6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Taleple bağlılık ilkesi ihlali ve gayri nakit alacakta kefil sorumluluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/452 E. 2025/481 K. · · İlk derece: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Davacının nitelemesi: Genel Kredi Sözleşmesi Alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Banka / kredi / finans

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davalarında, davacının icra takip talebi ve dava dilekçesinde belirttiği tutarı aşan bir alacağa hükmedilmesi taleple bağlılık ilkesinin ihlalidir; bu ilke kamu düzenine ilişkin olduğundan ve usuli kazanılmış hakkın istisnası niteliğinde bulunduğundan, karar aleyhine istinaf yoluna başvurulmamış olsa bile mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir. Genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefillerin mevzuattan kaynaklanan çek garanti/sorumluluk tutarlarından da kefalet limitleri dahilinde sorumlu olacaklarına dair açık hüküm bulunuyorsa, gayri nakit alacak bakımından kefiller aleyhine açılan davanın salt bu gerekçeyle reddi hatalıdır.

Ele alınan sorunlar

Nakit alacak yönünden taleple bağlılık ilkesinin ihlal edilmesi → kabul

Gerekçe: Davacı tarafça icra takip talebinde asıl borçlu şirket yönünden ipotek limiti düşülerek belirli bir nakit alacak talep edilmiş, dava dilekçesinde de bu tutardan takip-dava tarihi arasında yapılan tahsilat düşülerek daha düşük bir tutar talep edilmiştir. Mahkemece ise taleple bağlılık ilkesi dikkate alınmaksızın hem davalı kefiller hem de davalı asıl borçlu yönünden talepten fazla alacağa hükmedilmiştir. Karar davalılar tarafından istinaf edilmemiş olsa da, taleple bağlılık ilkesi kamu düzenine ilişkin olup aynı zamanda usuli kazanılmış hakkın istisnasıdır; bu ilkeye uygun karar verilip verilmediği yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir. Bu nedenle nakit alacak yönünden Dairece yapılan hesaplama ve taleple bağlılık ilkesi gözetilerek yeniden hüküm verilmesi gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Gayri nakit alacak (çek sorumluluk bedeli) bakımından kefillerin sorumluluğu → kabul

İddia: Davacı vekili, mahkemenin gayri nakit alacaklar yönünden kefillerin sorumluluğuna dair sözleşmede açık hüküm bulunmadığına yönelik gerekçesinin hatalı olduğunu, sözleşmenin 10.9 ve 11. maddelerinde müteselsil kefillerin gayri nakit alacaktan sorumlu olduklarına dair hüküm bulunduğunu, kök bilirkişi raporunda da bunun tespit edildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Genel kredi sözleşmesinin 10.9 maddesinde müteselsil kefillerin, bankanın müşteri lehine açtığı krediler ile bunlara ilişkin borç ve taahhütlerden, mevzuattan kaynaklanan çek garanti tutarlarından da kefalet limitlerine kadar sorumlu olduklarını kabul ettikleri düzenlenmiştir. Sözleşmenin 11. maddesinde de müşteri ve kefillerin, kredi taksitlerinin ödenmemesi halinde bankanın gayrinakit kredileri depo etmelerini talep ederek yasal takibe geçmeye yetkili olduğunu kabul ettikleri belirtilmiştir. Buna göre genel kredi sözleşmesinde çek sorumluluk bedelinden kaynaklanan gayri nakit alacak bakımından kefillerin sorumlu olduklarına dair açık düzenleme yer aldığından, gayri nakit alacak bakımından davalı kefiller aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Çek sorumluluk bedeli tutarının doğru belirlenip belirlenmediği → ret

İddia: Davacı vekili, gayri nakit alacak tutarının dava dilekçesinde 27.690-TL olarak talep edildiğini, mahkemece ise 27.090-TL olarak eksik hesaplandığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: 21 adet çekten kaynaklanan toplam çek sorumluluk bedeli bilirkişi raporunda 27.090-TL olarak tespit edilmiş olup, mahkemece bu tutara hükmedilmesi doğrudur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Taleple bağlılık ilkesinin kamu düzenine ilişkin olduğu ve istinaf edilmemiş olsa bile resen gözetilmesi gerektiği yönündeki tespit ile genel kredi sözleşmelerinde müteselsil kefillerin çek sorumluluk bedelinden de sorumlu tutulabileceğine ilişkin sözleşme yorumu, benzer itirazın iptali davalarında emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali taleple bağlılık ilkesi kamu düzeni usuli kazanılmış hak müteselsil kefalet genel kredi sözleşmesi gayri nakit alacak çek sorumluluk bedeli TBK 100 mahsup kuralı icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 100 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/452

KARAR NO 2025/481

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 04/03/2021

NUMARASI 2017/354 Esas - 2021/194 Karar

BİRLEŞEN DAVADA

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/03/2025

İlk derece mahkemesince verilen kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

ASIL DAVA

Davacı vekili; müvekkili banka müşterisi olan davalı... Ltd. Şti'ne ... ile ...'ün müteselsil kefaletiyle krediler kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesapları kat edilerek keşide edilen Gebze ...Noterliği'nin ihtarnamesinin tebliğine rağmen borcun ödenmediğini, bunun üzerine davalılar hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini, davalı borçlu ... ile ... tarafından borca haksız olarak itiraz edildiğini, hesabın kat edilmesi ile birlikte müvekkili bankanın alacağının muaccel hale geldiğini, asıl borçlu şirketin teminatı olarak tesis edilen ipotekler nedeniyle aslı borçlu şirket yönünden takip tarihi itibariyle ipotek limitini aşan alacak kısmı için takip başlatıldığını, diğer davalı kefil ...'in borçlarının teminatı bulunmadığından bu davalı için alacağın tamamı üzerinden takibe geçildiğini, genel kredi sözleşmesi gereğince hesaplanan temerrüt faizi oranının usul ve yasaya uygun olduğunu, takip ile dava tarihi arasında yapılan 14.245-TL tahsilat TBK'nın 100.

maddesi uyarınca faiz ve masraflardan mahsup edilerek dava açıldığını belirterek, davalıların itirazının iptali ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

ASIL DAVAYA CEVAP

Davalılar ... ve ... vekili; davacının hesap kat ihtarnamesine Beyoğlu ... Noterliğinin 20/01/2017 tarihli ihtarı ile cevap verdiklerini, davacının keşide ettiği ihtarnamede kredi kullanım talimatları ile hesap ekstreleri özetlerinin bulunmadığını, bu nedenle kredi kullanım taleplerinin kim tarafından yapıldığı konusunda bilgi sahibi olmalarının engellendiğini, davacının genel kredi sözleşmesi kapsamındaki kredi alacağının taşınmaz rehni ile temin edildiğini ve davacının aslında İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçtiğini, bu dosyada henüz kıymet takdiri yapılmadığını ve geçici rehin açığı belgesi alınmadığını, davacının rehin takibi derdest iken muaccel hale gelmemiş bulunan aynı alacak için yeniden mükerrer olarak davaya konu ilamsız takipte bulunmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, usulsüz tebligat nedeniyle şikayete konu İstanbul 7.

İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/398 esas sayılı dosyasının halen derdest olduğunu, ayrıca borca itiraz ve icra emrinin iptaline ilişkin davanın da İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/411 esas sayılı dosyasında sürdüğünü, davacının faize ilişkin iddia ve taleplerinin de fahiş olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA

Davacı vekili; aynı alacak ve icra takibine ilişkin olarak davalı kefil ... tarafından da haksız olarak borca itiraz edildiğini, davalının da müteselsil kefil olarak borçtan sorumlu olup, borçlarının teminatı bulunmadığından alacağın tamamı üzerinden ilamsız takibe geçildiğini belirterek, icra takibine konu nakit alacaklardan A)bendindeki 888.635,17-TL asıl alacak olmak üzere takip tarihinden sonra yapılan tahsilat düşülerek 927.326,25-TL üzerinden asıl alacağa %33.12 oranda ,B) bendindeki alacak bakımından 65.139,32-TL asıl alacak olmak üzere toplam 68.532,36-TL üzerinden iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28.08 oranda faiz işletilerek ,gayrinakit alacak bakımından depo talebinde bulundukları 26 adet çek yaprağı bedelinden 8 adedi takip tarihinden sonra nakde döndüğünden kalan 18 adet çek yaprağından kaynaklanan 23.820-TL bedelin depo edilmesine karar verilmesini , davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... davaya cevap vermemiş, yargılamaya katılan davalı vekili davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacı banka ile davalı asıl borçlu ... arasında 14.11.2014 tarihli 2.000.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladıkları, ticaret sicil kayıtlarına göre davalı kefiller sözleşme tarihinde asıl borçlu şirket yetkilisi olup, kefaletin diğer şartları da sağlandığından kefaletlerinin geçerli olduğu, davalı asıl borçluya gönderilen ihtarnamenin 10.01.2017 tarihinde sözleşmede yazılı adrese tebliğ edildiği, ihtarname ile verilen süre sonunda asıl borçlunun 12.01.2017 tarihinde temerrüde düştüğü, kefillere gönderilen ihtarnamenin 11.01.2017 tarihinde tebliğ edilmiş olup, verilen 1 günlük süre sonunda kefillerin 13.01.2017 tarihinde temerrüde düştüğü, bilirkişi raporunda tespit edilen faiz oranlarının mevzuat ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına uygun şekilde belirlendiği, sözleşme hükmü uyarınca 27.090-TL gayrinakdi alacağın alacaklı bankada açılacak bir hesaba davalı asıl borçlu şirket tarafından depo edilmesi gerektiği , kefillerin sorumluluğuna ilişkin sözleşmede açık hüküm bulunmadığından gayrinakit alacaktan kefillerin sorumlu tutulmadığı gerekçesiyle;

asıl davada davalılar ... ve davlı şirketin itirazının ticari kredi yönünden 895.085,17-TL asıl alacak, 45.906,91-TL işlemiş faiz üzerinden iptaline ve takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %33,12 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, KMH ve kredi kartı yönünden 65.139,32-TL asıl alacak, 551,66-TL akdi faiz, 2.706,08-TL temerrüt faizi, 135,30-TL BSMV üzerinden iptaline ve takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %28,18 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, çek depo bedeline ilişkin olarak 27.090-TL gayrinakit alacağın asıl borçlu şirket tarafından depo edilmesi suretiyle takibin devamına, birleşen davada davalı...'in itirazının ticari kredi yönünden 895.085,17-TL asıl alacak, 45.906,91-TL işlemiş faiz üzerinden iptaline ve takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %33,12 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, KMH ve kredi kartı yönünden 65.139,32-TL asıl alacak, 551,66-TL akdi faiz, 2.706,08-TL temerrüt faizi, 135,30-TL BSMV üzerinden iptaline ve takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık % 28,18 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, toplam alacak miktarı olan 960.224,49-TL alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; mahkemece takip talebinin (A) bendinde belirtilen nakit alacaklardan sadece asıl alacak ve temerrüt faizi miktarı için karar verilmiş olup, akdi faiz, temerrüt faizinin %5 gider vergisi ve masraf alacakları yönünden karar verilmemiş olmasının usule aykırı olduğunu, buna göre bilirkişi raporu ile de tespit edilen 895.085,17-TL asıl alacak, 5.982,01-TL akdi faiz, 45.906,91-TL temerrüt faizi, 2.171.19-TL temerrüt faizinin %5 gider vergisi ve 1.358,97-TL masraf alacaklarına istinaden karar verilmesi gerektiğini, gayri nakit alacaklarına ilişkin olarak mahkemece sadece asıl borçlu için hüküm verilmesi hatalı olup, davalı kefiller hakkında da gayri nakit alacaklar yönünden hüküm verilerek müvekkili banka aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılması gerektiğini, asıl ve birleşen dava dilekçelerinde asıl borçlu ve müteselsil kefiller yönünden 21 çek yaprağından kaynaklanan 27.690-TL garanti bedeli tutarının depo edilmesine karar verilmesinin talep edildiğini, ancak mahkemece bu hususta 27.090-TL gayri nakdi alacak bakımından hüküm kurulduğunu, mahkemenin gayri nakit alacaklar yönünden kefillerin sorumluluğuna dair sözleşmede açık hüküm bulunmadığına yönelik gerekçesinin hatalı olduğunu, zira sözleşmenin 10.9.

maddesinde, müteselsil kefillerin gayrı nakit alacaktan sorumlu olduklarına dair hüküm bulunduğunu, yine sözleşmenin 11. maddesinde de bu yönde düzenleme bulunduğunu, nitekim 07.08.2019 tarihli kök bilirkişi raporunda da müteselsil kefillerin gayri nakit alacaklardan dolayı sorumlu olduklarının tespit edildiğini, yine gayrı nakit alacak tutarı 27.690-TL iken mahkemece 27.090-TL olarak eksik alacağa hükmedildiğini, gayrı nakit alacak bakımından birleşen davada müvekkili banka aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, takip tarihinden sonra ancak dava tarihinden önce yapılan tahsilatların mahsubunun hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda dava tarihi itibariyle nakde dönen çeklerin asıl alacağa eklenmesi ile temerrüt faizi işletildiğini, toplam temerrüt faizi hesaplamasından da tahsilat tutarının mahsup edildiğini, tahsilat miktarının temerrüt faizinden mahsup edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle takip ile dava tarihi arasındaki tahsilatların icra müdürlüğünce dikkate alınmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl ve birleşen dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda; davacı banka ile davalılardan ... arasında 14.11.2014 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların sözleşmede müteselsil kefil olarak yer aldıkları, davacı bankaca asıl borçlu davalıya kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine kredi hesapları kat edilerek davalılara kat ihtarı tebliğ edildiği, verilen sürede de borcun ödenmemesi nedeniyle davalı asıl borçlu hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin... sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla, tüm davalılar hakkında ise İstanbul ... İcra Dairesinin ...

sayılı dosyasında ilamsız takip başlatılmıştır.Mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında; takipten sonra nakde dönüşen çek sorumluluk bedeli tutarı olan 6.450-TL'nin 888.635,17-TL nakit kredi alacağına eklenmesi ve takip tarihinden sonra davadan önce yapılan 14.245-TL kısmi tahsilatın nakit krediler yönünden hesaplanan işlemiş akdi faiz, işlemiş temerrüt faizi ve BSMV toplamından mahsubu sonucunda davacının takip tarihi itibariyle davalılardan nakit krediler yönünden 895.085,17-TL asıl alacak ve 45.906,91-TL işlemiş faiz alacağının; KMH ve kredi kartı yönünden ise 65.139,32-TL asıl alacak, 551,66-TL işlemiş akdi faiz, 2.706,08-TL işlemiş temerrüt faizi, 135,30-TL BSMV olmak üzere toplam 68.532,30-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Takip talebinin A bendinde yer alan nakit krediler yönünden bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada 888.635,17-TL asıl alacak, 5.982,01-TL işlemiş akdi faiz, 43.423,91-TL işlemiş temerrüt faizi, 2.171,19-TL BSMV, 1.358,97-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 941.571,25-TL alacak tespit edilmiştir.

Dava dilekçesinde de davacı vekilince her üç davalı yönünden aynı tutarlarda belirlenen toplam 941.571,25-TL alacak miktarından, takip ve dava tarihleri arasında yapılmış olan 14.245-TL tahsilat tutarının mahsubu ile bakiye 927.326,25-TL üzerinden talepte bulunulmuştur. TBK'nın 100. maddesi hükmüne göre 14.245-TL tahsilatın öncelikle alacak ferilerinden mahsubu gerekmektedir. Buna göre davacının akdi ve temerrüt toplamı işlemiş faiz alacağı (5.982,01+43.423,91) 49.405,92-TL olup, bu tutardan 14.245-TL ödemenin mahsubu ile davacının işlemiş faiz alacağı 35.160,92-TL olarak belirlenmiştir. Bu durumda taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak takip talebinin A bendi yönünden davacının talep edebileceği alacak 888.635,17-TL asıl alacak, 35.160,92-TL işlemiş faiz, 2.171,19-TL BSMV, 1.358,97-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 927.326,25-TL olup, bu miktar üzerinden hüküm verilmesi gerekmektedir.Davacı tarafça icra takip dosyasında takip talebinde asıl borçlu şirket yönünden 980.000-TL ipotek limiti düşülerek 30.103,61-TL nakit alacak talep edilmiştir.Dava dilekçesinde de bu tutardan takip-dava tarihi arasında yapılan 14.245-TL tahsilat düşülerek 15.858,61-TL nakit alacak talep edilmiştir.

Mahkemece ise taleple bağlılık ilkesi dikkate alınmaksızın hem davalı kefiller hem de davalı asıl borçlu yönünden talepten fazla alacağa hükmedilmiştir. Karar davalılar tarafından istinaf edilmemiş olsa da, taleple bağlılık ilkesi kamu düzenine ilişkin olup, aynı zamanda usuli kazanılmış hakkın istisnasıdır. Bu ilkeye uygun karar verilip verilmediği yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir. Bu nedenle nakit alacak yönünden Dairemizce yapılan hesaplama ve taleple bağlılık ilkesi gözetilerek yeniden hüküm verilmesi gerekmiştir.Davacı tarafça asıl davada dava dilekçesinde asıl borçlu ve müteselsil kefiller yönünden 21 çek yaprağından kaynaklanan 27.690-TL garanti bedeli tutarının depo edilmesi talep edilmiş olup, mahkemece 27.090-TL gayri nakit alacak bakımından davalı kefillerin sorumlu olmadıkları gerekçesiyle sadece asıl borçlu şirket yönünden kısmen kabul kararı verilmiştir.Genel kredi sözleşmesinin 10.9 maddesi;

"Müteselsil kefiller, bankanın merkez ve tüm şubelerinde müşteri lehine açılmış veya açılacak her türlü krediler ile bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve taahhütlerinden, mevzuattan kaynaklanan çek garanti tutarlarından (Çek Kanunu uyarınca bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından) ve gerek yalnız olarak, gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten ve müteselsil kefil sıfatıyla, krediler sebebiyle doğmuş veya doğacak bütün borçlarından, bankaya karşı aşağıda her bir müteselsil kefilin el yazısı ile belirtmiş oldukları kefalet limitlerine kadar, müteselsil kefil sıfatıyla imza tarihinden itibaren 10 yıl süreli olarak sorumlu olduklarını ... kabul etmişlerdir.

..." şeklindedir Sözleşmenin 11. maddesinde de; müşteri ve kefillerin, kredi taksitlerinden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ayrıca herhangi bir ihbar yada ihtara gerek olmaksızın bakiye alacağın tamamının muaccel olacağını ve bu tutarı derhal ödeyeceklerini, ödemedikleri takdirde söz konusu tutara, bu maddeye göre temerrüt faizi işletileceğini ve bankanın kendilerinin vadesi gelmiş olsun olmasın diğer kredilerinin de tamamını veya bir kısmını kapayarak, gayrinakit kredilerin ise depo edilmesini talep ederek yasal takibe geçmeye yetkili olduğunu peşinen kabul ve beyan ettikleri düzenlenmiştir. Buna göre genel kredi sözleşmesinde, çek sorumluluk bedelinden kaynaklanan gayrı nakit alacak bakımından kefillerin sorumlu olduklarına dair açık düzenleme yer aldığından, gayrı nakit alacak bakımından davalı kefiller aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.

Ayrıca 21 adet çekten kaynaklanan toplam çek sorumluluk bedeli bilirkişi raporunda 27.090-TL olarak tespit edilmiş olup, mahkemece bu tutara hükmedilmesi doğrudur. Açıklanan nedenlerle; mahkemece taleple bağlılık ilkesi ihlal edilerek karar verilmesi ve gayrı nakit alacak bakımından davalı kefillerin sorumluluğuna hükmedilmemesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak " asıl davada davanın kısmen kabulüne,gayrinakit alacak bakımından fazla istemin reddine,birleşen davada gayrinakit alacak bakımından taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne "karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/03/2021 Tarih 2017/354 Esas - 2021/194 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"1-Asıl davanın kısmen kabulüne, davalıların İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı icra takibine itirazlarının kısmen iptaline, İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ve birleşen dava ile tahsilde tekerrüre neden olmamak ve nakit alacak yönünden davalı asıl borçlu şirketin sorumluluğu toplam 15.858,61-TL ile sınırlı olmak üzere;Takibin nakit krediler yönünden 888.635,17-TL asıl alacak, 35.160,92-TL işlemiş faiz, 2.171,19-TL BSMV ve 1.358,97-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 927.326,25-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %33,12 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasına, KMH ve kredi kartı alacağı yönünden 65.139,32-TL asıl alacak, 551,66-TL işlemiş akdi faiz, 2.706,08-TL işlemiş temerrüt faizi, 135,30-TL BSMV olmak üzere toplam 68.532,36-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28,08 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasına,Gayri nakit alacak istemi yönünden davalıların çek sorumluluk bedeline ilişkin itirazının iptali ile 27.090-TL'nin davacı banka nezdinde faizsiz bir hesapta depo edilmesine, fazla istemin reddine,Kabul edilen toplam 995.858,61-TL nakit alacak üzerinden hesaplanan %20 oranında 199.171,72-TL icra inkar tazminatının (davalı şirketin sorumluluğu 3.171,72-TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 2-Birleşen davanın kabulüne, davalının İstanbul ...

İcra Dairesinin ... sayılı icra takibine itirazının kısmen iptaline, İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ve asıl dava ile tahsilde tekerrüre neden olmamak üzere;Takibin nakit krediler yönünden 888.635,17-TL asıl alacak, 35.160,92-TL işlemiş faiz, 2.171,19-TL BSMV ve 1.358,97-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 927.326,25-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %33,12 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasına,KMH ve kredi kartı alacağı yönünden 65.139,32-TL asıl alacak, 551,66-TL işlemiş akdi faiz, 2.706,08-TL işlemiş temerrüt faizi, 135,30-TL BSMV olmak üzere toplam 68.532,36-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28,08 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasına,Gayri nakit alacak istemi yönünden davalının çek sorumluluk bedeline ilişkin itirazının kısmen iptali ile talebiyle bağlı kalınarak 23.820-TL'nin davacı banka nezdinde faizsiz bir hesapta depo edilmesine,Kabul edilen toplam 995.858,61-TL nakit alacak üzerinden hesaplanan %20 oranında 199.171,72-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Asıl ve birleşen davada nakit alacak yönünden alınması gereken 68.027,10-TL ve gayrinakit alacak yönünden 615,40-TL olmak üzere toplam ‬68.642,50-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine asıl ve birleşen davada yatırılan 25.078,58‬-TL ve icra veznesine yatırılan 5.050,52-TL olmak üzere toplam 30.129,1‬0-TL harcın mahsubu ile kalan 38.513,4‬0-TL'nin asıl ve birleşen davada davalı ...

ve ...'den müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yatırılan 30.191,90-TL peşin harçların asıl ve birleşen davada davalılardan (davalı ... ... Ltd. Şti'nin sorumluluğu 1.268-TL ile sınırlı olmak üzere) müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan 3.000-TL bilirkişi ücreti ve 535,10-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 3.535,10-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 3.533-TL'sinin asıl ve birleşen davada davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Asıl davada davacı vekili için takdir olunan nakdi alacak yönünden 67.519,41-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ...

... Ltd. Şti'nin sorumluluğu 15.858,61-TL ile sınırlı olmak üzere) müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,Gayrinakit alacak bakımından 4.080-TL vekalet ücretinin asıl davada davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,Asıl davada red edilen gayrinakit alacak bakımından davalılar yararına takdir olunan 600-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak asıl davada ki davalılara ödenmesine ,Birleşen davada davacı vekili için nakit alacak bakımından takdir olunan 67.519,41-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,gayrinakit alacak bakımından takdir olunan 4.080-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"Yatırılan 118,6‬0-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan 191-TL istinaf yargı giderinin asıl ve birleşen davada davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

26/03/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73755 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.