Dava şartı arabuluculuk
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5340 E. 2022/488 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dava şartı arabuluculuk↗ tüketici hakem heyeti kararı↗ arabuluculuk↗ hakem kararı↗ dava şartı yokluğu↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyuşmazlığın arabuluculuğa tabi olduğu, dolayısıyla arabuluculuğa ilişkin hükümlere uyulmadan açılan bu davada dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 18 fıkrası ile Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 73/A maddesinin birinci fıkrası göz önüne alındığında tüketici hakem heyeti kararlarına TKHK'nın 70.maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan itirazlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Buna göre mahkemece, tüketici hakem heyeti kararına karşı TKHK'nın 70. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan itirazı, dosyada mevcut delillere göre değerlendirerek karar vermesi gerekirken, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3656 E. 2020/2359 K.
Ortak:arabuluculuk · dava şartı yokluğu · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyuşmazlığın «arabuluculuğa» tabi olduğu, dolayısıyla arabuluculuğa ilişkin hükümlere uyulmadan açılan bu davada dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine «kesin» olarak karar verilmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 18 fıkrası ile Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 73/A maddesinin birinci fıkrası göz önüne alındığında «tüketici hakem heyeti» kararlarına TKHK'nın 70.maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan itirazlarda dava şartı olarak «arabuluculuğa» ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Buna göre mahkemece, «tüketici hakem heyeti» kararına karşı TKHK'nın 70. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan itirazı, dosyada mevcut delillere göre değerlendirerek karar vermesi gerekirken, dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce «arabulucuya başvurulmuş» olması dava şartıdır."düzenlemesine göre; davacının alacak talebinin, Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre «mutlak ticari» davalardan olduğu, mutlak ticari alacak talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu ve davacının arabulucuya başvurmadığı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğu» sebebiyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince. ilk derece mahkemesince ticari davada «arabulucuk» dava şartının aranmasının hukuka uygun olduğu, dosyada davacının dava açmadan önce «arabuluculuk başvurusu» yapmadığını ilk derece mahkemesinin «ihtarı» üzerine 24/01/2019 tarihli dilekçe ile beyan ettiği, ilk derece mahkemesinin davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddi» yönündeki kararında isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:arabuluculuk başvurusu · mutlak ticari dava · usulden reddi · ihtar
Benzer bu kararda… üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce «arabulucuya başvurulmuş» olması dava şartıdır."düzenlemesine göre; davacının alacak talebinin, Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre «mutlak ticari» davalardan olduğu, mutlak ticari alacak talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu ve davacının arabulucuya başvurmadığı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğu» sebebiyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince. ilk derece mahkemesince ticari davada «arabulucuk» dava şartının aranmasının hukuka uygun olduğu, dosyada davacının dava açmadan önce «arabuluculuk başvurusu» yapmadığını ilk derece mahkemesinin «ihtarı» üzerine 24/01/2019 tarihli dilekçe ile beyan ettiği, ilk derece mahkemesinin davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddi» yönündeki kararında isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6605 E. 2022/991 K.
Ortak:arabuluculuk · dava şartı yokluğu · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyuşmazlığın «arabuluculuğa» tabi olduğu, dolayısıyla arabuluculuğa ilişkin hükümlere uyulmadan açılan bu davada dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine «kesin» olarak karar verilmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 18 fıkrası ile Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 73/A maddesinin birinci fıkrası göz önüne alındığında «tüketici hakem heyeti» kararlarına TKHK'nın 70.maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan itirazlarda dava şartı olarak «arabuluculuğa» ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Buna göre mahkemece, «tüketici hakem heyeti» kararına karşı TKHK'nın 70. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan itirazı, dosyada mevcut delillere göre değerlendirerek karar vermesi gerekirken, dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce «arabuluculuğa başvurulmuş» olması dava şartıdır." hükmü öngörülmüş olup, işbu davanın açılmasından önce davacının arabuluculuğa başvurmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… Adliye Mahkemesince davanın ticari dava olduğu dikkate alındığında, ilk davanın açıldığı tarih olan 29/01/2019 tarihi itibariyle davacının TTK 5/A maddesi gereğince «zorunlu arabuluculuk» yoluna başvurmadığı anlaşıldığından, zorunlu arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediğinin görüldüğü, bu nedenle mahkemece verilen davanın «usulden reddi» kararının doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» ve davalı lehine iki ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesine ilişkin verilen karara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince davalı lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hem «yetkisizlik» kararı nedeniyle hem de dava şartı yokluğu nedeniyle iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu nazara alınmaksızın istinaf başvurusunun esastan re …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu arabuluculuk · arabuluculuk başvurusu · usulden reddi · yetkisizlik kararı · vekalet ücreti · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» ve davalı lehine iki ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesine ilişkin verilen karara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince davalı lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hem «yetkisizlik» kararı nedeniyle hem de dava şartı yokluğu nedeniyle iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu nazara alınmaksızın istinaf başvurusunun esastan re …
… un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce «arabuluculuğa başvurulmuş» olması dava şartıdır." hükmü öngörülmüş olup, işbu davanın açılmasından önce davacının arabuluculuğa başvurmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… Adliye Mahkemesince davanın ticari dava olduğu dikkate alındığında, ilk davanın açıldığı tarih olan 29/01/2019 tarihi itibariyle davacının TTK 5/A maddesi gereğince «zorunlu arabuluculuk» yoluna başvurmadığı anlaşıldığından, zorunlu arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediğinin görüldüğü, bu nedenle mahkemece verilen davanın «usulden reddi» kararının doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5340 E. , 2022/488 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davada Burdur 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararın HMK'nın 363. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının Adalet Bakanlığı tarafından istenilmesi üzerine, dava dosyası ve içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve diğer tüm dosya kapsamı delil ve belgeler incelendi. Gereği müzakere edilip düşünüldü.
Davacı vekili, davalının hakem heyeti kararına konu ettiği tutarın, 09.11.2018 tarihinde iade edildiğini, Burdur İl Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının mükerrer ödemeye neden olacağını ileri sürerek itirazen 12.02.2019 tarihli kararın iptalini istemiştir.
Mahkemece, uyuşmazlığın arabuluculuğa tabi olduğu, dolayısıyla arabuluculuğa ilişkin hükümlere uyulmadan açılan bu davada dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 18 fıkrası ile Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 73/A maddesinin birinci fıkrası göz önüne alındığında tüketici hakem heyeti kararlarına TKHK'nın 70.maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan itirazlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Buna göre mahkemece, tüketici hakem heyeti kararına karşı TKHK'nın 70. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan itirazı, dosyada mevcut delillere göre değerlendirerek karar vermesi gerekirken, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle T.C. Adalet Bakanlığı'nın 6100 sayılı HMK'nın 363. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteminin kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, gereğinin yapılması için karar örneğinin ve dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmesine, 21/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/740474200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz