Ticari satım alacağında iade faturasının ispat edilememesi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1258 E. 2025/515 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Ticari satım ilişkisinden kaynaklanan alacak davalarında, borçlu tarafın malların iade edildiğini ileri sürerek borçtan kurtulmak istemesi halinde, iade faturasının alacaklının ticari defterlerinde kayıtlı olmaması ve iade konusu malların teslim edildiğine dair somut bir delil (tebliğ, teslim tutanağı, irsaliye bağlantısı vb.) sunulamaması durumunda, borçlu bu iddiasını ispat edemez ve alacaklının talebi doğrultusunda hüküm kurulması hukuka uygun olur.
Ele alınan sorunlar
İade faturasına dayalı borçtan kurtulma iddiasının ispatı → ret
İddia: Davalı, davacıdan aldığı kumaşların müşterisi tarafından kabul edilmediğini, bu kumaşların boyama işini yapan dava dışı şirkete davacı tarafından sevk edildiğini, sektör teamülü gereği bu şekilde iade yapıldığını ve bu nedenle davacıya borçlu olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.
Gerekçe: HMK 222. madde uyarınca ticari defter kayıtlarının delil olarak kabulü için kanuna uygun tutulmuş olması ve karşı tarafın defter kayıtlarına aykırı olmaması gerekir. Bilirkişi incelemesinde, davalının davacıya kestiği 37.839,42-TL bedelli iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, faturanın davacıya tebliğ edildiğine dair delil bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalının dayandığı dava dışı şirkete ait sevk irsaliyesi ile iade faturası arasında bağlantı kurulamamış, irsaliyedeki malların davacıya teslim edildiğine dair bir kayıt veya delil de bulunmamıştır. Davacı, bu irsaliyeyle kendisine bir teslimat yapılmadığını belirtmiştir. Davalı, numunedeki kumaşın istenilen kumaş olmadığına dair bir delil, davacıya çektiği bir ihtar veya whatsapp yazışması gibi destekleyici bir kayıt sunamamıştır. Sonuç olarak davalı, davacı kayıtlarıyla mutabakat bulunmayan bedelden sorumlu olmadığını ve bu bedeldeki malların davacıya iade edildiğini ispat edememiştir. Bu nedenle davacının talep ettiği alacak tutarı üzerinden davanın kısmen kabulü ve icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Ticari satım ilişkilerinde iade iddiasına dayanan borçtan kurtulma savunmasının, iade faturasının karşı tarafın defterlerinde kayıtlı olmaması ve teslim delili bulunmaması halinde ispat edilemeyeceğine ilişkin değerlendirmesi bakımından bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter delili↗ itirazın iptali↗ icra inkar tazminatı↗ iade faturası↗ ispat yükü↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1258
KARAR NO 2025/515
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 14/04/2022
NUMARASI 2020/53 Esas - 2022/402 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya açık hesap ilişkisi kapsamında mal sattığını, bu kapsamda davalının vadesi geçen borçlarını ödemediğini, faturaya dayalı 37.864,46-TL asıl alacak ve 1.799,65-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 39.664,11-TL'nin tahsili amacıyla davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin takip konusu faturayla ilgili kısmi ödemeler yaptığını, davacının ödenmediğini iddia ettiği bir adet faturayı da irsaliyeli şekilde iade faturası olarak iade ettiğini ve cari hesaplar incelendiğinde müvekkilinin borçlu olmadığının görüleceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, tarafların ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda, davalının 37.839,42-TL bedelli iade faturasının davalının defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davacı kayıtlarında bulunmadığı, davalının sunduğu irsaliye ve irsaliyeli fatura arasında herhangi bir ilişkinin tespit edilemediği, irsaliye tarihinin 13/11/2019, iade faturası tarihinin 04/11/2019 olduğu, davalının iddia ettiği iade faturasına konu malların davacıya teslim edildiğine dair dosyada bilgi bulunmadığı, teslim alan kısmında isim yazmadığı, araç plakasının yazdığı ancak davalıya verilen sürede buna ilişkin net bir bilgi verilmediği, davalının ödemelerine ilişkin dekontların irdelendiği; iade faturasının süresinden sonra düzenlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine itirazının kısmen iptali ile takibin 37.864,46-TL üzerinden devamına, fazla talebin reddine;
%20 orandaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili,davacıdan alınan kumaşların müvekkilinin müşterisi tarafından kabul edilmediğini, bu kumaşların müvekkili için kumaş boyama işini yapan dava dışı ... A.Ş. tarafından 13/11/2019 tarihli irsaliyeyle davacıya gönderildiğini ve teslim edildiğini, müvekkilinin davacıdan aldığı kumaşların davacı tarafından müvekkili için ... A.Ş.'ye teslim edildiğine dair sevk irsaliyesinin sunulduğunu ve tekstil sektöründe kolaylık olması için sevkiyatların bu şekilde yapıldığını belirterek,kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) " şeklinde düzenlenmiştir. İcra takibinde davacı tarafından 27/08/2019 tarihli 3.145,70-TL bedelli, 06/09/2019 tarihli 28.156,68-TL bedelli ve 11/09/2019 tarihli 6.562,08-TL faturalara dayalı olarak 37.864,46-TL asıl alacak ve 1.799,65-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 39.664,11-TL talep edilmiştir.Alınan bilirkişi raporunda, davacının ve davalının 2019 yılına ait ticari defterlerinin incelendiği; davacının kayıtlarına göre davalıdan 37.864,46-TL alacaklı, davalının kayıtlarına göre davacıya 25,04-TL borçlu olduğunun görüldüğü; takibe konu her üç faturanın da taraf defterlerinde kayıtlı olduğu; taraflar arasındaki mutabakatsızlığın sebebinin davalının davacıya kestiği 04/11/2019 tarihli 37.839,42-TL bedelli fatura olduğu, fatura içeriği malların 380 kg 30/30 melanj kesik elyaf, diagonly ve 507 kg 30/30 melanj kesik elyaf diagony olduğu, ancak faturanın davacıya teslim edildiği hususunda bilgi bulunmadığı;
yine dava dışı ... A.Ş.'nin davalıya düzenlediği 13/11/2019 tarihli sevk irsaliyesinde "işlemsiz iade ... (davalı) adına ...'ya (davacı) sevk" el yazısıyla kaydının bulunduğu, teslim alan araç plaka kısmında okunaklı olmayan (muhtemelen) ... ibaresinin yazılı olduğu, ismin ve soyadının yazılı olmadığı bir imzanın bulunduğu, içeriğinin iplik lyc laci 487 kg 17 top ve iplik lyc siyah 380 kg 15 top yazılı olduğu; söz konusu iade faturası ile irsaliye arasında bir bağlantının tespit edilemediği; iade faturasının içeriğini oluşturan 380 kg 30/30 melanj kesik elyaf, diagonly x 39,50-TL=15.010+%8 kdv=16.210,80-TL'lik kısmın, davacının davalıya kestiği 31/07/2019 tarihli faturayla satışının yapıldığı;
507 kg 30/30 melanj kesik elyaf diagony x 39,50-TL=20.026,50+%8 kdv=21.628,62-TL'lik kısmın, davacının davalıya kestiği 27/08/2019 tarihli faturayla satışının yapıldığı tespit edilmiştir. Somut olayda, davalının davacıya kestiği iade faturası davacı defterlerinde kayıtlı olmayıp, faturanın davacıya tebliğ edildiğine dair her hangi bir delil sunulmamıştır. Davacı, söz konusu sevk irsaliyesiyle de kendisine bir teslimat yapılmadığını belirtmiştir. Davalı ise, davacıdan kumaş satın alan müvekkilinin kumaş boyama işlerini yapan dava dışı ... A.Ş.'ye kumaşların müvekkilinin talebi üzerine davacı tarafından gönderildiğini, bu hususta 27/08/2019 tarihli sevk irsaliyesini dosyaya sunduklarını; müvekkilinin müşterisinin numuneleri incelemesi üzerine istenilen kumaş olmadığından bahisle yine müvekkilinin istediği üzerine 13/11/2019 tarihli irsaliyeyle ...
A.Ş. tarafından davacıya gönderildiğini savunmaktadır. Fakat davalı, numunedeki kumaşın istenilen kumaş olmadığından bahisle davacıya düzenlediği iade faturasının dayanağı hususunda bir delil ve davacıya gönderdiği bir ihtar vs. sunmamıştır. Davalının sunduğu whatsapp kayıtlarında da bu hususta bir bilgi yoktur. Söz konusu sevk irsaliyesindeki malların davacıya gönderildiği veya teslim edildiği noktasında da bir delil ibraz edilmemiştir. Bunun sonucu olarak da davalı, davacı kayıtlarıyla arasındaki mutabakat bulunmayan 37.839,42-TL bedelden sorumlu olmadığını ,bu bedeldeki kumaşların davacıya iade edildiğini ispat edememiştir. Mahkemece, bu husus gözetilerek davacının 37.864,46-TL üzerinden davanın kısmen kabulüne ve faturaya dayalı likit alacak için icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.586,52-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 647-TL harcın mahsubu ile kalan 1.939,52-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 19,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/03/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/74155 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi