İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7671 E. 2022/575 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zımni feragat↗ sigorta teminatı↗ keşif↗ rücuen tahsil↗ ispat külfeti↗ usuli kazanılmış hak↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ kesin süre↗ icra takibine itiraz↗ kazanılmış hak↗ ispat yükü↗ tbk 99↗ ihtar↗ feragat↗ bilirkişi incelemesi↗ haksız fiil↗ dosya masrafı↗ hasar↗ dahili dava↗ teminat↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; bilirkişilerce tanzim edilen 13.7.2019 tarihli rapor uyarınca, davacının sigortalısının döşediği doğal gaz boruları ve davalının döşediği yeraltı kablolarının arasındaki mesafe ve boruların döşeme şeklinin yönetmeliklere uygun olup olmadığının tespiti için mahal yerinin açılması gerektiği, bu nedenle davacı vekiline keşif tarih ve saatinde kazıcı temin etmesi için kesin süre verildiği, kazıcı temin edip bu yerin kazılmasını sağlamadığı takdirde zarar miktarını ispattan vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmiş olmasına rağmen keşfin yapılabilmesi için gerekli kazıcının temin edilmediğinden bilirkişi incelemesinin yapılamadığı, davacı taraf hasarın meydana geldiği yeri açtırmak sureti ile zararın kazıdan kaynaklandığını ve kendisine ait boruların usulüne uygun döşendiğini ispat yükü altında olduğundan davacı tarafa verilen süreye rağmen kazıcı temin edilmemiş olması ve duruşmadaki beyanların ispat külfetinden zımni feragat niteliğinde olduğu gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, sigorta teminatı nedeniyle ödenen hasar tazminatının rücuen tahsiline ilişkin icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, hasarın meydana gelmesinde davacının sigortalısına ait doğalgaz borularının yanlış döşendiği yönündeki davalıya ait savunmasının araştırılması için hasarın meydana geldiği sokakta keşif gün ve saatinde kazıcı temin etmesi için davacıya ihtarlı süre verilmesine rağmen davacı taraf kazıcı temin etmediğinden hasar miktarını ispat külfetini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Haksız fiil nedeniyle tazminat istemli davalarda; 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42. (6098 sayılı TBK'nın 50.) maddesi uyarınca zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla mükelleftir. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44. (6098 sayılı TBK'nın 52.) maddesi kapsamındaki zararın indirilmesini veya kaldırılmasını gerektiren nedenlerin bulunduğunu ispat yükü ise, bu savunmaları yapan zarar verene aittir.
Somut olayda; davanın kabulüne dair karar, temyiz eden davalı vekilinin sair temyiz istemleri Dairemizce reddedilerek, davalı vekilinin, olayın vukuna dava dışı sigortalı şirketin yönetmeliğe aykırı olarak davalıya ait yeraltı kablolarına yakın olarak boru döşemiş olmasının yol açtığı savunmasının ispatlanması halinde 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44. (6098 sayılı TBK md. 52) maddesinin uygulanması gerekip gerekmeyeceğinin mahkemece takdir edilmesi için bu savunmalarının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma kararının kapsam ve şekline göre davacı-zarar görenin zararı ve zarar verenin kusurunu ispatladığı hususları davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu durumda, mahkemece bozma kapsamındaki 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44. (6098 sayılı TBK md. 52) maddesine yönelik incelemede ispat yükünün davalı zarar veren üzerinde olduğu kabul edilerek yargılama yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Kabule göre de; mahkemece, keşif yapılabilmesi için ilgili tarafa keşif gün ve saatinde kazıcı hazır etmesi için meşruhatlı ihtarda bulunulmuş ise de, iddia ve savunma vakılarını ispat için keşif yapılması gereken hallerde, 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesindeki ''Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır.'' hükmü gereğince taraflar yalnızca keşfin yapılması için gerekli olan masrafları yatırmakla mükellef tutulabilir. Bu durumda, mahkemece ispat yükü kendisine düşen tarafa kazıcı temini dahil keşif masraflarını avans olarak yatırması için meşruhatlı ihtar yapılarak neticesine göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de isabetli değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2709 E. 2019/519 K.
