Ticari defter kayıtları uyumlu ise cari hesap alacağı kanıtlanmış sayılır
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1230 E. 2025/313 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalGörev ve yetkiZamanaşımı
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Cari Hesap Alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Para borcuna ilişkin ticari alacak davalarında, aksine anlaşma yoksa alacaklının yerleşim yerindeki icra dairesi ve mahkeme yetkilidir. Tarafların birbirini doğrulayan ticari defter kayıtları, cari hesap alacağının ispatı için yeterli delildir. Satım ilişkisinin tarafı olmayan bir garantörün (bankanın) edimini ifa etmemesi, davalının asıl borçtan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Ticari işlerde uygulanan TCMB avans faizi oranı fahiş kabul edilemez.
Ele alınan sorunlar
İcra dairesi ve mahkemenin yetkisi → ret
İddia: Davalı, kendi faaliyet adresinin Beykoz olduğunu, bu nedenle yetkili icra dairesinin Beykoz icra dairesi, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu mahkemeleri olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK 6. madde gereği genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir; ancak sözleşmeden kaynaklanan davalarda HMK 10. madde gereği borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. TBK 89/1 maddesine göre aksine anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Somut olayda davacının yerleşim yeri olan Bakırköy icra dairesi yetkilidir; bu nedenle davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı ile mahkemenin yetkisine yönelik itirazı yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Zamanaşımı itirazı → ret
İddia: Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağına ilişkin dava 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabidir ve dava tarihi itibariyle bu süre dolmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Cari hesap alacağının ispatı (ticari defter kayıtları) → ret
İddia: Davalı, sözleşme kapsamındaki fatura bedeli karşılığında mal/hizmet teslim almadığını, faturaların eksik, hatalı ve içerik olarak doğru olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Yaptırılan bilirkişi incelemesinde her iki tarafın ticari defterlerine göre davalının davacıya takip tarihi itibariyle 229.870,71-TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu gibi, davalı tarafından yapılan ödemelerin de davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla davacının alacağı, tarafların birbirini doğrulayan ticari defter ve kayıtlarıyla kanıtlanmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Garantör bankanın sorumluluğu iddiası → ret
İddia: Davalı, taraflar arasındaki sözleşmenin garantörü olan bankanın davacıdan yapılacak alışverişlerde kredi açma ve peşin ödeme taahhüdünü ifa etmediğini, bu nedenle borcun ödenmemesinden sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Banka davada taraf olmadığı gibi, taraflar arasındaki satım ilişkisinin tarafı olmayan bankanın davalının oluşan cari hesap borcundan sorumluluğundan söz edilemez.
Gerekçe kaynağı: özgün
Faiz oranının fahiş olduğu itirazı → ret
İddia: Davalı, davacının faiz taleplerinin fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Ticari işlerde uygulanan TCMB tarafından belirlenen avans faizi oranının fahiş olduğu ileri sürülemez.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Para borçlarında yetkili mahkemenin/icra dairesinin alacaklının yerleşim yeri olduğu ve tarafların birbirini doğrulayan ticari defter kayıtlarının cari hesap alacağını ispata yeterli olduğu yönündeki tespitler bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Para borçlarında, aksine bir anlaşma yoksa, borç alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri mahkemesi ve icra dairesi yetkilidir.
- Zamanaşımı
- Ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağına ilişkin davalar 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabidir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ cari hesap alacağı↗ ticari defter kayıtları↗ yetkili icra dairesi↗ yetkili mahkeme↗ zamanaşımı↗ avans faizi↗ icra inkar tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1230
KARAR NO 2025/313
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/03/2022
NUMARASI 2021/147 Esas - 2022/274 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine 229.870,71-TL tutarındaki cari hesap alacağının tahsili için 05/02/2020 tarihinde Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından yetkiye ve borca itiraz edildiğini, takip konusu alacak para borcu niteliğinde olduğundan müvekkilinin adresi itibariyle yetkili icra dairesinin Bakırköy icra daireleri olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkide müvekkili şirketin satın alınan ürünleri eksiksiz ve ayıpsız olarak davalı şirkete teslim ettiğini, davalının düzenlenen faturalara herhangi bir itirazının olmadığını, ancak davalının borcunu ifa etmediğini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili; taraflar arasındaki sözleşmede yetkili icra daireleri ve mahkemelerin kararlaştırılmadığını, müvekkilinin faaliyet adresi Beykoz olduğundan yetkili icra dairesinin Beykoz icra dairesi, yetkili mahkemenin de İstanbul Anadolu mahkemeleri olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı ile müvekkili arasında sözleşme ile kararlaştırılan fatura bedeli karşılığında müvekkilinin mal/hizmet teslim almadığını, ayrıca sözleşme tarafı garantör bankanın edimini ifa etmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin bir diğer tarafı ve garantörü olan bankanın, müvekkili şirkete davacı firmadan yapacağı alışverişlerde kredi açmayı ve bu bağlamda peşin ödemede bulunmayı taahhüt ettiğini, ancak alacağı garanti etmesine karşın eğer bir borç varsa davacıya ödemede bulunmayarak edimini ifa etmediğini,davacının faiz taleplerinin de fahiş olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda, tarafların 2019 ve 2020 yılları ticari defterlerinin lehlerine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 229.870,71-TL alacaklı, davalının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalının davacıya 229.870,71-TL borçlu olduğu, taraf ticari defterlerinin davacının davalıdan 229.870,71-TL alacaklı olduğu noktasında uyumlu olduğu, davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu gibi, davalı tarafından yapılan ödemelerin de davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu hususlarının tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptali ile takibin aynı koşullarla devamına, hükmedilen alacağın %20'si oranında 45.974,14-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; müvekkili şirketin faaliyet adresi Beykoz olduğundan yetkili icra dairesinin Beykoz icra dairesi, yetkili mahkemenin de İstanbul Anadolu mahkemeleri olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı ile müvekkili şirket arasında sözleşme ile kararlaştırılan fatura bedeli karşılığında müvekkilinin mal/hizmet teslim almadığını, faturaların eksik, hatalı ve içerik olarak doğru olmadığını, garantör bankanın, müvekkili şirkete davacı firmadan yapacağı alışverişlerde kredi açmayı ve bu bağlamda peşin ödemede bulunmayı taahhüt ettiğini, ancak söz konusu alacağı garanti etmesine karşın eğer bir borç varsa davacıya ödemede bulunmayarak edimini ifa etmediğini, davacının faiz talebinin fahiş olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nın 6. maddesi gereği genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden kaynaklanan davalarda, HMK’nın 10. maddesi gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. 6098 sayılı TBK'nın 89/1 maddesine göre, aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Bu nedenle somut olayda davacının yerleşim yeri olan Bakırköy icra dairesi yetkili olup, davalı borçlu vekilinin icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı yerinde değildir. Aynı nedenle davalı vekilinin mahkemenin yetkisine yönelik yetki itirazı da yerinde değildir.
Ayrıca ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağına ilişkin işbu dava 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabi olup, dava tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. Mahkemece; yaptırılan her iki tarafın ticari defterlerinde davalı davacıya takip tarihi itibariyle 229.870,71-TL borçlu durumdadır. Davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu gibi, davalı tarafından yapılan ödemelerin de davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla davacının alacağı, tarafların birbirini doğrulayan ticari defter ve kayıtları ile kanıtlanmıştır. Davalı vekili bankanın garanti ettiği borcu ödemediğini ileri sürmüş ise de bankanın davada taraf olmadığı gibi;
taraflar arasındaki satım ilişkisinin tarafı olmayan bankanın davalının oluşan cari hesap borcundan sorumluluğundan söz edilemeyeceği, ticari işlerde uygulanan TCMB tarafından belirlenen avans faizi oranının fahiş olduğu ileri sürülemeyeceğinden davalı vekilinin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 15.702,46-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 3.926-TL harcın mahsubu ile kalan 11.776,46-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 75-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/02/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/75359 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi