6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hisse devrinde teminat mektubu komisyon bedeli ve ibra sözleşmesinin etkisi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/604 E. 2025/372 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Davacının nitelemesi: Alacak (birleşen dava) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir şirketteki hissesini devreden ortak, devir sonrası kendisinde menfaat kalmayan ancak devralan şirket lehine üçüncü kişiye (idari kuruma) verilmiş teminat mektupları nedeniyle ödemek zorunda kaldığı komisyon bedelini, bu ödemeden yararlanan devralan şirketten talep edebilir. Ancak taraflar arasında sonradan akdedilen ve ilgili dava/takip dosyasını açıkça kapsayan bir sulh ve ibra sözleşmesinde, karşılıksız ve koşulsuz bir ibra hükmü bulunuyorsa, bu ibra söz konusu alacağı sona erdirir; sözleşmedeki diğer, başka dosyalara ilişkin karşılıklı edimlerin ifa edilip edilmemesi, ilgili dosyaya ilişkin karşılıksız ibra hükmünü etkilemez. İbra, borcu sona erdiren bir sebep olduğundan yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. Sözleşmede feragat kararlaştırılmış olsa da fiilen feragat gerçekleşmemişse, feragate bağlanan yargılama gideri ve vekalet ücreti muafiyeti uygulanmaz; bu kalemlere ilişkin genel usul hükümleri uygulanır.

Ele alınan sorunlar

Teminat mektubu komisyon bedelinin devralan şirketten (asıl davalı) tahsili → ret

İddia: Asıl davada davalı vekili, müvekkilinin hisse devir sözleşmesine taraf olmadığını, teminat mektuplarının iadesine ilişkin bir taahhüdünün bulunmadığını, teminat mektuplarının iadesinin kapsamlı bir bürokratik süreç gerektirdiğini ve makul sürenin geçtiği değerlendirmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini istemiştir.

Gerekçe: Davacı şirket hisse devri ile birlikte davalı şirkette bir menfaati kalmadığı halde, davalı şirket lehine İBB'ye verilmiş olan teminat mektupları için belirtilen tarihler arasında bankaya toplam komisyon bedelini ödemiştir. Davalı şirket lehine verilen teminat mektuplarının komisyon ödemesini yapan davacı, davalı şirket yararına yapılan komisyon ödemelerini davalıdan talep etmekte haklıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Birleşen davada sulh ve ibra sözleşmesinin alacağı söndürücü etkisi → kabul

İddia: Birleşen davada davalı vekili, istinaf dilekçesi ekinde sunduğu 14/02/2020 tarihli Sulh ve İbra Sözleşmesi'nde, asıl davaya konu icra takip dosyası da belirtilerek davacının kendisini bu alacak bakımından herhangi bir edim yükümlülüğü olmaksızın ibra ettiğini, ilk derece mahkemesinin bu belgeyi değerlendirmediğini belirterek kararın kaldırılıp davanın reddini istemiştir.

Gerekçe: 14/02/2020 tarihli Sulh ve İbra Sözleşmesi, davacı şirket yetkilisi, davacı şirket, dava dışı şirket ve vekilleri ile birleşen dava davalısı, dava dışı şirket ve vekili tarafından imzalanmıştır. Sözleşmenin 2. maddesinde birleşen davaya konu dosya da sayılan davalar arasında açıkça belirtilmiştir. 3. maddede taraflar sayılan dosyalara ilişkin feragat edeceklerini, feragat nedeniyle yargı gideri ve vekalet ücreti talep etmeyeceklerini ve karşı tarafı bu dosyalardan doğan borçlar bakımından TBK 132 uyarınca tamamen ibra ettiklerini kararlaştırmıştır (teminat mektuplarının paraya çevrilmesinden doğabilecek muhtemel zararlar bu ibranın kapsamı dışında tutulmuştur). 7. maddede de karşılıklı yükümlülüklerin yerine getirilmesiyle birlikte tam ibra öngörülmüştür. Davacı vekilinin, sözleşmenin mahkeme dışı olduğu, karşı tarafın anlaşılan bedeli ödemediği ve sözleşmenin hükümsüz kaldığının bildirildiği yönündeki itirazları incelenmiş; sözleşmenin birleşen davaya konu 3. maddesinde davacının bu davadan doğan her türlü borç bakımından davalıyı tamamen ve karşılıksız olarak ibra ettiği, diğer maddelerde düzenlenen ve başka dava/takiplere ilişkin karşılıklı edimlerin yerine getirilip getirilmemesinin, 3. maddedeki karşılıksız ibrayı ortadan kaldırmayacağı; davacının belirttiği ödemenin dava dışı başka bir şirketin alacaklı olduğu başka bir icra dosyasına ilişkin 4. maddede düzenlendiği; sözleşmenin 10. maddesinde kısmi geçersizliğin sözleşmenin tümünü geçersiz kılmayacağının kararlaştırıldığı tespit edilmiştir. Buna göre davacının birleşen davadaki talebi açısından davalıyı tamamen ibra ettiği anlaşılmaktadır. İbra, borcu sona erdiren bir sebep olduğundan yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Sözleşmede kararlaştırılan feragate rağmen fiilen feragat edilmemesinin yargılama gideri ve vekalet ücretine etkisi → kabul

Gerekçe: Taraflar sözleşmede ibranın haricinde davacının davadan feragat edeceğini ve feragat nedeniyle yargılama gideri ile vekalet ücreti talep etmeyeceklerini kararlaştırmış olsalar da, davacı tarafça davadan fiilen feragat edilmediğinden, davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, dava dışı üçüncü kişilerce de imzalanan ve birden fazla dava/takip dosyasını kapsayan sulh ve ibra sözleşmesinde, ilgili dava dosyasına ilişkin karşılıksız ibra hükmünün, sözleşmedeki diğer dosyalara ait karşılıklı edimlerin ifasından bağımsız olarak sonuç doğurduğu ve ibranın yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği yönündeki değerlendirme, benzer çok taraflı ve çok dosyalı sulh sözleşmelerinin yorumlanmasında emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ibra TBK 132 sulh sözleşmesi feragat rücu teminat mektubu komisyon bedeli itirazın iptali icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 132

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/604

KARAR NO 2025/372

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ

TARİHİ 10/06/2021

NUMARASI 2019/1059 Esas 2021/467 Karar

DAVA

İtirazın İptali

BİRLEŞEN ANADOLU 11. A TM'NİN 2019/969 ESAS SAYILI DOSYASI

DAVA

Alacak

Asıl ve birleşen davanın kabulüne ilişkin kararın asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

ASIL DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... A.Ş.'nin Kadıköy/İstanbul adresindeki "..." isimli konut projesi inşaatı için ... A.Ş.'yi kurduklarını, daha sonra 30/06/2016 tarihli hisse devir sözleşmesiyle müvekkilinin ortaklıktan ayrıldığını; diğer ortağın davalı şirketin unvanını ... A.Ş. olarak değiştirdiğini ve inşaata devam ettiğini; ortaklığın devam ettiği dönemde müvekkilinin ayrıldığı davalı şirket lehine ... Projesi için İBB'ye altyapı bedellerinin teminatı olarak ... Bankası A.Ş.'den 29/07/2015 tarihli ... nolu 562.756,28-TL, ... nolu 600.000-TL ve ... nolu 600.000-TL olmak üzere toplam 1.762.756,28-TL bedelli 3 adet teminat mektubu verdiğini; iade edilmeyen teminat mektupları nedeniyle müvekkilinin giderek artan komisyon borcu altına girdiğini ve bankaya toplamda 14.807,20-TL komisyon ödemek zorunda kaldığını, bu miktarın tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu ...

İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibin başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... A.Ş. vekili, davacının dayandığı hisse devir protokolünün davacı ile dava dışı ... olduğundan bu davanın müvekkiline yöneltilemeyeceğini ve sözleşmede ... adına yükümlülük doğduğu kabul edilse dahi tazmini gerekli bir zararın olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

BİRLEŞEN DAVA

Davacı vekili, asıl davadaki iddialarını yineliyerek, asıl davada davalının itirazı üzerine hisse devir protokolünde taraf olan ...'na davanın yöneltildiğini ileri sürerek, tahsilde tekerrür olmamak üzere 14.807,20-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsili ve birleştirme kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, 30/06/2016 tarihli sözleşmeyle davacının hisselerini birleşen davada davalı ...'a devrettiği, Sinan'ın teminat mektubu karşılığında düzenleyeceği teminat senedini davacıya vereceğinin kararlaştırıldığı; bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının ödediği teminat mektubu komisyonları tutarının 14.807,20-TL olduğu, 3 adet teminat mektubunun ... A.Ş'nin taahhütlerinin teminatı olarak düzenlendiği; sözleşmede teminat mektuplarının hangi sürede iade edileceği kararlaştırılmamışsa da sözleşme tarihiyle teminat mektuplarının iadesinin talep edildiği tarih arasında 2,5 yıl geçtiği, makul sürede iade edilmediği, buna göre komisyon masraflarının doğmasına davacının sebebiyet vermediği ve masrafın davalılardan rücuen tazmin edebileceği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile davalının icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline;

birleşen davanın kabulüne, asıl davada icra takip dosyasıyla tahsilde tekerrür olmamak üzere 14.807,20-TL'nin birleşen dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1- Birleşen davada davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında 14/02/2020 tarihli "Sulh ve İbra Sözleşmesi"nde asıl davaya konu icra takip dosyası numarası belirtilerek davaya konu alacak için davacının müvekkilini her hangi bir edim yükümlülüğü olmadan ibra ettiğini; sözleşmenin 7. maddesinin "İşbu sözleşmenin imzalanması ile birlikte taraflar, yukarıda düzenlenen yükümlülükleri yerine getirmesi ile birlikte, birbirlerini, aralarındaki yukarıdaki dava ve hukukî ilişkiden doğan tüm borçları bakımından .. tamamen ibra etmişlerdir." şeklinde düzenlendiğini; 30/06/2016 tarihli protokole konu teminat mektuplarının değiştirilmesi talebini İBB'nin kabul etmediğini, bu nedenle İBB'ye karşı açılan İstanbul 9.

İdare Mahkemesi'nin 2021/296 esas ve 2021/1181 karar sayılı dosyasında işlemin iptaline" karar verildiğini; istinaf başvurusunun İstanbul BİM 4. İdari Dava Dairesi'nin 2021/1155 esas sayılı dosyasında 24/08/2021'de kesin olarak reddedildiğini;yasal süreç tamamlandığında altyapı katılım miktarı ve teminat mektup bedellerinin de değişeceğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Asıl davada davalı ... A.Ş. vekili, müvekkili şirketin hisse devir sözleşmesine taraf olmadığından teminat mektuplarının iadesi taahhüdü bulunmadığını; teminat mektuplarının büyük bir inşaat projesinin alt yapı bedellerinin teminatını için İBB'ye verildiğini, iadesinin kapsamlı teknik-bürokratik bir süreç gerektirdiğini, mahkemenin makul sürenin geçtiği değerlendirmesinin hatalı olduğunu; birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf dilekçesi ekinde sunulan sulh ve ibra sözleşmesi ile idare mahkemesi iptal kararının değerlendirilmediğini,yasal süreç uzadığından müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl dava, davalı şirket lehine verilen ve iadesi taahhüt edildiği halde iade edilmeyen teminat mektupları için davacının ödediği komisyon bedelinin davalı şirketten tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali; birleşen dava, hisse devri sözleşmesi kapsamında davacının ödediği komisyon alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda davacı şirket, asıl davada davalı şirkette bulunan hisselerinin tamamını 30/06/2016 tarihli sözleşme ile şirketin diğer ortağı ...'na devretmiştir. Sözleşmenin 4/ii maddesi, "Devralan, Şirket tarafından inşaatı devam eden ... projesi ile ilgili olarak İBB'ne başvurarak altyapı bedelinin teminatı kapsamında Şirkete ... Yapı Tic ve San Ltd Ştinin garantörlüğünde temin edilen;

..üç adet teminat mektubunun Devreden'e iadesi ile bunun uygun bir teminat mektubu ile değiştirilmesini sağlayacaktır. Devralan,teminat mektupbu karşılığında düzenleyeceği teminat senetlerini Devreden'e verecektir...." hükmünü içermektedir. Davacı şirket hisse devri ile birlikte bir menfaati kalmadığı halde davalı şirket lehine İBB'ne verilmiş olan teminat mektupları için 29/04/2017-13/02/2018 tarihleri arasında bankaya toplam 14.807,20-TL komisyon ödemiştir. Davalı şirket lehine verilen teminat mektuplarının komisyon ödemesini yapan dava ,davalı şirket yararına yapılan komisyon ödemelerini davalıdan talep etmekte haklıdır.Davalı şirket vekilinin istinaf nedeni yerinde değildir. Birleşen davada Davalı vekili, istinaf dilekçesinin ekinde sunulan 14/02/2020 tarihli "Sulh ve İbra Sözleşmesi" davacı şirket (yetkilisi ...

tarafından), davacı şirket yetkilisi ... (şahsen), dava dışı ... A.Ş. ve (eldeki davada davacı vekili) Av. ... ile birleşen dava davalısı ..., dava dışı ... A.Ş. ve davalı ... vekili Av. ... tarafından imzalanmıştır. Sulh Sözleşmesinin 1. maddesinde ".... ve vekili Av. ... ayrıca ...Ltd. Şti ve ... AŞ adına ve hesabına işbu sözleşmeyi imzalamaya yetkili olduğunu kabul ve taahhüt eder. (Bundan sonra şirketler de dahil olmak üzere ... olarak anılacaktır)...";

2. maddede, " ...taraflar arasında devam eden; a) Davacısının ... Ltd. Şti olduğu İstanbul Anadolu 10. ATM'nin 2019/1059 E. sayılı dosyası; b) Alacaklısının ... Ltd. Şti. olduğu İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası; c) Davacısının ... Ltd. Şti olduğu İstanbul Anadolu 11. ATM'nin 2019/1059 E. sayılı dosyası; ... ... Dair tarafların hak ve yükümlüklerinin düzenlenmesi hakkındadır."3. maddesinde, "İşbu sözleşmenin Konu başlıklı 2. maddesinin A, B, C, D, E ve F maddelerinde belirtilen dosyalara ilişkin olarak, a) ... işbu sözleşmenin Konu başlıklı 2. Maddesinin A, B, C, D, E ve F maddelerinde belirtilen dava ve takip dosyalarına ilişkin olarak feragat edecek olup feragat ettiğine dair dilekçe örneğini iş bu sözleşmenin imzalanmasına takiben ilgili mahkemesine ve icra dosyasına gönderecektir.

b) Feragatler nedeniyle taraflar birbirlerinden yargı gideri ve vekalet ücreti talep etmeyeceklerini karşılıklı olarak gayrikabili rücu kabul taahhüt etmektedir. c) Ayrıca taraflar feragat nedeniyle verilecek karara karşı istinaf ile temyiz haklarından feragat ettiklerini karşılıklı olarak gayrikabili rücu kabul beyan ve taahhüt etmektedirler. ... e) ... karşı taraf ...'nu yukarıdaki başlıkla belirtilen dosyalar ve bu dosyalardan doğan her türlü borçları bakımından 6098 sayılı TBK'nın 132'inci maddesi anlamında tamamen ibra ettiğini herhangi bir talepte bulunmayacağını gayrikabili rücu kabul beyan ve taahhüt etmektedir (... firmasının ... Projesi kapsamında İBBne verdiği teminat mektuplarının paraya çevrilmesi halinde doğabilecek muhtemel zararlar bu madde kapsamında değildir)" "İbra" başlıklı 7.

maddesinde "İşbu sözleşmenin imzalanması ile birlikte taraflar, yukanda düzenlenen yükümlülükleri yerine getirmesi ile birlikte, birbirlerini, aralarındaki yukarıdaki dava ve hukuk ilişkiden doğan tüm borçları bakımından 6098 sayılı TBK'nın 132'inci maddesi anlarında tamamen ibra etmişlerdir." hükümleri bulunmaktadır. Davacı vekili,istinafa cevap dilekçesinde, davalının yargılama sırasında ileri sürmediği sözleşmenin mahkeme dışı bir sözleşme olduğunu,karşı tarafın anlaşılan bedeli ödemediğini, HMK'ya aykırı olarak istinaf başvurusunda dayandığı sözleşmede elden ve nakten 1.800.000-TL ödeneceğinin yazılı olduğunu, müvekkilinin 22/09/2020 tarihli ihtarnameyle hükümsüz kaldığının karşı tarafa bildirildiğini ifade ederek, istinaf başvurusunun reddini istemiştir.Ancak sözleşmenin, birleşen davaya konu 3.

maddesinde davacı şirketin eldeki birleşen davadan doğan her türlü borçları bakımından davalı ...'ı tamamen ibra ettiği, her hangi bir talepte bulunmayacağını gayrikabili rücu kabul ve taahhüt etmiştir. Diğer maddelerdeki davalar-takipler hakkında kararlaştırılmış karşılıklı edimlerin Sinan tarafından yerine getirilmesi-getirilmemesi 3. Maddede yazılı eldeki dava ve icra takibi için karşılıksız yapılan ibrayı ortadan kaldırmamaktadır.Davacının belirttiği 1.800.000-TL ödeme dava dışı Selka şirketinin alacaklı olduğu Eskişehir ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası kapsamındaki 4. maddede düzenlenmiştir. Sözleşmenin 10. maddesinde de, sözleşmenin bir kısmının geçersiz olmasının tamamının geçersiz olduğu sonucunu doğurmayacağı kararlaştırılmıştır.

Buna göre davacının eldeki birleşen davadaki talebi açısından, davalı ...'ı tamamen ibra ettiği anlaşılmaktadır.İbra borcu söndüren bir sebeb olduğundan yargılamanın her aşamasında dikkate alınmak durumundadır. Taraflar 14/02/2020 tarihli sözleşmenin 3. maddesinde, ibranın haricinde davacının davadan feragat edeceği, feragat nedeniyle tarafların birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmeyecekleri kararlaştırılmış ise de davacı tarafça davadan feragat edilmediğinden davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine de hükmedilmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile birleşen davada verilen kararın kaldırılmasına ,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından, yeniden karar verilerek asıl davanın kabulüne ,birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl davada davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1059 Esas - 2021/467 Karar sayılı 10/06/2021 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; a-"Asıl davanın kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki koşullar ile devamına, 14.807,20-TLnin %20 si oranda hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Birleşen davanın reddine," İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;

"Asıl davada; Alınması gereken 1.011,47-TL karar harcından peşin yatırılan 252,87-TL harcın mahsubu ile kalan 785,60-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye ödenmesine Davacı tarafından yapılan 252,87 TL peşin harç, 750-TL bilirkişi ücreti ve 149,70-TL posta gideri olmak üzere toplam 1.152,57- TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine 4.080-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye ödenmesine, "Birleşen davada; Alınması gereken 615,40-TL karar harcından peşin yatırılan 252,87-TLharcın mahsubu ile kalan 362,53‬-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye ödenmesine, Davacı tarafından yapılan yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Davalı lehine takdir olunan 14.807,20-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazineye ödenmesine,"Alınması gereken 1.011,47-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 333,56‬-TL harcın mahsubu ile kalan 677,91‬-TL harcın asıl davada davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Birleşen davada davalı tarafından yatırılan 252,88-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalı ...'na iadesine, Asıl davada davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafından yapılan 38-TL istinaf yargı giderinin asıl davada davalı ...

A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/03/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73907 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.