6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Avans niteliğinde verilen çekte ispat yükünün davacı borçluda olması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/516 E. 2025/301 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Satış sözleşmelerinde aksi kararlaştırılmadıkça edimlerin eş zamanlı ifası kuraldır (TBK m.207); malı teslim almadan satıcıya avans ödendiği iddia edildiğinde bu husus davacı tarafça ispatlanmalıdır. Çek kural olarak mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verilen bir araçtır; çekin avans amacıyla verildiği iddiasının davacı tarafça yazılı delille ispatı gerekir. Bu ispat yükü karşılanamazsa ve karşı tarafın ticari defter kayıtlarıyla başka bir borç ilişkisini kanıtlaması halinde, davanın (itirazın iptali istemi bakımından) reddine karar verilmesi gerekir.

Ele alınan sorunlar

Çeklerin mal alımı için avans olarak verildiğinin ispatı → kabul

İddia: Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığını, ticari ilişkinin dava dışı şirketle (davacının eşinin kontrolündeki şirket) olduğunu, klimaların teslim edildiğini ve bedelinin çeklerle ödendiğini, bu hususu ticari defterleriyle ispatladığını, ilk derece mahkemesinin kabul kararının hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Satış sözleşmelerinde aksi kararlaştırılmadıkça taraflar edimlerini aynı anda ifa etmekle yükümlüdür (TBK m.207); bu peşin satış karinesi uyarınca, malı teslim almadan avans ödediğini iddia eden davacı, aslın hilafını iddia ettiğinden bu iddiasını ispat yükü altındadır. Çek kural olarak bir ödeme aracıdır ve mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilir; çekin avans gibi başka bir amaçla verildiği iddiasının davacı tarafça (HMK m.200 gözetilerek) yazılı delille ispatlanması gerekir. Somut olayda taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamakta, davacı klima siparişine ilişkin belge sunmamıştır. Davalı ise çeklerin, davacının eşinin tek hissedarı ve temsilcisi olduğu dava dışı şirkete satılan mallar karşılığında verildiğini belgelerle ve ticari defter kayıtlarıyla ispatlamıştır; dava dışı şirket ile davacının işletmesi çeklerin verildiği tarihte aynı adreste faaliyet göstermektedir. Çeklerin dava dışı şirketin borcuna karşılık davalı ticari defterlerinde işlem gördüğü belirlenmiş olup, davacı TBK m.207/2'deki karinenin aksini kesin delillerle ispat edememiştir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Gerekçe ile hüküm fıkrası arasındaki çelişki (icra inkar tazminatı) → tartışılmadı

İddia: Davacı vekili, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının gerekçe kısmında icra inkar tazminatının kabulüne karar verildiği belirtildiği halde hüküm fıkrasında bu talebin reddedildiğinin yazıldığını, bunun çelişki oluşturduğunu ve bu yönden kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

Gerekçe: Mahkemenin gerekçeli kararının gerekçe kısmında icra inkar tazminatının kabulüne karar verildiği belirtilmesine rağmen, çelişki yaratacak şekilde hüküm fıkrasında bu talebin reddedildiğinin yazılması doğru olmamıştır. Ancak davanın esastan reddine karar verildiğinden, davacının icra inkar tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun konusu kalmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Çekin mal alımı için avans olarak verildiği iddiasında ispat yükünün davacı tarafta olduğu ve peşin satış karinesinin aksinin yazılı delille ispatlanması gerektiği yönündeki değerlendirme, benzer nitelikteki ticari satım ilişkilerinden kaynaklanan itirazın iptali davalarında emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
peşin satış karinesi ispat yükü avans çekin ödeme aracı niteliği itirazın iptali icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 207TBK 207/2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 200

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/516

KARAR NO 2025/301

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 11/11/2021

NUMARASI 2019/241 Esas 2021/789 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 27/02/2025

Davanın kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya verdiği 25 adet klima siparişi karşılığında 20/03/2019 tarihli tahsilat makbuzuyla, ... Bankası'nın 30/03/2019 keşide tarihli ... nolu 22.075-TL ve 30/04/2019 keşide tarihli ... nolu 22.075-TL bedelli toplam 44.150-TL'lik çekleri davalıya teslim ettiğini, çeklerin tahsil edildiğini; ancak davalının klimaları müvekkiline teslim etmediğini; söz konusu tahsilatı dava dışı... Ltd. Şti. ile olan ticareti kapsamındaki alacağına saydığını beyan ettiğini; bunun üzerine müvekkilince davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini ve takipte istedikleri 502,20-TL işlemiş faizi yönünden taleplerinin bulunmadığını ileri sürerek, davalının takibe itirazının 44.150-TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının müvekkiline klima siparişi vermediğini, dava dışı ... Ltd. Şti.'nin kurucu ortaklarının davacı ... ve kocası ... olduğunu; iki adet çekin müvekkiline ...-... tarafından, şirketin müvekkiline olan borcu için 20/03/2019 tarihli tahsilat makbuzuyla verildiğini, makbuzda borçlunun ...firması olduğunun yazıldığını ve çeklerin müvekkiline davacının eşi İsmail tarafından verildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davacı ...'ın dava dışı... Ltd. ...nin kurucu ortağı olduğu, ancak 01/09/2014 tarihinde hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığı; davacının esnaf odasındaki 25/10/2019 tarihinde terkin edilen kaydında ticari işletme unvanının "..." olduğu; çeklerin... Ltd. Şti.'den alınmadığı ve cirosunun bulunmadığı, davalının savunmalarını ispat edemediği; davacının haklı olduğu ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının itirazının 44.150-TL asıl alacak için iptaline,asıl alacağa takip tarihinden avans faizi işletilerek devamına; alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1- Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında bir ticari ilişki bulunmadığını, ticari ilişkinin dava dışı... Ltd. Şti. arasında olduğunu, bu şirketin kurucularının davacı ve eşi İsmail olduğunu; müvekkilinin aldığı klima siparişlerini teslim ettiğini, şirketin çekirdek unvanının ...olduğu, klimaların bedelinin çeklerle ödendiğini, çek tahsilat makbuzlarında ... unvanının yazıldığını, şirket temsilcisinin ...olduğunu, alacak ödendiğinden hesabın kapatılmasından 1 yıl sonra davanın açıldığını; ...'in kontrolündeki şirketin çekirdek "..." unvanını kullanırken eşinin de ... unvanını kullanmasının hukuken himaye edilemeyeceğini, davacı ve ...'in evli olmasının ikisi arasındaki organik bağı gösterdiğini;

07/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda haklılıklarının tespit edildiğini; davacının ve eşinin aldığı malın parasını ödememek için dava açmayı araçsallaştıran bir istismar yöntemi geliştirdiklerini; davacının klima siparişine dair delil sunmadığını, davacının ticari defter sunmadığını; müvekkilinin ticari defterleriyle dava dışı şirketle aralarındaki ticareti ve alacağını ispat ettiğini ve mahkemenin kabul kararının hatalı olduğunu belirterek, hükmün kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2- Davacı vekili, icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, ayrıca mahkemenin gerekçeli kararının gerekçesinde icra inkar tazminatının kabulüne karar verildiği belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında bu talebin reddedildiğinin yazılı olduğunu belirterek, kararın bu yönden kaldırılmasına ve talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında satın alınacak mallar için sipariş avansı olarak verildiği ileri sürülen iki adet çekin malların teslim edilmemesine rağmen tahsil edilmesi sebebiyle bu bedelin iadesi için başlatılan ilamsız icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.TBK'nın 207. maddesi, “Satış sözleşmesi, ... sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haizdir. Hükümden anlaşılacağı üzere, aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır.

Satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde ödeme yaptığını ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya çeki verdiğini iddia eden davacı, aslın hilafını iddia ettiğinden bu iddiasını ispat yükü altındadır.Kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Çekin ödeme dışında başka bir amaçla (örneğin avans olarak) verildiğini iddiasının davacı tarafça (HMK’nın 200. maddesi gözetilerek) ispatlanması gerekmektedir. Somut olayda;

taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır.Davacı tarafından davalıya klima siparişi verildiğine ilişkin bir belge sunulmamıştır. Davalı da, davacıyla aralarında bir ticari ilişki bulunmadığını, iki adet çeklerin davacının eşinin tek hissedarı ve temsilcisi olduğu dava dışı şirkete satılan klimaların bedellerinin karşılığı olarak esasen davacının eşi tarafından verildiğini belirtmiş ve buna ilişkin belgeler ile kayıtlarını sunmuştur. Dava dışı şirketle davacının işletmesi davaya konu çeklerin verildiği tarihte aynı adreste faaliyet göstermektedir. Davacı tarafça mal satışı için avans olarak verildiği ve tahsil edildiği ileri sürülen 30/03/2019 tarihli 22.075-TL ve 30/04/2019 tarihli 22.075-TL toplam 44.150-TL bedelli iki adet çekin avans olarak verildiği hususunda, ispat yükü davacı borçludadır.

Bu durumda davacı taraf, hem peşin satış karinesi ve hem de çekin davalıdan satın alınacak mallar karşılığında avans olarak verildiğini ve karşılığında da mal teslim edilmediğini yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Çeklerin dava dışı şirketin borcuna karşılık davalı ticari defterlerinde işlem gördüğü belirlenmiş olup davacı, TBK’nın 207. maddesinin 2. fıkrasında yer alan karinenin aksi davacı tarafından kesin delillerle ispatlanamamıştır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca mahkemenin gerekçeli kararının gerekçe kısmında icra inkar tazminatının kabulüne karar verildiği belirtilmesine rağmen, çelişki yaratacak şekilde hüküm fıkrasında bu talebin reddedildiğinin yazılması doğru olmamıştır.

Davalının kötüniyet tazminatı istemi bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek davanın reddine; dava reddedildiğinden, davacının icra inkar tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/241 Esas - 2021/789 Karar sayılı 11/11/2021 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Davanın reddine,"Karar sonucuna göre davacı vekilinin istinaf başvurusu konusuz kaldığından bir karar verilmesine yer olmadığına,İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;"Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından yatırılan 530,72-TL peşin harcın mahsubuna kalan 84,68‬‬-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafından yapılan 200-TL bilirkişi ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı vekili için takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının (davacı 80,70-TL, davalı 753,98-TL) istek halinde kendilerine iadesine, Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 50-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

27/02/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/74678 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.