Alt bayilik hakediş alacağında ispat yükünün davacıya ait olması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1059 E. 2025/307 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Bayilik sözleşmesinden kaynaklanan hakediş alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
bayilik (acente-kıyas)
Gerekçe özeti
Bir alt bayilik kodunun birden fazla firma tarafından kullanıldığı ve alt bayi nezdindeki işçilerin dava dışı bir firmaya toplu olarak geçtiği, ana bayinin de bu tarihten sonra ödemelerini dava dışı firmaya yapmaya başladığı durumlarda, hakedişin eksik ödendiğini veya ödenmediğini ileri süren davacı, ihtilaflı döneme ait hizmet/işlemlerin bizzat kendisi tarafından ifa edildiğini ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat gerçekleştirilmediğinde, taraf ticari defter kayıtlarının çelişmesi de alacağın varlığını tek başına ispata yeterli değildir ve alacak talebi reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Davalının davacıya hakediş borcunun bulunup bulunmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, dosyadaki bilirkişi raporlarının ve ... A.Ş.'den gelen yazı cevabının müvekkilinin alacağını ispatladığını, taraflar arasında sözleşme ve prime dayalı hizmet ilişkisi konusunda ihtilaf bulunmadığını, buna rağmen davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacının alt bayi olarak davalıya bağlı çalıştığı, alt bayilik ilişkisinin belirli bir dönem sürdüğü, ... A.Ş.'nin davacı ile doğrudan sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, prim ödemelerinin ana bayilere yapılıp ana bayiler tarafından alt bayilere aktarıldığı ve davacı için davalıya toplam belirli bir tutarda prim ödendiği hususları ihtilaf dışıdır; esas uyuşmazlık davalının davacıya bu tutar üzerinden hakediş borcu bulunup bulunmadığıdır. Taraf ticari defterlerine göre davacı davalıya borçlu görünmekte, davalı ise davacıdan alacaklı görünmektedir. Davalı, dava dışı bir şirket tarafından alt bayilik hizmeti verildiğini, davacının talep ettiği prim ödemelerinin bu dava dışı şirkete yapıldığını, aynı alt bayilik kodunun sadece davacı tarafından kullanılmadığını savunmuş; bilirkişi incelemesinde de davacı bünyesindeki bir grup sigortalı çalışanın aynı meslek kodu ile belirli bir tarihte dava dışı şirkete geçtiği ve bu şirket bünyesinde çalışmaya başladığı, davalının da bu tarihten itibaren ilgili hakediş açıklamasıyla ödemelerini dava dışı şirkete yapmaya başladığı tespit edilmiştir. Tek bayi kodu üzerinden işlem yapılmış olsa da, davacı ile dava dışı firma arasındaki toplu işçi geçişi ve bu tarihten sonra davalının ödemelerini dava dışı firmaya yapmaya başlaması dikkate alındığında, davacının, ödemenin eksik yapıldığı veya yapılmadığı ileri sürülen döneme ait işlemlerin bizzat kendisi tarafından yerine getirildiğini ispat etmesi gerekir. Davacı, ödeme yapılmadığı ya da eksik ödeme yapıldığı ileri sürülen dönem ve işlemlere ilişkin herhangi bir delil ibraz etmemiştir. Bu durumda davacı alacağını ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Aynı bayi kodunun birden fazla firma tarafından kullanıldığı ve personel geçişi ile ödeme yönlendirmesinin değiştiği hallerde, hakediş alacağını talep eden davacının ihtilaflı döneme ait hizmeti bizzat ifa ettiğini ispatlaması gerektiğine ilişkin tespit, benzer alt bayilik/prim ilişkilerinden kaynaklanan alacak davalarında ispat yükünün belirlenmesi açısından yönlendirici niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alt bayilik ilişkisi↗ hakediş alacağı↗ ispat yükü↗ ticari defter kayıtları↗ bayi kodu↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1059
KARAR NO 2025/307
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/03/2022
NUMARASI 2017/657 Esas - 2022/247 Karar
DAVA
Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ 27/02/2025
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalının ... A.Ş.'nin toptan bayi olduğunu, müvekkilinin davalının alt bayii olarak faaliyette bulunduğunu, ... bayi kodunu kullandığını, müvekkilinin yaptığı işlerden dolayı hakkedişlerinin ... A.Ş tarafından toptan bayii olan davalının hesabına yatırıldığını, davalının müvekkili için yatan hakediş tutarını müvekkiline bildirmesi üzerine müvekkilinin hakediş tutarı kadar fatura kestiğini, davalının da fatura bedelini müvekkiline ödediğini, müvekkilinin ticari defterlerini incelediğinde davalıya 628.084,36-TL borçlu olduğunu, müvekkilinin ticari defterlerdeki borç sebebini araştırdığında davalı tarafından müvekkiline ... A.Ş.'den gelen ödemelerin bildirilmediğini öğrendiğini, bu nedenle müvekkili tarafından davalıya fatura kesilememesi nedeniyle davalıya borçlu göründüğünü, ...
A.Ş. tarafından müvekkili için davalıya yapılan ödemeler incelediğinde davalının 2016 yılından bu yana ... A.Ş. tarafından müvekkili adına yatırılan paraları müvekkiline bildirilmediğini, ... A.Ş. tarafından müvekkil adına gönderilen hak edişlerin müvekkiline bildirilmesi halinde müvekkili tarafından fatura düzenleneceğinden müvekkilinin davalıdan yaklaşık 1.200,000-TL alacaklı hale geleceğini belirterek şimdilik 5.000-TL'nin ... A.Ş tarafından davalıya yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH Davacı vekili 17/12/2020 harç tarihli ıslah dilekçesi ile alacak talebini 1.289.168,71-TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkili şirket ticari defter ve kayıtlarında müvekkili şirketin davacıdan 822.779,89-TL alacaklı olduğunu, müvekkil şirketin tüm ticari yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davacının müvekkili şirketle iletişime geçmeden herhangi bir ihtar yollamadan dava açma yoluna gittiğini, davacının 1.200.000-TL alacaklı olduğunu yazılı belgelerle ispatlamak durumda olduğunu, müvekkil şirketin ticari kayıtlarına göre borç olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; ... A.Ş.'ye yazılan müzekkere cevabında davacı ...'ın alt bayi olarak ...'a bağlı çalıştığı, ... A.Ş.'nin alt bayilerle doğrudan sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, prim hesaplamaları ile ödemelerinin direkt dağıtım merkezlerine yapılmadığı, dağıtım merkezlerinin de iletilen prim dosyalarındaki tutarlara istinaden alt bayilerine banka aracılığı ile yapmak zorunda olduğu, tüm sorumlulukların dağıtım merkezine ait olduğu, Satış Destek Müdürlüğü'nden alınan geri dönüşe göre ... bayisinin ... kodu için ...ion'a ödenen prim tutarlarının 1.956.737,12-TL olduğu hususlarının bildirildiği, taraf ticari defterleri ve ödemelerin yapıldığı dava dışı ... Ltd Şti ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesiyle davalı tarafından dava dışı ...Ltd.Şti'ye yapılan ödemeler toplamının 1.720.439,50-TL olduğunun, davacının ticari defterlerine göre davacının davalıya 628.084,36-TL borçlu olduğunun, davalının ticari defterlerine göre davalının davacıdan 822.779,89-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafça dava dışı ...
şirketi tarafından hizmet verildiği ve davacının talebine dayanak prim ödemelerinin dava dışı şirkete ödendiği, alt bayilik kodunun sadece davacı tarafından kullanılmadığının belirtildiği, bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemede de 2016 Nisan ayında davacı bünyesindeki 27 sigortalı çalışanın aynı meslek kodu ile dava dışı ... şirketine kaydırıldığı ve bu şirket bünyesinde çalıştığının tespit edildiği, davacının dava dışı ... AŞ'nin davalıya ödediği prim tutarlarının tahsilini talep etmekte ise de davacının prime dayanak hizmeti davalı yana verdiğine ilişkin delil ibraz edemediği, taraf ticari defterleri ile davacının iddiasının sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; dosyadaki bilirkişi raporlarının müvekkilinin lehine olmasına rağmen mahkemece aleyhe karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin alacağının bilirkişi raporu ve ... A.Ş.'den gelen yazı cevabı ile sabit olduğunu, telekomdan gelen yazı cevabında müvekkilinin 1.956.737,12-TL prim hakedişinin olduğunun açıkça belirtildiğini, taraflar arasında sözleşme ve müvekkilinin prime dayalı hizmet verdiği hususunda ihtilaf yokken mahkemenin davayı reddetmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin ... A.Ş. bayiliğini yapan davalının alt bayisi olduğunu, ancak ... A.Ş. tarafından müvekkiline ödenmek üzere davalının hesabına geçen hakedişlerin müvekkiline ödenmediğini belirterek bakiye hakedişlerin ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise müvekkilinin hakediş ödemelerini davacıya ve davacının bilgisi dahilinde ... Ltd. Şti isimli firmaya yaptığını, ayrıca alt bayi kodunun birden fazla firma tarafından kullanıldığını, davacıya borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmaktadır. Davacının, davalı şirketin alt bayi olarak davalıya bağlı çalıştığı, davacı ile davalı arasında alt bayilik ilişkisinin 06/11/2015 ile 17/04/2017 tarihleri arasında sürdüğü, ...
A.Ş.'nin davacı ile doğrudan sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, ... A.Ş. tarafından prim ödemelerinin ana bayilere yapıldığı,ana bayilerin ise alt bayi hakedişlerini banka vasıtasıyla alt bayilere ödediği, ... A.Ş.'ye yazılan müzekkere cevabına göre davacı için davalıya ödenen prim tutarlarının toplamda 1.956.737,12-TL olduğunun bildirildiği hususları ihtilaf dışı olup, uyuşmazlık davalının davacıya hakediş borcunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacının ticari defterlerinde davacının davalıya 628.084,36-TL borçlu olduğu, davalının ticari defterlerine göre davalının davacıdan 822.779,89-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından dava dışı ... Ltd.Şti'ye yapılan ödemeler toplamı 1.720.439,50-TL'dir.
Davalı tarafça, alt bayi olarak dava dışı ... şirketi tarafından hizmet verildiği, davacının talebine dayanak prim ödemelerinin dava dışı şirkete ödendiği, alt bayilik kodunun sadece davacı tarafından kullanılmadığı belirtilmiş, bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemede de 2016 Nisan ayında davacı bünyesindeki 27 sigortalı çalışanın aynı meslek kodu ile 2016 Temmuz döneminde dava dışı ... şirketine kaydırıldığı ve bu şirket bünyesinde çalıştığı tespit edilmiştir. Davalı tarafından 01/08/2016 tarihinden itibaren ödemelerin "... hakediş" açıklaması ile ... firmasına yapılmaya başladığı dekontlardan görülmektedir. Tek bayi kodu üzerinden işlem yapılmış ise de davacı ile dava dışı ... firması arasındaki toplu işçi geçişi ve bu tarihten sona davalının dava dışı ...
firmasına hakediş ödemeleri yapmaya başlaması dikkate alındığında davacı tarafından hakedişlerin eksik ödendiği ya da ödeme yapılmadığı belirtilen döneme ait işlemlerin kendisi tarafından yapıldığını ispat etmesi gerekir. Davacı tarafından ödeme yapılmadığı ya da eksik ödeme yapıldığı dönem ve işlemlere ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Bu durumda davacının davalıdan olan alacağını ispat edemediğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/74667 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi