Ticari defter ibrazından kaçınmanın ispat yükü üzerindeki etkisi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1228 E. 2025/361 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Ticari davalarda mahkeme HMK 222 uyarınca tarafların ticari defterlerinin ibrazına karar verebilir; kanuna uygun tutulan defter kayıtları sahibi lehine delildir. Karşı taraf, usulüne uygun yapılan ihtara ve mahkeme ara kararına rağmen kendi ticari defterlerini ibrazdan kaçınırsa, davacının lehine delil vasfındaki defter kayıtları davalı aleyhine olacak şekilde dikkate alınır ve bu kayıtlara göre alacağın ispatlandığı kabul edilir.
Ele alınan sorunlar
Mal tesliminin ve alacağın ticari defter delili ile ispatı → ret
İddia: Davacı tarafça dosyaya sevk irsaliyesi sunulmadığı, davacı vekilinin sevk irsaliyesi düzenlenmediğini ikrar ettiği, ürünlerin davalı tarafça teslim alınmadığı ve akdi ilişkinin yazılı delille kanıtlanamadığı ileri sürülerek kararın kaldırılıp davanın reddi talep edilmiştir.
Gerekçe: HMK 222(1) uyarınca mahkemece ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına karar verilebilir. HMK 222(3) uyarınca kanuna uygun tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın defterini ibraz etmemesi yahut kayıtların aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Somut olayda mahkemece HMK 222 kapsamında tarafların defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, davacının defterleri kanuna uygun tutulduğundan sahibi lehine delil niteliği taşımaktadır. Davalı, mahkemenin ara kararına ve usulen yapılan ihtara rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Bu durumda davacının lehine delil vasfındaki ticari defterlerinin kapsamı davalı aleyhine olacak şekilde dikkate alınmalı ve bu kayıtlara göre karar verilmelidir. Davacının ticari defterlerinde üç adet faturanın kayıtlı olduğu, davalının yaptığı 5.000-TL ödemenin borçtan mahsup edildiği, kalan fatura bakiyesi ile birlikte alacağın davacı tarafından bu delille ispatlandığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Ticari davalarda karşı tarafın usulen yapılan ihtara ve mahkeme ara kararına rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçınması halinde, davacının kanuna uygun tutulan defter kayıtlarının davalı aleyhine sonuç doğuracak şekilde delil olarak kabul edileceği yönündeki gerekçe, benzer ticari alacak davalarında ispat yükü değerlendirmesi açısından yol gösterici niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter delili↗ HMK 222↗ defter ibrazından kaçınma↗ ispat yükü↗ cari hesap alacağı↗ usuli kazanılmış hak↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1228
KARAR NO 2025/361
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 11/02/2022
NUMARASI 2020/418 Esas - 2022/93 Karar
DAVA
Alacak
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalının, müvekkiline ait mağazadan 17.07.2017, 18.09.2017 ve 20.09.2017 tarihli faturalar konusu malları satın aldığını, ancak faturalardan kalan 23.878,26-TL bedeli ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itirazı nedeniyle takibin durduğunu, yasal süresinde itirazın iptali davası açılmadığından işbu alacak davasının açıldığını belirterek, 23.878,26-TL alacağın 21.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davalının elektronik ortamda kendisine tebliğ edilen e-arşiv faturalarına davalının TTKnın 21/2 madde kapsamında 8 günlük yasal sürede itiraz etmemesi nedeniyle fatura içeriklerinin kesinleştiği, davalının kısmi ödemesi bulunduğu, yapılan ihtara rağmen bildirilen inceleme gününde davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı, borçlu olmadığını ticari defteriyle ispat imkanı verilmişse de ispat edemediği, bu nedenle mal teslimlerinin davacı tarafından ispatlandığının kabulü gerektiği, bakiye borcun ödendiği veya davacının ticari defter kayıtlarına itibar edilmemesini gerektiren bir delilin de davalı tarafça ileri sürülmediği, bu nedenle davalıya HMK 222/3 kapsamında tebliğ edilen yasal ihtaratın sonucu olarak davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu,takibe konu üç adet fatura bakiye alacağı olan 23.528,76-TL alacağın sabit olduğu, davacının defterinde kayıtlı 350-TL nakliye bedeline ilişkin bir delil sunulmadığı, ayrıca malların bizzat davalı tarafından taşındığı beyan edildiğinden bu kısımla ilgili alacak talebinin reddi gerektiği, hak düşürücü sürede itirazın iptali davası açılmamakla hukuken hiç takip yapılmamış sonucu doğduğundan davadan önceki takibin temerrüte esas alınamayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 23.528,76-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili; davacı tarafça dosyaya sevk irsaliyesi sunulmamış olmasına rağmen malların teslim edildiğinin kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı vekilinin 28.06.2021 tarihli dilekçesinde sevk irsaliyesi düzenlenmediğini ikrar ettiğini,ürünlerin müvekkilince teslim alınmadığını, müvekkilinin ürünleri almaktan vazgeçtiğini, davacının akdi ilişkiyi yazılı delille kanıtlayamadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı tarafça düzenlenen 17.07.2017 tarihli 7.117,71-TL tutarlı, 18.09.2017 tarihli 17.240,49-TL tutarlı ve 20.09.2017 tarihli 4.170,06-TL tutarlı faturalardan kaynaklanan 23.878,26-TL alacağın tahsili için işbu davanın açıldığı, mahkemece, davacının lehine delil vasfındaki ticari defterlerine göre davacının davalıdan 23.528,76-TL alacaklı olduğu, davalının ise usulüne uygun ihtara rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı, bu nedenle mal tesliminin kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece verilen ara karara rağmen davalı tarafça ticari defterler incelemeye ibraz edilmemiştir.Davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil vasfı taşıdığı, davacının 3 adet faturasının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,davalının yaptığı 5.000-TL ödemenin borçdan mahsup edildiği, kalan 23.528,26-TL fatura bakiyesi ve 350-TL nakliye bedeli olmak üzere toplam 23.878,26-TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222 (1) maddesi hükmü gereği "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir..." Eldeki davada mahkemece HMK'nın 222. maddesi hükümleri doğrultusunda tarafların ticari defter ve kayıtlarında inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, davacının ticari defterleri kanuna uygun tutulduğundan sahibi lehine delil niteliği taşıdığı belirlenmiştir.
Davalı ise yapılan ihtarata rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Davalıya usulen yapılan ihtara rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından, davacının lehine delil vasfında olan ticari defterleri kapsamının davalı aleyhine olmak üzere dikkate alınması ve bu defter kayıtlarına göre karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle, davacının lehine delil vasfında olan ticari defterleri ile alacağını ispatladığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş,istinaf nedeni yerinde olmayan davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.599,95-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 399,99-TL harcın mahsubu ile kalan 1.199,96-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 89-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/03/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73896 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi