Çek istirdadı davasında son hamil olmayan davalıya karşı husumet yokluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1431 E. 2025/529 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Çek istirdadı davası (TTK 792), çeki elinde bulunduran hamile karşı açılabilir; davanın açıldığı tarihte çek davalının elinde değilse, davanın esastan değil pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmelidir. Davacının, elindeki bilgilerle son hamil olarak göstereni davalı göstermesi ve bu kişinin kendisine karşı dava açılmasına sebebiyet vermiş olması halinde, HMK 327/2 uyarınca sıfat yokluğu nedeniyle ret kararında davalı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmez.
Ele alınan sorunlar
Çek istirdadı davasında pasif husumet (davalının çekin dava tarihinde elinde olup olmaması) → kabul
Gerekçe: Çek istirdadı davası, çeki elinde bulunduran hamile karşı açılabilir. Dosyadaki ciro silsilesi, banka müzekkere cevabı, davalının sunduğu tahsilat makbuzları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davalının çeki 13/12/2019 tarihinde kendisinden önceki cirantaya iade ettiği, dolayısıyla davanın açıldığı tarih itibariyle çekin davalının elinde olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca dava dışı bir şirket tarafından davacının da dahil olduğu çek borçlularına karşı aynı çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatılmış olması da bu tespiti doğrulamaktadır. Çekin dava tarihinde davalının elinde bulunmaması nedeniyle, ilk derece mahkemesinin davayı esastan reddetmesi doğru olmayıp, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
HMK 327/2 uyarınca yanıltılarak dava açılan davalı yararına yargılama gideri/vekalet ücretine hükmedilmemesi → kabul
Gerekçe: HMK m.327/2'ye göre, bir kişi davada sıfatı olmadığı halde davacıyı davalı sıfatı kendisine aitmiş gibi yanıltıp kendisine karşı dava açılmasına sebebiyet verirse, davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddi halinde davalı yararına yargılama giderlerine hükmedilemez. Somut olayda davacının, mahkemece verilen kesin süre nedeniyle çek istirdadı davasını son hamil olan davalıya karşı açması kural olarak doğru olup, çekin dava dışı kişilere iade edildiği hususunun davacı tarafından bilinmesi mümkün değildir. Davacı, çekin bankaya ibrazı sırasında verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle dava konusu çekle ilgili iptal davasından haberdar olsa da, davalının kendisine karşı dava açılmasına sebebiyet verdiğinin kabulü gerekir. Bu nedenle HMK'nın 327/2 maddesi gereğince davalı yararına vekalet ücreti ve yargı giderine hükmedilmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Çek istirdadı davasında husumetin, dava tarihinde çeki elinde bulunduran hamile karşı yöneltilmesi gerektiği ve çekin dava tarihinden önce iade edilmiş olması halinde esastan değil pasif husumet yokluğundan ret kararı verilmesi gerektiği; ayrıca HMK 327/2'nin, davacıyı yanıltarak kendisine dava açılmasına sebebiyet veren davalı yararına yargılama giderine hükmedilmesini önleyen istisnai uygulaması yönünden emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Çek istirdadı davasında davalının husumet ehliyeti (çeki dava tarihinde elinde bulundurma şartı) bulunmadığından dava pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmiştir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek istirdadı↗ pasif husumet↗ ciro silsilesi↗ yetkili hamil↗ sıfat yokluğu↗ yargılama giderleri↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1431
KARAR NO 2025/529
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/02/2022
NUMARASI 2020/15 Esas - 2022/77 Karar
DAVA
İstirdat (Çekten Kaynaklanan)
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, keşidecisi dava dışı ... Ltd. Şti. 11/12/2019 tarihli 130.000-TL bedelli ... bank İkitelli Şubesi'nin ... nolu çekin müvekkiline cirolandığını, ancak müvekkilinin rızası hilafına çekin elinden çıktığını; bu nedenle 04/11/2019 tarihinde Bakırköy 2. ATM'de çek iptal davası açıldığını, mahkemece ödemeden men kararı verildiğini, bankadan gelen cevapta çekin davalı tarafından Tuzla Organize şubesine teminata verildiğinin beyan edildiği, müvekkili ile davalı arasında ilişki bulunmadığını ileri sürerek, çekin davalıdan istirdadına ve çek bedelinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi olduğunu, çekin ciroyla alındığını, bankaya verildiğinde ödeme yasağı olduğu öğrenilince müvekkilinin kendisinden önceki ciro eden şirkete çeki iade ettiğini ve müvekkiline karşı dava açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, çekin kopuk olmayan ciro silsilesine göre davalının yetkili hamil olduğu, davacının çekin rızası dışında elinden çıktığını ve davalının çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunu kanıtlaması gerektiğini, fakat davacının iddialarının soyut kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, müvekkilinin rızası hilafına elinden çıkan çeklerin ziyaı sebebiyle iptali için açılan davadaki ara karar gereğince bu davanın açıldığını, ticari defterlerini sunmalarına olanak sağlanmadığını, müvekkili ile davalının ticari ilişkisinin olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, TTK’nın 792. maddesine dayalı olarak çekin istirdatı istemine ilişkindir. Çek istirdatı davası, çeki elinde bulunduran hamile karşı açılabilir. Davaya konu ... İkitelli Şubesi'ne ait 11/12/2019 tarihli 130.000-TL bedelli çekte keşidecinin ... Ltd. Şti., lehdarın Isıtma ve ... Ltd. Şti., ilk cironun lehtara, sırasıyla ciroların davacıya, dava dışı ... Ltd. Şti.'ye, ...'e, ... Ltd. Şti.'ye ciro edildiği, son hamilin davalı olduğu ve çeki ibrazında banka tarafından Bakırköy 2. ATM'nin 2019/858 esas sayılı dosyasından verilen 03/12/2019 tarihli ödeme yasağı kararı nedeniyle işleme alınmadığı şerhi düşülmüştür. Eldeki davada, banka tarafından verilen müzekkere cevabında çekin Tuzla Organize şubesine davalı şirket tarafından teminat olarak verildiği bildirilmiştir.
Davalı çekin ... tarafından ...'tan alındığına dair 29/08/2019 tarihli tahsilat makbuzunu ve ... tarafından ...ten alındığına dair 29/08/2019 tarihli tahsilat makbuzunu sunmuş, ... Ltd. Şti.'nin grup şirketi olduğunu, çekin karşılıksız çıkması üzerine kendisinden önceki ciranta ... Ltd. Şti'ye çeki geri verdiği belirtmiş ve dosyadaki bilirkişi raporunda da çekin 13/12/2019'da davalının çeki iade ettiği tespit edilmiştir. Zaten dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından davacının dahil olduğu çek borçlularına karşı, davaya konu çeke dayalı olarak İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatılmıştır. Bu durumda çekin davanın açıldığı tarih itibariyle davalının elinde olmadığı, davanın ancak çekin hamiline karşı açılabileceği dikkate alındığında davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddi doğru olmamıştır.
Ancak HMK m.327/2 göre; "Bir kişi davada sıfatı olmadığı hâlde, davacıyı, davalı sıfatı kendisine aitmiş gibi yanıltıp, kendisine karşı dava açılmasına sebebiyet verirse, davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddi hâlinde, davalı yararına yargılama giderlerine hükmedilemez." Somut olayda davacı tarafından mahkemece verilen kesin süre nedeniyle çek istirdatı davasını son hamil davalıya karşı açması kural olarak doğru olup, çekin dava dışı kişilere iade edildiği hususunun davacı tarafından bilinmesi mümkün değildir. Davacı ise çekin bankaya ibrazı sırasında mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle dava konusu çekle ilgili iptal davasından haberdardır. Bu halde davalının kendisine karşı dava açılmasına sebebiyet verdiğinin kabulü gerekir.
Bu nedenle HMK nın 327/2 maddesi gereğince davalı yararına vekalet ücreti ve yargı giderine hükmedilmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından asıl ve birleşen davanın pasif husumet nedeniyle reddine, davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/02/2022 Tarih, 2020/15 Esas - 2022/77 Karar sayılı kararının kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının mahkeme veznesine yatırılan 1.999-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 1.383,60-TL harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Davalı yararına yargı gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına," İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı ve davalı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
28/03/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/74119 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi