Hizmet sözleşmesindeki sorumsuzluk şartı nedeniyle rücu davasının reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/690 E. 2025/297 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Bir hizmet sözleşmesinde, gözetim/güvenlik hizmeti veren tarafın tespit ettiği riskleri karşı tarafa yazılı olarak bildirmesine rağmen gerekli tedbirlerin alınmaması halinde doğacak zarardan sorumlu olmayacağına ilişkin sorumsuzluk şartı bulunuyorsa ve hizmet veren taraf, zarar doğuran olaydan önce ilgili riskleri usulüne uygun şekilde bildirmiş ancak karşı taraf tedbir almamışsa, hizmet veren taraf bu sözleşme hükmüne dayanarak zarardan sorumlu tutulamaz; bu zarara dayanan rücu talebi reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Hizmet sözleşmesindeki sorumsuzluk şartının rücu talebine etkisi → kabul
İddia: Davalı, sigortalı ile aralarındaki hizmet sözleşmesi gereğince sigortalıya çeşitli tarihlerde bildirdiği güvenlik risklerine yönelik tedbirlerin alınmadığını, bu nedenle meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.
Gerekçe: Davalı ile dava dışı sigorta ettiren arasındaki 01/05/2013 tarihli hizmet sözleşmesinin 3.8 ve 4.7. maddelerinde, altyüklenicinin (davalının) gözetim hizmeti verdiği sırada tespit ettiği güvenlik risklerini yükleniciye/sigorta ettirene yazılı olarak bildirmesine rağmen gerekli tedbirlerin alınmaması halinde doğacak zarardan altyüklenicinin sorumlu olmayacağı kararlaştırılmıştır. Davalı, hırsızlık olayından önceki tarihlerde (04/06/2013, 19/08/2013, 07/05/2014, 06/06/2014 tarihli belge ve raporlarla) inşaat şantiyesinin güvenlik yönünden risk teşkil eden eksiklik ve aksaklıklarını tespit ederek çözüm önerilerini sigorta ettiren şirkete bildirmiş olmasına rağmen, sigortalı şirket gerekli tedbirleri almamıştır. Sözleşmenin 3.8 ve 4.7. maddeleri uyarınca bu durumda davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmayacağı kararlaştırıldığından, hırsızlık olayı nedeniyle oluştuğu ileri sürülen zarardan davalının sorumlu tutulması mümkün değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, gözetim/güvenlik hizmeti sözleşmelerinde yer alan ve hizmet verenin risk bildirimine rağmen tedbir alınmaması halinde sorumsuzluğunu düzenleyen sözleşme hükümlerinin, üçüncü kişi sigortacının rücu talebi karşısında da davalıyı sorumluluktan kurtaracağı yönünde değerlendirme içermesi nedeniyle bölgesel emsal değeri taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücu↗ sorumsuzluk şartı↗ hizmet sözleşmesi↗ gözetim hizmeti↗ inşaat all risks sigortası↗ müşterek sigorta↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/690
KARAR NO 2025/297
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/03/2021
NUMARASI 2016/340 Esas - 2021/199 Karar
DAVA
Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 27/02/2025
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili nezdinde inşaat all risks müşterek sigorta poliçesiyle sigorta ettiren dava dışı... A.Ş.'nin Tuzla/İstanbul'daki şantiyesinde 19/09/2014'daki hırsızlık olayı meydana geldiğini, müvekkilinin poliçedeki sorumluluk oranı %20'ye tekabül eden zarar için 5.028,73-USD (12.157-TL) ödeme yapıldığını; poliçedeki diğer sigortacı ... Sigorta tarafından düzenlenen ekspertiz raporuna göre, hırsızlık olayının davalı şirketin şantiyenin güvenliği için gereken dikkat ve özeni göstermemesinden kaynaklandığının belirtildiğini ileri sürerek, 12.157-TL'nin 31/03/2014 olan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkili ile şantiye sahibi... A.Ş. arasında 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetleri Kanunu uyarınca yapılan bir hizmet sözleşmesi bulunmadığını; taraflar arasındaki sözleşmenin destek-gözetim hizmetini sağlamaya yönelik olduğunu, müvekkilinin güvenlik şirketlerine özgü hak ve yükümlülüklere sahip olmadığını; dava konusu olayın davacının iddia ettiği gibi gelişmediğini; ekspertiz raporunun tek yanlı hazırlandığını; hırsızlık olayından önce 04/06/2013 tarihli yazıyla sigortalıya şantiye sahasındaki eksikliklerin bildirilmesine rağmen tedbirlerin almadığını; 19/08/2013 tarihli yazılarıyla da personel sayısının eksik olduğunun bildirildiğini, ancak sigortalı şirketin maliyetleri içinde 16 personelle yetinildiğini;
07/05/2014 tarihli yazılarıyla çözüm önerileri iletildiğini; taraflar arasındaki sözleşmenin 4.7'maddesinde, müvekkilince ortaya çıkabilecek hizmet esasını olumsuz yönde etkileyecek rapor sunulmasına rağmen, gerekli tedbirlerin alınmaması halinde, ortaya çıkan zarar ve ziyandan müvekkilinin sorumlu olmayacağının, değerli malzemelerin depolarda kilit altında tutulması için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğunun, kilit altında tutulmazsa zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığının ve 5.12'maddede aynı esasın kabul edildiğini; bu nedenlerle dava dışı sigortalının gerekli önlemleri almadığından müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, dava dışı... A.Ş.'nin sigortalı olduğu 26/12/2012-30/06/2015 arasına ilişkin ... numaralı tüm inşaat bütün riskler sigorta poliçesi düzenlendiği; 01/05/2013 tarihli hizmet sözleşmesinde ...'nun işveren,... A.Ş.'nin yüklenici, davalı... Ltd. Şti'nin alt yüklenici olarak dava dışı... A.Ş. ile davalı arasında imzalandığı; olayla ilgili olarak İstanbul Anadolu CBS'nin 29/09/2014 tarihli kararıyla daimi arama kararı verildiği; denetime elverişli olan alınmış bilirkişi heyeti raporunda davalının meydana gelen olay nedeniyle %70 oranında kusurlu olduğu ve rücuya esas tutarın 8.509,90-TL olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 8.509,90-TL'nin 02/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, cevap dilekçesine belirttiği savunmaları yineleyerek müvekkili ile sigorta ettiren arasında özel güvenlik sözleşmesi bulunmadığını; sigortalıyla aralarındaki hizmet sözleşmesi gereğince ve müvekkilinin dosyaya sundukları çeşitli tarihlerdeki yazılarıyla sigortalı şirkete bildirilen risklere yönelik tedbirleri almadığını, bu nedenlerle müvekkilinin olaydan sorumlu tutulamayacağını belirterek, hükmün kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, inşaat all risk sigorta poliçesi kapsamında davacının sigortalısı olan dava dışı şirketin şantiyesinde meydana gelen hırsızlık olayı sonucunda davacının ödediği tazminatın rücuen davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda ... sayılı ve 26/12/2012-30/06/2015 arasındaki dönemi kapsayan inşaat all risks sigorta poliçesinde müşterek sigorta olarak 5 sigortacı şirketin bulunduğu, bunlar arasında davacının sorumluluk hissesinin %20, sigorta ettirenin dava dışı ... A.Ş., sigortalının ... A.Ş. olduğu; bu kapsamda sigortalının Tuzla'daki inşaat şantiye alanında 19/09/2014 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayında sigortalının demirbaşı olan bir adet hilti ve bir adet matkap ile alt yüklenicinin alüminyum profillerinin çalındığı, olaydan hemen sonra alınmış ekspertiz raporunda muafiyet sonrasında kalan hasar bedelinin 25.2143,67-USD olduğu, davacının hissesine düşen bedelin 5.028,73-USD olarak hesaplandığı, bu tutarın sigorta ettirene ödenmesi için sigortalının davacıya muvafakat verdiği, davacının 31/03/2015 tarihli yazıyla 5.028,73-*USD karşılığı 12.157-TL'yi davalıdan talep ettiği, davalının bu miktarı ödememesi üzerine eldeki dava açılmıştır.Davalı ile dava dışı sigorta ettiren...
A.Ş. arasındaki 01/05/2013 tarihli "Hizmet Sözleşmesi" başlıklı sözleşmede, ... işveren,... A.Ş. yüklenici ve davalı ise altyüklenici ve ...'nun Tuzla'daki inşaatının işyeri olarak tanımlandığı, sözleşmenin konusunun belirtilen işyerinde davalının, dava dışı sigorta ettirene gözetim hizmeti vermesi olduğu, madde 3.3'te gözetim hizmetinin sağlanması için 12 güvenlik personeli ve 1 güvenlik amirinin 4 farklı güvenlik noktasında hizmet vereceği; madde 3.8'de görev alanına dışarıdan gelebilecek her türlü hırsızlık, sabotaj, soygun, yangın vb. her türlü tehdit, tehlike ve tecavüze karşı korunmak için altyüklenici tarafından düzenlenecek plan ve program yüklenici tarafından kabul edilmez ya da yükleniciye yazılı olarak bildirilen, altyüklenici personelinin işini yapmasına engel olan veya güvenliği tehdit eden gelişmelere karşı yüklenici tarafından gerekli önlem alınmazsa doğacak zarardan altyüklenicinin sorumlu olmayacağının;
madde 4.7'de altyüklenicinin gözetim hizmetlerini sağladığı sırada yüklenici yetkilisine hazırlanmış olan koruma planının dışında ortaya çıkabilecek ve hizmetin esasını olumsuz yönde etkileyecek tüm konular hakkında yazılı rapor sunacağı, sunulan rapora rağmen, konu hakkında gerekli tedbirlerin alınmaması halinde, ortaya çıkacak zarar ve ziyandan altyüklenicinin sorumlu olmayacağı, yüklenici, altyüklenicinin sunmuş olduğu raporlar doğrultusunda değerli malzemelerin, oluşturulacak depolarda kilit altında tutulması için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu, altyüklenicinin verdiği rapor ve yapılan uyarılara rağmen gerekli tedbirlerin alınmaması, malzemelerin kilit altında tutulmasının sağlanmaması sebebi ile oluşabilecek zararlardan altyüklenicinin sorumlu olmayacağı ve 5.12'de altyüklenici ihmali sonucu ortaya çıkan, kamera sistemi veya şahitlerce tespit edilen hırsızlık vb.
olaylar neticesinde vukuu bulan zararların, altyükleniciye rücuu edileceği, 4.7. maddesi çerçevesinde alt yüklenicinin sunduğu rapor ve yapılan uyarılara rağmen gerekli tedbirlerin alınmaması (eşyanın kilit altına alınmamış olması) sebebiyle oluşacak zararlara ilişkin sözleşmenin altyükleniciye rücu şartlarını düzenleyen 5.12 maddesinin uygulanmayacağı kabul edilmiştir.Davalı vekili de hem cevap dilekçesinin hem de 19/07/2017 tarihli delil dilekçesinin ekinde sunduğu, akidi olan dava dışı sigorta ettiren... A.Ş.'ye verdiği 19/09/2014 tarihli hırsızlık olayından önce (sözleşmeden önce olmak üzere 12/01/2013, 15/04/2013 ve 17/04/2013) 04/06/2013, 19/08/2013, 07/05/2014 ve 06/06/2014 tarihli belge-raporlarla inşaat alanındaki güvenlik risklerinden söz edilmiş ve bunların giderilmemesi halinde sözleşmeye göre sorumlu olunmayacağı hususunun belirtildiğini tüm yargılama boyunca ileri sürmüştür.
Dosyaya sunulan, dava dışı sigorta ettiren ... A.Ş. ile davalı arasındaki hizmet sözleşmesine göre, poliçeye konu adreste bulunan inşaat şantiyesinin gözetim hizmetinin davalı tarafından sağlanması kararlaştırılmıştır. Eldeki davada davacı, hırsızlık olayı bakımından gerekli güvenlik önlemlerini almadığından bahisle davalının zarardan sorumlu olduğu ileri sürülerek, rücuen tazminat isteminde bulunmuştur. Ancak 19/09/2014 tarihinde gerçekleşmiş hırsızlık olayından önce yukarıdaki tarihlerde davalı, güvenlik risk raporlarıyla inşaat şantiyesinin güvenlik yönünden risk teşkil eden eksiklik ve aksaklıklarını tespit ederek çözüm önerilerini ve tavsiyelerini sigorta ettiren şirkete bildirmiş olmasına rağmen, sigortalı şirketin gerekli tedbirleri almadığı anlaşılmaktadır.
Böyle bir durumda sözleşmenin 3.8 ve 4.7 maddelerinde davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmayacağı kararlaştırıldığından, hırsızlık olayı sebebiyle oluştuğu ileri sürülen davaya konu zarardan davalının sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davalının sorumlu olduğundan bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2021 Tarih 2016/340 Esas 2021/199 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Davanın reddine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 207,62- TL peşin harcın mahsubu ile 407,78-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 4.080-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,"İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 145,32-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan 57,60-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
27/02/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/75344 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi