6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Usulsüz terkin nedeniyle şirketin ihyası ve kusurlu terkinde yargılama gideri sorumluluğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/8221 E. 2022/1203 K. ·

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Ticaret sicilinden usulüne uygun olmayan biçimde terkin edilen şirket, devam eden davadaki usuli işlemlerin yapılabilmesi için ihya edilir; terkin işlemini kusurlu biçimde yaptıran davalı, HMK 326 uyarınca yargılama giderinden sorumlu tutulur.

Ele alınan sorunlar

Usulüne uygun olmayan terkin nedeniyle şirketin ihyası ve terkinde kusurlu davalının yargılama giderinden sorumluluğu → kabul

İddia: Davacı kurum, sigortalısına ödediği bedelin rücuu için açtığı davada, davalı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini, tebligat ve usuli işlemlerin yapılabilmesi için şirketin ihyasının gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Terkin işlemi usulüne uygun olmadığından şirketin ihyası gerekir; HMK 326 uyarınca kusurlu olarak terkin işlemi yapan davalı yargılama gideriyle sorumlu tutulur. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Usulsüz terkinde şirketin ihyası ve kusurlu terkin işlemi yaptıran davalının yargılama giderinden sorumlu tutulması yönünden emsal değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası ticaret sicilinden terkin yargılama gideri sorumluluğu tasfiye memuru

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 326

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/8221 E.  ,  2022/1203 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın kabulüne dair verilen 23.09.2020 tarih ve 2020/520 E. - 2020/877 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı kurum tarafından sigortalısına ödenen bedelin rücuu için Irmak İnşaat Taah. Arıtma Dış Tic. San. Ltd. Şti.'nin aleyhine Antalya 1. İş Mahkemesi'nin 2014/394 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, anılan şirketin kaydının Ticaret Sicilinden 13/08/2014 tarihinde terkin edildiğini, tebligat ve diğer usuli işlemlerin yapılabilmesi için Irmak İnşaat Taah. Arıtma Dış Tic. San. Ltd. Şti.'nin ihyası gerektiğini ileri sürerek davalı şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

İstinaf mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama,toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, terkin işleminin usulune uygun olmadığı, HMK 326 gereği kusurlu olarak terkin işlemi yapan davalının yargı gideri ile sorumlu tutulması gerekçesiyle,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/03/2019 Tarih 2018/437 Esas-2019/202 Karar sayılı hükmünün H.M.K.'nın 353(1)b-2 gereği kaldırılmasına, hükmün kesinleşen kısımlarının tekrarı ile; "Davacının ihya talebinin kabulü ile, Antalya 1. İş Mahkemesi'nin 2014/394 Esas sayılı dosyasındaki usuli işlemlerin yapılması açısından İstanbul Ticaret Odası'nın 372590 sicil numarasında kayıtlı Irmak İnşaat Taah.

Arıtma Dış Tic. San. Ltd. Şti.'nin ihyasına, Tasfiye memuru olarak eski ortaklardan ...'nin atanmasına karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 373/3. maddesi uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 23/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/740417500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/520 E. 2020/877 K.

Usulsüz re'sen terkinde yargılama giderinden davalı sorumludur

Gerekçe özeti

6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi, kapsamındaki şirketler için istisnai ve geçici nitelikte özel bir tasfiye/terkin usulü getirmiştir; bu maddenin kapsamı genişletilemez ve kanunda öngörülmeyen bir terkin sebebi idari bir tebliğ ile ihdas edilemez. Terkin işleminin kanunda belirtilen ihtar ve ilan usulüne uygun yapıldığı ispatlanamıyorsa ve terkin sebebi kanunda düzenlenmemiş bir tebliğ hükmüne dayanıyorsa, terkin işlemi usulsüz kabul edilir ve HMK 326. madde gereği bu usulsüz işlemi yapan taraf yargılama giderinden sorumlu tutulur.

Emsal değeri

TTK geçici 7. maddesinin istisnai ve geçici niteliği nedeniyle kapsamının genişletilemeyeceği ve kanunda öngörülmeyen bir terkin sebebinin idari tebliğ ile düzenlenemeyeceği yönündeki tespit, benzer usulsüz re'sen terkin uyuşmazlıklarında yargılama giderinin hangi tarafa yükleneceği konusunda yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: şirketin ihyası re'sen terkin TTK geçici 7. madde 5174 sayılı Kanun tebliğ ile norm ihdası yargılama giderinden sorumluluk düzelterek yeniden esas hakkında hüküm

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/520

KARAR NO 2020/877

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 28/03/2019

NUMARASI 2018/437 Esas-2019/202 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/09/2020

Taraflar arasında görülen dava neticesinde; Dairemizce verilen hükmün Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından kısmen bozularak iadesi üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalısına ödenen bedelin rücu için İstanbul Ticaret Odası'nın 372590/0 Sicil nosuna kayıtlı bulunan ... Tic. San. Ltd. Şti.'nin aleyhine Antalya 1. İş Mahkemesi'nin 2014/394 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, anılan şirketin kaydının Ticaret sicilinden 13/08/2014 tarihinde terkin edildiğini, tebligat ve diğer usuli işlemlerin yapılabilmesi için ... Tic. San. Ltd. Şti.'nin ihyası gerektiğini belirterek anılan dosyada tebligat ve usuli işlemlerin yapılması amacıyla davalı şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE SÜREÇ

Mahkemece, ... Tic. San. Ltd. Şti.'nin sicil dosyasından 13/08/2014 tarihinde terkin edildiği, Şirketin Antalya 1. İş Mahkemesinin 2014/394 Esas sayılı dosyasının tarafı olduğu, davacının Ticaret Sicilindeki terkin kaydının kaldırılması isteminde bulunma hakkının bulunduğu, şirketin ihyasının gerektiği gerekçesiyle açılan davanın kabulüne ve İstanbul Ticaret Odası'nın ... Sicil nosuna kayıtlı bulunan ... Tic. San. Ltd. Şti.'nin resen terkin kaydının iptali ile ihyasına karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu ile; kararın kaldırılarak müvekkili kurum yararına avukatlık ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesine yönelik talebi üzerine; Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde;

2019/1399 Esas-2019/1069 Karar sayılı ve 09/09/2019 tarihli hüküm ile; 6102 Sayılı T.T.K.'nın geçici 7. maddenin 4-a)bendinde Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce kapsam dahilinde ki şirketin ticaret sicilinde kayıtlı son adreslerine ve şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, ayrıca ihtarın ilan edilmek üzere Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü'ne yollanacağı"nın yazılı olduğu, Ticaret Sicilinin terkin işlemi yapılmadan evvel şirket tüzel kişiliğine ve şirketi temsil ve ilzam edenlere ayrı ayrı ihtar yapıldığının belirlenemediği, bu yolda bir belge sunulmadığı,davada haksız çıkan davalı aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, yargı gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesi yönünde ki davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülerek İlk Derece Mahkemesi'nin hükmü bu yönüyle kaldırılarak davacı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir.Dairemizin 2019/1399 Esas-2019/1069 Karar sayılı ve 09/09/2019 tarihli kararıın davalı ...

Müdürlüğü vekilince temyiz edilmesi üzerine,Yargıtay 11. HD'nin 2019/5184 Esas-2020/440 Karar sayılı ve 15/01/2020 tarihli ilamı ile; "6100 Sayılı H.M.K.'nın 353/1-b-2. maddesi "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir." hükmünü haiz olup, anılan hüküm doğrultusunda Bölge Adliye Mahkemesi'nce, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca sadece hükmün 4. bendinin kaldırılmasına karar verilmesi yerinde görülmeyip, kararın öncelikle bu nedenle ve HMK’nın 369/1.

ve 371. maddeleri uyarınca bozulması gerektiği,....somut olayda mahkemece, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün terkin işlemi yapılmadan evvel şirket tüzel kişiliğine ve şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ayrı ayrı ihtar yapıldığının belirlenemediği, re’sen terkin işleminin anılan yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle yargılama giderlerinden davalının sorumlu olduğuna karar verilmişse de; terkin işleminin usulüne uygun yapılıp yapılmadığının denetlenebilmesi için ticaret sicil evraklarının celp edilip incelenmediği gibi rücu davasının açıldığı tarih itibariyle sicilden terkin işleminin yapılıp yapılmadığı hususunda incelenmeksizin karar verilmesi nedeniyle de kararın bozulmasına" karar verilmiştir.

Dairemizce usul ve yasaya uygun görülen bozma ilamına uyulmuş, hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı gereği; terkin işlemi sırasında yapılan tebliğ evrakları getirtilmiş "davadışı şirketin infisah sebebi olarak "5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunun 10.maddesine göre adres ve durumlarının tesbit edilememesi " olduğu anlaşılmıştır.Antalya 1. İş Mahkemesi'nin 2014/394 esas sayılı dosyası uyap aracılığıyla incelenmiş davanın 4.6.2014 tarihinde açıldığı,terkin işleminin 13.8.2014 tarihinde yapıldığı anlaşılmıştır.6102 sayılı TTK'nın geçici 7.4 fıkrasının "a" bendinde; kapsam dâhilindeki şirketlerin sicilde kayıtlı son adreslerine ve şirketi temsile yetkili kişilere bir ihtar yollanacağı, ihtarın, ilan edilmek üzere Ticaret Sicili Gazetesine aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren 30.günün akşamı itibarıyla, TK hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise;

yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya ...getirmeyen veya faaliyetini adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir.5174 sayılı kanunun 10/3. maddesinde; "Oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla ticaret sicil kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna ihbarda bulunulur. İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır." hükmünü içermektedir." Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin" Tebliğ'in 1.

maddesinin "d" bendinde; "5174 s. k.nun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumunun tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler." ifadesi ile kanunda olmayan bir hal tebliğ ile terkin sebebi olarak düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesinde belirtilen sınırlı hallere mühhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirilen haller dışındaki durumlarda geçici 7. maddeye göre değil TTK daki tasfiye usulüne uygun tasfiye yapılacaktır. Maddenin istisnai ve geçici oluşu göz önüne alındığında kapsamının genişletilemeyeceği ,kanunda gösterilmeyen bir halin tebliğ ile düzenlenemeyeceği dikkate alındığında terkin işleminin usulune uygun olmadığı, bu sebeble HMK 326 gereği kusurlu olarak terkin işlemi yapan davalının yargı gideri ile sorumlu tutulması gerekmektedir.

Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı gereği yapılan araştırmalar neticesinde davalının yargı giderinden sorumlu tutulması gerektiği sonucuna varıldığından hükmün kaldırılmasına ;davacı yararına yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/03/2019 Tarih 2018/437 Esas-2019/202 Karar sayılı hükmünün H.M.K.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; hükmün kesinleşen kısımlarının tekrarı ile; "Davacının ihya talebinin kabulü ile, Antalya 1. İş Mahkemesi'nin 2014/394 Esas sayılı dosyasındaki usuli işlemlerin yapılması açısından İstanbul Ticaret Odası'nın ... sicil numarasında kayıtlı ... Tic. San. Ltd. Şti.'nin ihyasına, Tasfiye memuru olarak eski ortaklardan ...'nin atanmasına, İlk derece mahkemesine ilişkin olarak;Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı vekili için 2.725-TL vekalet ücreti ve davacı yargı gideri 42-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Hükümden sonra davacı tarafından yapılan 325,60-TL tebligat, müzekkere masrafının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 23/09/2020

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.