Avans olarak verildiği iddia edilen çekte peşin satış karinesi ve ispat yükü
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/695 E. 2025/113 K. · · İlk derece: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan Çek Bedeli ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Kıymetli evrak (kambiyo)
Gerekçe özeti
Ticari satım sözleşmelerinde, aksi kararlaştırılmadıkça alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda ifa etmesi kuraldır (peşin satış karinesi). Malı teslim almadan satıcıya çek verdiğini ve bu çekin avans niteliğinde olduğunu ileri süren taraf, aslın hilafını iddia ettiğinden bu iddiasını yazılı delille ispat yükü altındadır; çek kural olarak bir ödeme aracı olduğundan, ödeme dışında bir amaçla verildiği iddiası da aynı şekilde ispatlanmalıdır. Ayrıca bir belgedeki imzanın açığa imza olarak atıldığı ve iradeye aykırı doldurulduğu iddiası, senede karşı senetle ispat kuralı kapsamında yazılı delille kanıtlanmadıkça kabul edilmez.
Ele alınan sorunlar
Çekin mal teslimine karşılık avans olarak verildiği iddiasının ispatı → ret
İddia: Davacı, davalının kendisine satacağı tıbbi malzemeler karşılığında çeki avans olarak verdiğini, davalının malları teslim etmediğinden çekin bedelsiz kaldığını, bu nedenle çekten dolayı borçlu olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TBK 207. madde uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcı edimlerini aynı anda ifa etmekle yükümlüdür; bu nedenle peşin satış karinesi geçerlidir. Malı teslim almadan satıcıya avans ödediğini iddia eden taraf, aslın hilafını iddia ettiğinden bu iddiasını ispat yükü altındadır. Çek kural olarak bir ödeme aracı olup mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilir; çekin ödeme dışında başka bir amaçla (avans olarak) verildiği iddiasının HMK 200 gözetilerek davacı tarafça ispatlanması gerekir. Somut olayda taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakta, davacı hem peşin satış karinesinin aksini hem de çekin avans olarak verildiğini ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delille kanıtlayamamıştır; TBK 207/2'deki karinenin aksi ispatlanamamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Protokoldeki imzanın beyaza imza olduğu ve iradeye aykırı doldurulduğu iddiası → ret
İddia: Davacı vekili, davalının sunduğu 29/01/2018 tarihli protokolün müvekkilince oluşturulmadığını, şirket temsilcisinin sadece çek teslim iradesiyle beyaza imza attığını, belgenin iradesi dışında doldurulduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Protokoldeki imzanın davacı şirketi temsile yetkili kişiye ait olduğu duruşmada taraflarca kabul edilmiştir. Şirket temsilcisinin açığa imza attığı ve protokolün iradelerine aykırı doldurulduğu iddiası, senede karşı senetle ispat kuralı kapsamında yazılı delille ispatlanması gereken bir husustur. Davacı vekili bu iddiayı yazılı olarak ispata yarayan bir delil sunmadan ileri sürmüştür; bu nedenle iddia ispatlanamamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Protokolde adı geçen üçüncü şirketlere ilişkin borç üstlenimi itirazları → ret
İddia: Davacı vekili, protokolde belirtilen üçüncü şirketin davalıya borcu bulunmadığını, bu firmanın borçlarının müvekkilince üstlenilmediğini ve 20.000-TL vade farkı taahhüdünde bulunulmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Protokoldeki ilgili firmalara ilişkin beyanlar karşısında, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde bu firmalar hususunda belirttiği itirazlar yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Ticari satım sözleşmelerinde çekin avans niteliğinde verildiği ve mal tesliminin gerçekleşmediği iddialarında peşin satış karinesinin uygulanacağı, bu karinenin aksinin ve çekin ödeme dışı bir amaçla verildiğinin yazılı delille ispat edilmesi gerektiği yönündeki gerekçesiyle emsal niteliktedir; ayrıca beyaza imza/irade aykırılığı iddialarının senede karşı senetle ispat kuralına tabi olduğunu teyit etmektedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit↗ peşin satış karinesi↗ ispat yükü↗ senede karşı senetle ispat kuralı↗ beyaza imza↗ çek↗ avans↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/695
KARAR NO 2025/113
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/01/2021
NUMARASI 2019/376 Esas - 2021/59 Karar
DAVA
Menfi Tespit (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/01/2025
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkili aleyhine İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla takip başlattığını, takip dayanağının müvekkilinin keşidecisi olduğu 15/07/2018 keşide tarihli 106.067,44-TL bedelli ... Bankası ... nolu çek olduğunu, müvekkilinin çekten dolayı borcunun bulunmadığını, medikal sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin davalıdan bir kısım ürünler satın aldığını, bu kapsamda davalıya peşin olarak 29/01/2018 tarihli çek teslim makbuzu ile toplam 269.979,44-TL tutarlı 5 adet çekin verildiğini, davaya konu çekin de bu çekler arasında olduğunu, davaya konu çek dışında diğer tüm çeklerin ödendiğini, fakat davalının ürünleri teslim etmediğini ileri sürerek, müvekkilinin davalıya takibe konu çekten dolayı borcunun olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin dava dışı,...Ltd. Şti.'ye mal sattığını ve bu kapsamda müvekkilinin toplam 200.103,56-TL' bedelli fatura kestiğini, dava dışı şirket tarafından satış bedeline mahsuben keşidecisi davacı... Ltd. Şti., lehdarı... Ltd. Şti. olan 28/01/2019 vade tarihli 200.000-TL bedelli çeki müvekkiline ciro ettiğini, çekin vadesi geldiğinde, davacı şirket yetkilisinin müvekkiliyle irtibata geçerek maddi sıkıntı içinde olduklarını, bu çekin ödenemeyeceğini, karşılıksızdır işlemi yapılmamasını rica ettiğini, bu çek karşılığında müvekkiline ileri tarihli vadeli beş adet ayrı çek verebileceklerini söylediklerini, müvekkilinin de iyi niyetle bu teklifi kabul ettiğini, davacıyla sundukları 29/01/2018 tarihli protokolün imzalandığını, protokol ile davacının 200.000-TL bedelli çek yerine verilen 5 adet çek ileri tarihli olduğundan 20.000-TL vade farkını ve yine dava dışı...
Ltd. Şti.'nin müvekkiline olan 49.979,44-TL'lik cari borcunu üstlendiğini, toplamda 269.979,44-TL'lik 5 adet çeki ciro ederek müvekkiline teslim ettiğini, müvekkilinin, bu 5 adet çekin vadelerinde ödenmesi durumunda 200,000-TL'lik çek ile ilgili işlem yapmayacağını taahhüt ettiğini, protokol tarihinin 200.000-TL'lik çekin vadesinden hemen bir gün sonra ve davacının verdiği 5 adet çek bedellerinin toplamı ile bu bedelin 269.979,44-TL olduğunu, bu hususun dava dilekçesinde de ikrar edildiğini, davacının keşidecisi olduğu ve 200.000-TL'lik çeke müvekkili şirket tarafından yasal süresi içerisinde karşılıksızdır işlemi yapılmamasının sebebinin de bu olduğunu ve davaya konu çek ödenmeyince icra takibi yapıldığını belirterek, davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacı vekilince takibe konu çekin davalı tarafından teslim edilecek tıbbi malzemelere karşılık avans olarak verildiği, davalının malzemeleri teslim etmediğinden bedelsiz kaldığı iddia olunarak çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti talep edildiği, davalı vekilince sunulan 29/01/2018 tarihli protokolde bulunan imzanın ...'ye ait olduğu, bu kişinin davacı şirketi temsile yetkili bulunduğunun 27/01/2021 tarihli celsede davacı temsilcisi ve davacı vekilince kabul edildiği, şirket temsilcisinin açığa imza attığı ve protokolün iradelerine aykırı olarak doldurulduğu ileri sürülmüş ise de, davacının bu iddiasının senede karşı senetle ispat kuralı kapsamında yazılı delil ile ispatlanmasının gerektiği, davacı tarafça 29/01/2018 tarihli protokolün iradelerine aykırı olarak tamamlandığı, çekin avans olarak verildiği ve bedelsiz kaldığının yazılı delille ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine ve takibin durdurulmasına karar verilmediğinden davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, davalının müvekkilinden bir alacağının