İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4564 E. 2022/80 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek depo bedeli↗ gayrinakdi alacak↗ kefalet limiti↗ ticari kredi↗ bsmv↗ sözleşmeden doğan dava↗ depo kararı↗ icra takibine itiraz↗ kefalet↗ kötü niyet tazminatı↗ genel kredi sözleşmesi↗ işlemiş faiz↗ kefil↗ kötü niyet↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kefilin kefaletinin geçerli olduğu, 31/10/2011 tarihli genel kredi sözleşmesinden sonra akdedilen kredi sözleşmesi bulunmadığı ve borcun dayanağının davalının kefaletini içerir bu kredi sözleşmesi olduğu, sözleşmede borcun sıfırlanması halinde kefilin sorumluluğunun sona ereceğine dair hüküm bulunmadığı, hesaplanan alacak tutarının kefalet limitinin altında kaldığı, çek depo bedeli yönünden bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere sözleşmede çek depo talebiyle ilgili açık hüküm bulunmadığından davalı kefilin sorumluluğunun şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 72.526,53 TL asıl alacak, 1.994,77 TL işlemiş faiz, 99,71 TL BSMV olmak üzere toplam 74.621,01 TL üzerinden itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm altına alınan kredili mevduat kredisine ilişkin 10.630,08TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28,08 oranında, 42.532,44 TL ticari kredi kartı asıl alacağına takip tarihinden itibaren %28,08 oranında, 23.101,29 TL çek kredisi asıl alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %39 temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına, alacağın %20'si oranında 14.924,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, gayrinakdi alacak talebinin reddine, davalı vekilinin kötü niyet tazminatı ödenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, davalının tek yanlı beyanı ile kefaletten vazgeçemeyeceği, davacı bankanın vazgeçmeyi kabul ettiğine dair beyanı bulunmaması karşısında, davanın niteliği icabı tanık dinlenmesinin de mümkün olmaması nedeniyle, mahkemece verilen kararın dosya içerisinde mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
1-Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın kefilden tahsili amacıyla yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.Mahkemece oluşturulan hüküm fıkrasının 1.bendinde 72.526,53 TL asıl alacak, 1.994,77 TL işlemiş faiz, 99,71 TL BSMV olmak üzere toplam 74.621,01 TL’ye hükmedilmiş olmasına rağmen hükmün 2.fıkrasında 10.630,08 TL kredili mevduat kredisi, 42.532,44 TL ticari kredi kartı, 23.101,29 TL çek kredisi asıl alacağı şeklinde belirtilen asıl alacaklar toplamının 76.283,81 TL olduğu görülmektedir. Hüküm fıkrasındaki bu çelişkinin ilamın infazında tereddüt oluşturacağı gözetilerek hüküm fıkrasındaki çelişki nedeniyle hükmün re’sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4147 E. 2019/3608 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne, 19.621,29 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce düzeltilerek onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9381 E. 2013/13401 K.
Ortak:temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «kefilin» «kefaletinin» geçerli olduğu, 31/10/2011 tarihli «genel kredi sözleşmesinden» sonra akdedilen kredi sözleşmesi bulunmadığı ve borcun dayanağının davalının kefaletini içerir bu kredi sözleşmesi olduğu, sözleşmede borcun sıfırlanması halinde kefilin sorumluluğunun sona ereceğine dair hüküm bulunmadığı, hesaplanan alacak tutarının «kefalet limitinin» altında kaldığı, «çek depo bedeli» yönünden bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere sözleşmede çek depo talebiyle ilgili açık hüküm bulunmadığından davalı kefilin sorumluluğunun şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 72.526,53 TL «asıl alacak», 1.994,77 TL «işlemiş faiz», 99,71 TL BSMV olmak üzere toplam 74.621,01 TL üzerinden itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm altına alınan kredili mevduat kredisine ilişkin 10.630,08TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28,08 oranında, 42.532,44 TL «ticari kredi» kartı asıl alacağına takip tarihinden itibaren %28,08 oranında, 23.101,29 TL çek kredisi asıl alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %39 «temerrüt faizi» ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına, alacağın %20'si oranında 14.924,20 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, «gayrinakdi alacak» talebinin reddine, davalı vekilinin «kötü niyet tazminatı» ödenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar alacak miktarı daha fazla ise de taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 7.000 TL’nin dava tarihinden itibaren uygulanacak % 21.84 «temerrüt faizi» ve faizin % 5'i oranında BSMV uygulanarak davalıdan tahsiline dair verilen karar davacı vekili ile davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.02.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4564 E. , 2022/80 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21.11.2019 tarih ve 2018/387 E- 2019/1083 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 14.02.2020 tarih ve 2020/125 E- 2020/369 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı borçlu ...'ın imzalamış olduğu kredi genel sözleşmeleri ile müvekkili bankanın ... Şubesinden ticari krediler kullandığını, davalının sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine hakkında icra takibi başlatıldığını belirterek davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ... Noterliğinin 17/02/2016 tarih 478 yevmiye nolu ihtarnamesi ile müvekkilinin kefilliğinin son bulduğunu, davalının kefillikten caymasının banka tarafından kabul edildiğini ve müvekkilinin ihtarından sonra kefalete dayalı kredi kullandırılmadığını, kredi sözleşmesi süresiz olduğundan kefaletin tek taraflı irade beyanı ile son bulacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kefilin kefaletinin geçerli olduğu, 31/10/2011 tarihli genel kredi sözleşmesinden sonra akdedilen kredi sözleşmesi bulunmadığı ve borcun dayanağının davalının kefaletini içerir bu kredi sözleşmesi olduğu, sözleşmede borcun sıfırlanması halinde kefilin sorumluluğunun sona ereceğine dair hüküm bulunmadığı, hesaplanan alacak tutarının kefalet limitinin altında kaldığı, çek depo bedeli yönünden bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere sözleşmede çek depo talebiyle ilgili açık hüküm bulunmadığından davalı kefilin sorumluluğunun şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 72.526,53 TL asıl alacak, 1.994,77 TL işlemiş faiz, 99,71 TL BSMV olmak üzere toplam 74.621,01 TL üzerinden itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm altına alınan kredili mevduat kredisine ilişkin 10.630,08TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28,08 oranında, 42.532,44 TL ticari kredi kartı asıl alacağına takip tarihinden itibaren %28,08 oranında, 23.101,29 TL çek kredisi asıl alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %39 temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına, alacağın %20'si oranında 14.924,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, gayrinakdi alacak talebinin reddine, davalı vekilinin kötü niyet tazminatı ödenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, davalının tek yanlı beyanı ile kefaletten vazgeçemeyeceği, davacı bankanın vazgeçmeyi kabul ettiğine dair beyanı bulunmaması karşısında, davanın niteliği icabı tanık dinlenmesinin de mümkün olmaması nedeniyle, mahkemece verilen kararın dosya içerisinde mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
1-Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın kefilden tahsili amacıyla yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.Mahkemece oluşturulan hüküm fıkrasının 1.bendinde 72.526,53 TL asıl alacak, 1.994,77 TL işlemiş faiz, 99,71 TL BSMV olmak üzere toplam 74.621,01 TL’ye hükmedilmiş olmasına rağmen hükmün 2.fıkrasında 10.630,08 TL kredili mevduat kredisi, 42.532,44 TL ticari kredi kartı, 23.101,29 TL çek kredisi asıl alacağı şeklinde belirtilen asıl alacaklar toplamının 76.283,81 TL olduğu görülmektedir. Hüküm fıkrasındaki bu çelişkinin ilamın infazında tereddüt oluşturacağı gözetilerek hüküm fıkrasındaki çelişki nedeniyle hükmün re’sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 10/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/739433400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz