Fatura bedeline ilişkin menfi tespit davasında ispat yükü ve ticari ilişkinin varlığı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/328 E. 2025/183 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan Fatura Alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Fatura alacağına dayalı icra takibi nedeniyle açılan menfi tespit davasında, fatura konusu mal veya hizmetin teslim edildiğinin ispat külfeti satıcı-davalıya aittir; bu husus yazılı delille kanıtlanmalıdır. Ancak davacının kendi ticari defter kayıtlarında dava konusu faturaların yer alması ve davacı tarafça imzalanan vergi karşıt tespit tutanağında taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve mal tesliminin ikrar edilmesi halinde, davacının borçlu olmadığının tespiti istemi reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Fatura konusu mal/hizmet tesliminin ispat yükü ve ticari ilişkinin varlığı → ret
İddia: Davacı vekili, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, ispat yükünün davalı alacaklıda bulunduğunu, irsaliyelerin altındaki imzaların kime ait olduğunun ve hangi araçla teslim edildiğinin araştırılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
Gerekçe: Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve satıcının defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davalı-satıcı, fatura konusu mal veya hizmetin davacıya teslim edildiğini, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. Somut olayda davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine, dava konusu faturaların da dahil olduğu davalının kestiği faturaların kaydedildiği tespit edilmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan, vergi müfettişi ile davacının vekili-kardeşi tarafından imzalanan 27/12/2018 tarihli Karşıt Tespit Tutanağında, dava konusu faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalının yapmakta olduğu inşaata ilişkin olduğu; bu tutanakta davacı vekilinin, davalıdan inşaat malzemesi alındığını ve işçilik yaptırıldığını, inşaatların tamamlandığını, faturaların ve irsaliyelerin davalı tarafından düzenlendiğini beyan ettiği görülmüştür. Faturalara konu sevk irsaliyelerinde malzemelerin ilgili inşaata teslim edildiği, teslim alan kısmında imza bulunduğu belirlenmiştir. Davacı dava dilekçesinde taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını iddia etmiş ise de, davacının kendi defter kayıtları ve vekili-kardeşinin imzaladığı Karşıt Tespit Tutanağı dikkate alındığında, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, malların davacı tarafından teslim alındığı ve davacının faturalar nedeniyle borçlu olduğunun kabulü gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kötüniyet tazminatı → ret
Gerekçe: Bilirkişi raporu içeriği ve vergi incelemesi raporu içeriğine göre davacının davalı tarafından düzenlenen fatura bedellerini ödemekle yükümlü olduğu ve bu bedellerden sorumlu olduğu sonucuna varıldığından, davanın reddine ve şartları bulunduğundan davalı lehine tazminata karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Fatura konusu mal/hizmet tesliminin ispat yükünün satıcıda olduğu ve bu ispatın davacının kendi defter kayıtları ile vergi müfettişi huzurunda imzalanan karşıt tespit tutanağı gibi delillerle sağlanabileceği yönündeki değerlendirme, benzer menfi tespit davalarında ispat yükü ve delil değerlendirmesi açısından yol gösterici niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit↗ ispat yükü↗ ticari defter kaydı↗ karşıt tespit tutanağı↗ kötüniyet tazminatı↗ sevk irsaliyesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/328
KARAR NO 2025/183
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 02/12/2021
NUMARASI 2021/92 Esas - 2021/1302 Karar
DAVA
Menfi Tespit (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, takip dayanağının 26/12/2016 tarihli 86.666,28-TL, 28/12/2016 tarihli 88.066,35-TL ve 29/12/2016 tarihli 75.490,50-TL bedelli üç adet fatura olduğunu,faturaların davalı tarafından gerçeğe aykırı olarak tek taraflı düzenlendiğini, müvekkilinin davalı ile fatura kesilmesini gerektirecek bir ticari ilişkisi olmadığını, faturalar karşılığında müvekkiline mal teslimi yapılmadığını veya hizmet verilmediğini, malın tesliminin veya hizmet verildiğinin davalı tarafından ispat edilmesi gerektiğini ileri sürerek, müvekkilinin davaya konu icra takibi sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davaya konu faturaların irsaliyelerle sabit olduğunu, davacının imza ile teslim aldığı irsaliyeli faturaya 8 gün içinde itiraz etmediğini, fatura karşılığı mal ve hizmetin alındığını, bu hususun 27/12/2018 tarihli davacıya ait Vergi Karşıt İnceleme Tutanağındaki ifadeyle ikrar edildiğini, davacının kendisine gönderilen ihtarnameye itiraz etmediğini,davacının kötü niyetli olduğunu belirterek, davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, mali müşavir bilirkişi raporuna göre takip konusu faturaların davacının ticari defterlerine kayıt edildiğinin tespit edildiği; taraflar arasında ticari ilişki kurulduğu ve fatura konusu malların verildiğinin kabulü gerektiği, aksinin davacı tarafından yazılı delille ispat edilmediği; davacı tarafından yemin deliline başvurulduğunu ve davalı şirket yetkilisinin yemini eda ettiği, davacının, davalıya borçlu olduğu kanaatine varıldığı; 28/04/2021 tarihli ara kararla davaya konu icra takibi hakkında İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca tedbir kararı verilerek kararın uygulandığı gerekçesiyle, davanın reddine, dava değerinin %20'si oranında kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine ve 28/04/2021 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiş;
davalı vekilinin talebi üzerine 20/01/2022 tarihli tavzih kararıyla "dava değeri olan 200.000-TL'nin %20'si oranında (40.000-TL) kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine" şeklinde tavzih edilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, bilirkişi tarafından davalının defterlerinin davalı lehine delil vasfının olmadığının belirlendiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, ispat yükünün davalı alacaklıda bulunduğunu, irsaliyelerin altındaki imzaların kime ait olduğunun ve hangi araçla teslim edildiğinin araştırılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamındaki faturaya dayalı alacak için davalı tarafından davacıya karşı başlatılmış icra takibinden dolayı menfi tespit istemine ilişkindir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve satıcının defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davalı-satıcı, fatura konusu mal veya hizmetin davacıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davalı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. Somut olayda davalı, davacı ...'ye İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... (Yeni: ...) esas sayılı dosyasında 26/12/2016 tarihli 86.666,28-TL, 28/12/2016 tarihli 88.066,35-TL ve 29/12/2016 tarihli 75.490,50-TL bedelli üç faturaya dayanarak 200.000-TL asıl alacak, 237,82-TL ihtarname gideri ve 197,26-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 200.435,08-TL talepli ilamsız takip başlatılmış,takip kesinleşmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda,Davacının usulüne uygun tutulmuş defterlerine, 08/08/2016-29/12/2016 tarihleri arasında davaya dayanak teşkil eden 3 adet faturanın da dahil olduğu davalının davacıya kestiği toplam 2.692.214,25-TL bedelli 34 adet faturanın kaydedildiği görülmüştür. Davalının ise kapanış tasdiki olmadığından usulüne göre tutulmadığı belirtilen defterlerinde, davaya konu faturalar da dahil kayıtlı faturaların toplam 2.692.214,25-TL bedelli olduğu, davacının 7 parça halinde toplam 465.000-TL ödemesinin bulunduğu ve davalının 2.227.214,25-TL alacağı olduğu belirlenmiştir. Davalı vekilinin 15/02/2021 tarihli dilekçesinin ekinde sunduğu "Karşıt Tespit Tutanağı" başlıklı 27/12/2018 tarihli vergi müfettişi ile davacının vekili-kardeşi ...
tarafından imzalanmış belgede, davaya konu faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, her üç faturanın davalı tarafından yapılmakta olan Maltepe Üni. Şantiyesi Kartepe İzmit inşaatına ilişkin olduğu; davacının vekili ...'ın "... kardeşim olur, kendisi Kars'ta olduğu için vekaleten ben geldim. ... Şirketinin sahibi ... olarak biliyoruz. Aslında genelde babam gerekli inşaat malzemelerini alır ben de ödemeleri yaparım. İlgili yılda Marmara Eğitim Kurumlarına Kampüs ve Koleji inşaatı yaptık, inşaatın %80 ini biz tamamladık. Bodrum'da ve Kocaeli'de yaptığımız okul ve kampüs inşaatlarında kullanılmak üzere ... inşaattan inşaat malzemesi aldık ve işçilik yaptırdık. Söz konusu okul inşaatları bitmiş ve teslim edilmiştir.
... inşaata bugüne kadar 820.000-TL dışında bir ödememiz olmamıştır. Faturalar ve ekinde yer alan irsaliyeler ... inşaat tarafından düzenlenmiştir. Bu konuda bir bilgim yoktur. Söz konusu inşaat malzemeleri ... İnşaat tarafından şantiyelerimize gönderilmiş olup, nakliyesini onlar yaptırmıştır. Sevk irsaliyeleri üzerinde yazan plakalarla ilgili bir bilgim yoktur. 20l6 ve 2017 yıllarında 7143 sayılı yasadan yararlanarak KDV ve GV yönünden matrah arttırımında bulunduğumuzu belirtmek isterim" şeklinde beyanda bulunduğu tespit edilmiştir. Aynı dilekçeyle sunulan faturalara konu sevk irsaliyelerinde malzemelerin Maltepe Üni. Şantiyesi Kartepe İzmit inşaatına teslim edildiği, teslim alan kısmında imzanın bulunduğu ancak ismin yazılı olmadığı belirlenmiştir.
Davacı her ne kadar dava dilekçesinde davalıyla arasında ticari ilişki bulunmadığını iddia etmiş ise de taraflar arasındaki ticari ilişki bizatihi davacının defter kayıtları ve vergi müfettişi ile sunulan vekaletnameye göre davacının vekili-kardeşi olan ...'ın imzaladığı "Karşıt Tespit Tutanağı" dikkate alındığında, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu,malların davacı tarafından teslim alındığı ve davacının faturalar nedeniyle borcu bulunduğunun kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle, bilirkişi raporu içeriği,vergi incelemesi raporu içeriğine göre davacı davalı tarafından düzenlenen fatura bedellerini ödemekle yükümlü olduğundan fatura bedellerinden sorumlu olduğunun kabulü ile davanın reddine ve şartları bulunduğundan davalı lehine tazminata karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/02/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/74998 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi