Ticari defterlerini ibraz etmeyen davalı aleyhine delil sonucu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1058 E. 2025/493 K. · · İlk derece: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Ticari davalarda, taraflardan biri usulüne uygun ara karara rağmen ticari defterlerini ibraz etmekten kaçınırsa, diğer tarafın kanuna uygun tutulan ticari defter kayıtları onun lehine delil teşkil eder ve bu kayıtlar, karşı tarafın vergi dairesi bildirimleri gibi diğer nesnel kayıtlarla da doğrulanıyorsa, alacağın ispatlandığı kabul edilir; ayrıca alacak faturaya dayalı ve likit ise icra inkar tazminatına hükmedilmesi de yerindedir.
Ele alınan sorunlar
Davalının ticari defterlerini ibraz etmemesinin ispat yüküne etkisi → ret
İddia: Davalı vekili, borcun ödendiğini ve alacağın likit olmadığını, davacının anlaşmaya aykırı davrandığını ileri sürerek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: HMK'nın 222/3. maddesine göre, kanuna uygun tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın defterlerini ibraz etmemesi ya da defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Davalı, usulüne uygun ara karara rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından, davacının kanuna uygun tutulan ticari defterleri davacı lehine delil teşkil eder. Davacının defterlerine göre davalıya düzenlenen faturalar, davalının yaptığı ödemeler ve verdiği çekler düşüldüğünde, takip tarihi itibariyle davacının takip konusu 5 adet fatura bedeli tutarında alacaklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuç, davalının vergi dairesine yaptığı BA bildirimleri ile davacının taşıma hizmeti verdiğinin tevsik edilmesi ve bankadan getirtilen çek bilgileriyle de doğrulanmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Bilirkişi raporuna itiraz için verilen sürenin yeterliliği → ret
İddia: Davalı vekili, bilirkişi raporuna beyan için ek süre istemesine rağmen kendisine süre verilmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Yargılamadaki bütün duruşmalara mazeret dilekçesi vermiş olan davalı vekiline, 16/02/2022 tarihli duruşmada kanuna uygun ve yeterli şekilde bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunması için iki haftalık süre verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davacının anlaşmaya aykırı davrandığı ve indirim taahhüdünün yerine getirilmediği iddiası → ret
İddia: Davalı vekili, davacının malları geç teslim ederek taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı davrandığını, fiyattan indirim taahhüdünün yerine getirilmediğini, bu hususun e-postalarda belirtildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı vekili istinaf dilekçesinde belirttiği e-postaları dosyaya sunmamış ve ileri sürdüğü davacının anlaşmaya aykırı davranması ile geç teslim sebebiyle indirim taahhüdünün yerine getirilmemesi iddialarını ispat edememiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İcra inkar tazminatına hükmedilmesinin isabeti → ret
Gerekçe: Faturaya dayalı alacak likit olduğundan, icra inkar tazminatına hükmedilmesi de yerindedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararda, ticari davalarda taraflardan birinin usulüne uygun ara karara rağmen ticari defterlerini ibraz etmemesi halinde, diğer tarafın kanuna uygun tutulan defter kayıtlarının onun lehine delil teşkil edeceği ve bu kayıtların vergi dairesi BA bildirimleri gibi diğer kayıtlarla doğrulanabileceği yönündeki değerlendirme, HMK 222/3 uygulaması bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
İtirazın İptali↗ Ticari Defterlerin İbrazı↗ İspat Yükü↗ İcra İnkar Tazminatı↗ Cari Hesap↗ BA Bildirimi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1058
KARAR NO 2025/493
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/04/2022
NUMARASI 2020/162 Esas - 2022/276 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya 08/03/2019-16/07/2019 arasında ürün satışı yaptığını ancak davalının ödeme yapmadığını, 16/07/2019 tarihi itibariyle davalının faturaya dayalı toplam 162.093,14-TL borcu bulunduğunu,alacağın tahsili için davalıya aleyhine başlatılan İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, fakat davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, taraflar arasında 2017-2018 yıllarında sorunsuz ticari ilişkinin bulunduğunu, 2019 yılındaki ticari ilişkide ise davacının malları süresinde teslim etmeyerek müvekkilini zarar uğrattığını; 2018 yılındaki sözleşme kapsamında davacının, müvekkilinden çek keşide etmesinin istediğini, davalının da üç adet çek verdiğini, davacını da bu çekleri bankaya verdiğini, iki çekin tarihinin uzatıldığını, aradaki anlaşmaya göre üçüncü çekin de tarihinin uzatılması gerektiği halde, davacının basiretsiz davranışlarından dolayı müvekkilinin çekinin yazıldığını ve kredibilitesinin düştüğünü ve davacının numune olarak gönderilen malzemelere fatura keserek faiz noktasında haksız talepte bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 162.093,14-TL alacaklı olduğu, davalının bu borcunu ödediğini yazılı delille ispat edemediği ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının 162.093,14-TL asıl alacak üzerinden itirazın iptali ile takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle takibin aynen devamına ve alacağın % 20'si 32.418,62-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, davacının taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı davrandığını, malların geç teslimi sebebiyle davacının fiyattan indirim taahhüdünün yerine getirmediğini, e-postalarda bu hususun belirtildiğini; bilirkişi raporuna beyan için ek süre istenilmesine rağmen verilmediğini; numuneler için fatura kestiğini ve alacağın likit olmadığını ileri sürerek, hükmün kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılmış ilamsız icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) " şeklinde düzenlenmiştir. Alınan bilirkişi raporunda, davacının 2017, 2018,2019 yıllarına ait ticari defterlerinin incelendiği, usulüne uygun ara karara rağmen davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından incelenemediği; davacının defterlerine göre 2017-2019 yıllarında davalıya 372.932,62-TL fatura düzenlendiği, davalının da davacıya (2018'yılında) 52,394,77-TL fatura düzenlediği, yine davalının 2018'de davacıya 40.496-TL ödeme yaptığı ve 117.948,71-TL bedelli çek verdiği, buna göre davacının (372.932,62-52,394,77-40.496-117.948,71=) 162.093,14-TL cari hesaptan alacaklı göründüğü; 2019 yılında davalının hesabının "0" TL ile başladığı, 2019'deki kayıtların davaya konu faturalardan ibaret olduğu;
vergi dairesinden celp edilen davalının BA kayıtlarında 2017 yılında KDV dahil 13.645,52-TL, 2018 yılında KDV dahil 196.573,84-TL ve 2019 yılında KDV dahil 162.093,14-TL bildirimin bulunduğu, takip dayanağı faturaların davalı tarafından BA bildiriminin yapıldığı; davalının cevap dilekçesinde belirttiği 10/04/2018 vadeli 40.000-TL, 20/04/2018 günlü 40.000-TL ve 30/04/2018 günlü 37.948-TL bedelli çeklerin toplamının 117.948-TL olduğu, 2018 tarihindeki çek ödemesinin belirtilen çekler olduğu ve bu çeklerle 2018 yılı borçlarının ödendiği ve davaya konu edilen 2019 yılındaki faturalar için ödeme yapılmadığı; sonuç olarak davacının davalıdan takipteki asıl alacak miktarı olan 162.093,14-TL kadar alacaklı olduğu kanaati bildirilmiştir.
...'tan getirtilen yazıda, davalının savunmasında belirttiği 3 adet ...'a ait çeklerden ... nolu 20/04/2018 vadeli 40.000-TL bedelli çekin karşılıksız çıktığı, toplam 77.948-TL bedelli iki çekin ödendiği bildirilmiştir. Davalının 2019 yılı BA formunda, davacıdan KDV dahil 162.093,14-TL bedelli fatura alındığı bildirilmiştir. HMK'nın 222/3. maddesine göre, davalı ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından davacının kanuna uygun tutulan ticari defterleri lehine delil teşkil ettiği, davacının davalıya taşıma hizmeti verdiğinin davalının BA kayıtlarıyla tevsik edildiği davacının takip tarihi itibariyle, davalının çek ve nakit ödemeleri düşülerek takibe konu 5 adet fatura bedeli olan 162.093,14-TL asıl alacağını kanıtladığının kabulü gerekir.
Faturaya dayalı alacak likit olduğundan, icra inkar tazminatına hükmedilmesi de yerindedir. Yargılamadaki bütün duruşmalara mazeret dilekçesi vermiş olan davalı vekiline 16/02/2022 tarihli duruşmada kanuna uygun ve yeterli bir şekilde bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunması için iki haftalık süre verilmiştir. Ayrıca davalı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği e-postaları dosyaya sunmadığı ve ileri sürdüğü davacının taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı davranması ile geç teslim sebebiyle indirim taahhüdünün yerine getirilmemesi iddialarını ispat edemediğinden, söz konusu itirazlar benimsenmemiştir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 11.072,58-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.768,14-TL harcın mahsubu ile kalan 8.304,44-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 76-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/03/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73738 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi