6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Banka, müşteriye bildirim ve icazet olmadan komisyon oranını tek taraflı ve fahiş biçimde artıramaz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5246 E. 2022/1704 K. · · İlk derece: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Gerekçe özeti

Banka, teamül ve taraf mutabakatına uygun komisyon oranını, müşteriye bildirim yaparak ve onun icazetini alarak uygulayabilir; müşteriye bildirilmeden tek taraflı ve fahiş komisyon artırımı sözleşmeden doğan yetkinin kötüye kullanılması ve dürüstlük kuralına aykırılık oluşturur. Bu hâlde fiilen uygulanan oran esas alınır.

Ele alınan sorunlar

Bankanın tek taraflı komisyon oranı artırımının geçerliliği ve nakit alacak yönünden itirazın kısmen iptali → kısmi kabul

İddia: Davacı banka, kefil davalıdan teminat mektuplarına uygulanan komisyon ve fer'ilerini talep etmiş; davalı ise sorumluluğunun sona erdiğini ve talep edilen oranın fahiş olduğunu savunmuştur.

Gerekçe: Banka, teamüllere ve taraflar arasında oluşan mutabakata uygun oranlarda komisyon alması gerekirken, yüksek/asgari tutarlı komisyon talep edebilmesi için bu durumun müşteriye veya komisyonu ödeyecek kişiye bildirilmesi ve onun bilgisi ile icazetinin bulunması gerekir. Banka tek taraflı olarak komisyon oranını fahiş biçimde artırma yetkisine sahip değildir; aksi hâlde sözleşmedeki yetkinin kötüye kullanılması ve dürüstlük kuralına aykırılık gerçekleşir. Davacı bankanın yüksek komisyon uygulamasını davalıya bildirdiğine dair belge bulunmadığından, taraflar arasında fiilen uygulanan oran esas alınarak hesaplanan komisyon ve akdi faiz yönünden nakit alacak bakımından itirazın kısmen iptali gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Bankanın komisyon oranını müşteriye bildirim ve icazet olmadan tek taraflı/fahiş artıramayacağı yönünden emsaldir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat mektubu komisyonu tek taraflı oran artırımı dürüstlük kuralı kefil sorumluluğu itirazın iptali

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/5246 E.  ,  2022/1704 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12.HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.12.2017 tarih ve 2013/290 E- 2017/1483 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.02.2020 tarih ve 2018/481 E- 2020/218 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 08.03.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.

Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, […]A.Ş.'nin 02.07.2001 tarihinde BDDK'nın kararı ile Etibank A.Ş. bünyesinde devren birleştiğini, yine kurumun 20.03.2002 tarihli kararı ile Etibank A.Ş. bünyesindeki bankaların Bayındırbank A.Ş. ile birleştiği ve bilahare Birleşik Fon Bankası adını aldığını, İstanbul 14. İcra Müdürlüğü 2010/31737 E dosyası ile başlatılan icra takibine davalılar tarafından itiraz edildiğini, müvekkili banka ile davalılar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğunu, Birleşik Fon Bankası, külli halefi konumunda olduğu […]A.Ş. ile dava dışı Müflis İremtur Turizm Otelcilik ve Tic. A.Ş. arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesini davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalayarak İremtur Turizm Otelcilik ve Tic.

A.Ş.'nin kullandığı ve kullanacağı kredilere kefil olduklarını ve dava konusu alacağın davalıların sözleşmeden kaynaklı borçlarını kapsadığını, müvekkili bankanın nakit alacaklarının Tita Turizm İşletmecilik San.Tic.Ltd.Şti. (İremtur Turizm Otelcilik ve Tic. A.Ş.) lehine verilen 14 adette toplam 1.920-TL tutarlı mer'i teminat mektuplarına uygulanan komisyon ve fer'ilerinden kaynaklandığını,bu bedelin deposunun talep edildiğini, işbu alacaklara ilişkin hesabın Beşiktaş 17.Noterliği 06.06.2007 tarih 11256 sayılı ihtarname ile kat edildiğini, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 141. maddesi kapsamında banka alacağının 20 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile haksız itirazı kaldırılarak takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, gerek İremtur Turizm Otelcilik ve Ticaret A.Ş. gerekse İrem Turistik Hizmetler Tic. ve San. A.Ş.'den Esbank A.Ş.'nin alacaklarının TMSF tarafından alacak temlik sözleşmeleri ile RCT Varlık Yönetim A.Ş.'ne temlik edildiğini, daha sonra RCT Varlık Yönetim A.Ş. tarafından Selimoğlu Mühendislik Taahhüt San. ve Tic. A.Ş.'ne temlik edildiğini, bu nedenle davacının talep edebileceği ve hak sahibi olduğu alacaktan söz etmenin mümkün olmadığından dava açma ve takip hakkının olmadığını,davacının dayanak gösterdiği bir kısım sözleşmelerde müvekillerin imzasının bulunmadığını, imzaları olan sözleşmeler bakımından da zaman yönünden sorumluluklarının ortadan kalktığını, herhangi bir borcunun olmadığını, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu, gayrinakdi alacakların deposu talebinin yerinde olmadığını, %40 tazminat talebinin yerinde ve doğru bir talep olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; davalılardan ... mirası reddedildiğinden tefrik kararı verilerek davaya yalnız davalı ... yönünden devam edildiği, davalı ...'nin müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer aldığı, asıl borçlu lehine 14 adet teminat mektubu düzenlendiği, toplam 1.929.-TL tutarlı 14 adet teminat mektuplarının takip tarihinden önce risk çıkışlarının yapıldığı, gayri nakdi alacak yönünden davacının talep hakkının bulunmadığı, davacı banka tarafından 1989-1992 tarihine kadar düzenlenen teminat mektuplarından %3, bir istisna dışında 1992 yılı içinde düzenlenen teminat mektubu için %2 komisyon tahsil edildiği, komisyon oranının değişimi hususunda taahhütnamelerde hüküm bulunmadığı, müşteri bilgilendirilmeksizin davalı kefil aleyhine komisyon oranının değiştirilemeyeceği, umumi kredi taahhütnamesi, mahkemece asıl borçlu hakkında farklı kredi sözleşmesinden kaynaklanan 2013/291 sayılı dosyasında tanzim ettirilen bilirkişi raporu ve umumi kredi taahhütnamesinden temerrüt faiz oranının %93,5 olarak ön görüldüğü, bankanın devir tarihinden önceki kayıtlarının incelenmesinde komisyon konusunda herhangi bir kayda rastlanmadığı, asgari tutar uygulamasına gerek olmadığı, (daha önce %2 ve %3 komisyon oranları üzerinden tahsil edilmiş olması nedeniyle) teminat mektup bedelleri üzerinden oransal olarak yapılan hesap ve denetime elverişli 20/01/2017 tarihli rapor doğrultusunda davacı bankanın tespit edilen 284,83 TL komisyon bedeli ve 14,24 TL BSMV alacak yönünden davanın kısmen kabulüne, gayri nakdi alacak yönünden davanın reddine;

kısa kararda gayri nakdi alacağın reddi nedeniyle sehven maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine şeklinde yazılması gereken hükmün maddi hata neticesinde davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine şeklinde geçtiği gerekçesiyle gerekçeli ve kısa kararla uyumlu olacak şekilde gayri nakdi alacak talebinin reddi nedeniyle davalı yararına maktu vekalet ücretinin düzeltilmesine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, bankanın teamüllere ve taraflar arasında oluşan mutabakata uygun olarak her üç aylık dönemde %2,-2,28-3 oranlarında komisyon alması gerekirken 30.-TL gibi yüksek bir komisyon talep ettiği, bu kadar yüksek oranda komisyon istenebilmesi için müşterinin veya komisyon ödeyecek kimsenin bunu bilmesi ve icazet vermesi gerektiği, bu nedenle asgari 30.- TL'lik komisyon talep edilebilmesi için bu durumu belirtir bir yazının davalıya tebliği veya herhangi bir şekilde bildiriminin yapılmasının zorunlu olduğu ancak davacı bankanın bu orandaki komisyon uygulamasıyla ilgili davalı tarafa bir bildirim yaptığına ilişkin bir belgenin ya da başka herhangi bir delilin bulunmadığı, 30.-TL'lik komisyon uygulamasının haksız ve yerinde olmadığı, bankanın tek taraflı olarak komisyon oranını fahiş miktarda arttırma yetkisinin olduğunun kabul edilemeyeceği aksi halde sözleşmedeki yetkinin kötüye kullanılması durumunun gerçekleşip dürüstlük kurallarına aykırılık oluşturacağı, taraflar arasındaki fiilen uygulanan oranda uygulama yapılması gerektiği gerekçesiyle 01.05.2002 tarihinden takip tarihine kadar olan komisyon tutarı ve temerrüt takip ile gerçekleştiğinden takip tarihine kadar işleyen akdi faize hükmedilerek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İstanbul 2.

Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/290 Esas-2017/1483 Karar sayılı ve 20/12/2017 tarihli hükmün HMK.'nın 353(1)b-2 maddesi gereği kaldırılmasına, nakit alacak bakımından davalı ... yönünden itirazın kısmen iptaline, 1.732,31TL üzerinden 458.-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %93.5 oranında temerrüt faizi, %5 gider vergisi işletilerek takibin devamına, fazla istemin reddine, kabul edilen kısım üzerinden nakit alacak üzerinden hesaplanan %40 (692,92-TL) oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı davacı banka vekili temyiz etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı banka vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 10/03/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/750373200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/481 E. 2020/218 K.

Teminat mektubu komisyonunda tek taraflı oran artışı geçersizdir

Gerekçe özeti

Sözleşmede komisyon oranının bankaca tek taraflı değiştirilebileceğine ilişkin açık bir hüküm bulunmadıkça, banka önceden fiilen uygulanan ve müşteriye/kefile bildirilmiş komisyon oranından daha yüksek bir oranı, bu artışı müşteriye/kefile bildirip icazetini almadan tek taraflı olarak uygulayamaz; aksi hâl sözleşmedeki yetkinin kötüye kullanılması ve dürüstlük kuralına aykırılık oluşturur. Gayrinakdi alacağa ilişkin talep, teminat mektuplarının dava açıldıktan sonra iade edilip risk çıkışı yapılması nedeniyle konusuz kalmışsa ve davacı bu talebi ileri sürmekte dava/takip tarihi itibariyle haklı ise, bu husustaki vekalet ücreti davalı yerine davacı yararına takdir edilmelidir. Müteselsil kefilin temerrüdü, kendisine tebliğ edilemeyen ihtarname ile değil, kefile uygulanamayan borçlu-özel tebligat hükümleri (GKS md. 62 gibi) dışında, takip tarihi itibariyle gerçekleşmiş sayılır.

Emsal değeri

Bankanın teminat mektubu komisyon oranını, sözleşmede açık hüküm bulunmadan ve müşteri/kefile bildirim yapmadan tek taraflı olarak artıramayacağına ilişkin tespit, benzer bankacılık uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşımaktadır; ayrıca müteselsil kefilin temerrüdünün tespitinde GKS'deki tebligat hükümlerinin asıl borçluya özgü olup kefile uygulanamayacağı yönündeki değerlendirme de bölgesel ikna edici emsal değer taşır.

Kavramlar: itirazın iptali müteselsil kefalet teminat mektubu komisyonu alacağın temliki temerrüt gayrinakdi kredi genel kredi sözleşmesi dürüstlük kuralı konusuz kalma

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/481

KARAR NO 2020/218

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/12/2017

NUMARASI 2013/290 Esas 2017/1483 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/02/2020

Davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ... T.A.Ş.'nin 02.07.2001 tarihinde BDDK'nın kararı ile ... A.Ş. bünyesinde devren birleştiğini, yine kurumun 20.03.2002 tarihli kararı ile .. A.Ş. bünyesindeki bankaların ... A.Ş. ile birleştiği ve bilahare Birleşik Fon Bankası adını aldığını, İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... E dosyası ile başlatılan icra takibine davalılar tarafından itiraz edildiğini, müvekkili banka ile davalılar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğunu, Birleşik Fon Bankası, külli halefi konumunda olduğu ... T.A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş. arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesini davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalayarak ... A.Ş.'nin kullandığı ve kullanacağı kredilere kefil olduklarını ve dava konusu alacağın davalıların sözleşmeden kaynaklı borçlarını kapsadığını, müvekkili bankanın nakit alacaklarının ...

Ltd.Şti. (... A.Ş.) lehine verilen 14 adette toplam 1.920-TL tutarlı mer'i teminat mektuplarına uygulanan komisyon ve fer'ilerinden kaynaklandığını,bu bedelin deposunun talep edildiğini, iş bu alacaklara ilişkin hesabın Beşiktaş ... Noterliği 06.06.2007 tarih ... sayılı ihtarname ile kat edildiğini, 5411 sayılı bankacılık kanunu 141.maddesi kapsamında banka alacağının 20 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile haksız itirazı kaldırılarak takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; gerek ... A.Ş. gerekse ... A.Ş.'den ... A.Ş.'nin alacaklarının TMSF tarafından alacak temlik sözleşmeleri ile ... A.Ş.'ne temlik edildiğini, daha sonra ... A.Ş. tarafından ... A.Ş.'ne temlik edildiğini, bu nedenle davacının talep edebileceği ve hak sahibi olduğu alacaktan söz etmenin mümkün olmadığından dava açma ve takip hakkının olmadığını,davacının dayanak gösterdiği bir kısım sözleşmelerde müvekillerin imzasının bulunmadığını, imzaları olan sözleşmeler bakımından da zaman yönünden sorumluluklarının ortadan kalktığını, herhangi bir borcunun olmadığını, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu, gayrinakdi alacakların deposu talebinin yerinde olmadığını, %40 tazminat talebinin yerinde ve doğru bir talep olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davalılardan ... mirası reddedildiğinden tefrik kararı verilerek davaya yalnız davalı ... yönünden devam edildiği, davalı ...'nin müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer aldığı, asıl borçlu lehine 14 adet teminat mektubu düzenlendiği, toplam 1.929- TL tutarlı 14 adet teminat mektuplarının takip tarihinden önce risk çıkışlarının yapıldığı, gayri nakdi alacak yönünden davacının talep hakkının bulunmadığı, davacı banka tarafından 1989-1992 tarihine kadar düzenlenen teminat mektuplarından %3, bir istisna dışında 1992 yılı içinde düzenlenen teminat mektubu için %2 komisyon tahsil edildiği, komisyon oranının değişimi hususunda taahhütnamelerde hüküm bulunmadığı, müşteri bilgilendirilmeksizin davalı kefil aleyhine komisyon oranının değiştirilemeyeceği, umumi kredi taahhütnamesi, mahkemece asıl borçlu hakkında farklı kredi sözleşmesinden kaynaklanan 2013/291 sayılı dosyasında tanzim ettirilen bilirkişi raporu ve umumi kredi taahhütnamesinden temerrüt faiz oranının %93,5 olarak ön görüldüğü, bankanın devir tarihinden önceki kayıtlarının incelenmesinde komisyon konusunda herhangi bir kayda rastlanmadığı, asgari tutar uygulamasına gerek olmadığı, (daha önce %2 ve %3 komisyon oranları üzerinden tahsil edilmiş olması nedeniyle) teminat mektup bedelleri üzerinden oransal olarak yapılan hesap ve denetime elverişli 20/01/2017 tarihli rapor doğrultusunda davacı bankanın tespit edilen 284,83 TL komisyon bedeli ve 14,24 TL BSMV alacak yönünden davanın kısmen kabulüne, gayri nakdi alacak yönünden davanın reddine;

kısa kararda gayri nakdi alacağın reddi nedeniyle sehven maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine şeklinde yazılması gereken hükmün maddi hata neticesinde davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine şeklinde geçtiği gerekçesiyle gerekçeli ve kısa kararla uyumlu olacak şekilde gayri nakdi alacak talebinin reddi nedeniyle davalı yararına maktu vekalet ücretinin düzeltilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 140.maddesi uyarınca ... A.Ş. fon bankası olması nedeniyle harç ve teminattan muaf olduğunu,mahkemece taleplerinin %99 unun reddedildiğini ve bunun taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve sözleşme serbestisini düzenleyen yasa hükümlerine aykırı olduğunu ve kararın kaldırılması gerektiğini, mahkemenin 14 adet teminat mektubunun depo istemi açısından verdiği kararın maddi hata içerdiğini, aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesinin açıkça maddi hata içerdiğini, depo istemine konu teminat mektuplarının dava açıldığı tarihte ve huzurdaki dava açıldığı tarihte meri olduğunu, dava açıldıktan sonra risk çıkışı yapılan teminat mektupları için aleyhe vekalet ücretinin yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin depo ve komisyon bedeline ilişkin tespitlerinin GKS hükümlerine aykırı olduğunu, müvekkili bankanın GKS’nin 5.

maddesinin kendisine verdiği yetki ile müvekkili banka tarafından T.C. Merkez Bankası’na gönderilen 16/10/2001 tarih ... referanslı yazısında Bankaca tahsil edilecek ücret, komisyon ve masrafları ile ilgili tabloda komisyon oranı ve tutarının min.30-TL olarak bildirildiğini, davalıların ihtarname ile hesapların kat edilmesi ve temerrüde düşürülmesinin kanuna aykırı olarak yok sayıldığını, ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmediğini, ancak GKS’lerin 62.maddesinde açıkça adresin değiştirilmesi halinde değişikliğin bankaya bildirilmesinin zorunlu olduğu, aksi halde GKS’de yazılı adrese yapılacak tebligatların yapılmış sayılacağının hükme bağlandığını belirterek kararın kaldırılarak, yargılamanın yeniden yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı banka davalı kefil hakkında ; 9 aralık 2009 tarihinde başlattığı icra takibinde ;

4. 12.2009 tarihi itibariyle 72.831,90-TL anapara olmak üzere ve anaparaya %55 akdi ve % 93,5 oranında temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle 244.744,13-TL alacağın 4.12.2009 tarihinden itibaren temerrüt faizi ve gider vergisi işletilerek tahsili ve 1.929-TL tutarında 14 adet teminat mektup bedelinin deposu talep edilmiştir. Yargılama sırasında (2013-2014)yıllarında teminat mektupları davacı bankaya teslim edilerek risk çıkışları yapılmış ,depo istemine ilişkin takip ve davanın konusu kalmamıştır. Davacı vekili hükmü ; dava açıldıktan sonra risk çıkışı yapılan teminat mektupları nedeniyle davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi bakımından da istinaf etmiş olup ,teminat mektuplarının dava açıldıktan sonra iadesinin yapıldığı bilirkişi raporuyla sabittir.Bu nedenle ilk derece mahkemesinin takip tarihinden önce risk çıkışlarının yapıldığına dair gerekçe hatalıdır.

Davacının müteselsil kefil davalıdan ; taahhütnamenin 7 ve kefalete ilişkin 15.maddesinde müteselsil kefillerden de depo talebinde bulunmaya yetkisi bulunmaktadır. Ancak meri teminat mektup bedelinin deposuna ilişkin talep dava sırasında konusuz kaldığına göre gerekçeli kararda davalı yararına hükmedilen 1.980-TL maktu vekalet ücretinin davacı yararına hükmedilmesi gerekmektedir.Takip ve dava tarihi itibariyle teminat mektup bedelinin deposunu talep edebileceğinden davacı bu konuda dava açmakta haklı bulunduğundan davacı nın gayrinakit alacağa ilişkin olmak üzere davalı yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin kısmın da kaldırılarak davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden davacı vekilinin gayrinakit alacak yönünden hükme yönelik ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerindedir.

Asıl borçlu müflis ... AŞ den olan alacaklar TMSF tarafından önce ...ne temlik edilmiş ,akabinde ...AŞ ne temlik edilmiş ,temlik sözleşmesinin 1.3.maddesinde "işbu alacağın temliki sözleşmesinin ... nezdindeki nakdi riskleri içerdiği ,borçluların TMSF nezdindeki bankalardan kullandıkları ve halen meri bulunan gayrinakdi kredileri ve bu kredilerin doğmuş/doğacak komisyon borçlarının sorumluluklarının borçlulara ait olduğu ,temlikname ile temlik edilmediği açıkça belirtildiğinden talep olunan 14 adet teminat mektubu komisyon borçlarını davacının talep edebileceği sonucuna varılmıştır. TMSF ye devredilen ... kaynaklı krediler nedeniyle ; ilk olarak ... Elmadağ şubesi 29.11.1999 tarihli ihtarnamesi ile 4 ayrı hesapta kullandırılan senetler karşılığı kredi ve 1 adet hesapta döviz kredisi ile teminat mektubu kredisinin kat edildiği, nakit alacaklar 212.706,21-TL ve 175.533-usd veya karşılığının ihtarın tebliğ tarihinden itibaren %238 faiziyle birlikte 1 gün içinde ödenmesi talep edilmiş,kat ihtarı Davalı ...'e 3.12.1999 tarihinde bizzat tebliğ edilmiştir.Ancak anılan ihtarname de teminat mektuplarının iadesi istenilmemiş ,komisyon talebi bulunmadığı tesbit edilmekle takibe konu ve 1.5.2002 tarihinden bu yana tahakkuk eden komisyon alacakları talep edildiğinden bu ihtarname tebliği temmerrüde esas alınamayacaktır.

İkinci olarak ; davacı banka tarafından keşide edilen 6 Haziran 2007 tarihli ihtar ile 29.11.1999 tarihli ihtardaki hakları saklı kalmak kaydıyla ekstrede detayları yazılı 67.229,88-TL nakit borcun temerrüt faiziyle ödenmesi talep edilmiş, ihtarname davalıya tebliğ edilememiştir.Müteselsil kefilin temerrüdü ihtarın tebliğ tarihi itibariyle başlayacağı davacı vekilince ileri sürülen GKS nin 62.maddesi asıl borçluya uygulanabilecek ise de müteselsil kefile uygulanamayacağından davalının takip ile birlikte mütemerrit olduğu kabul edilmiştir. İhtarname eki 5.6.2007 tarihli ekstrenin incelenmesinde ise;

8. 820-YTL komisyon borcu , 441-TL %5 gv 55.208,46-YTL komisyon borcu faizi ve 2.760,42-YTL gv olmak üzere toplam 67.229,88-TL alacak talebi olduğu anlaşılmaktadır. Davacı bankanın ekstre detayları incelendiğinde komisyon tutarlarını dönemsel olarak 30-TL minimum bedelle hesaplayarak takip tutarlarına ulaştığı ve 14 adet teminat mektubunun 10 adedinin tutarının 7,5-17,5-20-TL den ibaret bulunduğu anlaşılmaktadır. Teminat mektuplarına hangi orandan komisyon ödeneceği sözleşmede kararlaştırılmamıştır.Ancak teminat mektuplarının ilk veriliş tarihinde %2 ve %3 oranında peşin komisyonlar tahsil edildiği bilirkişice tespit edilmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; Bankaların teminat ve kefalet mektuplarından oluşan gayrinakdi riskleri içinde özelliklerine ve teminat durumlarına göre karşılık ayırmak durumunda oldukları için belli bir maliyeti bulunduğu, teminat mektupları iade edilmediği veya hukuki anlamda banka ibra edilmediği sürece 3 aylık dönemler itibariyle yıllık olarak tespit edilen oranlarda bir bedel yada komisyon ödenmesi gerektiği;

Taahhütnamenin 57.maddesi "cari hesabın kesilmesinden yahut taahhütnamenin feshinden sonra borç bakiyelerinin tamamı ödeninceye kadar faiz, komisyon vs. ödenir." hükmünün ödenmeyen teminat mektubu komisyonlarından ödeninceye kadar gecikme faizi tahsil edileceği anlamına gelmediği, Davacı tarafından 06/06/2007 tarihli ihtarnamede 01/05/2002 tarihinden itibaren her bir mektup için 3 aylık devre için 30-TL komisyon bedeli talep edildiği, taahhütnamede komisyon bedelinin tek taraflı değiştirilebileceğine ilişkin hüküm bulunmadığı, 2 adet (1.000-TL + 699,-TL) teminat mektubu dışındaki mektupların tutarının 75-TL'den az olduğu davacı tarafından yıllık 120-TL teminat mektubu komisyonu talebinin mümkün olmadığı ,06/06/2007 tarihli ihtarnamede 8.200-TL komisyon talep edilirken takip tarihine kadar işleyen 4.200-TL komisyon ilave edilerek takipte 12.400-TL komisyon talep edildiği , teminat mektupları için öngörülen %2 oranı kabul edilerek hesaplama yapıldığı mütaala edilmiştir.

Davalı banka devrevi 30-TL komisyon isteğini , davacı bankanın Merkez Bankasına 16/10/2001 tarihinde bildirdiği minimum devrevi 50-TL (%2) komisyon bedeli tahakkuk ettireceğine dair bildirimine dayandırmaktadır. İlk derece mahkemesince %2 orandan hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm verilmiştir.Teminat mektuplarına verildikleri tarihte uygulanan komisyon bedelinin ödendiği gözetilerek ,tarafların mutabık kaldıkları bu oranlar üzerinden hesaplama yapılması ve 29.11.1999 tarihinde teminat mektupları hesabının kat edildiği gözetilerek ,davalı ... usulune uygun olarak temerrüde düşmese de ; taahhütnamenin 57.madde uyarınca tahakkuk eden komisyon alacağına tahakkuk ettiği tarihten temerrüt (takip) tarihine kadar akdi faiz işletilmesi gerektiğinden bu hususlarda ek rapor alınmış ;bilirkişi ek raporunda ;

%2-3,2,28 oranlarından yapılan hesaplama da 458-TL komisyon borcu bulunduğu tesbit edilmiş, takip tarihine kadar işlemiş faiz ve BSMV hesaplanmıştır. Bankanın, teamüllere ve taraflar arasında oluşan mutabakata uygun olarak her üç aylık dönemde %2,-2,28-3 oranlarında komisyon alması gerekirken 30- TL gibi yüksek bir komisyon talep ettiği anlaşılmaktadır. Bu kadar yüksek oranda komisyon istenebilmesi için müşterinin veya komisyon ödeyecek kimsenin bunu bilmesi ve icazet vermesi gerekmektedir. Bu nedenle asgari 30- TL'lik komisyon talep edilebilmesi için bu durumu belirtir bir yazının davalıya tebliği veya herhangi bir şekilde bildiriminin yapılmasının zorunlu olduğu ancak davacı bankanın bu orandaki komisyon uygulamasıyla ilgili davalı tarafa bir bildirim yaptığına ilişkin bir belgenin ya da başka herhangi bir delilin bulunmadığı anlaşıldığından 30 -TL'lik komisyon uygulamasının haksız ve yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Bankanın tek taraflı olarak komisyon oranını fahiş miktarda arttırma yetkisinin olduğunun kabul edilemeyeceği aksi halde sözleşmedeki yetkinin kötüye kullanılması durumunun gerçekleşip dürüstlük kurallarına aykırılık oluşturacağı, taraflar arasındaki fiilen uygulanan oranda uygulama yapılması gerektiği kabul edilerek 1.5.2002 tarihinden takip tarihine kadar olan komisyon tutarı ve temerrüt takip ile gerçekleştiğinden takip tarihine kadar işleyen akdi faize hükmedilmek gerekmiş,iade edilen teminat muktupları nedeniyle davacı yararına vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/290 Esas-2017/1483 Karar sayılı ve 20/12/2017 tarihli hükmün HMK.'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA, "Nakit alacak bakımından Davalı ...yönünden itirazın KISMEN İPTALİNE;

1. 732,31-TL üzerinden 458- TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %93.5 oranında temerrüt faizi, %5 gider vergisi işletilerek takibin devamına, fazla istemin REDDİNE, Kabul edilen kısım üzerinden nakit alacak üzerinden hesaplanan %40 (692,92-TL) oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline" 5411 sayılı kanunun 138.maddesi uyarınca davacı aleyhine kötüniyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına , Teminat mektupları iade edildiğinden gayrinakit alacak bakımından konusu kalmayan itirazın iptali davası nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına , İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 54,40-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 500-TL bilirkişi ücreti ve 177,60-TL posta ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 677,60-TL yargılama giderinin, kabul-red oranına göre 10-TL’sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı vekili için AAÜT uyarınca nakit alacak nedeniyle 1.732,31-TL, gayrinakit alacak nedeniyle 1.980-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine Reddolunan kısım için davalı yararına takdir olunan 20.616,70-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 600-TL bilirkişi ücreti, 107,85-TL posta ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 707,85-TL'nin davanın kabulü oranında hesaplanan 10-TL’sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davacı vekili için takdir olunan 1.700-TL istinaf duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davalı vekili için takdir olunan 1.700-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine,duruşmalı yapılan inceleme neticesinde taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliğiyle karar verildi. 19/02/2020

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.