6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rekabet yasağının geçerliliği bekleyen iş davası sonucuna bağlıdır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/336 E. 2025/368 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Haksız rekabetkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

rekabet yasağı sözleşmesi

Gerekçe özeti

Rekabet yasağı sözleşmesinin TBK 447/2 uyarınca sona ermesi, işçinin iş akdinin haklı sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilip feshedilmediğine bağlıdır. Bu husus başka bir mahkemede görülmekte olan ve fesih nedenini tespit edecek bir davanın sonucuna bağlı ise, o davanın sonucu beklenmeden rekabet yasağına ilişkin cezai şart ve tazminat talepleri hakkında karar verilemez; bu, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek önemli bir delilin toplanmaması anlamına gelir ve kararın kaldırılmasını gerektirir.

Ele alınan sorunlar

Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerliliği ve fesih nedeninin bekletici sorun oluşturup oluşturmadığı → kabul

İddia: Davacı vekili, taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi olmadığını, davalının yönetim kurulu üyesi ve genel müdür sıfatıyla çalıştığını, rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davrandığını, dava dışı şirkette annesi adına yönetim kurulu başkanı olarak görev yaparak haksız rekabete girdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: TBK'nın 444 vd. maddeleri uyarınca rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için işveren tarafından haklı nedenle feshedilmesi veya işçi tarafından haksız feshedilmesi, işçinin önemli müşteri çevresi veya ticari sırlara vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış olması ve edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının işverene önemli zarar verme ihtimalinin bulunması gerekir; somut zarar şartı aranmaz. TBK 445 uyarınca rekabet yasağı işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı biçimde tehlikeye düşürecek nitelikte olmamalı, süresi iki yılı aşmamalıdır. TBK 447/2 uyarınca sözleşme, haklı bir sebep olmadan işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse rekabet yasağı sona erer. Somut olayda taraflar arasındaki rekabet etmeme borcu 2 yıl süreyle ve davacı şirketin faaliyet alanıyla sınırlı olarak düzenlenmiş, TBK 445/1'e uygun kısıtlama getirilmiştir; davacı şirket ile davalının çalışmaya başladığı şirketin faaliyet konuları örtüşmektedir. Ancak davalının iş akdinin şirket tarafından haksız feshedildiğinden bahisle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağı talep ettiği Bakırköy İş Mahkemesi'ndeki davası halen devam etmektedir; bu davada davalının işçi olmadığına ilişkin görevsizlik kararı, ilgili BAM dairesince kaldırılmış ve davalının davacı şirketle hizmet ilişkisi içinde bulunduğu tespit edilmiştir. TBK 447/2 uyarınca, bu davada davalının iş akdinin haklı bir sebep olmaksızın davacı işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle davalı işçi tarafından feshedildiğinin tespiti halinde rekabet yasağı sona erecektir. Bu nedenle mahkemece söz konusu dava dosyasının akıbeti araştırılıp sonucu beklenmeksizin, verilecek kararın eldeki davayı etkileyeceği düşünülmeden davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek önemli deliller toplanıp değerlendirilmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Rekabet yasağı sözleşmesine dayalı cezai şart ve tazminat davalarında, TBK 447/2 kapsamında iş akdinin fesih nedeninin ayrı bir davada tartışmalı olması halinde, o davanın sonucunun bekletici sorun yapılması gerektiği yönünde bölgesel ikna edici bir örnek oluşturur.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet yasağı sözleşmesi cezai şart haksız rekabet bekletici sorun TBK 447/2 işçi-işveren ilişkisinin tespiti

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 444TBK 445TBK 445/1TBK 447TBK 447/2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6HMK 362(1)-g

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/336

KARAR NO 2025/368

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 02/11/2021

NUMARASI 2018/706 Esas - 2021/806 Karar

DAVA

Cezai Şart, Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalının 01/01/2012 tarihinde müvekkili şirketde yönetim kurulu üyesi genel müdür sıfatıyla çalıştığını,15/01/2016 tarihli ek sözleşmeyle iş akdinin sona ermesinden sonra iki yıl süreyle rekabet yasağı öngörüldüğünü , 15/01/2018 tarihinde davalının istifa ettiğini, ancak istifasından hemen sonra (annesi) ... adına kurulan, ... A.Ş.'de yönetim kurulu başkanı seçildiğini; davalının rekabet etmeme şartını ihlal ettiğinden ayrıldığı tarihteki net ücret üzerinden 6 aylık net maaş tutarında cezai şart ödemesi gerektiğini; ayrıca şirketin internet sitesinin "hakkımızda" kısmında "14 yıllık global ve lokal pamuk piyasası tecrübesi" ibaresinin TTKnın 55/2,3 maddeleri kapsamında dikkat çekici şekilde yer aldığını, 17/05/2018 tarihinde kurulan şirketin 14 yıllık tecrübesinin neye dayandığının anlaşılamadığını;

bu ibarelerin davalının müvekkili şirkette kazandığı bilgi ve tecrübeye istinaden yazıldığının düşünüldüğünü; davalının bu bilgilerini müvekkili şirketle aynı sektörde ve aynı ilde kullanarak müvekkili şirketin zarar görmesine neden olduğunu ileri sürerek, davalının fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tesbiti ve menine, verdiği zararın tesbit edilerek tahsiline,sözleşmenin 3.1.3 maddesine göre cezai şartın 17/05/2018 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

ISLAH

Davacı vekili 22/06/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle, 34.500-TL cezai şartın ve 9.331,90-TL haksız rekabet nedeniyle dolayı uğranılan maddi zararın davalıdan tahsilini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkilinin 10/11/2004-30/11/2011 arasında davacının da bulunduğu Holding bünyesindeki ... A.Ş.'de satın alma ve proje müdürü olarak çalıştığını, 30/11/2011 tarihinde özlük haklarının davacı şirkete devredildiğini, 30/11/2011-12/02/2018 tarihleri arasında davacı şirkette iş geliştirme ve satışlardan sorumlu A grubu imza yetkilisi Genel Müdür olarak çalıştığını, 2015 yılı Eylül ayı itibariyle yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmaya başladığını; davacı şirkette finans şefi görev yapan ...'nin zimmetine para geçirdiği şüphesiyle yapılan denetim sırasında müvekkilinin 05/01/2018 tarihinde zorunlu izne çıkarıldığını, bu süreçte insan kaynakları departmanı tarafından aranarak istifasının istenildiğini,muhtelif şirketlerdeki yönetim kurulu üyeliği görevinden 15/01/2018, 22/01/2018tarihlerinde , genel müdürlük görevinden 12/02/2018 itibariyle istifa ettiğini;

bu tarihde davalı tarafça sözleşmenin feshedildiğini öğrendiğini;bildirim yapılmadan haksız fesih nedeniyle davacıdan işçilik alacaklarının tahsili için davacı aleyhine Bakırköy İş Mahkemesi'nde açtığı davanın derdest olduğunu; rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olduğunu, sözleşmenin sadece son sayfasının imzalatıldığını,yasağın müvekkilinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşüreceğini,cezai şart ile birlikte tazminat talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davalının dava dışı şirkette çalışmasının rekabet yasağını ihlal etmediği, sözleşmenin son sayfasının davalı tarafça imzalandığı, davacının iştigal konusunun davalının tüm ticari hayatını kapsadığı, çalışma alanı bırakmadığı;şirketin internet sitesindeki ibarelerin haksız rekabet teşkil etmediği; davalının davacıdan aldığı bilgi ve davacıya ait ticari yöntemleri ve müşteri çevresini kullandığına dair iddianın ispatlanamadığı; davalının davacıya iş mahkemesinde açılmış davada taraflar arasındaki ilişkinin işçi-işveren ilişkisi olduğunun istinaf mahkemesince belirlendiği; bu nedenlerle rekabet yasağına aykırılıktan dolayı cezai şart ve haksız rekabetten dolayı tazminat şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi olmadığını, zira davalının müvekkili şirkette imza ve temsile yetkili yönetim kurulu üyesi genel müdür sıfatıyla çalıştığını,TTK'nın haksız rekabet hükümlerine ve 15/01/2016 tarihli sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle verdiği zararı tazmin etmesi ve cezai şartı ödemesi gerektiğini; davalının aynı sektörde faaliyet gösteren 59 yaşında, ev hanımı ve farklı bir ilde yaşayan annesi adına kurduğu şirkette yönetim kurulu başkanı sıfatıyla görev yaptığını; şirketin internet sitesinde belirtilen sektördeki 14 yıllık tecrübenin nasıl sağlandığının belli olmadığını; davalının icra ettiği görev dikkate alındığında müvekkilinin tüm know-how, ticari sır, üretim, satım-pazarlama tekniklerini, mali kayıtlarını, işleyişini, çalışılan komisyoncuları, hizmet alınan kişi ve firmaları bildiğini ve bu şekilde müvekkili şirketle haksız rekabete girdiğini belirterek,kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, taraflar arasındaki iş sözleşmesi kapsamındaki rekabet yasağının davalı tarafından ihlal edildiği,haksız rekabette bulunulduğundan bahisle haksız rekabetin tesbiti ve meni , cezai şart ve tazminat istemine ilişkindir. TBK'nın 444 vd. maddeleri uyarınca; fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmesi, davalı işçinin işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra rakip bir işyerinde çalışması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir.Rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterlidir.

Aynı kanunun 445. maddesi " Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz.Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.";TBK nın 447. maddesi hükmü gereği " Rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararı olmadığı belirlenmişse,Sözleşme, haklı bir sebep olmadan işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer.

Somut olayda; davalının 01/01/2012 tarihli sözleşmeyi imzalayarak genel müdür olarak işe başladığı; 15/01/2016 tarihli ek sözleşmenin 3.1.2. maddesi "Personel, işten ayrıldığı tarihten itibaren 2 (iki) yıl süre ile İşveren'in işyerinde çalışması sırasında edindiği her türlü gizli bilgiyi, müşteri portföyünü, fikri mülkiyet hakkı İşveren'e ait tasarımı, yeniliği, her türlü yazılı veya sözlü öneriyi kullanarak işyerinin faaliyet alanında rekabete neden olacak şekilde çalışma, danışmanlık yapma,ortaklık kurma veya diğer herhangi bir sıfatla ya da İşveren'in, yüklenici veya alt yüklenici olarak halen yaptığı veya bir yıl öncesine kadar tamamladığı işlerde veya bu işlerin devamı niteliğini taşıyan işlerde, bu işlerde İşveren ve alt yüklenici olarak bulunan diğer kurumlarda veya ayrı konuda hizmet veren kişi, kurumlarda ve İşveren'in sözleşmesi olan müşterilerinde İşveren'in yazılı ön onayını almadan çalışamaz." ve 3.1.3 maddesi "Rekabet yasağına aykırılık halinde Personel, İşveren'in uğradığı zararı karşılamakla yükümlüdür.

Zararın tazmini dışında ayrıca işten ayrıldığı tarihteki net ücreti üzerinden 6 (altı) aylık net maaşı tutarında cezai tazminatı ödemeyi gayrikabili rücu kabul ve taahhüt eder, Rekabet yasağına aykırı davranılmadığının ispat yükü Personel'e aittir." hükümlerini haizdir. Taraflar arasındaki rekabet etmeme borcu 2 yıl süre ile davacı şirketin faaliyet alanı ile sınırlı olarak düzenlenmiş olup TBK m.445/1 hükmüne uygun kısıtlama getirilmiştir. Davacı şirketin ve davalının çalışmaya başladığı şirketin, faaliyet konuları örtüşmektedir.Davacının iş akdinin sona ermesinden sonra dava dışı ... Ltd. Şti.'nin 14/05/208 tarihli ana sözleşmesine göre tek yönetim kurulu üyesi (başkanı) ve tek yetkilisi olarak belirlendiği, İstanbul merkezli şirketin tek ortağı da davalının annesidir.

Ne var ki davacı, davalının 15/01/2017 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığını iddia etmiş ise de; davalı iş akdinin şirket tarafında haksız olarak fesh edildiğinden bahisle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağını talep ettiği, eldeki davanın davacısı olan şirkete karşı açtığı Bakırköy 12. İş Mahkemesi'nin 20121/138 esas (öncesi 2019/458 esas ve 2019/480 ile 2019/1336 esas ve 2020/926 karar) sayılı davasında, mahkemece davalı ...'in işçi olmadığından bahisle verilmiş görevsizlik kararına ilişkin İstanbul BAM 26. HD'nin 2021/381 esas, 2021/233 karar sayılı ve 18/02/2021 tarihli kararıyla, davalının davacı şirket ile hizmet ilişkisi içinde bulunduğu tesit edildiği ,kaldırma kararı sonrası davanın halen devam ettiği ve duruşmasının 05/05/2025 tarihine bırakıldığı tespit edilmiştir.

Buna göre TBK'nın 447/2. maddesi uyarınca, davalının davacıya karşı açtığı Bakırköy 12. İş Mahkemesi'ndeki davada, davalının iş akdinin haklı bir sebep olmaksızın davacı işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle davalı işçi tarafından feshedildiğinin tespiti halinde rekabet yasağı sona erecektir. Bu nedenle mahkemece söz konusu dava dosyasının akıbeti araştırılıp sonucu beklenmek suretiyle, verilecek kararın eldeki davayı etkileyeceği düşünülmeden davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli deliller toplanıp değerlendirilmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kaldırma kararının mahiyetine göre davacı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/11/2021 Tarih 2018/706 Esas - 2021/806 Karar sayılı hükmün HMK'nın 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73908 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.