Malen kayıtlı bonoda mal teslim edilmediğinin ispat yükü
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/634 E. 2025/230 K. · · İlk derece: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Malen kaydı bulunan bir bononun, karşılığında mal teslim edildiğine dair karine oluşturur; bu karinenin ve peşin satış karinesinin aksini, yani malın teslim edilmediğini ileri süren taraf bunu yazılı delille (veya yazılı delil yoksa yemin ile) ispat etmekle yükümlüdür. Bononun alacaklının ticari defterlerinde kayıtlı olmaması, tek başına borcun/alacağın bulunmadığını ispatlamaya yetmez.
Ele alınan sorunlar
Malen kayıtlı bonolarda mal teslim edilmediğinin ispat yükü → kabul
İddia: Davalı vekili, kambiyo senetlerinin ticari kayıtlarda yer almamasının alacağın bulunmadığı anlamına gelmediğini, malen kayıtlı senedin mal teslim edildiğine karine teşkil ettiğini, ispat külfetinin davacı keşideciye ait olduğunu ve davacının iddiasını ancak yazılı delille ispat edebileceğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.
Gerekçe: TBK 207 uyarınca aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde taraflar edimlerini aynı anda ifa etmekle yükümlüdür; bu nedenle malı teslim almadan avans ödediğini iddia eden taraf bu iddiasını ispat yükü altındadır. Bono bağımsız borç ikrarı içeren bir senet olup kural olarak ispat yükü bedelsizliği ileri süren taraftadır; ancak senette borç sebebi 'mal' olarak belirtilmişse (malen kaydı) bono karşılığında mal teslim alındığı yönünde karine oluşur ve bu karinenin aksini iddia eden taraf, malı teslim almadığını yazılı delille veya yazılı delil yoksa yemin delili ile kanıtlamalıdır. Somut olayda taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamakta, bonolarda malen kaydı mevcuttur ve her iki taraf da bonoların mal satışı için verildiğini kabul etmektedir. Davacı, hem peşin satış karinesinin hem de malen kaydının aksini, yani mal teslim edilmediğini yazılı delille kanıtlamak zorundadır; ancak davacı bu iddiasını kanıtlayan yazılı delil sunmamış, yemin deliline de dayanmamış, yalnızca davalının ticari defterlerine dayanmıştır. Bilirkişi raporunda bonoların davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı belirtilmiş olsa da, mal karşılığı avans olarak verildiği her iki tarafça kabul edilen bonoların davalı defterlerinde kayıtlı olmaması, alacağın bulunmadığının kabulüne yeterli değildir; davacı istirdat talebinin haklılığını yazılı delille ispat etmekle yükümlüdür.
Gerekçe kaynağı: özgün
İstirdat davasında kötüniyet tazminatı talebi → ret
Gerekçe: İstirdat davasında tazminata hükmedilemeyeceğinden, davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Malen kayıtlı bonolarda mal teslim edilmediği iddiasının ispat yükünün davacıda olduğu ve alacaklının ticari defterlerinde kayıt bulunmamasının tek başına ispat aracı olamayacağı yönündeki değerlendirme, benzer istirdat/menfi tespit davalarında ispat yükünün dağılımı açısından bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istirdat davası↗ malen kaydı↗ peşin satış karinesi↗ ispat yükü↗ bono↗ ticari defter delili↗ menfi tespit↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/634
KARAR NO 2025/230
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 06/10/2021
NUMARASI 2018/1032 Esas - 2021/647 Karar
DAVA
İstirdat (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili ile davalının kombi malzeme satımı hususunda anlaştıklarını, müvekkilinin davalıya 1 adet 3.000-TL bedelli bono düzenlendiğini, 8 adet her biri 600-TL keşidecisi ... lehdarı müvekkili olan bonoları davalıya ciro ve teslim ettiğini, alacaklının Gaziosmanpaşa ... İcra Dairesi'nin ... esas, ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyalarından icra takibi başlattığını, müvekkilinin icra tehdidi ve baskısı altında icra dosya borçlarını ödediğini,ödemelerin toplamda 13.266,18-TL olduğunu, müvekkilinin maddi hukuk bakımından davalıya borçlu olmadığını,bonolarda "malen" kaydı olduğunu, mal teslim etmediğini, 3.000-TL bedelli bonoyu kendisinin düzenlediğini, müvekkilinden hem bononun hileyle alındığını, hem de davalıya aralarında geçmişte ticari ilişki olsa dahi borcunu ödediğini, münhasıran davalının ticari defterlerine dayandıklarını ileri sürerek, 13.266,18-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacının teslim edilmeme ve bononun bedelsiz kalma iddiasını yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini ve davacının borçlu olduğunu kabul ettiğini belirterek, davanın reddine ve %20 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, taraflar arasında kombi malzemeleri alım satımı hususunda anlaşıldığı, davacının davalıya 1 adet 3.000-TL keşidecisinin davacı olduğu bono ile lehdar cirantası davacı olan 6 adet 600-TL değerinde bonoların teslim edildiği, bu bonolara dayalı olarak davalının Gaziosmanpaşa ... İcra Dairesi'nin ... esas ve Gaziosmanpaşa ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyalarında icra takibi başlattığı, icra takiplerinde davacının ödeme yaptığı, davacının münhasıran davalının ticari defterlerine dayandığı, mali müşavir bilirkişi marifetiyle incelenen davalı tarafın 2015, 2016 ve 2017 yılı ticari defterlerinin incelendiği, senetler ve davacı ... ile ilgili herhangi bir ticari ilişkiye rastlanılmadığı, davaya konu senet bedellerinin 7.800-TL ve icra takibinde ödenen meblağın 13.266,18-TL olduğu, ihtilafa konu 7.800-TL tutarlı senetlerle ilgili olarak davalının defterlerinde herhangi bir kayıt bulunmadığı, dolayısıyla taraflar arasında mal alışverişinin gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacının menfi tespit talebinin kabulü ile 13.266,86-TL'ye 26/10/2018 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9,75 ve değişen oranlarda ticari faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, Yargıtay kararlarında da izah edildiği üzere, kambiyo senetlerinin ticari kayıtlarda yer almaması, kambiyo senedinden doğan alacağın bulunmadığı anlamına gelmediğini, malen kayıtlı senedin malın keşidecisine teslim edildiğine karine teşkil ettiğini, bu durumda ispat külfetinin davacı keşideciye ait olduğunu, takibe konu bonolarda ''malen'' kaydı bulunup, bu durumda bonolarla ilgili malların verilmediği hususunda ispat yükünün davacı borçluya ait olduğu, davacı borçlunun iddiasını ancak yazılı delillerle ispat edebileceğinin hüküm altına alındığını; menfi tespit davası bir icra takibine karşı açıldığı için takip talebiyle sıkı sıkıya bağlı olduğunu, mahkemece müvekkili alacaklının takip konusu yapmadığı cari hesap alacağının davada değerlendirilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında verildiği, ancak satışı kararlaştırılan malların teslim edilmediği ileri sürülerek, bonoların tahsili amacıyla başlatılan her iki icra takibi kapsamında ödemek zorunda kaldığı bedelin istirdatı istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın 207. maddesi, “Satış sözleşmesi, ... sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haizdir. Hükümden anlaşılacağı üzere, aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır.
Satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde ödeme yaptığını ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Diğer yandan bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü, senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, senette yazılı borç sebebine dayanılacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır. Bu kapsamda bonoda malen kaydı bulunduğunda, bu bono karşılığında mal teslim alındığı yolunda karine vardır.
Bu durumda bonodaki kaydın aksini iddia eden tarafın, malı teslim almadığı yolundaki iddiasını yazılı delille veya yazılı delil bulunmadığı halde yemin delili ile kanıtlaması gerekir. Somut olayda; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davacı tarafça mal satışı için avans olarak verildiği ileri sürülen 9 adet bonoda "malen" kaydı bulunmaktadır. Bonolardan 1 tanesi 3.000-TL olup keşidecisi davacı, lehtarı davalı; diğer 8 tane bonoların her biri 600-TL olup toplam 4.800-TLdir. Bu bonoların keşidecisi ..., lehdarı davacıdır. Davacı bu bonoları davalıya ciro ettiğini ifade etmiştir. Hem davacı hem de davalı bonoların mal satışı için verildiğini kabul etmektedir. Ancak davacı açığa atılan imzaların akabinde malların teslim edilmediğini ileri sürmektedir.Bu durumda davacı tarafın, hem peşin satış karinesi ve hem de bonoların davalıdan satın alınan mallar karşılığında avans olarak verildiğini ve karşılığında da mal teslim edilmediği ile diğer iddilarını yazılı delillerle kanıtlaması gerekir.
Ancak davacı tarafından ididalarını kanıtlar yazılı delil sunulmadığı gibi yemin deliline de dayanılmamış, sadece davalının defterlerine delil olarak dayanılmıştır. Bilirkişi raporunda, bonoların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı belirtilmiş ise de, belirtildiği gibi eldeki davada davacı yazılı delille davalıya borçlu olmadığını ve istirdat talebinin haklılığını ispat etmelidir. Her iki tarafın kabulünde olan ve mal karşılığı avans olarak verildiği belirtilen bonoların davalının defterlerinde kayıtlı olmaması nedeniyle alacağın bulunmadığını kabule yaramaz.Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken,davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek davanın reddine, istirdat davasında tazminata hükmedilemeyeceğinden davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1032 Esas - 2021/647 Karar sayılı 06/10/2021 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın reddine, Davalının tazminat isteminin reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 226,56-TL nin mahsubu ile bakiye 388,84-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için takdir olunan 13.266-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Yatırılan 226,56-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Davalı tarafından yapılan 50-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı tarafından yapılan giderin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
13/02/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/75091 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi