6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yabancı para borcunda vadede ödenmeme halinde seçim hakkının alacaklıya geçmesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/901 E. 2025/161 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetki

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Davacının nitelemesi: Yat Satış Sözleşmesi Bedeli mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Sözleşmede satış bedeli yabancı para (Euro) olarak belirlenmişse ve ödeme vadeleri açıkça gösterilmişse, borçlunun ödemelerini vadesinde yapmaması halinde TBK 99 uyarınca seçim hakkı alacaklıya geçer; alacaklı bakiye alacağını aynen veya fiili ödeme tarihindeki rayiç kur üzerinden talep edebilir. Ayrıca, taraflar arasında bakiye borç için ayrıca bir ipotek sözleşmesi kurulmuşsa ve bu sözleşmede satış sözleşmesindeki bakiye alacağın Türk Lirasına çevrildiğine dair açık bir hüküm bulunmuyorsa, ipotek bedelinin bakiye borcu Türk Lirasına çevirdiği kabul edilemez.

Ele alınan sorunlar

Satış sözleşmesinin geçerliliği → ret

İddia: Davalı, müvekkilinin davacı şirketle değil ... isimli kişiyle sözleşme düzenlediğini, davacının taraf olmadığı adi yazılı sözleşmeye dayanılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sözleşme başlığında satıcı olarak davacı şirket unvanı yazılı olup şirket adına sözleşme imzalayan kişi de şirketin yetkili müdürüdür. Sözleşmedeki edimler kapsamında teknenin satışı da gerçekleştirilmiş olmakla, davalı vekilinin sözleşmenin geçersizliğine dair ileri sürdüğü istinaf nedeni yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra dairesinin yetkisine itiraz → ret

İddia: Davalı, borçlunun ikametgahının Marmaris'te olduğunu, Bakırköy İcra Dairesinin yetkisiz olduğunu ve takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Alacağın ifa yeri itibariyle davacının yerleşim yeri icra dairesi yetkili olup, davalı borçlu vekilinin icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yabancı para borcunda ödeme kur karşılığının hesaplanması ve seçim hakkı → ret

İddia: Davalı, satış bedeli için düzenlenen 1.150.000-TL bedelli fatura ve 680.000-TL'lik ipotek belgesi karşısında bakiye borcun 680.000-TL olduğunu ve bu tutarın da ödendiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TBK'nın 99. maddesi uyarınca, taraflarca aynen ödeme kararlaştırılmadıkça vadesinde ödenen borçta seçim hakkı borçludadır; dilerse yabancı para borcunu aynen, dilerse TL karşılığını öder. Vadede ödeme yapılmaması halinde ise seçim hakkı alacaklıya geçmektedir; bu durumda alacaklı alacağın aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden ödenmesini isteyebilecektir. Taraflar arasındaki sözleşmede satış bedeli açıkça Euro olarak belirlenmiş olup, akdi ilişkinin yabancı para cinsi üzerinden kurulduğu sabittir. Sözleşmede ödeme vadeleri açıkça gösterilmiş olup, davalı tarafça ödemelerin vadesinde yapılmaması nedeniyle seçim hakkı davacı alacaklıya geçmiştir. Bu nedenle davalının yaptığı Türk Lirası ödemelerin fiili ödeme tarihindeki kur karşılığı hesaplanarak, davacının bakiye yabancı para alacağını talep edebileceği kabul edilmelidir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda buna göre yapılan hesaplama sonucunda davacının davalıdan 21.943,94-Euro bakiye alacağı hesaplanmış, davacı tarafça ise dayanak icra takibinde daha az olmak üzere 21.423,60-Euro alacak talep edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İpotek tesisinin bakiye borcu Türk Lirasına çevirip çevirmediği → ret

İddia: Davalı, ipotek tesisi öncesinde 570.000-TL ödendiğini, kalan alacak için 680.000-TL üzerinden ipotek tesis edildiğini, bu nedenle kalan borcun 680.000-TL olduğunu ve bunun da ödendiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İpotek 12.12.2019 tarihinde tesis edilmiş olup, bu tarihe kadar yapılan ödeme toplamı 570.000-TL değil 460.000-TL'dir. İpotek sözleşmesi içeriğinde satış sözleşmesindeki bakiye alacaktan söz edilmediği gibi, ipotek bedelinin davalının bakiye borç tutarı olduğu ve teknenin bakiye satış bedelinin Türk Lirasına çevrildiği konusunda bir hüküm de bulunmamaktadır. Bu durumda bakiye alacağın ipotek sözleşmesi ile Türk Lirası olarak belirlendiğinin ve Türk Lirası olarak ödeneceğinin kabulü mümkün değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yabancı para cinsinden belirlenen borçlarda, vadesinde ödeme yapılmaması halinde TBK 99 uyarınca seçim hakkının alacaklıya geçtiği ve alacaklının fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden bakiye alacağını talep edebileceği yönündeki değerlendirme, benzer yabancı para borçlarına ilişkin uyuşmazlıklarda emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Yabancı para borcuna ilişkin alacak davasında, alacağın ifa yeri itibariyle davacının yerleşim yeri icra dairesi yetkilidir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yabancı para borcu seçim hakkı itirazın iptali ipotek kur farkı icra dairesi yetkisi

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — 6098 sayılı TBK 99

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/901

KARAR NO 2025/161

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 18/02/2022

NUMARASI 2021/205 Esas - 2022/180 Karar

DAVA

İtirazın İptali

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında akdedilen 08.11.2019 tarihli sözleşme ile davalıya ... adlı yatın 250.000-Euro bedel ile satıldığını, sözleşmeye göre peşin ödemeden sonra kalan vadeli miktar için ipotek tesis edileceğini, müvekkilince teknenin davalıya teslim edildiğini, davalı tarafından banka havalesi, çek ve nakit olarak Türk Lirası ödemeler yapıldığını, sözleşmede Euro bedel kararlaştırılmasına rağmen davalının TL ödemeler yaptığını, davalının ödemelerinin ödeme tarihlerindeki kur karşılığının 228.576,40-Euro olduğunu, bakiye 21.423,60-Euro bedelin ise ödenmediğini, davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalının yetki itirazının da yerinde olmadığını belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkilinin ödemelerin tamamını yaptığını, davacının kur farkından bahisle fazla ödeme talebinde bulunduğunu, davacı tarafça 1.150.000-TL üzerinden fatura düzenlendiğini ve müvekkilince bu tutardan fazla ödeme yapıldığını, davacı tarafından satış sırasında ödenmeyen kısma denk gelecek şekilde 680.000-TL ipotek tesis edildiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda davalı tarafından ödenen 228.056,06-Euro'nun mahsup edilmesi neticesinde davacının davalıdan 21.943,94-Euro alacaklı olacağının mütalaa edildiği, davacı şirketin icra takibinde 21.423,60-Euro alacak talep ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının takibe itirazının 21.423,60-Euro asıl alacak yönünden iptaline, alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarıca faiz uygulanmasına, alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 39.762,20-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; borçlunun ikametgahı Marmaris'te olduğundan Bakırköy İcra Dairesinin yetkisiz ve takibin yetkisiz icra dairesinde başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki resmi satış belgesi, davacı tarafın düzenlediği 1.150.000-TL bedelli fatura ve 680.000-TL'lik ipotek belgesi varken, davacının taraf olmadığı adi yazılı sözleşmeye dayanılmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin davacı şirketle akdettiği bir sözleşme bulunmayıp ... isimli kişiyle sözleşme düzenlendiğini, buna rağmen tekne satışında 250.000-Euro bedelle anlaşıldığının kabulünün hatalı olduğunu, davacı tarafın müvekkilinden olan 680.000-TL bakiye alacağı kadar ipotek kurulduğunu, davacının daha fazla alacağı olsaydı daha yüksek tutarlı bir ipotek tesis edileceğini, 680.000-TL tutarlı ipotek tesis edildiğine göre davacının kalan alacak tutarı 680.000-TL olup bu tutarın da ödendiğini, ipotek sonrası müvekkilince davacıya toplam 680.000-TL ödeme yapıldığını, ipotek öncesinde ise davacıya 570.000-TL ödeme yapıldığını, müvekkili kötü niyetli olmayıp alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, delil listesinde ticari defterlere dayanmalarına rağmen davacı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmeden düzenlenen yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, yat satış sözleşmesinden kaynaklanan satış bedelinin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflarca imzalanan 08.11.2019 tarihli satış sözleşmesi ile satıcı ... Turizm şirketine ait teknenin belirlenen vadelerde ödeme yapılmak üzere 250.000-Euro bedelle alıcı davalıya satışının kararlaştırıldığı, sözleşmede ayrıca peşin ödemeden sonra kalan vadeli miktar için ipotek tesis edileceği, ödeme yapıldığında ipoteğin kaldırılacağı hususlarının hüküm altına alındığı, davacı tarafından satış sözleşmesine istinaden 10.12.2019 tarihli 1.150.000-TL bedelli fatura düzenlendiği, davalı tarafından sunulan banka havale dekontlarına göre davalı tarafından davacıya 02.12.2019 tarihinde 100.000-TL, 11.12.2019 tarihinde 360.000-TL, 13.12.2019 tarihinde 110.000-TL, 16.06.2020 tarihinde 50.000-TL, 24.07.2020 tarihinde 200.000-TL ve 25.08.2020 tarihinde 210.000-TL ödeme yapıldığı, ayrıca davacıya elden ödenen 380.000-TL ile birlikte toplam ödemenin 1.630.000-TL olduğu, taraflarca akdedilen 12.12.2019 tarihli gemi ipoteği sözleşmesinde davalı adına kayıtlı gemi üzerine davacı lehine 680.000-TL bedelli ipotek tesis edildiği, sözleşmede ipotek verenin ipotek alana 680.000-TL borçlu olduğunun, borcun ipotek veren tarafından vadeli çeklerle ödeneceğinin hüküm altına alındığı, davacı tarafça davalının yaptığı ödemelerin Euro kur karşılığı hesaplanarak elde edilen 228.576,40-Euro bedelin satış bedeli olan 250.000-Euro'dan mahsubu sonucunda bakiye 21.423,60-Euro alacak için takip başlatılmıştır.

Sözleşme başlığında satıcı olarak davacı şirket unvanı yazılı olup şirket adına sözleşme imzalayan kişi de şirketin yetkili müdürüdür. Sözleşmedeki edimler kapsamında teknenin satışı da gerçekleştirilmiş olmakla, davalı vekilinin sözleşmenin geçersizliğine dair ileri sürdüğü istinaf nedeni yerinde değildir. Yine alacağın ifa yeri itibariyle davacının yerleşim yeri icra dairesi yetkili olup, davalı borçlu vekilinin icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı yerinde değildir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; davalının ödeme yaptığı tarihlerdeki TCMB efektif satış kuruna göre yapılan ödemelerin toplam kur karşılığının 228.056,06-Euro olduğu, buna göre davacının davalıdan 21.943,94-Euro bakiye alacağının bulunduğu görüşü bildirilmiştir.

6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi; "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme yada bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden ödenmesini isteyebilir." hükmünü haizdir. Anılan yasa hükmüne göre, taraflarca aynen ödeme kararlaştırılmadıkça vadesinde ödenen borçta seçim hakkı borçludadır.

Dilerse yabancı para borcunu aynen, dilerse TL karşılığını öder. Vadede ödeme yapılmaması halinde ise seçim hakkı yine alacaklıya geçmektedir. Bu durumda alacaklı alacağın aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden ödenmesini isteyebilecektir. Taraflar arasındaki sözleşmede satış bedeli açıkça Euro olarak belirlenmiş olup, akdi ilişkinin yabancı para cinsi üzerinden kurulduğu sabittir. Sözleşmede ödeme vadeleri açıkça gösterilmiş olup, davalı tarafça ödemelerin vadesinde yapılmaması nedeniyle seçim hakkı davacı alacaklıya geçmiştir. Bu nedenle davalının yaptığı Türk Lirası ödemelerin fiili ödeme tarihindeki kur karşılığı hesaplanarak, davacının bakiye yabancı para alacağını talep edebileceği kabul edilmelidir.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda buna göre yapılan hesaplama sonucunda davacının davalıdan 21.943,94-Euro bakiye alacağı hesaplanmış,Davacı tarafça ise dayanak icra takibinde daha az olmak üzere 21.423,60-Euro alacak talep edilmiştir. Davalı vekilince, ipotek tesisi öncesinde 570.000-TL ödendiği, kalan alacak için 680.000-TL üzerinden ipotek tesis edildiği, bu nedenle kalan borç 680.000-TL olup bunun da davacıya ödendiği ileri sürülmüştür. Ancak ipotek 12.12.2019 tarihinde tesis edilmiş olup, bu tarihe kadar yapılan ödeme toplamı 570.000-TL değil 460.000-TL'dir. İpotek sözleşmesi içeriğinde satış sözleşmesindeki bakiye alacaktan söz edilmediği gibi, ipotek bedelinin davalının bakiye borç tutarı olduğu ve teknenin bakiye satış bedelinin Türk Lirasına çevrildiği konusunda bir hüküm de bulunmamaktadır.

Bu durumda bakiye alacağın ipotek sözleşmesi ile Türk Lirası olarak belirlendiğinin ve Türk Lirası olarak ödeneceğinin kabulü mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 13.580,78-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 3.396-TL harcın mahsubu ile kalan ‬‬10.184,78‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 6,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/02/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/75253 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.