6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kefilin gayri nakdi kredi alacağından sorumluluğu için sözleşmede açık hüküm gerekliliği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/925 E. 2025/436 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Genel Kredi Sözleşmesi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan gayri nakdi kredilere (teminat mektubu vb.) ilişkin bedelin kefilden depo şeklinde talep edilebilmesi için, kefilin bu yükümlülüğü üstlendiğine dair sözleşmede açık ve tereddütsüz bir hüküm bulunması gerekir. Sözleşmenin asıl borçlu kredi müşterisine ilişkin genel hükümleri, aksine açık bir düzenleme yoksa kefillere teşmil edilemez; bu hükümlerin varlığı tek başına kefilin gayri nakdi alacaktan sorumluluğunu doğurmaz.

Ele alınan sorunlar

Kefillerin teminat mektubu (gayri nakdi alacak) bedelinin depo talebinden sorumluluğu → ret

İddia: Davacı vekili, genel kredi sözleşmesinin V. bölümünde kefillerin sözleşmede belirtilen tüm alacaklardan sorumlu olacağının, VI.4 maddesinde bankanın depo talep hakkının, IX.2 maddesinde ise gayrinakdi kredilere de sözleşme hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiğini, dolayısıyla kefillerin teminat mektubu bedelinden de sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek kararın bu kısmının kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: Gayri nakit alacağın depo talebinin kefilden istenebilmesi için, bu yükümlülüğün sözleşmede kefil tarafından üstlenildiğine ilişkin açık hüküm bulunması gerekir. Taraflarca akdedilen genel kredi sözleşmesinin kefillerin sorumluluğu başlıklı V. maddesinde ve diğer maddelerinde, kefillerin teminat mektubu sorumluluk bedelinden kaynaklanan gayri nakit alacaktan sorumlu tutulacağına dair açık bir hüküm bulunmamaktadır. Davacı vekilince dayanılan sözleşmenin VI ve IX bölümleri asıl borçlu kredi müşterisine ilişkin hükümleri içermekte olup, asıl borçlu müşteri hakkındaki bu hükümlerin kefillere de uygulanacağına dair bir düzenleme yoktur. Bu nedenle sözleşmede kefillerin gayri nakit alacaktan sorumlu olduklarına ilişkin açık hüküm bulunmadığından, kefillere yönelik depo isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kefillerin gayri nakdi kredi alacağından (teminat mektubu bedeli) sorumlu tutulabilmesi için genel kredi sözleşmesinde bu yönde açık ve tereddütsüz bir hükmün bulunması gerektiğine, asıl borçluya ilişkin genel hükümlerin bu açıklığı sağlamayacağına dair değerlendirme, benzer genel kredi sözleşmesi uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefalet gayri nakdi kredi teminat mektubu depo talebi itirazın iptali genel kredi sözleşmesi

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/925

KARAR NO 2025/436

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/02/2022

NUMARASI 2021/489 Esas - 2022/90 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 20/03/2025

Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca davalıya kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmesi için davalılara 29.05.2018 tarihli kat ihtarnamesi tebliğ edildiğini, muaccel hale gelen alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı asıl borçlu ve kefillerin takibe haksız olarak itiraz ettiklerini, sözleşmedeki yetki şartı nedeniyle davalıların yetki itirazının yerinde olmadığını, davalıların itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,... kefaletiyle kullandırılan krediye ... tarafından ödeme yapılmasına rağmen müvekkilinin ... adına takibe devam etmek zorunda olduğunu, talep edilen faiz oranının sözleşmeye uygun olduğunu belirterek, davalıların takibe itirazının iptali ile davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; 14/10/2020 tarihli karara yönelik istinaf başvurusu üzerine verilen kaldırma kararı doğrultusunda yapılan araştırmada, davalı ...'nin kefalet tarihi itibariyle şirket ortağı olması nedeniyle eş rızası zorunluluğu bulunmadığı, dolayısıyla davalı ...'nin de nakit alacak kalemlerinden sorumluluğuna hükmedilmesi gerektiği, kural olarak kefillerin gayri nakdi alacak kalemleri yönünden depo edilmesi şeklinde sorumluluğuna gidilebilmesi için sözleşmede buna dair açık hüküm bulunmasının zorunlu olduğu, kural olarak kefilin asıl borçlunun bankaya karşı tüm yükümlülüklerini değil, fakat teminat mektup bedelinin ya da gayri nakdi çek bedelinin tazmini halinde bu bedeli ödemeyi borçlandığı, henüz tazmin edilmeyen teminatın depo edilmesinin borçlusu kefil olmayıp lehine teminat verilen esas kredi borçlusu olduğu, bu nedenle somut olayda sözleşme metninde açık bir hüküm bulunmadığından, gayri nakit alacak kalemleri açısından davalı kefiller..., ...

ve ... yönünden davanın reddi gerektiği, davacı vekilince, sözleşmenin ilgili maddelerinde kefillerin de sorumlu olacağı anlamına gelen düzenlemeler bulunduğu ileri sürmüş ise de, anılan maddelerde kefiller açısından açık bir düzenleme bulunmadığı, nakit kredi yönünden gerek sözleşme hükümleri gerekse de kat ihtarnamesi ve temerrüt durumu dikkate alınarak, ana paraya akdi faiz işletilerek bunların toplamları üzerinden yeniden işlemiş temerrüt faizi hesaplandığı, sözleşmenin "Müşterinin Temerrüdü" başlıklı VI. bendinde kararlaştırılan faiz oranına göre temerrüt faizlerinin hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalıların takibe itirazının kısmen iptali ile takibin ...

no'lu ticari kredi kalemi yönünden 153.893,65-TL asıl alacak, 3.944,58-TL işlemiş faiz, 197,23-TL BSMV olmak üzere toplam 158.035,46-TL alacağın asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %48 temerrüt faizi ve %5 BSMV ile birlikte, ..5136 no'lu kredi kartı alacak kalemi yönünden 93,29-TL asıl alacak, 1,45-TL işlemiş temerrüt faizi, 0,07-TL BSMV olmak üzere 94,81-TL'nin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28,08 temerrüt faizi ile %5 BSMV ile birlikte, 2 adet teminat mektubuna ilişkin 17.946,28-TL'nin davalı asıl borçlu ...A.Ş. tarafından gayri nakdi alacağın icra dosyasına depo edilmesi ve nakte dönüşmesi halinde dönüşme tarihinden itibaren tahsile kadar işleyecek %48 temerrüt faizi ve % 5 BSMV ile birlikte bu davalı borçludan tahsili için takibin devamına, gayri nakdi alacak yönünden kefillerin depo sorumluluğuna gidilebilmesi için ...metninde açık ve tereddütsüz bir hüküm bulunmadığından, davalı kefiller ...,...

ve ... yönünden bu istemin reddine, nakdi alacak üzerinden %20 oranında 31.626,05-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; teminat mektubu bedellerinden asıl borçlu şirket ile birlikte müteselsil kefillerin de sorumlu olduğunu, bu hususun genel kredi sözleşmesinde açıkça yer aldığını, genel kredi sözleşmesinin V. bölümünde, kefillerin sorumluluğunun sözleşmede belirtilen tüm alacaklara ilişkin olduğunun belirtildiğini, sözleşmenin VI.4 maddesinde bankanın depo talep hakkı düzenlenmiş olup, buna göre temerrüt durumunda bankanın haklarını kullanmaya karar vermesi durumunda, sözleşmede imzası bulunan kişilerden teminat mektuplarının iadesini veya gayrinakdi risk tutarlarının depo edilmesini talep edebileceğini, sözleşmenin IX.2 maddesinde de kredi sözleşmesi kapsamında bankanın teminat mektubu ve garanti, garanti akreditifi, kontrgaranti, kefalet kredisi ve her ne isim altında olur ise olsun kullandıracağı tüm gayrinakdi kredilere iş bu sözleşmede yer alan hükümlerin uygulanacağının, teminat mektubunun da söz konusu genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılabileceğinin, bankanın garanti ilişkisine devam etmemeyi uygun görmesi halinde herhangi bir tazmin talebi olmasa dahi garanti tutarının bankaya depo edilmesinin talep edilebileceğinin düzenlendiğini, dolayısıyla genel kredi sözleşmesinde gayrinakdi kredilere ilişkin açık bir düzenleme bulunduğunu, bankanın teminat mektubuna ilişkin sözleşmede imzası bulunan kişilerden depo talebinde bulunabileceğinin açıkça belirtildiğini, kefillerin de kredi sözleşmesi tahtında kullandırılacak ürünlerden yine sözleşme uyarınca sorumlu olduklarını, nakte dönüştüğünde davalı kefillerin sorumlu tutulabileceği teminat mektupları nedeniyle, sırf alacağın gayrinakdi olması nedeniyle kefillerin sorumlu tutulmamasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın gayrı nakit alacağa ilişkin kısmının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; nakit alacak yönünden davalıların itirazının iptaline, gayrı nakit alacak kapsamındaki teminat mektubu bedelinin depo istemine ilişkin olarak ise sözleşmede kefillerin gayri nakit alacaktan sorumlu olduklarına dair açık hüküm bulunmadığı gerekçesiyle, davalı kefillere yönelik depo talebinin reddine karar verilmiş olup, davacı vekilince bu husus istinaf konusu edilmiştir. Gayri nakit alacağın depo talebi yönünden, bu yükümlülüğün kefilden talep edilebilmesi için, bankanın yükümlülüğünün sözleşmede karşı taraf kefil tarafından üstlenildiğine ilişkin açık hüküm bulunması gereklidir.

Ancak somut olayda taraflarca akdedilmiş olan genel kredi sözleşmesinin kefillerin sorumluluğu başlıklı V. maddesinde ve diğer maddelerinde davalı kefillerin teminat mektubu sorumluluk bedelinden kaynaklanan gayrı nakit alacaktan sorumlu tutulacağına dair açık bir hüküm yer almamaktadır. Davacı vekilince ileri sürülen sözleşmenin VI ve IX bölümleri ise asıl borçlu kredi müşterisine ilişkin hükümleri içermekte olup, asıl borçlu müşteri hakkındaki söz konusu hükümlerin davalı kefillere de uygulanacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Anılan sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi sonucunda görüldüğü üzere, sözleşmede davalı kefillerin teminat mektubu sorumluluk bedelinden kaynaklanan gayrı nakit alacaktan sorumlu olduklarına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığından, mahkemece teminat mektubu sorumluluk bedelinden kaynaklanan gayri nakit alacak bakımından davacının davalı kefillere yönelik depo isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.

Açıklanan nedenlerle, istinaf sebepleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/03/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/74894 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.