Şirketin Feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2130 E. 2022/1274 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temlik sözleşmesi↗ tapu iptali ve tescil↗ bloke↗ iş bölümü↗ iptal davası↗ temlik↗ yetki↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; inşaat sözleşmesine konu Çorum ili Merkez, Yavruturna mah. ... ada 664 parsel sayılı taşınmazın C Blok 7. Kat dosya münderecatına göre 3. şahıs adına kayıtlı bulunduğu ve tapu malikine karşı davacının iptal davası açmadığının sabit olduğu, temlik sözleşmesinin geçerli olduğunu, sözleşmede ödenecek bedelin belirlenmediğini, davacının yapılan inşaattan tarihsiz sözleşme ile bedelini ödemek suretiyle kendisine dairenin verileceği sermaye katılım borcunun yanında dairenin yönetim kurulunca belirlenecek bedeli de ödemek zorunda olduğu, yönetim söz konusu bağımsız bölüm için dosyada bir bedel belirlemediği, bu yetkinin şirket yönetimine bırakıldığını, daire için yaptığı ödemelerin iadesi zamanında uğradığı zararın tazmini için 51.577,83 TL olarak saptandığı gerekçesiyle, davacının tapu iptal tescile yönelik davasının taşınmazın 3. kişide bulunması nedeniyle reddine, davacının tazminata yönelik davasının kısmen kabulü ile; 51,577,83 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklar kurulu kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/791 E. 2015/5599 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararının iptali · davanın konusuz kalması · ortaklıktan çıkarılma · vekalet ücreti takdiri · ortaklar kurulu kararı · yargılama giderleri · limited şirket · hukuki yarar
Benzer bu karardaDava «limited şirket» «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, «yargılama giderleri» davacı taraf üzerinde bırakılmış ve taraflar yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemiştir.
Oysa ki, mahkemece karar «verilmesine yer olmadığına» dair bir karar verilmesi halinde «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretine» ilişkin olarak davalı tarafın aleyhine dava açılmasına kendisinin sebep olup olmadığı ve davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararı» olup olmadığı hususları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirme sonucu yazılı şekilde «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılması ve «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir .
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/577 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, açılan dava sonucunda yapılan yargılama sonunda mahkemenin 24/09/2013 tarih 2013/499 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, ...'un şirket «ortaklığından çıkarılması» talebi ile ilgili olarak karar verilmiş olduğu gerekçesiyle davacı tarafça açılan «davanın konusuz kalması» nedeni ile karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının şirket «ortaklığından çıkarılması» talebiyle ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2219 E. 2021/4224 K.
Ortak:iş bölümü
İncelediğiniz karardaKat dosya münderecatına göre 3. şahıs adına kayıtlı bulunduğu ve tapu malikine karşı davacının «iptal davası» açmadığının sabit olduğu, «temlik sözleşmesinin» geçerli olduğunu, sözleşmede ödenecek bedelin belirlenmediğini, davacının yapılan inşaattan tarihsiz sözleşme ile bedelini ödemek suretiyle kendisine dairenin verileceği sermaye katılım borcunun yanında dairenin yönetim kurulunca belirlenecek bedeli de ödemek zorunda olduğu, yönetim söz konusu bağımsız «bölüm» için dosyada bir bedel belirlemediği, bu «yetkinin» şirket yönetimine bırakıldığını, daire için yaptığı ödemelerin iadesi zamanında uğradığı zararın tazmini için 51.577,83 TL olarak saptandığı gerekçesiyle, davacının «tapu iptal tescile» yönelik davasının taşınmazın 3. kişide bulunması nedeniyle reddine, davacının tazminata yönelik davasının kısmen kabulü ile; 51,577,83 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, tüm dosya kapsamına göre; satışı yapılan taşınmazların bilgisinin şirket «defterlerine» «kaydının» yapıldığı, o dönemin yönetim kurulunca durumdan haberdar olunduğu, daha sonraki dönemde iptali gerektirecek bir karar alınmadığı, bu durumun «zımni icazet» olduğu, davalı ... hakkında açılan davada bozma öncesi davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalı ...'a yönelik kendi adına kayıtlı taşınmazlar için açılan davada bozma öncesi davanın reddine ilişkin kararların kesinleştiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına», Ankara ili Çankaya ilçesi ...Mah. ...ada ... parselde 24 nolu bağımsız «bölümün» muris ... adına kayıtlı ½ paydan miras «payı» olarak davalı ... intikal edecek olan ve aynı ada aynı parsel 23 nolu bağımsız bölüm ve 27203 ada 5 parselde 14 nolu bağımsız bölümlerin de ...'dan miras payı olarak davalı ...'a intikal edecek olan pay yönünden davanın reddine, bu taşınmazların diğer kısmına yönelik bozma öncesi davanın kabulü ile diğer «mirasçılar» yönünden tapunun iptali ve davacı şirket adına tesciline yönelik verilen karar kısmı kesinleştiğinden geri kalan pay yönünden tapuya kayıt ve tescili için ayrıca k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zımni icazet · icazet · mirasçılık · feragat · kâr payı · cy/cy kaydı · karar verilmesine yer olmadığına · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, tüm dosya kapsamına göre; satışı yapılan taşınmazların bilgisinin şirket «defterlerine» «kaydının» yapıldığı, o dönemin yönetim kurulunca durumdan haberdar olunduğu, daha sonraki dönemde iptali gerektirecek bir karar alınmadığı, bu durumun «zımni icazet» olduğu, davalı ... hakkında açılan davada bozma öncesi davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalı ...'a yönelik kendi adına kayıtlı taşınmazlar için açılan davada bozma öncesi davanın reddine ilişkin kararların kesinleştiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına», Ankara ili Çankaya ilçesi ...Mah. ...ada ... parselde 24 nolu bağımsız «bölümün» muris ... adına kayıtlı ½ paydan miras «payı» olarak davalı ... intikal edecek olan ve aynı ada aynı parsel 23 nolu bağımsız bölüm ve 27203 ada 5 parselde 14 nolu bağımsız bölümlerin de ...'dan miras payı olarak davalı ...'a intikal edecek olan pay yönünden davanın reddine, bu taşınmazların diğer kısmına yönelik bozma öncesi davanın kabulü ile diğer «mirasçılar» yönünden tapunun iptali ve davacı şirket adına tesciline yönelik verilen karar kısmı kesinleştiğinden geri kalan pay yönünden tapuya kayıt ve tescili için ayrıca k …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2130 E. , 2022/1274 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.03.2020 tarih ve 2019/15 E. - 2020/92 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.02.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı şirket vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin taraflar arasında imzalanan 11/09/1998 tarihli devir ve satış makbuzu ile davalı şirkete ortak olduğunu, taraflar arasında ayrıca inşaat sözleşmesi imzalandığını, bu iki sözleşme ile müvekkilinin hem şirkette hisse sahibi hem de o dönemde şirket tarafından yapımı devam eden dairelerin birinde hak sahibi olduğunu ileri sürerek, öncelikle müvekkiline düşen hisse oranının tespitini, sonrasında müvekkilinin davalı şirket tarafından yapılan inşaattaki dairesinin tespiti ile bu yerin tapuda müvekkili adına tescilini, tescilin mümkün olmaması halinde müvekkilinin bugüne kadar yatırmış olduğu tüm bedellerin temerrüt faizi ile birlikte iadesini, müvekkilinin dairesinin teslim edilmemesi nedeni ile uğramış olduğu zararın da tazminini talep ve dava etmiş, 01/06/2010 tarihli ıslah dilekçesi ile 75.000 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının müvekkili şirketin ortağı olduğunu, bu nedenle şirket hesabına sermaye payını ödediğini, şirket ortağı olması dışında müvekkilinden herhangi bir talep hakkının bulunmadığını, kendisine herhangi bir dairenin taahhüt edilmediğini savunarak, haksız açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; inşaat sözleşmesine konu Çorum ili Merkez, Yavruturna mah. ... ada 664 parsel sayılı taşınmazın C Blok 7. Kat dosya münderecatına göre 3. şahıs adına kayıtlı bulunduğu ve tapu malikine karşı davacının iptal davası açmadığının sabit olduğu, temlik sözleşmesinin geçerli olduğunu, sözleşmede ödenecek bedelin belirlenmediğini, davacının yapılan inşaattan tarihsiz sözleşme ile bedelini ödemek suretiyle kendisine dairenin verileceği sermaye katılım borcunun yanında dairenin yönetim kurulunca belirlenecek bedeli de ödemek zorunda olduğu, yönetim söz konusu bağımsız bölüm için dosyada bir bedel belirlemediği, bu yetkinin şirket yönetimine bırakıldığını, daire için yaptığı ödemelerin iadesi zamanında uğradığı zararın tazmini için 51.577,83 TL olarak saptandığı gerekçesiyle, davacının tapu iptal tescile yönelik davasının taşınmazın 3.
kişide bulunması nedeniyle reddine, davacının tazminata yönelik davasının kısmen kabulü ile; 51,577,83 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.642,28 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 24/02/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin 5.11.2018 tarihli bozma ilamında, mahkemece davacının senet karşılığı ve adi ortaklığın hesabına havale edilmek suretiyle yaptığı ödemelerin tutarının saptanarak bulunacak meblağın kendisine taahhüt edilen daireye hasren yapılmış ödemeler olduğunun kabulü gerektiği ancak bu halde dahi Dairemizin önceki bozma ilamında açıklığa kavuşturulması öngörülen hususlara riayet edilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmakla birlikte bozma gereklerinin yerine getirildiğinden söz edilemez. Nitekim mahkemece, bozulan ilk karardaki tutara hükmedilmiş, ilk karara yönelik bozma ilamında öngörülen hususlar konusunda hiçbir tartışma-değerlendirme yapılmaksızın davacının inşaat için ödediği tutarın dava tarihi itibariyle güncellenmiş değeri üzerinden tahsil hükmü kurulmuştur.
Karar bu yönüyle gerekçeden ve yeterli incelemeden yoksun görünmekte olup bu yönlere işaret edilmek suretiyle bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan Daire çoğunluğunun aksi yöndeki kararına katılamıyorum.
...
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/748907300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz