Su altı izleme cihazının dalış operasyonunda hasarlanmasında kusur tespiti
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1263 E. 2025/496 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Deniz Ticaret Hukuku (kira, cihaz hasarı) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bir cihazın, operatörüyle birlikte hizmet alımı şeklinde kiralanması halinde, cihazın kullanımı gemi personeline bırakılmadığından, cihazın kullanımı sırasında meydana gelen hasarlardan gemi kaptanı TTK 1088 ve 1089 uyarınca sorumlu tutulamaz. Kaza, cihazın teknik arızası (pusulanın hassas çalışmaması) ve operasyon sırasında gerekli güvenlik tedbirlerinin (kablo sabitleme yöntemi gibi) alınmaması sonucu operatörün hatalı yönlendirmesinden kaynaklanmışsa, kusur cihazı kiraya veren tarafa aittir; gemi tarafının ve kaptanının kusuru bulunmaz.
Ele alınan sorunlar
Cihazın hasarlanmasında kusurun kime ait olduğu → ret
İddia: Davacı-birleşen davada davalı vekili, cihazın suya indirilmesinin davalı ve gemi kaptanının ısrar ve baskısıyla gerçekleştiğini, koşulların uygunluğunun belirlenmesinin TTK 1088 uyarınca kaptanın sorumluluğunda olduğunu, dip akıntısı ve hava/su koşullarının uygun olmadığını, davalının makinaları hemen durdurmadığını ve gerekli tedbirleri almadığını, kusurun davalı tarafta olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Bilirkişi heyetinin görüntü kayıtları, ifadeler ve diğer görsel kanıtlar üzerinden yaptığı değerlendirmeye göre, geminin pozisyonu akıntı ve rüzgar açısından operasyon için uygundu. Operasyonda kullanılan kablo yüzer tip kablo olup, bu tür kablolarda ani oluşan durumlardan etkilenmemek için depresör (daldırıcı birim) adı verilen bir ağırlığın emniyetli çalışma mesafesi bırakıldıktan sonra kabloya sabitlenerek kablonun pervaneye dolanmasının engellenmesi gerekirken, somut olayda bu yöntem kullanılmamıştır. Cihazın pusulasının düzgün ve hassas çalışmaması nedeniyle operatör görsel referans objesi kalmayınca yönünü şaşırmış, gemiden açılarak 225-245 arası rotalarda ilerlemesi gerekirken tam tersi hareket ederek kablonun pervane akıntısına kapılmasına sebep olmuştur. Güvertedeki satıh destek ekibinin kabloyu tutarak engellemeye çalışmasına rağmen kablonun ani gerilmesiyle cihaz kontrolden çıkarak parçalanmıştır. Kazanın meydana gelmesinde gemi pozisyonu itibariyle akıntı ve rüzgarın etkisi bulunmadığı, davalıya, gemi kaptanına veya gemi adamlarına atfedilebilir bir kusur bulunmadığı tespit edilmiştir. Dava konusu olayda cihazın operatörüyle birlikte kullanımına dair hizmet alımı yapılmış olup cihazın kullanımı gemi personeline bırakılmamıştır; bu nedenle kaptanın özen yükümlülüğüne ilişkin TTK 1088 ve 1089 madde hükümleri kapsamında sorumluluğu bulunmamaktadır. Davalı ve çalışanlarının kazanın meydana gelmesine neden olan bir müdahalesi bulunmadığından cihazın parçalanmasından davalının sorumluluğu yoktur. Kazanın nedeni, cihazın pusulasının düzgün çalışmaması sebebiyle operatörün yön tayinini yapamaması, kullanılan kablonun uygun olmaması ve buna rağmen gerekli tedbirlerin alınmamasıdır; bu kusur asıl davada davacı-birleşen davada davalı şirkete aittir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Operatörüyle birlikte kiralanan teknik cihazların kullanımı sırasında meydana gelen zararlarda, cihazın kullanımı gemi personeline bırakılmamışsa TTK 1088-1089 kapsamında gemi kaptanının sorumlu tutulamayacağına ilişkin değerlendirme, benzer hizmet alımı sözleşmelerinde kusur paylaşımı yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
özen yükümlülüğü↗ kaptan sorumluluğu↗ hizmet alımı↗ kusur tespiti↗ TBK m.66 adam çalıştıranın sorumluluğu↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1263
KARAR NO 2025/496
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/04/2022
NUMARASI 2018/473Esas - 2022/183 Karar
DAVA
Alacak
Birleşen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin
2019/229 Esas Sayılı Dosyası
DAVA
Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/03/2025
Asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
ASIL DAVA
Davacı ...Ltd Şti vekili; müvekkiline ait ... marka su robotunun Şile açıklarında batan "..." isimli gemide inceleme yapmak üzere davalıya 12.12.2017 tarihinde kiralandığını, davalıya ait ... isimli gemi ile söz konusu incelemenin yapılması için 18.12.2017 tarihinde Şile açıklarına gidildiğini, müvekkilinin olay günü kendine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, müvekkilinin sorumlu personeli tarafından hava ve deniz koşullarının ...'un denize indirilmesine müsait olmadığını bildirildiği halde davalının baskıları üzerine suya indirildiğini, 2 dakika sonra ...'un parçalarının su yüzeyinde görüldüğünü, robotun 6 metredeyken ... gemisinin pervanesine çarparak parçalandığını, ... operatörü bulunsa da akıntı gibi teknik detayIarın davalıya ait gemi kaptanının sorumluluğunda bulunduğunu, parçalanan ...'un bedelinin 2015 yılında 270.586-Euro ve 2018 yılında 294.258-Euro olduğunu belirterek kusur tespitinin yapılması ile zayi olan ...
bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; ... gemisinin battığı mevkide gerekleştirilmesi planlanan 87 metreye kadar karışım gaz dalışından sörvey amaçlı kullanılmak üzere ... cihazına ihtiyaç duyulduğunu, hizmet alımının davalıdan karşılanmasına karar verildiğini, meydana gelen olay sonucunda ... gemisinin iskele pervane iki kanadının uç kısımlarında çizikler oluştuğunun tespit edildiğini, ...'un parçalanması sebebiyle hizmet alınamadığından ödeme yapılmamasına karar verildiğini, ...'un kullanılması için sertifıkasyonun gerektiğini, ancak kaza anındaki kullanıcının sertifika ve yeterliliğe sahip olup olmadığının bilinmediğini, davacıya zorla bir iş yaptırılmadığını ve cihazın deniz şartlarına ve kapasitesine göre kullanılıp kullanmayacağı hususunun davacı tarafça bilinmesi gerektiğini, davacının operatörünün cihazı hatalı kullanması sebebiyle kaza meydana geldiğinden taraflarının sorumluluğu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
Davacı ... vekili; müvekkilinin 16-22 Aralık 2017 tarihleri arasında ... gemisinin battığı mevkide gerçekleştirilmesi planlanan 87 metreye kadar karışım gaz dalışında sörvey amaçlı kullanılmak üzere, kullanıcısıyla birlikte ... cihazını davalıdan kiralandığını, ... Gemisi'nin açık deniz dalış eğitimi esnasında ... cihazının davalı firmanın operatörü tarafından hatalı kullanıldığından geminin iskele taraf pervanesine çarparak zayi olduğunu, geminin pervanesinde hasar olup olmadığının tespiti için ... Dalgıçlık firmasından sualtı dalış sörveyi hizmeti alındığını, davalıya ait ... cihazının müvekkil kuruluşa verdiği hizmet sırasında kazaya uğraması nedeniyle müvekkili kuruluşun zarar gördüğünü belirterek ...
Dalgıçlık firmasına ödenen 1.600-TL+144-TL (KDV) ile ... Kuruluşuna ödenen 709,78-Euro tutarın arabulucuya başvuru tarihinden itibaren en yüksek faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin davacı ile yaptığı kiralama sözleşmesine istinaden olay günü cihazı davacının kullanımına hazır ettiğini ,cihazın suya indirilmesinin uygun olmamasına rağmen gemi kaptanının talimatıyla suya indirildiğini, uygun hava ve deniz şartlarının kaptan tarafından hatalı değerlendirildiğini, ROV'un suya daldığı esnada gemi kaptanının DP (dynamic position) makinalarının başında bulunmadığını ve çalıştırmadığını, ...'un parçalanmasından sonra batık '...' gemisine dalgıçlar aracılığıyla dalış yapılmaya çalışıldığını, ancak akıntının güçlü olmasından dolayı dalgıçların zor anlar yaşadığını, ... gemisinde de panik meydana geldiğini, hayati tehlike oluştuğundan dalgıçların tekrar gemiye çıkmak zorunda kaldığını, gerekli ekipmanlara sahip davacı tarafın yeterli dikkati ve özeni göstermediğini, kusurun gemi kaptanı ve davacıda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; bilirkişi raporuna göre gemi pozisyonunun akıntı ve rüzgar açısından operasyon için uygun olduğu, ... görüntü kayıtları, dosyadaki ifadeler ve diğer görüsel kanıtlar incelendiğinde pusulanın düzgün ve hassas çalışmadığının tespit edildiği, operatörün yönünü şaşırarak cihazı yanlış yöne sevk edebileceği, görüntülerden operasyonda kullanılan ... kablosunun yüzer tip kablo olduğu, bu kablonun kullanıldığı durumlarda kablonun ve ... cihazının ani oluşan durumlardan etkilenmemesi için depresör (daldırıcı birim) olarak tabir edilen bir ağırlığın emniyetli kablo çalışma mesafesi bırakıldıktan sonra kabloya sabitlenerek kablonun pervaneye ilerlemesi ve dolanmasının engellenmeye çalışılması gerektiği, fakat kazada böyle bir yöntem kullanılmadığı, sonuç olarak operatörün görsel olarak refarans alabileceği bir obje kalmayınca ...
pusulasının hassas çalışmamasından dolayı yönünü şaşırarak gemiden açasıya 225-245 arasındaki rotalarda olacak şekilde ilerleyerek dalış yapması gerekirken tam tersi hareket ederek kablonun pervane akıntısına kapılmasına sebep olduğu, güvertede görevli satıh destek ekibinin kabloyu tutarak pervaneye dolanmasını engellemeye çalışsa da kablonun ani gerilmesi sonucu kuvvet yönünde ilerleyen cihazın kontrolden çıkarak parçalandığı,kazada gemi kaptanı veya gemi adamlarına atfedilebilir bir kusur bulunmadığı, pusulanın düzgün ve hassas çalışmamasının operatör tarafından ...'un yönlendirilmesini zorlaştırdığı,gemi adamlarının davalıyı sorumlu kılacak eylemleri bulunmadığı, TTK nın1088'maddesinde kaptanın sorumluluğunun düzenlediği, dava konusu kazada yalnızca cihazın operatörü ile birlikte kullanımına dair bir hizmet alımı yapıldığı, bu sebeple kaptanın üstüne düşen bir görev veya kusurundan bahsedilemeyeecği, davalı Kıyı Emniyeti çalışanlarının kazanın meydana gelmesine sebep olan müdahalesi de bulunmadığından kaza sonucunda cihazın parçalanması sebebiyle ortaya çıkan zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine, kazanın ...
operatörünün kusuru sonucu meydana geldiği ve ortaya çıkan zararlardan TBK m. 66 kapsamında davacı birleşen davalı şirketin sorumlu olduğu gerekçesiyle birleşen davanın kabulüne, 709,78- Euro’nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca işleyecek Euro faiziyle, 1.744-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte birleşen dosya davalısı ...Ltd Şti'den alınarak birleşen dosya davacısı Kıyı Emniyeti 'ne ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; müvekkilinin cihaz için sorumlu personel atadığını ve üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini,atanan personelin cihazın hava ve deniz koşulları nedeniyle suya indirmeye müsait olmadığını belirtmesine rağmen gemi kaptanı ve davalı tarafın personelinin koşulların uygun olduğuna ve indirme işlemini gerçekleştireceklerine dair talepte bulunduklarını, davalıların ısrar ve baskıları neticesinde cihazın suya indirilmesine müsaade ettiğini, saat 11:20’de suya indirilen ... ile irtibatın yaklaşık 2 dakika sonra kesildiğini ve cihazın parçalandığını,davalının kiralanan cihazın kullanılması sırasında özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, davalı tarafın sorumluluğunun aynı zamanda adam çalıştıranın sorumluluğu olduğunu,gemi kaptanının kusuru sebebiyle pervanelere sürüklenerek parçalandığını,olay günü denizin ve havanın durumunu kontrol etmek, geminin durumu ile pozisyonunu belirlemek dalış esnasında başta dalgıçlar olmak üzere organizasyonda yer alan tüm ekibin görev ve yetkilerini belirlemek görevinin ...
gemisi kaptanının ve davalının sorumluluğunda olduğunu, bu hususun TTK‘nın 1088. maddesinde açıkça düzenlendiğini,koşulların uygunluğunun belirlenmesinin kaptanın sorumluluğunda bulunduğunu, bu hususun su altı dalış izni başlıklı belgede açıkça beyan edildiğini ve kaptan tarafından imzalandığını, güçlü bir dip akıntısı mevcut olmasına karşın somut olayda operatörlerin kusurlu olduğunun iddia edilmesinin dayanaksız olduğunu, kaza tutanağında kazanın dip akıntısı nedeniyle meydana geldiğinin belirtildiğini,hava ve su koşullarına ilişkin ölçüm cihazlarının Nenehatun gemisinde bulunduğunu,dalış izni verilen günün hava ve su koşullarının dalış için uygun olmamasına rağmen davalının bu operasyonu gerçekleştirdiğini, aynı şekilde dip akıntısının da ...
operatörlerince ölçülmesinin mümkün olmadığını, dalgıçların çok güçlü akıntılar nedeniyle batık gemiye ulaşamadığını,kaptanın dalış öncesinde dip akıntısı olmadığını belirttiğini, davalı tarafın idari ve teknik verileri toplamadığı için tedbirli davranmadığını, davalının kusurunun cihaz daldırıldığında ... makinalarının başında bulunmaması ve çalıştırmaması olduğunu, ... sisteminin kendi sevk ve manevra sistemlerini kullanarak gemiyi rüzgâr dalga ve akıntı karşısında belirlenen bir pozisyonda ve rotada tuttuğunu,operatörün cihazın sürüklendiğini fark etmeleri üzerine makinaların durdurulması için gemi kaptanına bilgi verdiklerini, ancak gemi kaptanının görevini yerine getirmediğinden müvekkili çalışanlarının cihazın bir an önce su yüzüne çıkarılması için güç kullanmışlarsa da cihazın çalışmaya devam eden pervanelere sürüklenmesine engel olamadıklarını, dalış öncesi gemi kaptanın müvekkilleri ile yaptığı toplantıda ...
cihazının başındaolacağını belirtmesine rağmen ... makinasının 2 dakika sonra durdurulabildiğini ,makinaların hemen durdurulmuş olması halinde zarar meydana gelmeyeceğini, ayrıca kaptanın operasyon sırasında köprü üstünde olmamasının, bunun dışında dalışın önceden belirlenen alandan başka bir yerde yapılmasının zararın meydana gelmesine sebeb olduğunu,müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davalının kusurlu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Asıl dava, davacı ...'ya ait su altı izleme cihazının, davalı tarafından yürütülen dalış operasyonu kapsamında kullanılması sırasında davalıya ait geminin pervanesine çarparak zarar görmesi nedeniyle meydana gelen zararın davalıdan tazmini, birleşen dava ise davalı ...'ya ait su altı izleme cihazının davacıya ait gemi pervanesine çarpması üzerine hasar tespiti için yapılan masraf kaynaklı zararın tazmini istemine ilişkindir.Asıl davada davacı ...'ya ait su altı izleme robotu olan ... marka su robotunun Şile açıklarında batan "..." isimli gemide inceleme yapmak üzere davacıya operatörle birlikte 12.12.2017 tarihinde kiralandığı, 18.12.2017 tarihinde yapılan operasyonda davacıya ait robotun suya dalmasından sonra davalıya ait ...
gemisinin pervanesine çarparak hasar gördüğü olayda uyuşmazlık, hasarın meydana gelmesinde davalının kusurlu olup olmadığından kaynaklanmaktadır. Bilirkişi heyeti tarafından görüntü kayıtları, dosyadaki ifadeler ve diğer görsel kanıtlar incelenerek yapılan değerlendirmede; gemi pozisyonunun akıntı ve rüzgar açısından ... operasyonu için uygun olduğu, operasyon sırasında kullanılan ... kablosunun yüzer tip kablo olduğu, bu kablonun kullanıldığı durumlarda kablonun ve ... cihazının ani oluşan durumlardan etkilenmemesi için depresör olarak tabir edilen bir ağırlığın emniyetli kablo çalışma mesafesi bırakıldıktan sonra ... kablosuna sabitlenerek kablonun pervaneye ilerlemesi ve dolanmasının engellenmeye çalışılması gerektiği, fakat somut olayda böyle bir yöntemin kullanılmadığı, sonuç olarak ...
operatörünün görsel olarak refarans alabileceği bir obje kalmayınca ...'un pusulasının hassas çalışmamasından dolayı yönünü şaşırdığı, gemiden açasıya 225-245 arasındaki rotalarda olacak şekilde ilerleyerek dalış yapması gerekirken tam tersi hareket ederek ...'un kablosunun pervane akıntısına kapılmasına sebep olduğu, güvertede görevli satıh destek ekibi kabloyu tutarak pervaneye dolanmasını her ne kadar engellemeye çalışsa da kablonun ani gerilmesi sonucu kuvvet yönünde ilerleyen ... cihazının kontrolden çıkarak pervane tarafından parçalandığı, kazanın meydana gelmesinde gemi pozisyonu itibariyle akıntı ve rüzgarın etkisi bulunmadığı, davalı ... veya ... gemi kaptanı veya gemi adamlarına atfedilebilir bir kusur bulunmadığı tespit edilmiştir.Dava konusu olayda cihazın operatörü ile birlikte kullanımına dair hizmet alımı yapılmıştır.
Diğer bir ifade ile cihazın kullanımı gemi personeline bırakılmamıştır. Bu nedenle kaptanın özen yükümlülüğü ve sorumluluğuna ilişkin TTKnın1088 ve 1089 madde hükümleri kapsamında sorumluluğu bulunmamaktadır. Davalı ve çalışanlarının kazanın meydana gelmesine neden olan bir müdahalesi bulunmadığından cihazın parçalanmasından davalının sorumluluğu bulunmamaktadır.Kazanın sebebinin ... cihazının pusulasının düzgün ve hassas çalışmaması sebebiyle operatörün yön tayinini yapamamasından, operasyonda kullanılan kablonun uygun olmamasından ve buna rağmen gerekli tedbirlerin alınmamasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda kazanın meydana gelmesinde asıl davada davacı birleşen dava davalı ...Ltd Şti firması kusurlu olduğundan mahkemece asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle;
asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl davada alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TLnin mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Birleşen davada davalıdan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 107,21-TL harcın mahsubu ile kalan 508,19-TL harcın birleşen davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı-birleşen davada davalı tarafından sarf edilen istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Davalı-birleşen davada davacı tarafından yapılan 32,50-TL istinaf yargı giderinin davacı-birleşen davada davalıdan alınarak davalı-birleşen davada davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, Dair,dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1 maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.
26/03/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73730 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi