'a kara yolu ile taşımasının yapıldığı, davacı tarafça düzenlenen 13.09.2019 tarihli navlun bedeli ve local bedeli açıklamalı 2.090-Euro tutarlı fatura ile doktor masraf bedeli açıklamalı 366-TL tutarlı faturalara dayalı olarak takip başlatıldığı, davacının takip dayanağı iki faturasının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı belirlenmiştir. Davacının 2.090-Euro bedelli faturasının 490-Euro'luk kısmı iptal edilen ilk taşımadan kaynaklanan boş navlun bedeline, 1.600-Euro'luk kısmı ise sonrasında tamamlanan taşımadan kaynaklanan navlun bedeli alacağına ilişkindir.

Taraflar arasındaki e-posta yazışmalarından; ilk olarak davalının 11.06.2019 tarihinde davacıdan Litvanya’dan Erenköy’e taşınacak bir yük ile ilgili fiyat teklifi istediği, davacının aynı gün fiyatı 1.700 Euro + 75 Euro olarak bildirdiği, 17.06.2019 tarihinde davalının yükleme adresini bildirerek navlun bedelinin 1.600-Euro olarak onaylandığını bildirdiği, 25.06.2019 tarihinde davalının davacıya malzemenin alımı geciktiği için müşterisinden gelen talep üzerine yüklemenin iptal edildiğinin bildirildiği, 09.07.2019 tarihinde davalının daha önce iptal edilen (Litvanya-Erenköy) yük alımının aynı şekilde yapılacağı belirtilerek araç ve fiyat teklifi sorduğu, davacının ise bir sonraki hafta içinde araç olacağının bildirildiği, 11.07.2019 tarihinde davacının davalıya 15.07.2019 Pazartesi günü aracın anlaşılan adreste olacağının bildirildiği, 16.07.2019 tarihinde davalının davacıya malzemenin alınıp alınmadığının sorulduğu, davacının da aynı gün verdiği yanıtta aracın anlaşılan adreste yükleme için beklediğinin bildirildiği, 17.07.2019 tarihinde davacının aracın halen beklediği ve disposunun bozulduğunu belirterek aracın çekilmesi için onay istediği, davalının da aynı tarihte aracın çekilmesini onayladığını bildirdiği, bunun üzerine davacının yüklemenin iptal edilmesi nedeniyle boş kalan yer için boş navlun faturası kesileceğini bildirdiği, bundan sonra 22.07.2019 tarihinde yine Litvanya’dan İstanbul/Erenköy’e yapılacak yeni bir taşıma işlemi için yazışmalar yapıldığı, taşıma sürecinde parsiyel olarak 15 ayrı yükü taşıyan aracın 07.08.2019 tarihinde Polonya gümrüğünde ex1 belgesinin kapatılması nedeniyle aracın Bulgaristan gümrüğünde de sorun yaşadığı, bu süreçte taraflar arasında yeniden ex1 belgesi düzenlenmesi konusunda yazışmalar yapıldığı, sonuçta malların taşınmasının gecikmeli olarak gerçekleştiği anlaşılmaktadır.

Yazışma içeriklerinden anlaşılacağı üzere aynı emtianın taşınması işi, iki kez davacı tarafça adrese araç gönderilmiş olmasına rağmen davalı tarafça iptal edilmiş olup, taşımanın gerçekleşmemesinde davacı taşıyıcıya atfedilebilecek bir kusur bulunmamaktadır. Davacı parsiyel taşıma gerçekleştirmekte olup, yükleme aşamasında taşımanın davalı tarafça iki kez iptali nedeniyle davacının araçta boş kalan yer için düzenlediği 490-Euro'luk boş navlun bedeli alacağına hak kazandığı kabul edilmelidir. Davacının 2.090-Euro bedelli faturasının 1.600-Euro'luk kısmı tamamlanan taşımadan kaynaklanan navlun bedeli alacağına ilişkin olup, taşımanın gerçekleştirildiği anlaşılmasına göre, davacı navlun bedeli alacağına hak kazanmıştır.

Davalı tarafça gecikme nedeniyle zarara uğradıkları ileri sürülmüşse de; CMR'nin 23/5 maddesi gereğince taşıyıcının gecikmeden dolayı sorumlu tutulabilmesi için, taşıma süresinin aşılmasının yani gecikmenin yanı sıra, bu gecikmeden dolayı bir zararın doğmuş olması, ayrıca gecikme ile zarar arasında illiyet bağı bulunması gereklidir. Gecikme bir zarara yol açmamışsa, taşıyıcının sorumluluğu cihetine gidilemeyecektir. Yine CMR'nin 30/3 maddesine göre, yükün alıcının kullanımına verildiği tarihten sonraki 21 gün içinde durumun yazılı olarak taşıyıcıya bildirilmemiş olması halinde, teslimdeki gecikmelerden dolayı tazminat ödenmeyecektir. Dolayısıyla eşyanın teslimindeki gecikmenin yazılı olarak ihbarı şarttır.

Somut olayda ise davalı tarafça gecikme nedeniyle zarara uğradığına dair herhangi bir delil sunulmadığı gibi, süresinde yapılmış bir ihbar da bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacı 2.090-Euro alacak talebinde haklı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalının gecikme nedeniyle zarara uğradığı kanıtlanamadığından yapılan taşımaya ilişkin navlun bedeli ve iptal edilen taşıma nedeniyle bekleyen araç için navlun bedeline hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığından istinaf nedeni yerinde olmayan davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalının istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 938,28-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 234,7‬0-TL harcın mahsubu ile kalan 703,58‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 73-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/01/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/75370 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.