İpoteği fek etmeme nedeniyle tazminat davasının erken açılması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/398 E. 2025/276 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Bir bankanın, başka bir bankanın ipoteğinin fekki için verdiği taahhüde güvenerek üçüncü kişiye (borçluya) ödeme yaptığı ve karşı bankanın ipoteği fek etmediği durumlarda, ödemeyi yapan bankanın karşı bankaya karşı zarar tazminatı talep edebilmesi için öncelikle, ödemenin esasen kendisine ait olmayıp asıl borçluya ait bir bedel niteliğinde olduğu hallerde, asıl borçludan alacağının tahsilinin denenmiş ve sonuçsuz kaldığının ispatlanması gerekir; bu koşul oluşmadan açılan dava, zamanaşımı def'i incelenmeden, erken açılmış olması nedeniyle reddedilmelidir.
Ele alınan sorunlar
Talebin hukuki niteliği: sözleşme mi, sebepsiz zenginleşme mi → tartışılmadı
İddia: Davacı, taraflar arasında davalı bankanın verdiği taahhütnameye dayalı bir hukuki ilişki bulunduğunu, bu nedenle sebepsiz zenginleşmeden söz edilemeyeceğini ve 10 yıllık zamanaşımının uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı banka, dava dışı borçlunun kredi borcu karşılığında taşınmaz üzerindeki 1. derece ipoteğinin, belirtilen tutarın belirtilen tarihe kadar ödenmesi halinde 7 gün içinde fek edileceğini yazılı olarak taahhüt etmiştir. Davalı bu taahhüdün varlığını inkar etmemekte, sadece belirtilen tarihte belirtilen tutarın yatırılmadığını savunmaktadır. Uyuşmazlığın çözümünde bu taahhüdün esas alınması gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davanın erken açılmış olması (asıl borçluya başvuru koşulunun oluşmaması) → ret
Gerekçe: Davacı bankanın davalıya gönderdiği 98.450-TL, esasen davacının kendi parası değil, konut kredisi kullandırdığı borçluya ait bir bedeldir. Davacının iddiası, 1. derece ipoteğin kaldırılacağına güvenerek 2. derece ipotekle konut kredisi kullandırdığına ilişkindir. Davacı öncelikle, konutun alıcısı ve kredi borçlusu olan kişiden alacağını tahsil edemediğini ve bu nedenle 1. derece ipotek sahibi davalı bankanın ipoteği kaldırmamasından zarara uğradığını ispat etmelidir. Dosyada, borçlu hakkında ipotekten elde edilen bedel dışında kalan konut kredisi tutarının tahsili için takip yapılıp yapılmadığı ve bu takibin sonuçsuz kalıp kalmadığı belirsizdir; davacı bankanın 2. derece ipoteği nedeniyle bir kısım tahsilat yaptığı da anlaşılmaktadır. Kredi borçlusundan tahsilat yapılması imkansız hale geldiğinde davacının zararını davalı bankadan isteme hakkı doğacaktır. Kredi borçlusu hakkında takip yapılıp yasal yollar tüketilmeden davalı bankaya karşı açılan dava, henüz davalıya başvuru koşulları oluşmadan açılmış olduğundan erken açılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Zamanaşımı def'inin ilk derece mahkemesince kabulünün hukuka uygunluğu → kabul
İddia: Davacı, uyuşmazlığın sözleşmeye/taahhüde dayalı olduğunu, bu nedenle 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre 2 yıllık zamanaşımı uygulamasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı hakkında açılan dava, kredi borçlusu hakkında takip yapılıp yasal yollar tüketilmeden açıldığından erken açılmış olup bu nedenle reddi gerekirken, ilk derece mahkemesince sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talebin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
İpoteğin fekki taahhüdüne dayalı zarar tazminatı taleplerinde, ödemenin asıl borçluya ait bir bedel niteliğinde olduğu hallerde davacının öncelikle asıl borçludan tahsilat imkanının tükendiğini ispat etmesi gerektiği; bu koşul oluşmadan açılan davanın zamanaşımı tartışılmaksızın erken açılma nedeniyle reddedileceği yönündeki tespiti nedeniyle bölgesel ikna edici emsal değer taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ipoteğin fekki taahhüdü↗ sebepsiz zenginleşme↗ zamanaşımı↗ erken açılan dava↗ 1. derece ve 2. derece ipotek↗ ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/398
KARAR NO 2025/276
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/11/2021
NUMARASI 2020/159 Esas - 2021/787 Karar
DAVA
Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, dava dışı ...'in müvekkili bankaya 27/03/2013 tarihinde konut finansman kredisi kullanmak için başvurduğunu, krediye istinaden taşınmaz üzerinde ipotek tesis edileceği zaman taşınmazda davalı bankanın 1. derece ipoteğinin görüldüğünü, bu ipoteğin fekki için talep edilen miktarın davalı bankaya sorulduğunu ve davalı banka Körfez Şubesinin 22/03/2013 tarihli 317 sayılı cevabi yazısında 150.000-TL'nin ödenmesi koşuluyla ipoteğin fek edileceğinin bildirildiğini; ...'nın müvekkiline sunduğu 27/03/2013 tarihli yazıda, ipoteğin fekki için davalıya 98.450-TL'nin gönderilmesini talep ettiğini, yazının teyidinin davalının Körfez Şubesi çalışanı ... tarafından verildiğini; yazışmalar neticesinde müvekkilinin ...'ya kredi kullandırdığını ve taşınmaz üzerine 2.
derece ipotek tesis edildiğini, davalı bankaya da 98.450-TL gönderildiğini, ancak davalının taşınmazdaki ipoteğini fek etmediği gibi 98.450-TL'yi de müvekkili bankaya iade etmediğini; sonrasında davalının Kocaeli ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından başlattığı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte taşınmazın satışa çıkarıldığını ve 23/05/2014 tarihli açık artırmada 134.000-TL'ye satıldığını; davaya konu ettikleri hususun takip başladığında fark edildiğini, icra dosyasında tebligatların usulsüz olduğunu; ipoteğin fekki amacıyla müvekkili tarafından ödeme yapılmasına rağmen ipoteğin kaldırılmaması sebebiyle müvekkiline iadesi gerekirken her iki hususun da yerine getirilmediğini ve davalının bu işlemi neticesinde davacının zarara uğradığını ileri sürerek, 27/03/2013 tarihinde tahsil edilen 98.450-TL'nin ödeme gününden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, taraflar arasında sözleşme olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte huzurdaki davanın sebepsiz zenginleşme ve/veya haksız fiilden sadır olduğundan talebin zamanaşımına uğradığını; davacının kredi kullandırdığı dava dışı müşterisinden alacağını tahsil etmek yerine müvekkiline dava açtığından davanın sıfat yokluğundan reddi gerektiğini; kabul anlamına gelmemekle birlikte, davaya konu alacağın dava dışı ...'den tahsil edilemediği ispat edilmeden açılan davanın mesnetsiz olduğunu ve hukuki yarar yokluğundan usulden reddinin gerektiğini; taahhütnamede belirtilen tutarda ve tarihte ödeme yapılmadığını, taraflar arasındaki hukuki ihtilafta yazılı taahhütnamenin geçerli olduğunu;
taşınmazın takipteki satışından davacının alacağının bir kısmını tahsil ettiğini, bakiye alacağını tahsil edemediğine ilişkin dosyada delil bulunmadığını, davaya konu zararın varlığının, müvekkilinin kusurunun ve illiyet bağını ispat edilemediğini, bu nedenlerle haksız fiil koşullarının oluşmadığını; taşınmazın önceki maliki olan ... tarafından imzalanan ipotek resmi senedinde, taşınmazın ...'in tüm borçlarının teminatı olduğunun kararlaştırıldığını, bu nedenle müvekkilinin taşınmazın devriyle güvencesi devam eden ipoteği haklı olarak fek etmediğini; taraflar arasında sözleşme olmadığı gibi alacak ve borç ilişkisi de bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacının kullandırdığı krediden 98.450-TL'yi 27/03/2013 tarihinde davalının 1. derece ipoteği nedeniyle davalıya aktardığı, davalının davacıya yazdığı 22/03/2023 tarihli yazıda, (aynı gün) 22/03/2013 tarihine kadar 150.000-TL ödenmesi halinde ipoteğin fek edileceğini bildirdiği, bu bildirim dışında taraflar arsında herhangi bir sözleşme vs. olmadığı, dosya içerisindeki bildirimin taraflar arasında düzenlenen bir sözleşme ilişkisini doğurmadığı, bu nedenle de taraflar arasında sözleşmeye dayalı bir talepten söz edilemeyeceği, dolayısıyla davacının isteminin sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olduğu, TBK 82'de sebepsiz zenginleşmeden doğan davalarda zamanaşımı süresinin hak sahibinin geri isteme hakkını öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıl olarak düzenlendiği, davalı tarafından zamanaşımı itirazında bulunulduğu, davacının basiretli tacir gibi hareket ederek ödemeyi yaptığı tarih olan 27/03/2013 tarihinden itibaren davalı tarafından ipoteğin fek edilip edilmediğini araştırması gerektiği gibi dava dilekçesinde ipotekli taşınmazın davalı tarafından açılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan Kocaeli ...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takipte 23/05/2014 günü satışının yapıldığı ve dava tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin her halükarda dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, taraflar arasında davalı banka tarafından imzalanıp verilen taahhütnameye dayalı bir hukuki ilişki olduğunu; tarafların irade açıklamalarına dayanan olaylarda sebepsiz zenginleşmeden söz edilemeyeceğini, davalının verdiği taahhütnamede 150.000-TL'nin belirtilen zamana kadar ödenmesi halinde ipoteği fek etmeyi taahhüt ettiğini, ancak belirtilen ödemenin zamanında ve tam olarak ödenmediğini, dolayısıyla ipotek fek şartlarının gerçekleşmediğini, bu nedenle ipoteği fek etmediklerini kabul ettiklerini, o zaman taraflar arasındaki hukuki ilişkiye göre aldığı parayı iade etmesi gerektiğini; taraflar arasında bir sebebi, bir hukuki sözleşmesi, bir taahhüdü icap ve kabulü olan genel hükümlere dayanan bir alacak-borç ilişkisi oluştuğunu, bu nedenle paranın iade edilmesi gerektiğini, uygulanacak zamanaşımının da 10 yıl olduğunu;
gönderilen tutarın ...'in rotatif kredilerine ve banka nezdindeki diğer kredilerine mahsup edildiğini, konut kredisi kapamasına mahsup edilmediğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ipoteğin fekki için davalıya ödeme yapılmasına rağmen ipoteğin fek edilmediğinden bahisle zarara uğranıldığından ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Somut olayda davacı banka, müşterisi dava dışı ...'in 27/03/2013 tarihinde konut finansman kredisi kullanmak için başvuru yaptığını, krediye konu ve kredinin temini için davacı lehine ipotek konulacak taşınmazda davalı bankanın 1. derece ipoteğinin fekki için talep edilen miktarın davalıya sorulduğunu, davalının Körfez Şubesinin 22/02/2013 tarihli davacı bankanın İzmit Şubesi'ne hitaben düzenlediği ve gişe görevlisi ile operasyon yönetmeni tarafından imzalanan yazısında, dava dışı ...'a 04/02/2011'tarihinde 156.000-TL konut finansman kredisi kullandırıldığı, kredi borcunun 22/03/2013 itibariyle net olarak 150.000-TL olduğu, krediye ilişkin olarak ...in maliki olduğu konut niteliğindeki bağımsız bölüm üzerinde davalı banka lehine 03/02/2011 tarihli 1.
derecede 312.000-TL bedelli ipotek tesis edildiği, söz konusu kalan tutarın (aynı gün) 22/03/2013 tarihine kadar ödenmesi halinde ipoteğin 7 gün içinde fek edileceğinin kabul, beyan ve taahhüt edildiğini ifade etmiştir. Dava dışı ... ve ...'in davacı bankaya hitaben verdiği 27/03/2013 tarihi dilekçede, ...'in sattığı konut için ...'ya kullandırılan konut kredisi bedelinin, davalı bankanın ipoteğinin fekki için 98.450-TL'nin ... Nolu hesaba konut kredisi kapama açıklamasıyla gönderilmesi, geri kalan (boşluk) TL'nin kendisine ödenmesini talep ettiği görülmüştür. Bu belgenin altında "... Körfez Şb. Bireysel ...'den IBAN No-Konut İpoteği ve tutar ... (bilgi yok) alındı" ibaresinin yazılı olduğu, altında bir imza ve isim kaşesinin bulunduğu ancak ismin okunamadığı belirlenmiştir.
Dosyaya sunulan 27/03/2013 tarihli dekonta göre, dava dışı ...'nın davacı bankadaki hesabından ...in davalı bankadaki hesabına "... Konut Bedeli" açıklamalı 98.450-TL EFT yapılmıştır. Davalı bankanın mahkemece yazılmış müzekkereye verdiği iki cevapta, söz konusu bedel ile ...in kredi ödeme, kredi kartı ödeme ve ipotekli kredi kapama işlemlerinin yapıldığı bildirilmiştir. Davalı banka tarafından, dava dışı ..., ... ve ...'ya karşı 31.180,06-TL ipotek alacağı ve 3.052,36-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 34.232,42-TL'nin tahsili için davaya konu taşınmazdaki ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, satış ilanı 2. derecede ipotek alacaklısı olan davacı bankaya ve diğer ilgililere Mart 2014'te tebliğe çıkarılmış ve ilanlar yapılmış, taşınmaz 23/05/2014'te 134.000-TL'ye ihalede satıldığı;
davacı banka vekilinin icra dairesine verdiği 09/06/2014 tarihli dilekçesiyle, 2. derece ipotek alacaklısı olarak sıra cetveli yapılmadan ve kendilerine tebliğ edilmeden 1. derece ipotek alacaklısına ödeme yapılmasına muvafakat etmediklerini, taşınmazdaki 1. derece ipoteğin fekki için davalı-alacaklı bankaya ödeme yapıldığı halde ve ipoteğin fek edileceğine dair yazı düzenlenmesine rağmen, fek edilmeyerek taşınmazın satışa çıkarıldığı, bu nedenle davalı-alacaklı bankadan ödenen tutar ve uğradıkları zararların talep ve dava haklarının saklı olduğu belirtilmiş; ihalenin 15/04/2015'te kesinleşmesi üzerine 16/04/2015 tarihi derece kararı uyarınca 16/04/2015 tarihinde davalı-alacaklıya ödeme yapıldığı, aynı şekilde 12/05/2015 tarihinde de taşınmazdaki 2.
ipoteğine istinaden davacı bankaya 33.360,46-TL ödeme yapıldığı belirlenmiştir. Eldeki davada, davacı davalı bankanın 22/03/2013 tarihli taahhüdüne rağmen 1. derece ipoteğin fekki için müvekkili tarafından 98.450-TL gönderilmiş olmasına rağmen ipoteği fek etmediği ve parayı iade etmediği için zarara uğradığını belirterek, 98.450-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsili istenilmiştir. Davalı da söz konusu taahhüdü inkar etmemekte, fakat belirtilen tarihte belirtilen miktarın yatırılmadığını savunmaktadır. Uyuşmazlığın çözümünde de söz konusu taahhüdün esas alınması gerekmektedir. Davacı bankanın dava dışı ...'ya kullandırdığını belirttiği konut kredisi kapsamında, satıma konu konutun maliki ...'nın davacı bankadaki hesabından davalının kredi borçlusu ...in hesabına 27/03/2013 tarihinde davalı nezdindeki kredi nedeniyle konut üzerindeki 1.
derecedeki ipoteğin kaldırılması amacıyla 98.450-TL gönderildiği sabittir. Ancak söz konusu bu para esasen davacı bankanın parası değildir. Buna göre davacı öncelikle, konutun alıcısı-yeni maliki ve verdiği konut kredisinin borçlusu olan ...'den alacağını alamadığını ve bu kapsamda 1. derecedeki ipotek sahibi davalı bankanın ipoteği kaldırmamasından dolayı zarara uğradığını ispat etmelidir. Davacının davada ki iddiası ,1.derecedeki ipoteğin kaldırılacağına güvenerek ,ikinci derecede ipotek alarak konut kredisi kullandırdığına ilişkindir.Ne var ki dava dosyasında ... hakkında ipotekden elde ettiği bedel dışında kalan konut kredisinin tahsili için takip yapılıp yapılmadığı ,sonuçsuz kalıp kalmadığı belirsizdir.Davacı bankanın ikinci derece ipoteği nedeniyle bir kısım tahsilat yaptığı da anlaşılmaktadır.Eğer kredi borçlusundan tahsilat yapması imkansız ise zararını davalı bankadan isteme hakkı doğacaktır.
Kredi borçlusu hakkında takip yapıp yasal yollar tüketilmeden davalı hakkında açılan davanın erken açıldığı anlaşılmış olup, henüz davalıya başvuru koşulları oluşmadan açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı hakkında açılan dava erken açıldığından reddi gerekirken , sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talebin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde bulunmamış,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek erken açılan davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/159 Esas - 2021/787 Karar sayılı 30/11/2021 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Erken açılan davanın reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının mahkeme veznesine yatırılan 1.681,28-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 1.065,88- TL harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için takdir olunan 13.302,75-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine, 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına," İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
20/02/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/74177 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi