6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bonodaki imzanın sahteliği nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/851 E. 2025/294 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Bono

Gerekçe özeti

Kambiyo senedine (bono) dayalı icra takibinde borçlunun imzaya itirazı üzerine alınan Adli Tıp raporunda, senette borçluya atfedilen imzanın mukayese imzalarına kıyasla davacının eli ürünü olmadığının tespit edilmesi halinde, senet metnindeki yazıların (keşideci alanı gibi) aidiyetinin ayrıca ispatlanamamış olması sonuca etkili değildir; çünkü senet metnindeki yazıların keşideciye ait olması zorunlu değildir, bononun bağlayıcılığı açısından esas unsur imzadır. İmzanın sahteliği yeterli inceleme içeren bir raporla tespit edildiğinde, ön rapordaki ek belge/inceleme taleplerinin tam karşılanmamış olması, hüküm kurmaya elverişliliği ortadan kaldırmaz.

Ele alınan sorunlar

Bonodaki imzanın davacıya ait olup olmadığı ve Adli Tıp raporunun yeterliliği → ret

İddia: Davalı vekili, 15/06/2021 tarihli Adli Tıp ön raporunda belirtilen eksikliklerin (6.1, 6.2, 6.3 maddelerindeki belge temini ve dikte yazdırma işlemleri) giderilmeden nihai rapor alındığını, bu nedenle raporun hukuka uygun bir sonuca ulaşamadığını, raporu kabul etmediklerini ve dosyanın Adli Tıp Üst Kuruluna gönderilmesi talebinin dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

Gerekçe: Davaya konu senedin düzenleme tarihinden önceki yeterince yakın ve sonraki tarihlerde düzenlenmiş davacının uygun imza örneklerini içeren yeterli sayıda belge asılları ilgili resmi kurumlardan temin edilmiş, ayrıca davacının uygulamaya esas imzaları alınmıştır. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin raporunda, senette davacıya atfedilen imza ile davacının mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, senetteki imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacının eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle yeterli incelemeyi içeren, hüküm kurmaya elverişli Adli Tıp raporuna göre senetteki imzanın davacıya ait olmadığı belirlenmiştir. Adli Tıp Kurumunun 15/06/2021 tarihli ön raporunun 6.2. maddesindeki hususlar, senedin ön yüzündeki yazıların aidiyetinin tespiti için talep edilen belgelerdir; esasen senet ön yüzündeki yazıların keşideciye ait olması gerekmemektedir. Yazıların da davacının eli ürünü olmadığı belirlenmiş olsa da, bononun davacıyı bağlayıcılığı açısından esas unsur olan imzanın davacıya ait olmadığının tespit edilmesi karşısında, davalının bu yöndeki itirazı sonuca etkili görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Bono metnindeki yazıların (keşideci bilgileri vb.) aidiyetinin ispatlanamamış olmasının, imzanın sahteliği tespit edilmiş bir senette sonuca etkili olmadığı; senedin bağlayıcılığı için esas unsurun imza olduğu yönündeki değerlendirme, kambiyo senedine dayalı imza itirazı davalarında emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası kambiyo senedi (bono) imzaya itiraz Adli Tıp Kurumu imza incelemesi raporu kötüniyet tazminatı

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/851

KARAR NO 2025/294

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/01/2022

NUMARASI 2019/73 Esas - 2022/25 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Kambiyo senedinden kaynaklanan)

Davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 31/12/2009 tanzim, 31/12/2011 vade tarihli, 203.000-TL bedelli bonoya istinaden Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından 23/10/2014 tarihinde kambiyo takibi başlattığını, yurtdışında yaşayan müvekkilinin söz konusu icra takibini haricen öğrendiğini ve tebligatın usulsüz yapıldığı iddiasıyla Bakırköy 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/1458 esas sayılı dosyası üzerinden imzaya itiraz davası açtığını, ancak davanın reddine karar verildiğini, bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, 31/12/2009 olan düzenleme tarihinde müvekkilinin yurtdışında olduğunu, dolayısıyla müvekkilin bonoyu tanzim etmesinin ve imzalamasının imkansız olduğunu ileri sürerek müvekkilinin söz konusu bonoya istinaden davalıya Bakırköy ...

İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında borcunun olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, 07/10/2021 tarihli Adli Tıp raporunda davaya konu senette borçluya atfen atılı imzaların davacıya ait olmadığının belirlendiği, senet metninden anlaşılan bu yöndeki savunmanın davalı hamile karşı ileri sürebileceği, dolayısıyla davacının bu senetten dolayı sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı ve kötüniyet tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne davalı borçlunun Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında takibe konu 31/12/2009 tanzim 31/12/2011 vade tarihli keşidecisi ... olan 203.000-TL bedelli senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, dosyada mevcut 15/06/2021 tarihli Adli Tıp Raporunda ;rapor tanzim edilebilmesi için;

6. 1. ...'in inceleme konusu senedin düzenlenme tarihi olan 2009 yılı ve tercihen bu tarihten önce başka amaçlarla atmış olduğu bol ve samimi imzalarını içerir belgelerin; ....dernekler ve vakıflar, vb. gibi çeşitli kurum ve kuruluşlardan temini, 6.2. ...'e huzurda inceleme konusu senet kendisine gösterilmeden "Dt. ... ", "ÜSKÜDAR-İST- TC ..." yazılarını aynı tip harflerle büyük küçük harflere dikkat edilerek dikte suretiyle ve normal yazma hızıyla birçok kez yazdırılması ile elde edilecek tutanakların temini, 6.3. ...'in başka amaçlarla yazmış olduğu samimi yazılarını içerir; mektup,..vb... belgelerin temin edilerek mevcutlar ile birlikte kurumumuza gönderilmesinin gerektiği hususlarını bildirir rapordur." denildiğini, ancak bu eksiklikler tamamen giderilmeden yeniden inceleme yapıldığından son raporda hukuka uygun bir sonuca ulaşılamadığını;

bu nedenle Adli Tıp Raporunu kabul etmediklerini ve dosyanın Adli Tıp Üst Kuruluna gönderilmesine dair itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, icra takibine konu edilen bonodaki davacıya atfen atılan borçlu imzasının sahte olduğu iddiasına dayalı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davaya konu senedin düzenleme tarihi olan 2009 yılından önceki yeterince yakın ve sonraki tarihlerde düzenlenmiş davacının uygun imza örneklerini içeren yeterli sayıdaki belge asılları ilgili resmi kurumlardan temin edilmiş ve ayrıca davacının uygulamaya esas imzaları alınmıştır. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin raporuyla imza incelemesinin yapıldığı ve senette davacıya atfedilen imza ile davacının mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu senetteki imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacının eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.

Buna göre mahkemece yeterli incelemeyi içeren hüküm kurmaya elverişli Adli Tıp raporuna göre, senetteki imzanın davacıya ait olmadığı belirlenmiştir. Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde Adli Tıp Kurumu ön raporunda belirtilen eksiklikler giderilmeden rapor alındığını ileri sürmüştür.Adli Tıp Kurumunun 15/06/2021 tarihli raporunun 6.2 maddesindeki hususların senedin ön yüzündeki yazıların aidiyetinin tespiti için talep edilen belgelerdir. Esasen senet ön yüzünde ki yazıların keşideciye ait olması gerekmemektedir. Yazıların da davacının eli ürünü olmadığı, bononun davacıyı bağlayıcılığı açısından esas unsur olan imzanın davacıya ait olmadığının tespit edilmesi karşısında, davalının itirazı sonuca etkili görülmemiş, bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, mahkemece davaya konu icra takibinin dayanağı olan bonodaki imzanın davacıya ait olmadığından davacının borçlu olmadığının tespitine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 13.866,93-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 3.447-TL harcın mahsubu ile kalan 10.419,93‬‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 85,85‬-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/02/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/74668 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.