6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacağın temlikinde borçlunun durumu ağırlaştırılamaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1115 E. 2025/392 K. · · İlk derece: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Genel Kredi Sözleşmesi Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Alacağın temliki hâlinde borçlunun hukuki durumu ağırlaştırılamaz; alacak, temlik eden alacaklının malvarlığında hangi hâlde bulunuyorsa o hâliyle temlik alana intikal eder. Sözleşmede daha yüksek bir faiz oranı kararlaştırılmış olsa da, temlik eden alacaklı fiilen bu orandan daha düşük bir faiz uygulamışsa, temlik alan sonradan geçmişe dönük olarak sözleşmesel (daha yüksek) faiz oranını talep edemez; hesaplamada temlik eden ve temlik alanın fiilen uyguladığı oranlar esas alınır.

Ele alınan sorunlar

İşlemiş faiz oranının hesaplanması ve alacağın temlikinde borçlunun durumunun ağırlaştırılmaması ilkesi → ret

İddia: Davacı vekili, işlemiş faiz hesabının genel kredi sözleşmesinde kararlaştırılan faiz oranı üzerinden yapılmadığını, bilirkişinin akdi faiz oranını %150 olarak belirlediğini ancak sundukları banka genelgesine göre bu oranın %180 olduğunu, sözleşmenin 44. maddesi uyarınca buna 40 puan ilave edilerek temerrüt faizinin %220 üzerinden hesaplanması gerektiğini, alacağın nasıl hesaplandığının kararda gösterilmediğini ve tahsilatın öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Sözleşmenin 44. maddesi, temerrüt faizinin bankanın en yüksek genel kredi faiz oranına 40 puan ilave edilerek belirleneceğini öngörmekte olup, ilgili genelgelere göre bu oran TL cinsi krediler için %190 (150+40) olarak hesaplanmaktadır. Ancak alacağın temlikinde borçlunun durumunun ağırlaştırılmaması ilkesi geçerlidir; alacak, devredenin malvarlığında ne halde ise devralanın malvarlığına da o hâliyle intikal eder. Somut olayda temlik eden banka, temlik tarihine kadar sözleşmesel orandan değil, %72 oranında temerrüt faizi uygulamış; alacak bu şekilde temlik edilmiştir. Temlik sonrasında da varlık yönetim şirketi, yönetim kurulu kararı uyarınca avans faiz oranının iki katı oranında faiz uygulamaya devam etmiştir. Gerek temlik öncesi banka uygulaması gerekse temlik sonrası varlık yönetim şirketi uygulaması, sözleşmesel faiz oranından daha düşük olduğundan, alacak bu düşük oranla mevcut hâliyle temlik alınmış olup, sonradan geçmişe dönük olarak borçlunun durumunu ağırlaştıracak şekilde sözleşmesel faiz oranının talep edilmesi, alacağın temlikinde borçlunun durumunun ağırlaştırılmaması ilkesine aykırıdır. Hükme esas bilirkişi raporunda da banka ve varlık yönetim şirketinin fiilen uyguladığı oranlar esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Ayrıca borçlu tarafından yapılan ödemeler TBK'nın 100. maddesi uyarınca öncelikle ferilerden düşülmüştür.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın alacağın temlikinde borçlunun durumunun ağırlaştırılmaması ilkesine dayanarak, sözleşmesel faiz oranı yerine temlik eden ve temlik alanın fiilen uyguladığı (daha düşük) faiz oranının esas alınması gerektiğine ilişkin tespiti, benzer temlikli alacak/varlık yönetim şirketi uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali genel kredi sözleşmesi alacağın temliki borçlunun durumunun ağırlaştırılmaması ilkesi temerrüt faizi icra inkar tazminatı TBK 100 - ödemelerin ferilerden mahsubu

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 100

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1115

KARAR NO 2025/392

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/11/2021

NUMARASI 2018/1111 Esas 2021/804 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/03/2025

Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkil banka ile davalı kredi borçlusu arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği,kredi borcunun ödenmemesi üzerine Samsun ...Noterliğinin 09.02.1999 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile kredi hesaplarının kat edildiğini, verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine bu kez alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... (...) sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğu belirterek davalının itirazının iptaline, davalı aleyhinde %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; asıl ve ek bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan 2.192,85-TL asıl alacak ile 18.231,33-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.424,18-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 2.192,85-TL asıl alacak ile 18.231,33-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.424,18-TL bakımından iptaline ve takibin devamına,asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %27,50 oranında temerrüt faizi uygulanmasına,%20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili;işlemiş faiz hesabının genel kredi sözleşmesinde kararlaştırılan faiz oranı üzerinden yapılmadığını, bilirkişi tarafından akdi faiz oranının % 150 oranında belirlenmesine rağmen, yine ekte sundukları banka genelgesinde faizin % 180 olarak bildirilmesine rağmen bilirkişi tarafından bu hususların dikkate alınmadığını, 40 puan ilavesiyle işlemiş temerrüt faizinin %220 üzerinden hesaplanması gerektiğini, alacağın nasıl hesaplandığının kararda gösterilmediğini, bu nedenle asıl alacağa ilişkin hesaplamanın dayanaksız olduğunu, ayrıca tahsilatın öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Temlik eden ... A.Ş. ile davalı borçlu arasında 30/06/1997 tarihli 2.500-TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, 12/05/1998 tarihinde limitin 5.000-TL'ye yükseltildiği, banka tarafından hesabın 08/02/1999 tarihli ihtarname ile 4.032,97-TL nakdi alacak ile 5,70-TL devre komisyonu olmak üzere 4.038,67-TL nakdi alacak ile teminat mektubu kaynaklı 1.446-TL gayri nakdi alacak üzerinden kat ettiği, kat ihtarının davalıya 15/02/1999 tarihinde tebliğ edildiği, 17/02/1999 tarihinde temerrütün gerçekleştiği, alacağın ... A.Ş. tarafından ...'ye devredildiği, alacaklı ...

Şirketi tarafından 25/06/2013 tarihinde davalı hakkında başlatılan icra takibinde 7.928,74-TL asıl alacak, 85.933,87-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 93.862,61-TL alacağın,ticari temerrüt faizinin iki katı oranında %27,50 üzerinden faiz işletilerek tahsilinin talep edildiği, teminat mektubunun 25/01/2016 tarihinde bankaya iade edildiği, bilirkişi tarafından yapılan incelemede doğrultusunda mahkemece davalının itirazının 2.192,85-TL asıl alacak, 18.231,33-TL işlemiş faiz olmak üzere 20.424,18-TL alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa % 27,50 oranında temerrüt faizi uygulanmasına karar verildiği,karara karşı istinaf kanunyoluna sadece davacı alacaklı tarafından müracaat edildiği anlaşılmaktadır.Davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedeni işlemiş faiz hesabının hangi faiz oranından yapılacağına ilişkin olup, faizin % 220 oranı üzerinden hesaplanmasını talep etmektedir.

01. 07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 30.6.1987 tarih ve 87/11921 sayılı Kararname ve bu Kararname'ye ilişkin 19.02.1991 tarih ve 20791 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 91/1 no.lu .... Tebliğinin 2. ve 4. maddelerinde bankaların mevduat ve kredilere uygulayacakları azami faiz oranlarını vade ve türlerine göre serbestçe tespit etmeleri, bu şekilde tespit edilen mevduat ve kredi faiz oranlarını ve bunların yürürlük tarihlerini banka şubelerinde ilan etmeleri, ayrıca bu faiz oranlarını ...'ye bildirmeleri esası getirilmiştir.Sözleşmenin 44. maddesinde temerrüt faizi "...Bankada ödünç para verme mevzuatına göre tespit edilmiş kısa, orta ve uzun vadeli en yüksek genel kredi faiz oranına veya ileride artırıldığı takdirde bunlardan, artmış en yüksek kredi faiz oranına 40 puan ilave edilmek suretiyle bulunacak faiz oranı üzerinden temerrüt faizi ödemeyi kabul ve taahhüt eder...." şeklinde kararlaştırılmıştır.

Faiz oranları genelgelerine göre, Birleşik Fon Bankasınca 30.06.1998 tarihinde geçerli olan TL cinsi krediler için akdi faizin 150 olduğu, USD cinsi krediler için ise %12 olduğu, işbu oranlara sözleşmenin 44. maddesi hükmü uyarınca %40 puan ilave edildiğinde, temerrüt faizi TL cinsi krediler için %190 (150+40=) olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, alacağın temlikinde borçlunun durumunun ağırlaştırılmaması ilkesi geçerlidir. Alacağın temliki ile borçlunun durumu ağırlaştırılamayacağından alacak, devredenin malvarlığında ne halde ise devralanın malvarlığına da o hali ile intikal eder (Mustafa Arıkan, Türk Özel Hukukunda Alacağın Temliki, s.153). Somut olayda; temlik eden ... tarafından 12/08/2005 tarihine kadar yukarıda belirtilen oranda değil, % 72 oranında temerrüt faizi uygulanmıştır.

Alacak ... A.Ş.'ye bu şekilde temlik edilmiştir. Alacak 12.08.2005 tarihinde ...A.Ş.'ne temlik edildikten sonra ise anılan şirketin (... A.Ş. yeni unvanı ... A.Ş) 13.01.2012 tarih ve 434 sayılı Yönetim Kurulu Kararı uyarınca avans faiz oranının iki katı oranında faiz uygulanmasına devam edilmiştir. Gerek alacağın temliki öncesinde ... tarafından gerekse temlikten sonra... Şirketinin uyguladığı faiz, sözleşmesel faiz oranından daha düşük olup alacak bu şekilde mevcut durumu ile temlik alındığından sonradan geçmişe dönük olarak borçlunun durumunu ağırlaştıracak şekilde sözleşmesel faiz oranının talep edilmesi, alacağın temlikinde borçlunun durumunun ağırlaştırılmaması ilkesine aykırıdır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da ...

ve varlık yönetim şirketinin uygulaması dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır. Bunun dışında borçlu tarafından yapılan ödemeler, TBK'nın 100 maddesi uyarınca önce ferilerden düşülmüştür. Bu yönüyle mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/03/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73886 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.