6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptaline ve

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7476 E. 2022/626 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuen tahsil müktesep hak icra takibine itiraz genel kredi sözleşmesi tbk 99 kefil kredi sözleşmesi icra inkar tazminatı inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 581 · HUMK — HUMK 438

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ile dava dışı banka arasında düzenlenen genel nakdi kredi sözleşmesini davacının kefil sıfatı ile imzaladığı, asıl borçlu davalının dava dışı bankaya sözleşmeden kaynaklanan borcunu ödememesi nedeni ile davacının kefil sıfatı ile 04/04/2014 tarihinde 27.503,46 TL ödeme yaptığı, 6098 sayılı TBK'nın 581. ve devamı maddeleri uyarınca davacının kefil sıfatı ile ödediği bu miktarı davalı borçludan talep edebileceği, davalının icra takibine itirazının haksız ve alacak likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibine itirazın 27.274,16 TL'lik kısmının iptali ile, takibin bu miktar üzerinden devamına, kabul edilen miktar üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ve kefil tarafından ödenen borcun asıl borçludan rücuen tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan değerlendirme sonucunda 27.274,16 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin 12.05.2015 tarihli önceki karar sadece davalı tarafça temyiz edilmiştir. Dairemizce davalı yararına kararın bozulmasına karar verildiğine göre; artık mahkemece yeniden hüküm kurulurken davalı aleyhine 12.05.2015 tarihli kararda kabul edilen tutardan daha fazlasına hükmedilemeyeceği, işbu tutarın davalı yararına usulü müktesep hak teşkil edeceği gözetilerek 12.05.2015 tarihli kararda hükmedilen 26.131,68 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle bu tutardan daha fazlasına hükmedilmesi doğru görülmemiş, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7. maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/7476 E.  ,  2022/626 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.02.2019 tarih ve 2017/1018 E. - 2019/204 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı ile dava dışı banka arasında akdedilen genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesinin müvekkili tarafından kefil sıfatıyla imzalandığını, borcun bir kısmının davalı tarafından ödendiğini, ancak bakiye 27.503,46 TL'nin kefil sıfatıyla alacaklı bankaya müvekkilinin ödemek zorunda kaldığını, davalıdan bu tutarın iadesinin talep edilmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, mahkemenin görevsiz olduğunu, davacının kefil değil müşterek borçlu olduğunu dolayısıyla davacının kendi borcunu ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ile dava dışı banka arasında düzenlenen genel nakdi kredi sözleşmesini davacının kefil sıfatı ile imzaladığı, asıl borçlu davalının dava dışı bankaya sözleşmeden kaynaklanan borcunu ödememesi nedeni ile davacının kefil sıfatı ile 04/04/2014 tarihinde 27.503,46 TL ödeme yaptığı, 6098 sayılı TBK'nın 581. ve devamı maddeleri uyarınca davacının kefil sıfatı ile ödediği bu miktarı davalı borçludan talep edebileceği, davalının icra takibine itirazının haksız ve alacak likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibine itirazın 27.274,16 TL'lik kısmının iptali ile, takibin bu miktar üzerinden devamına, kabul edilen miktar üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ve kefil tarafından ödenen borcun asıl borçludan rücuen tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan değerlendirme sonucunda 27.274,16 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin 12.05.2015 tarihli önceki karar sadece davalı tarafça temyiz edilmiştir. Dairemizce davalı yararına kararın bozulmasına karar verildiğine göre; artık mahkemece yeniden hüküm kurulurken davalı aleyhine 12.05.2015 tarihli kararda kabul edilen tutardan daha fazlasına hükmedilemeyeceği, işbu tutarın davalı yararına usulü müktesep hak teşkil edeceği gözetilerek 12.05.2015 tarihli kararda hükmedilen 26.131,68 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle bu tutardan daha fazlasına hükmedilmesi doğru görülmemiş, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7.

maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm kısmının 1. bendinde yer alan “27.274,16-TL” ibaresinin çıkarılmasına, aynı yere “26.131,68-TL” ibaresinin eklenerek kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/743011600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.