Ortak:keşif
İncelediğiniz kararda… rının arasındaki mesafe ve boruların döşeme şeklinin yönetmeliklere uygun olup olmadığının tespiti için mahal yerinin açılması gerektiği, bu nedenle davacı vekiline «keşif» tarih ve saatinde kazıcı temin etmesi için «kesin süre» verildiği, kazıcı temin edip bu yerin kazılmasını sağlamadığı takdirde zarar miktarını ispattan vazgeçmiş sayılacağı «ihtar» edilmiş olmasına rağmen keşfin yapılabilmesi için gerekli kazıcının temin edilmediğinden «bilirkişi incelemesinin» yapılamadığı, davacı taraf «hasarın» meydana geldiği yeri açtırmak sureti ile zararın kazıdan kaynaklandığını ve kendisine ait boruların usulüne uygun döşendiğini «ispat yükü» altında olduğundan davacı tarafa verilen süreye rağmen kazıcı temin edilmemiş olması ve duruşmadaki beyanların «ispat külfetinden» «zımni feragat» niteliğinde olduğu gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «hasarın» meydana gelmesinde davacının sigortalısına ait doğalgaz borularının yanlış döşendiği yönündeki davalıya ait savunmasının araştırılması için hasarın meydana geldiği sokakta «keşif» gün ve saatinde kazıcı temin etmesi için davacıya ihtarlı süre verilmesine rağmen davacı taraf kazıcı temin etmediğinden hasar miktarını «ispat külfetini» yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Kabule göre de; mahkemece, «keşif» yapılabilmesi için ilgili tarafa keşif gün ve saatinde kazıcı hazır etmesi için meşruhatlı «ihtarda» bulunulmuş ise de, iddia ve savunma vakılarını ispat için keşif yapılması gereken hallerde, 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesindeki ''Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen «kesin süre» içinde yatırmak zorundadır.'' hükmü gereğince taraflar yalnızca keşfin yapılması için gerekli olan «masrafları» yatırmakla mükellef tutulabilir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu ve diğer deliller gözetildiğinde davacının davaya konu iddialarını ispatlayamadığı, mahallinde yeniden «keşif» yapılasına gerek olmadığı ve davanın mahiyeti ve dosya kapsamına göre tanık dinlenilmesine yer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davacı yanca, davadan önce mahallinde yaptırılan «delil tespiti» neticesinde tanzim edilen 30.01.2012 tarihli bilirkişi raporunda, davalı şirketin, davacının izni ve bilgisi dışında «uyuşmazlık konusu» güzergahlara mevcut kabloların yanında 1.914 metre daha ek kablo döşediği belirtilmiş, mahkemece mahallinde yapılan «keşif» neticesinde tanzim edilen ....02.2014 tarihli bilirkişi raporunda ise, uyuşmazlık konusu güzergahlarda davalı şirkete ait .../F/O kablolarına rastlanıldığı ancak s …
Davacı vekili, anılan rapora itirazında, taraflar arasında imzalanan «protokol» hükümleri uyarınca, mevcut alt yapı şebekesinin devir «teslim tutanaklarıyla» davalıya devredildiğini, söz konusu devir teslim tutanaklarında devirden önce hangi güzergaha ne miktarda ve cinste kablo döşeli olduğunun yazılı olduğunu, ayrıca «uyuşmazlık konusu» güzergahlara ilişkin 31.....2005 tarihinde önce hazırlanmış haritaların incelenmesi neticesinde de, ek kablo döşenip döşenmediği hususunun tespit edilebileceğini, mahallinde yeniden «keşif» yapılarak, davaya konu güzergahlara ilişkin haritalar ve devir teslim teslim tutanaklarıyla güzergahta bulunan mevcut kabloların karşılaştırılması suretiyle ek kablo döşenip döşenmediği hususunun tespit edilmesi gerektiği hususlarını ileri sürmüş, bunun üzerine, mahkemece, mahallinde keşif yapılması yönünde «ara» karar oluşturulup,...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muarazanın men'i · muarazanın giderilmesi · teslim tutanağı · delil tespiti · ara karar · rücu · yenileme · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaDavacı vekili, anılan rapora itirazında, taraflar arasında imzalanan «protokol» hükümleri uyarınca, mevcut alt yapı şebekesinin devir «teslim tutanaklarıyla» davalıya devredildiğini, söz konusu devir teslim tutanaklarında devirden önce hangi güzergaha ne miktarda ve cinste kablo döşeli olduğunun yazılı olduğunu, ayrıca «uyuşmazlık konusu» güzergahlara ilişkin 31.....2005 tarihinde önce hazırlanmış haritaların incelenmesi neticesinde de, ek kablo döşenip döşenmediği hususunun tespit edilebileceğini, mahallinde yeniden «keşif» yapılarak, davaya konu güzergahlara ilişkin haritalar ve devir teslim teslim tutanaklarıyla güzergahta bulunan mevcut kabloların karşılaştırılması suretiyle ek kablo döşenip döşenmediği hususunun tespit edilmesi gerektiği hususlarını ileri sürmüş, bunun üzerine, mahkemece, mahallinde keşif yapılması yönünde «ara» karar oluşturulup,...
Mahkemece, mahallinde konusunda uzman kişiler refakate alınarak yeniden «keşif» yapılıp, dosyada mübrez devir «teslim tutanakları» ve haritalarla dava konusu güzergahta yer alan mevcut kablolar karşılaştırılmak suretiyle, davaya konu kabloların ne zaman döşendiği, mevcut kablolara ek olarak mı yoksa mevcut kabloların «yenilenmesi» amacıyla döşenen kablolar mı olduğu hususları tespit edilip, akabinde, yukarıda taraflar arasındaki sözleşmenin nasıl yorumlanması gerektiğine ilişkin açıklamalar ve aynı hususa ilişkin Dairemizin 2017/3766 Esas- 2018/704 Karar ve 2017/1786 Esas 2018/7941 Karar sayılı ilamları da gözetilmek suretiyle, taraflar arasında «muarazanın giderilmesi» gerekirken,«eksik incelemeye» dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davacı yanca, davadan önce mahallinde yaptırılan «delil tespiti» neticesinde tanzim edilen 30.01.2012 tarihli bilirkişi raporunda, davalı şirketin, davacının izni ve bilgisi dışında «uyuşmazlık konusu» güzergahlara mevcut kabloların yanında 1.914 metre daha ek kablo döşediği belirtilmiş, mahkemece mahallinde yapılan «keşif» neticesinde tanzim edilen ....02.2014 tarihli bilirkişi raporunda ise, uyuşmazlık konusu güzergahlarda davalı şirkete ait .../F/O kablolarına rastlanıldığı ancak s …
Üniversitesi Rektörlüğünden bilirkişi talep edilmiş, anılan kurum tarafından bünyelerinde dava konusu hususta bilirkişilik yapabilecek uzman bulunmadığının bildirilmesi üzerine ise «keşif» hususundaki «ara» karardan «rücu» edilerek, başkaca bir araştırma ve inceleneme yapılmadan davacının, davaya konu iddialarını ispatlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7671 E. , 2022/575 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.03.2020 tarih ve 2018/1011 E. - 2020/165 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile sigortalı İstanbul Gaz Dağıtım A.Ş. (İGDAŞ) arasında sigorta poliçesi düzenlendiğini, 24.10.2012 tarihinde davalı şirket tarafından yapılan çalışmada sigortalıya ait boru hattına zarar verildiğini, meydana gelen hasar neticesinde sigortalıya 10.217,67 TL tutarında sigorta tazminatı ödendiğini, ödenen tazminat bedelinin, zarar veren davalıdan tahsilinin sağlanması amacıyla 33. İcra Müdürlüğü 2014/3767 E. sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalının itirazı neticesinde takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Bedaş vekili, zamanaşımı süresinin geçtiğini, müvekkili şirketin arıza bakım-onarım işlerini yüklenici firmalara anahtar teslimi yolu ile devretmiş olduğunu, bir hasar söz konusu ise bunun sorumlusunun dava dışı yüklenici firma olduğunu, bu nedenle davanın husumetten reddinin gerektiğini, meydana gelen hasara müvekkili şirketin olumlu ya da olumsuz bir davranışının neden olmadığını, sigortalı şirketin boruları hiçbir koruma tedbiri alınmadan, teknik şartnameye açıkça uymadan döşendiğinden zararın meydana geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; bilirkişilerce tanzim edilen 13.7.2019 tarihli rapor uyarınca, davacının sigortalısının döşediği doğal gaz boruları ve davalının döşediği yeraltı kablolarının arasındaki mesafe ve boruların döşeme şeklinin yönetmeliklere uygun olup olmadığının tespiti için mahal yerinin açılması gerektiği, bu nedenle davacı vekiline keşif tarih ve saatinde kazıcı temin etmesi için kesin süre verildiği, kazıcı temin edip bu yerin kazılmasını sağlamadığı takdirde zarar miktarını ispattan vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmiş olmasına rağmen keşfin yapılabilmesi için gerekli kazıcının temin edilmediğinden bilirkişi incelemesinin yapılamadığı, davacı taraf hasarın meydana geldiği yeri açtırmak sureti ile zararın kazıdan kaynaklandığını ve kendisine ait boruların usulüne uygun döşendiğini ispat yükü altında olduğundan davacı tarafa verilen süreye rağmen kazıcı temin edilmemiş olması ve duruşmadaki beyanların ispat külfetinden zımni feragat niteliğinde olduğu gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, sigorta teminatı nedeniyle ödenen hasar tazminatının rücuen tahsiline ilişkin icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, hasarın meydana gelmesinde davacının sigortalısına ait doğalgaz borularının yanlış döşendiği yönündeki davalıya ait savunmasının araştırılması için hasarın meydana geldiği sokakta keşif gün ve saatinde kazıcı temin etmesi için davacıya ihtarlı süre verilmesine rağmen davacı taraf kazıcı temin etmediğinden hasar miktarını ispat külfetini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Haksız fiil nedeniyle tazminat istemli davalarda; 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42. (6098 sayılı TBK'nın 50.) maddesi uyarınca zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla mükelleftir. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44. (6098 sayılı TBK'nın 52.) maddesi kapsamındaki zararın indirilmesini veya kaldırılmasını gerektiren nedenlerin bulunduğunu ispat yükü ise, bu savunmaları yapan zarar verene aittir.
Somut olayda; davanın kabulüne dair karar, temyiz eden davalı vekilinin sair temyiz istemleri Dairemizce reddedilerek, davalı vekilinin, olayın vukuna dava dışı sigortalı şirketin yönetmeliğe aykırı olarak davalıya ait yeraltı kablolarına yakın olarak boru döşemiş olmasının yol açtığı savunmasının ispatlanması halinde 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44. (6098 sayılı TBK md.
52) maddesinin uygulanması gerekip gerekmeyeceğinin mahkemece takdir edilmesi için bu savunmalarının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma kararının kapsam ve şekline göre davacı-zarar görenin zararı ve zarar verenin kusurunu ispatladığı hususları davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu durumda, mahkemece bozma kapsamındaki 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44. (6098 sayılı TBK md.
52) maddesine yönelik incelemede ispat yükünün davalı zarar veren üzerinde olduğu kabul edilerek yargılama yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Kabule göre de; mahkemece, keşif yapılabilmesi için ilgili tarafa keşif gün ve saatinde kazıcı hazır etmesi için meşruhatlı ihtarda bulunulmuş ise de, iddia ve savunma vakılarını ispat için keşif yapılması gereken hallerde, 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesindeki ''Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır.'' hükmü gereğince taraflar yalnızca keşfin yapılması için gerekli olan masrafları yatırmakla mükellef tutulabilir. Bu durumda, mahkemece ispat yükü kendisine düşen tarafa kazıcı temini dahil keşif masraflarını avans olarak yatırması için meşruhatlı ihtar yapılarak neticesine göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile, mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/740478300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz