6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Faturaya dayalı alacakta teslim ispatı: irsaliye imzasının kabulü

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/824 E. 2025/360 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; fatura ve davacı defter kayıtları tek başına, yasal delillerle desteklenmediği sürece alacağın varlığını kanıtlamaz. Ancak sevk irsaliyelerinde teslim alan kişilerin davalının çalışanları olduğu ve imzaların onlara ait olduğu davalı tarafça kabul edilmişse, bu imzalı beyan malın teslim edildiğini kanıtlar niteliktedir ve davacının ispat yükünü karşılamış olduğu sonucuna varılır.

Ele alınan sorunlar

Fatura konusu malın teslim edildiğinin ispatı → ret

İddia: Davalı vekili, ihtilaflı faturaya konu malların müvekkiline teslim edilmediğini, faturanın müvekkilinin defterlerinde kayıtlı olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacı, fatura konusu malın davalıya teslim edildiğini uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. Somut olayda ihtilaflı fatura davalının defterlerinde kayıtlı olmasa da, faturanın içeriğini teşkil eden malzemelerin dört adet sevk irsaliyesi ile imza karşılığı teslim edildiği bilirkişi raporuyla belirlenmiş; davalı vekili duruşmada irsaliyelerdeki imza sahiplerinin kendi çalışanları olduğunu ve imzaların onlara ait olduğunu kabul etmiştir. Fatura muhteviyatı malların sevk irsaliyeleri ile nakli ve teslimi sağlanan ürünlerle aynı olduğu, fatura ile irsaliyelerin karşılaştırılmasından anlaşılmaktadır. Davalı çalışanlarına ait imzalarla teslimin gerçekleştiği kanıtlanmış olduğundan, malın teslim edildiğinin kabulü gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Bilirkişi raporunun tarafsızlığına ve yeterliliğine itiraz → ret

İddia: Davalı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı düzenlendiğini, bilirkişinin davacı tarafla görüş alışverişi içinde olduğunu ve tarafsız olmadığını, dosyanın yeni bir bilirkişiye verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı tarafça sevk irsaliyelerindeki imzaların kendi çalışanlarına ait olduğunun kabul edilmesi karşısında, imzalı beyanla teslimin yapıldığı kanıtlanmış olduğundan davalı vekilinin bilirkişi raporunun soyut nitelikte olduğuna ve bilirkişinin tarafsızlığına ilişkin istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Faturaya dayalı alacak davalarında, malın teslimine ilişkin ispat yükünün davacıda olduğu ve bu yükün, davalı çalışanlarına ait olduğu kabul edilen imzalarla düzenlenmiş sevk irsaliyeleriyle karşılanabileceği yönündeki değerlendirme, benzer ticari satım uyuşmazlıklarında bölgesel ve ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ispat yükü fatura sevk irsaliyesi itirazın iptali ticari defter bilirkişi raporu icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/824

KARAR NO 2025/360

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/11/2021

NUMARASI 2016/1044 Esas - 2021/1074 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin ticari ilişki sebebiyle davalıdan olan 31.171-TL alacağının tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davacının ticari defterlerinde davalıdan 20/04/2016 takip tarihi itibarıyla 31.171,87-TL alacaklı göründüğü, davalının takipte 20.515,31-TL borcunu kabul ettiği ve bu tutarı ferileriyle icra dosyasına 04/05/2016 tarihinde 23.404,40-TL olarak ödediği; taraflar arasındaki cari hesap farkının (31.171,87-20.515,31=) 10.656,56 TL olduğu ve sebebinin davacının davalıya düzenlediği 28/11/2015 tarihli ... numaralı 10.656,56-TL tutarlı faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olmaması olduğu, davalı vekilince 02/02/2021 tarihli duruşmada fatura içeriği ürünlerin davalının çalışanları ve imzaya yetkili kişilere teslim edildiğine dair beyanda bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin 10.656,56-TL asıl alacak ile işleyecek yasal faiz yönünden aynen devamına, fazla istemin reddine;

asıl alacağın %20'si oranında 2.131,54-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine; davalı tarafın kötüniyet tazminat koşulları oluşmadığından reddine ve 23.404,40-TL'lik ödemenin icra dairesince infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, mahkemenin itirazlarını gerekçeli kararda değerlendirmediğini; takipte istenilen 31.171-TL asıl alacağın 20.515,31-TL'sinin kabul edildiğini ve ferileriyle beraber 04/05/2016 tarihinde ödendiğini, kalan kısma itiraz edildiğini; talebe konu malların müvekkiline teslim edilmediğini; ihtilafa konu 30/11/2015 tarihli 10.656,56-TL'lik faturanın müvekkilinin defterlerinde kayıtlı olmadığını, irsaliyelerin malların teslimi sırasında düzenlenmek zorunda olduğunu; hükme esas alınmış 30/01/2020 tarihli bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı tanzim edildiğini, bilirkişinin davacı tarafla görüş alışverişi içinde olduğunun görüldüğünü, bilirkişinin tarafsız olmadığını ve dosyanın yeni bir bilirkişiye verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında satılan malların faturaya dayalı açık hesap alacağının tahsili için başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık 30/11/2015 tarihli ve 10.656,56-TL bedelli faturadan dolayı davalının davacıya borçlu olup olmadığına ilişkindir.

Bilirkişi incelemesinde söz konusu faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı, ancak davacının defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür. Mahkemece hükme esas alınan 30/01/2020 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda, söz konusu faturanın içeriğini teşkil eden inşaat malzemelerinin 28/11/2015, 02/12/2015, 04/12/2015 tarihli toplam 4 adet irsaliye ile imza karşılığı teslim edildiğinin belirlendiği ifade edilmiştir. 02/02/2021 tarihli duruşmada davalı vekili tarafından, irsaliyelerdeki teslim alan kısmında isim ve imzaları bulunan kişilerin müvekkilinin çalışanları olduğunu ve imzaların da o kişilere ait olduğu beyan edilmiştir. Buna göre davacının çalışanları tarafından imzalanan sevk irsaliyeleri kapsamında fatura muhteviyatı ürünlerin davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir.

Fatura muhteviyatı inşaat malzemelerinin tamamının sevk irsaliyeleri nakli ve teslimi sağlanan ürünler ile aynı olduğu fatura ve sevk irsaliyelerinin karşılaştırılmasından anlaşılmakta olup, Davalı tarafça sevk irsaliyelerindeki imzaların davalı çalışanlarına ait olduğunun kabulü karşısında imzalı beyan ile teslimin yapıldığı kanıtlanmakla davalı vekilinin soyut nitelikte bilirkişi raporunun yeterli olmadığı ve bilirkişinin tarafsızlığına ilişkin istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin karara yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, davacı alacağını kanıtladığından davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 728-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 182-TL harcın mahsubu ile kalan 546-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 11-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/03/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73902 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.