bulunmadığını; davalının sunduğu 29/01/2018 tarihli protokolün müvekkilince oluşturulmadığını, protokole ilişkin gerekli araştırmanın yapılmadığını, müvekkilince sadece bir kısım çek teslim tutanaklarının imzalandığını; protokol içeriğinde belirtildiği şekilde ... isimli firmanın borçlarının müvekkilince üstlenilmediğini, bu firmanın davalıya 49.979,44-TL tutarında bir borcu bulunmadığından, bu firma tarafından tüm borçları davalıya ödendiğinden müvekkilce bir borcun üstlenilmediğini, mahkemece adı geçen firmaya müzekkere yazılarak davalı ile olan tüm ticari faaliyetinin, yaptığı ödemelerin ve düzenlenen faturaların celbi talep edilmişse de dikkate alınmadan karar verildiğini;
müvekkilince 20.000-TL tutarında herhangi bir vade farkı ödemesi taahhüdünde bulunulmadığını; müvekkilinin dava dışı ... firmasına çek verme nedeninin davalının bu firmaya sattığı bir kısım malzemeyi bu firma üzerinden satın almak olduğunu, davalı bu firmaya malzemeleri vermeyince müvekkilinin bu firmadan herhangi bir malzeme alamadığını ve davalıdan direkt alım yoluna gittiğini, bu kapsamda ... firması tarafından davalıya ciro edilerek verilen 28/01/2018 vadeli müvekkile ait çekin davalı yanca işlem yapılmayarak iptal edildiğini, müvekkilince de davalıdan alınacak malzemelere karşılık çekler verildiğini, bu hususun ispatının çeklerin direkt olarak davalıya verilmiş olması ve ... firmasının çeklerde adının yer almaması olduğunu, davalının 28/01/2018 tarihli çekin işleme alınmaması ile ilgili olarak yaptığı açıklamaların fiili gerçeklere aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında satın alınan mallar için verilen çekin malların teslim edilmemesine rağmen takibe konulması sebebiyle menfi tespit istemine ilişkindir.6098 sayılı TBK'nın 207. maddesi,“Satış sözleşmesi, ... sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haizdir. Hükümden anlaşılacağı üzere, aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır. Satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde ödeme yaptığını ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delillerle kanıtlaması gerekir.Alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya çeki verdiğini iddia eden davacı, aslın hilafını iddia ettiğinden bu iddiasını ispat yükü altındadır.Bilindiği gibi, kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir.
Çekin ödeme dışında başka bir amaçla (örneğin avans olarak) verildiğini iddiasının davacı tarafça (HMK’nın 200. maddesi gözetilerek) ispatlanması gerekmektedir.Somut olayda; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davacı tarafça mal satışı için avans olarak verildiği ileri sürülen İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine dayanak teşkil eden 15/07/2018 düzenleme tarihli 106.067,44-TL bedelli çekin avans olarak verildiği hususunda, ispat yükü davacı borçludadır. Bu durumda davacı, hem peşin satış karinesi ve hem de çekin davalıdan satın alınan mallar karşılığında avans olarak verildiğini ve karşılığında da mal teslim edilmediğini yazılı delillerle kanıtlaması gerekir.
Mevcut durumda, TBK’nın 207. maddesinin 2. fıkrasında yer alan karinenin aksi davacı tarafından yazılı delillerle ispatlanamamıştır.Öte yandan, davacı vekili 27/1/2021 tarihli son duruşmada, davalı vekilinin sunduğu 29/01/2018 tarihli protokoldeki imzanın şirkete vekil olarak atanmış ... tarafından imzalandığını, müvekkilinin çek teslim iradesiyle beyaza imza attığını, belgenin iradesi dışında doldurulmuş olduğunu iddia etmiş ise de, bu hususu yazılı olarak ispata yarayan bir delil dosyaya sunmamıştır. Ayrıca söz konusu protokoldeki ... ve ... firmalarına ilişkin beyanlar karşısında, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde bu firmalar hususunda belirttiği itirazları da yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 40-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/01/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/74661 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi