Sözleşme haksız feshedilmediğinden tazminat isteminin reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/899 E. 2025/389 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Acentelik/Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
bayilik (acente-kıyas)
Gerekçe özeti
Bir kısım ekipmanın kiralanmasına ilişkin, süreklilik arz etmeyen ve belirli bölgede mal satışı, dağıtım ağına dahil olma, ürün sürümünü artırma gibi unsurları içermeyen sözleşmeler bayilik sözleşmesi olarak nitelendirilemez. Sözleşmenin feshi öncesinde alıcının satıcıya vadesi geçmiş borcu bulunduğunun bilirkişi incelemesi ve kesinleşmiş yargı kararlarıyla sabit olması halinde, satıcının ödemezlik defi kapsamında mal tedarikinden kaçınması ve sözleşmeyi feshetmesi haklı nedene dayanır; bu durumda alıcının ihalelerden yasaklanması, teminatlarının irat kaydedilmesi ve kar kaybı gibi zararlarından satıcı sorumlu tutulamaz.
Ele alınan sorunlar
Taraflar arasındaki sözleşmenin bayilik sözleşmesi olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği → ret
İddia: Davacı vekili, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bayilik sözleşmesinden kaynaklandığını, davalının sözleşmenin ismine dayanarak bayilik ilişkisini inkar etmesinin haksız olduğunu, müvekkilinin bayilik sözleşmesi sayesinde davalıdan yetki alarak ihalelere katıldığını ve Sağlık Bakanlığı sisteminde davalının bayisi olarak tanımlandığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taraflar arasındaki sözleşme bir kısım ekipmanın davalı tarafça davacıya kiralanmasına ilişkindir; süreklilik arz etmemekte ve bayilik sözleşmesinin unsurlarından belirli bir bölgede mal satışını, alıcının satıcının dağıtım ağına dahil olarak malları kendi adına satmasını, satıcının bölgesinde ürün sürümünü artırma ve tanıtımını yapma gibi unsurları içermemektedir. Ayrıca davacı vekili, davalı tarafça başka bir dava dosyasına ibraz edilen cevap dilekçesinde, sözleşmenin spesifik olarak iki hastaneye yerleştirilecek cihazlara ilişkin olup hiçbir zaman uygulanmamış ve konusuz kalmış bir sözleşme olduğunu kendisi belirtmiştir. Bu nedenle taraflar arasındaki ilişkinin bayilik ilişkisi olarak kabulü mümkün değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalının vadeli mal tedarikinden kaçınmasının haklı nedene dayanıp dayanmadığı ve sözleşmenin feshinin haksızlığı → ret
İddia: Davacı vekili, ihtarname tarihi itibariyle müvekkilinin davalıya vadesi geçmiş borcu bulunmadığını, aksine davalıya verilen teminat ve temlikler nedeniyle müvekkilinin alacaklı konumda olduğunu, davalının bu nedenle mal tedarikini haksız yere kestiğini ve sözleşmeyi haksız feshettiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Mahkemece davacının ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacının davalıdan alacaklı olduğu ileri sürülse de, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıya borçlu olduğu, aradaki farkın davacı şirketin kuruluşu öncesi döneme ilişkin bakiye farklarından ve davacı tarafça verilen çeklerin ödenmemesinden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Davalı tarafça davacıdan olan alacaklarına ilişkin başlatılan icra takiplerine karşı açılan itirazın iptali davalarında, kesinleşen yargı kararıyla davacının her iki takip konusu bakımından davalıdan alacaklı olduğu tespit edilerek bu davaların kabulüne karar verilmiştir. Gerek mahkemece alınan bilirkişi raporu, gerekse kesinleşen itirazın iptali davasında verilen hüküm dikkate alındığında, fesih öncesinde davalının davacıdan alacaklı olduğu sabittir. Bu nedenle davalı tarafça sözleşmenin feshi haklı nedene dayanmaktadır. Vadesi geçmiş borçları bulunan davacıya davalı tarafça vadeli mal tedarik edilmemesinde davalıya yüklenebilecek bir kusur bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Maddi ve manevi tazminat talebinin esastan değerlendirilmesi → ret
İddia: Davacı vekili, davalının haksız feshi ve ürün tedarikini kesmesi nedeniyle müvekkilinin ihalelerden yasaklanması, teminatların irat kaydedilmesi, cezalar ve kar kaybı ile ticari itibar kaybına uğradığını, bu nedenle maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalının sözleşmeyi feshetmesi ve vadeli mal tedarikinden kaçınması haklı nedene dayandığından, davacının ihalelere girememesi ve mevcut ihalelerin iptal edilmesi nedeniyle uğradığı ileri sürülen maddi ve manevi zarardan davalının sorumlu tutulması mümkün değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Bir sözleşmenin bayilik sözleşmesi olarak nitelendirilebilmesi için gerekli unsurların (belirli bölgede satış, dağıtım ağına dahil olma, ürün sürümünü artırma/tanıtım) somut olayda bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve alıcının borçlu olduğu sabit olduğunda satıcının ödemezlik def'i ile mal tedarikinden kaçınmasının ve sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedene dayandığı yönündeki tespit bakımından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bayilik sözleşmesi↗ ödemezlik def'i↗ temerrüt↗ haksız fesih↗ maddi tazminat↗ manevi tazminat↗ temlik↗ ticari defter kayıtları↗ itirazın iptali davası↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/899
KARAR NO 2025/389
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/03/2022
NUMARASI 2021/7 Esas - 2022/275 Karar
DAVA
Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/03/2025
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalının Ankara ve İç Anadolu bayisi olduğunu, özel ve resmi hastanelerde ihalelere girerek ya da anlaşmalar yaparak davalı firmadan aldığı göz ameliyat cihazları ve sarf malzemelerini temin ettiğini, Sağlık Bakanlığının bilgi bankasında müvekkilinin davalının bayisi olarak göründüğünü, bu sistem üzerinden ihalelere katılabilmek için davalının müvekkiline yetki verdiğini, davacının bu yetki ile ihalelere girebildiğini, davacının davalıdan çektiği sarf malzemeler için hastanelerin ödeme takvimine göre davalıya ya temlikname ya da vadeli çek verdiğini, müvekkili ile davalı arasındaki çalışma ve ödeme şeklinin bu şekilde yürütüldüğünü, ancak davalı firmanın davacının ödemelerinde aksamama olmamasına rağmen, yeteri kadar temlik ve vadeli çeki bulunduğu halde davacıya ihale kapsamında verilmesi gereken malları vermediğini ve davacının ihale ve satım sözleşmelerinin feshine sebep olduğunu, bu ihalelerin Gazi Üniversitesi Gazi Hastanesinin ...
ve ... numaralı, ... Hastanesinin ... ve ... numaralı ihaleler olduğunu, davalı firmanın davacının borcu olduğunu öne sürdüğünden, davacının Gazi Hastanesindeki 172.457-TL alacağının 01.06.2017 tarihli temlikname ile davalıya temlik ettiğini, bu temlikle davacının cari hesapta 263.000-TL artı bakiyeye geçtiğini, ancak davalının vermesi gereken malları davacıya vermediğinden kurumların ihale ve satım sözleşmelerini feshettiklerini, bu nedenle müvekkilinin teminatlarının irat kaydedildiğini, hatta ... numaralı ihalede davacıya ceza kesildiğini, davalının ayrıca davacıya ihalelere girmek üzere verdiği yetkiyi de geri aldığını, davalının bu yolla bilerek davacıyı ödeme güçlüğü içerisine soktuğunu, müvekkilinin bu nedenle irat kaydedilen teminatlar ve kesilen cezalar ile zarara uğradığını, bir yıllık ihale yasağı verilmesi ve satış yapamaması nedeniyle kar kaybına uğradığını, aynı zamanda ticari itibar kaybına uğradığını belirterek, müvekkilinin uğradığı menfi ve müspet zararından dolayı şimdilik 2.000-TL maddi tazminat ile manevi zararından dolayı 50.000-TL manevi tazminatın reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; taraflar arasında 20.01.2016 tarihli paket satış sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeden kaynaklanan ve sona eren ticari ilişkinin alım satımdan öteye gitmediğini, davacının aldığı ürünlerin fatura bedellerini ödeyemediği ve borcunun fahiş rakamlara ulaştığını, Kadıköy ... Noterliğinin 20.07.2017 tarihli ihtarnamesine rağmen davacının borçlarını kendisine tanınan süre içerisinde ödemediğini, bunun üzerine sözleşmenin 10.10.2017 tarihli ihtarname ile feshedildiğini, taraflar arasında bayilik sözleşmesi bulunmadığı, sözleşmede müvekkiline ait bir kısım cihazların davacıya kiralanmasının, bir kısmının da satışının yapılmasının kararlaştırıldığını, işin niteliği gereği en büyük müşterinin kamu idaresi olduğunu, bu nedenle müvekkilince çalışılan firmaların kamu ihalelerine girmeleri durumunda onlara ticari bakımdan destek olunduğunu, davacının Sağlık Bakanlığı sisteminde müvekkilinin bayisi olarak göründüğünün iddia edildiğini, bakanlık kayıtlarındaki tanımlamaların ihaleye girecek müşteriler tarafından manuel olarak yapıldığını, müvekkilinin bu sistemdeki rolünün, ihaleye girecek firmaya mal verip vermeyeceğinin, ürün tedarikinde bir aksilik yaşanmayacağının belli olması bakımından bir olur işlemi olduğunu, müvekkilinin davacıya ihale için tanıdığı yetkilendirmenin bayilik olgusunun varlığını göstermediğini, müvekkilinin fesih sebebinin, davacının borçlarını ödememesi olduğunu, sözleşmenin 5.1 maddesi gereğince davacı açısından temerrüt halinin gerçekleştiğini, 5.2 maddesi gereğince de müvekkilinin fesih yetkisinin bulunduğunu, davacının ileri sürdüğü temlik ve çekler hesaba katılarak müvekkilince alacak iddiasında bulunulduğunu, müvekkilinin alacaklı olmasına rağmen iyi niyetli olarak davacıya nakit mal satışı kanalını açık tuttuğunu, davacı tarafından verilen teminat çeklerinden dolayı halen icra takipleri ve davalar açıldığını, zira teminat çeklerinin ödenmediğini, davacının bir zararı varsa bizzat kendisinin sorumlu olduğunu, ...'ya verilen cihazın davacının kendi tasarrufu ile verildiğini ve cihaz bedelinin müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin gerçekleştirdiği fesih hukuka uygun olduğundan davacının manevi tazminat da talep edemeyeceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, Sağlık Bakanlığının cevaplarında kayıtların bilgi olarak yazıldığı, taraflar arasında bayilik ilişkisi bulunduğuna ilişkin delil teşkil etmediği, davacının farklı tedarikçilerden ürün aldığının görüldüğü, ihale yoluyla belirtilen ürünün tesliminin üstlenilmesinin bayilik ilişkisi olarak değerlendirilemeyeceği, mali inceleme ve dosyaya bir örneği sunulan İstanbul 13. ATM'nin 2017/1137 esas, 2021/146 karar sayılı kararına göre davacının davalıya borçlu olduğunun anlaşıldığı, TBK'nın 98. maddesi uyarınca ifa güçsüzlüğü nedeniyle ödemezlik defi kapsamında davalının davacıya ürün vermekden kaçınma hakkı bulunduğu, davacının ürün talep ettiği dönemde davalıya borçlu olduğu ve davalının davacıya kredili ürün verme zorunluluğubulunmadığı, ayrıca davacının zararını somutlaştırmaması nedeniyle zararın ve miktarının tespitinin mümkün olmadığı, bu bağlamda meydana geldiği iddia olunan zararlardan davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; taraflar arasındaki hukuki ihtilafın bayilik sözleşmesinden kaynaklandığını,ticari ilişkinin 2015 yılı öncesi başladığını,davalının akdedilen sözleşmenin ismine dayanarak bayilik ilişkisini inkar etmesinin haksız olduğunu, 20.01.2016 tarihli paket satış sözleşmesi ... Hastanesi ve ... Hastanesi'ne yerleştirilecek cihazlarla ilgili olup, bu durumun fiiliyatta gerçekleşmediğini, müvekkilinin bayilik sözleşmesi sayesinde davalıdan yetki alarak hastaneler ile anlaşma sağladığını veya hastanelerin düzenlediği ihalelere katıldığını, müvekkilinin, ihalelerde davalıdan temin ettiği ürünleri anlaştığı kurumlara teslim ettiğini, ayrıca Sağlık Bakanlığı'nın tıbbi cihaz altyapı sisteminde müvekkilinin davalının bayisi olarak tanımlandığını, ilişkinin bayilik sözleşmesi olmadığı kabul edilse bile davalı tarafından ihaleye konu ürünlerin temin edilmesi hizmetinin yüklenildiğini, taraflar arasında uzun yıllardır kredili ürün temin edilmesi konusunda teamül oluştuğunu,kredili ürün temin etmemesinin ticari teamüle ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, ürün temin etmediğinden kazanılan ihalelerin iptal edilerek müeyyidelere maruz kaldığını, davalının ihtar keşide ettiği 20.07.2017 tarihi itibariyle müvekkilinin vadesi geçen borcu bulunmadığını, hatta borcu aşan miktarda davalıya verilmiş kıymetli evrak ve temlik bulunduğunu, müvekkilinin İstanbul 13.
ATM'nin 2017/1137 esas sayılı dosyasında incelenen ticari defter kayıtlarında, müvekkilinin davalı şirkete 03.10.2016-29.06.2017 tarihleri arasındaki ticari ilişkisinde 853.513,61-TL bakiyesi bulunduğu, ancak davalı şirkete verilen teminatlar sebebiyle davalı şirkete borcu bulunmadığı,19.10.2017 ve 22.10.2017 tarihi itibariyle 1.147.408,58-TL alacaklı olduğunun ve temlik bedeli düşüldüğünde 663.534,58-TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, ancak davalı şirketin 2017 defter kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığından müvekkilininin ticari defter kayıtlarının esas alınması gerektiğini,davalı şirketin sözleşmeyi haksız feshettiği 2017 yılı Haziran ayında müvekkilinin vadesi geçmiş herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin finansal güçlüğe düşmesinin nedeninin ürün tedarik etmeyen davalı olduğunu, davalının kendisine verilen çekleri süresinde ibraz etmediğini, takibe koymadığını, ayrıca bonoları süresinde protesto etmeyerek cirantalara başvuru haklarını ortadan kaldırdığını, davalı şirketin sözleşmeyi haksız feshetmesi sebebiyle oluşan zararların tazmini gerektiğini, tarafların uzun süredir kredili olarak çalışmalarına rağmen davalının Haziran ayında müvekkiline ürün göndermemesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunun, kaldı ki davalı şirket tarafından müvekkiline ihtarname keşide edildiği 20.07.2017 tarihi itibariyle müvekkilinin davalı şirkete vadesi gelmiş herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı şirket tarafından verilen yetki ile müvekkilinin Gazi Üniversitesi ve ...
Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi ihalelerine katılarak ihaleleri kazandığını, ancak davalının 2017 yılı Haziran ayı itibariyle sarf malzemesi tedarikini durdurduğunu, ihalelerin iptal edildiğini ve müvekkiline hak edişlerinin ödenmediğini, ihale yasaklısı olması sonucunun ortaya çıktığını, ayrıca ... Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından müvekkiline cezai yaptırım uygulandığını, davalı şirketin müvekkilinin ... Hastanesi ihalesine katılmasını onayladığını, hibe faturası karşılığı müvekkili şirketçe hastaneye gerekli cihazın kurulduğunu, ancak davalı şirketin müvekkilinin ihaleye katılması için gerekli olan yetki belgesini iptal emesi nedeniyle müvekkilinin bu ihaleye katılamadığını, davalı şirket tarafından yapılan haksız fesih sonucunda müvekkilinin ticari itibarı zedelenmiş olup, müvekkili lehine manevi tazminata da hükmedilmesi gerektiğini, müvekkilinin zararının, ihalelerin iptali ve bir yıllık ihale yasağı nedeniyle oluşan kar kaybı, cezalar ve teminatlar nedeniyle uğranılan zarar ile bayilik sözleşmesi için yaptığı reklam masrafları ve ticari itibar kaybı nedeniyle oluşan manevi zarar olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan 20.01.2016 tarihli paket satış sözleşmesinin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı olarak uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.Davacı vekilince; taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı olarak davalı tarafından tedarik edilen cihaz ve sarf malzemelerinin kullanılması için kamu ve özel hastanelerin açtığı ihalelere girildiği, ancak davalının vadeli mal tedariki hususunda oluşan teamüle rağmen tedarik yükümlülüğüne uymayarak sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle, müvekkilinin aldığı ihalelerin iptal edilerek ceza uygulandığı, teminatlarının irat kaydedildiği, bir yıl süreyle ihalelerden yasaklandığı, bu nedenle kar kaybı oluştuğu ve müvekkilinin ticari itibarının zarar gördüğü ileri sürülerek, müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini talep edilmiştir.Taraflar arasında akdedilmiş olan 20.01.2016 tarihli paket satış sözleşmesinde;
sözleşmenin konusu ... hastanesi ile ... Hastanesinin sözleşmede belirtilen ekipmanın kiralanması olarak belirlenmiş olup, süresi ise 24 ay veya ekipmanın tamamının satın alındığı tarih olarak belirlenmiştir. Sözleşmenin 5.1 maddesinde temerrüt hali, müşterinin sözleşme kapsamındaki herhangi bir miktarı muaccel olduğunda ödememesi olarak belirtilmiş olup, 5.2 maddesinde ise bu durum sözleşmenin feshi nedenleri arasında düzenlenmiştir. Davalı tarafından keşide edilen 20.07.2017 tarihli ihtarname ile vadesi geçmiş 441.510-TL borcun ödenmesinin ihtar edildiği, 10.10.2017 tarihli ihtarname ile de önceki ihtarname gereği herhangi bir ödeme yapılmadığı belirtilerek sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki sözleşme bir kısım ekipmanın davalı tarafça davacıya kiralanmasına ilişkin olup, süreklilik arz etmediği ve bayilik sözleşmesinin unsurlarından belirli bir bölgede mal satışını içermediği, alıcının satıcının dağıtım ağına dahil olarak malları kendi adına satma, satıcının bölgesinde ürün sürümünü artırma ve tanıtımını yapma gibi özetlenebilecek bayilik sözleşmesi unsurlarını içermemektedir.
Davacı vekili müvekkili aleyhine davalı tarafça İstanbul 13. ATM'nin 2017/1137 esas sayılı dosyasına ibraz ettiği cevap dilekçesinde de, 201.01.2016 tarihli sözleşmenin spesifik olarak iki hastaneye yerleştirilecek cihazlara ilişkin olup hiç bir zaman uygulanmamış ve konusuz kalmış bir sözleşme olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle taraflar arasındaki ilişkinin bayilik ilişkisi olarak kabulü mümkün değildir. Mahkemece davacının ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacının davalıdan 1.002.313,11-TL alacaklı olduğu,Davalının ticari defter ve kayıtlarına göre ise 30.06.2017 itibariyle davacının davalıya 1.147.408,58-TL borçlu olduğu, davacının defterlerinde kayıtlı bir kısım ödemelerin davalının defterlerinde yer almadığı, farkın davacı şirketin kuruluşu öncesi döneme ilişkin bakiye farklarından ve davacı tarafça verilen toplam 724.232,89-TL tutarlı çeklerin ödenmemesinden kaynaklandığı, davacının davalıya borçlu olması nedeniyle davalının ürün tesliminden kaçınmakta haklı olduğu belirtilmiştir.Davalı tarafça davacıdan olan alacaklarına ilişkin olarak İstanbul ...
İcra Dairesinin ... sayılı ve İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile de 133.697,58-TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatılmış, davalının itirazı üzerine İstanbul 13. ATMnin 2017/1137 esas sayılı dosyasında ve bu dosya ile birleştirilen ikinci dosyada itirazın iptali davası açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinafı üzerine Dairemizin 2021/1280 esas 2022/309 karar sayılı ilamıyla da davacının her iki takip konusu bakımından davalıdan alacaklı olduğu tespit edilerek, kararın kaldırılarak her iki davanın kabulüne kesin olarak karar verilmiştir.Gerek mahkemece alınan bilirkişi raporu, gerekse kesinleşen itirazın iptali davasında verilen hüküm dikkate alındığında, fesih öncesinde davalının davacıdan alacaklı olduğu sabittir.
Bu nedenle davalı tarafça sözleşmenin feshi haklı nedene dayanmaktadır. Bu durumda vadesi geçmiş borçları bulunan davacıya davalı tarafça vadeli mal tedarik edilmemesinde davalıya yüklenebilecek bir kusur bulunmamakta olup, davacının ihalelere girememesi ve mevcut ihalelerin iptal edilmesi nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zarardan davalının sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından yatırılan 330,70-TL harcın mahsubu ile kalan 284,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.11/03/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73893 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi