6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7563 E. 2022/962 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulüne uygun tebligat hukuki dinlenilme hakkı takibin durdurulması icra hukuk mahkemesi savunma hakkı dava şartı yokluğu derdestlik bono usulden reddi görevsizlik kararı tebligat yetki yetkisizlik kararı

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 27HMK 114 · İİK — İİK 71

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, Menderes İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/69 esas sayılı dava dosyası getirtilip incelendiğinde, davacının dava dilekçesine esas tüm taleplerinin icra hukuk mahkemesinde ileri sürüldüğü, dosyanın derdest olduğu ve tensip zaptının 8.bendi uyarınca takibin durdurulmasının reddine karar verildiği, yargılamasının henüz devam ettiği, davacının taleplerinin İİK 71 maddesi anlamında icra mahkemesinin görev ve yetki alanına girdiği, derdest olduğu gerekçesiyle HMK 114/I, 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, bonoya dayalı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Davacı tarafından açılan işbu davada mahkemece, taraflara herhangi bir tebligat yapılmaksızın tensiple HMK m.114, 1/ı, 115/2 uyarınca derdest olan bu ikinci davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Hukuki dinlenilme hakkı çeşitli unsurları içerir. Bunlardan en önemlilerinden biri de bilgi sahibi olunma (bilgi edinme) hakkıdır (HMK m.27/2.). Buna göre, hak sahibinin kendisi ile ilgili yargılama ve yargılamanın içeriği hakkında tam bir şekilde bilgi sahibi oması sağlanmalıdır. Bilgilenme hakkı, gerek karşı taraf, gerekse yargı organlarının işlemleri ve dosya kapsamında girip yargılamayı etkileyici herşeyi kapsar. Tarafların bilgi sahibi olmadığı işlemler, belge ve bilgiler yargılamada esas alınmaz. Bilgelenmenin şekli bakımından, hukuka uygun davranılmalıdır. İlgilinin bilgilenmesi şeklen değil, gerçekten sağlanmaya çalışılmalıdır. Özellikle mahkemenin değişmesini sağlıyan görevsizlik ve yetkisizlik kararları dışında kalan ve davayı sonuçlandıran kararlarda bilgilendirmeye özel bir önem verilmelidir. Özellikle tebligat ve davetiye kurallarının uygulanmasında özen gösterilmelidir. Usulüne uygun tebligat yapılmadan, davetiye çıkarılmadan yapılan işlemler taraflar bakımından sonuç doğurmaz. Kısaca usulüne uygun tebligat olmaksızın yargılama yapılması, savunma hakkının dolasıyla, en temel insan haklarından birinin ihlali anlamına gelecektir. Bu çıkarımlardan sonra somut olaya gelindiğinde, taraflara yöntemince tebligat yapılıp, taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesi gerekirken, tensiple davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Çek iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14030 E. 2017/2072 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati Haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9851 E. 2014/14327 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/7563 E.  ,  2022/962 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Menderes 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.05.2016 tarih ve 2016/183 E. - 2016/230 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkillerinin borçlu ...'a kefil olduklarını, teminat senedi ibaresi yazılı bonoyu alacaklı-davalı ...'e teslim ettiklerini, alacaklı-davalının bono kenarında yazılı olan teminat senedi olduğunu belirten bölümü keserek, Menderes İcra Müdürlüğü'nün 2013/680 esas sayılı ödeme emriyle takip başlattığını, Menderes İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/69 esas sayılı dosyayla ödeme emrinin iptali için dava açıldığını, davanın kabul edildiğini, kararın genel mahkemelerde görülmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğunu, Cumhuriyet Başsavcılığına sahtecilik suçu nedeniyle şikayette bulunulduğunu, soruşturma sonucunda hakkında iddianame düzenlenerek resmi belgede sahtecilik suçundan dava açıldığını, alacaklı-davalının yapmış olduğu takip nedeniyle zararının olduğunu ileri sürerek ceza davası kararı kesinleşinceye kadar takibin ve satışın durdurulmasına, ceza davasının bekletici mesele yapılmasına, takibin iptaline, haksız ve kötüniyetli olarak sahtecilik yaparak takip yapması nedeniyle davalı-alacaklı hakkında % 20 tazminata mahkum edilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, Menderes İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/69 esas sayılı dava dosyası getirtilip incelendiğinde, davacının dava dilekçesine esas tüm taleplerinin icra hukuk mahkemesinde ileri sürüldüğü, dosyanın derdest olduğu ve tensip zaptının 8.bendi uyarınca takibin durdurulmasının reddine karar verildiği, yargılamasının henüz devam ettiği, davacının taleplerinin İİK 71 maddesi anlamında icra mahkemesinin görev ve yetki alanına girdiği, derdest olduğu gerekçesiyle HMK 114/I, 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, bonoya dayalı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Davacı tarafından açılan işbu davada mahkemece, taraflara herhangi bir tebligat yapılmaksızın tensiple HMK m.114, 1/ı, 115/2 uyarınca derdest olan bu ikinci davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Hukuki dinlenilme hakkı çeşitli unsurları içerir. Bunlardan en önemlilerinden biri de bilgi sahibi olunma (bilgi edinme) hakkıdır (HMK m.27/2.). Buna göre, hak sahibinin kendisi ile ilgili yargılama ve yargılamanın içeriği hakkında tam bir şekilde bilgi sahibi oması sağlanmalıdır. Bilgilenme hakkı, gerek karşı taraf, gerekse yargı organlarının işlemleri ve dosya kapsamında girip yargılamayı etkileyici herşeyi kapsar. Tarafların bilgi sahibi olmadığı işlemler, belge ve bilgiler yargılamada esas alınmaz. Bilgelenmenin şekli bakımından, hukuka uygun davranılmalıdır. İlgilinin bilgilenmesi şeklen değil, gerçekten sağlanmaya çalışılmalıdır. Özellikle mahkemenin değişmesini sağlıyan görevsizlik ve yetkisizlik kararları dışında kalan ve davayı sonuçlandıran kararlarda bilgilendirmeye özel bir önem verilmelidir.

Özellikle tebligat ve davetiye kurallarının uygulanmasında özen gösterilmelidir. Usulüne uygun tebligat yapılmadan, davetiye çıkarılmadan yapılan işlemler taraflar bakımından sonuç doğurmaz. Kısaca usulüne uygun tebligat olmaksızın yargılama yapılması, savunma hakkının dolasıyla, en temel insan haklarından birinin ihlali anlamına gelecektir. Bu çıkarımlardan sonra somut olaya gelindiğinde, taraflara yöntemince tebligat yapılıp, taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesi gerekirken, tensiple davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 10/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/745856300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.