6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Taşıyıcı sorumluluk sigortasında ağır kusur nedeniyle tazminat reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1082 E. 2025/512 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Uluslararası karayolu taşımasında taşıyıcı sorumluluk sigortası poliçesinde araç ve yükün korunan park yerlerine park edilmesi veya güvenlik donanımlı araç/iki şoför istihdamı gibi güvenlik yükümlülükleri kararlaştırılmışsa; taşıyıcının bu yükümlülüklere aykırı olarak güvenliksiz bir yerde mola vermesi ve dorse kapısının açık kalıp kalmadığını kontrol etmeden seyrine devam etmesi, poliçedeki ağır kusur hükmü kapsamında değerlendirilir ve sigortalının tazminat talep hakkını ortadan kaldırır; bu durumda sigorta şirketinin zararı tazmin sorumluluğu doğmaz.

Ele alınan sorunlar

Hırsızlık nedeniyle zayi olan emtia zararının sigorta teminatı kapsamında olup olmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, sürücünün araç içinde uyumasının ağır kusur sayılamayacağını, her iki konaklamanın da korunan park yerlerinde yapıldığını, bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini ve müvekkilinin rizikonun gerçekleşmesinden sonraki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: Taşıma Bosna Hersek-Türkiye arasında gerçekleştiğinden uyuşmazlık CMR Konvansiyonu hükümlerine göre, sigorta hukukuna ilişkin hususlar ise TTK hükümlerine göre çözümlenir. CMR 17. maddeye göre taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar kısmen veya tamamen kaybından sorumludur; ancak kayıp taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri geliyorsa sorumluluk doğmaz. Somut olayda emtianın hangi mola yerinde ve ne zaman çalındığı kesin olarak tespit edilememiştir; ancak kaybın her iki mola yerinden birinde gerçekleştiği kabul edilse dahi, davacı taşıyıcının sürücüsü aracı poliçede kararlaştırılan güvenlikli park alanı yerine güvenlik önlemi bulunmayan iki tesise park ederek uyumuş, üstelik her iki molada da uyandıktan sonra frigorifik dorsenin kapısının kilitli-kapalı olup olmadığını kontrol etmeden seyrine devam etmiştir. Bu durum, taraflar arasındaki poliçenin 8.1.2.1 (güvenlik donanımlı araç kullanma veya iki şoför istihdamı) ve 8.1.2.2 (aracın korunan park yerlerine park edilmesi) maddelerindeki yükümlülüklerin ağır kusurla ihlal edildiğini göstermektedir. Poliçenin 8.3.1 maddesi uyarınca bu ağır kusur/ihmal nedeniyle sigortalının tazminat talep hakkı ortadan kalkmıştır. Dolayısıyla davacının ağır kusurundan kaynaklanan zararı tazmin sorumluluğu davalı sigorta şirketine ait değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Taşıyıcı sorumluluk sigortası poliçesindeki araç güvenliği ve park yeri yükümlülüklerine aykırılığın, CMR kapsamındaki hırsızlık zararlarında sigortacının sorumluluğunu ortadan kaldıran ağır kusur olarak değerlendirilmesi yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR Konvansiyonu taşıyıcı sorumluluk sigortası ağır kusur poliçe teminatı istisnası fiili taşıyıcı hırsızlık riski

Atıf yapılan mevzuat: CMR Konvansiyonu — CMR Konvansiyonu 17

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1082

KARAR NO 2025/512

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/05/2021

NUMARASI 2018/912 Esas - 2021/430 Karar

DAVA

Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, uluslararası taşıma işi yapan müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğunu; müvekkilinin dava dışı şirkete ait taze soğutulmuş et emtiasının Bosna Hersek'ten Türkiye'ye taşımasını yaptığı, bu kapsamda 22/07/2017 tarihinde aracın Kapıkule Sınır kapısından giriş yaptığını, gümrük işlemlerinin tamamlanmasıyla 23/07/2017 tarihi saat 20:00’de emtiayı teslim yerine doğru hareket ettiğini, seyir sırasında, birincisi İstanbul/Silivri Selimpaşa-Kınalı kavşağındaki Karbey Dinlenme Tesisi, ikincisi İstanbul/Ümraniye Dudullu’da bulunan ...Tesisleri olmak üzere toplam iki tesiste mola verdiğini, bu molalardan birinde (hangisinde olduğunun eksperler tarafından da belirlenemediği) sürücü araçta istirahatteyken, kimliği belirsiz kişi veya kişilerce hırsızlık olayı gerçekleştirildiğini, frigorifik tırdan 12.030,10-Euro değerindeki kısmının çalındığını;

olaydan sonra müvekkili sigortalının hemen ihbarda bulunduğunu; ekspertiz raporunda haksız olarak tazminatın ödenmemesi yönünde görüş bildirdiklerini;davalının poliçeye aykırı olarak müvekkiline tazminat ödemediğinden emtia sahibinin zararının müvekkilince karşılandığını ileri sürerek, 12.030,10-Euro'nun faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davaya konu hırsızlık olayının nerede gerçekleştiğinin dahi davacı tarafından bilinemediğini, mola verilen yalnızca iki adet tesis olduğu ifade edilmiş ise de, sürücünün bu tesislerde istirahat halindeyken hırsızlık olayının gerçekleştiğine dair dosyaya herhangi bir delil sunulamadığını, bu haliyle sürücünün ağır ihmaliyle oluşan zararın poliçe teminatı dışında kaldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, denetime elverişli bilirkişi raporunda hırsızlığın meydana gelmiş olmasının muhtemel olduğu lokasyonların otoyol üzerinde bulunan dinlenme tesisi olduğu, tesise giriş çıkış noktalarında herhangi bir bariyer, kontrol noktası ve araçların korunmasından sorumlu bir güvenliğin olmadığı, her iki yerinden yakınında güvenlikli tesisler bulunduğunun belirlendiği; buna göre hırsızlığın ne zaman, nerede ve kimler tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilememesi dikkate alındığında davacı taşıyıcının taraflar arasındaki poliçenin 8.1.2.1. ve 8.1.2.2.’deki yükümlülüklerini ağır kusurlu olarak ihlal ettiğinin tespit edildiği ve davalı sigorta şirketinin poliçe 8.3.1 uyarınca sigorta tazminatı ödemekten muaf olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, sürücünün araç içinde uyumasının ağır kusur olarak kabul edilemeyeceğini; her iki konaklamanın da korunan park yerlerinde yapıldığını; bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini; sürücünün kusurlu olmadığını ve müvekkilinin rizikonun gerçekleşmesinden sonraki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı sigorta şirketi tarafından taşıyıcı sorumluluk sigortası ile sigortalanan davacı fiili taşıyıcının taşımayı üstlendiği emtianın davacı tarafından Bosna Hersek'ten Türkiye'ye taşınması sırasında hırsızlık nedeniyle zayi edilmesi sonucunda uğranılan zararın poliçe kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davaya konu taşıma Bosna Hersek-Türkiye arasında gerçekleştiğinden, somut uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. Sigorta hukukundan kaynaklanan konularında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. CMR'nin 17. maddesine göre; taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur.

Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan yüke has bir kusurdan yahutta taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri geliyorsa, taşımacı sorumlu tutulamaz. Taşımacı taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıttan, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahutta çalışanlarının hata veya ihmallerinden dolayı sorumludur. Somut olayda, dava dışı göndericiye ait taze soğutulmuş et emtiasının Bosna Hersek'ten Türkiye'ye taşınmasının davacı fiili taşıyıcı tarafından gerçekleştirildiği, aracın Türkiye'ye 22/07/2017 tarihinde Kapıkule Sınır kapısından giriş yaptığı ve gümrük işlemlerinin tamamlanmasıyla birlikte 23/07/2017 tarihi saat 20:00’de emtiayı teslim yeri olan Adapazarı'na doğru hareket ettiği;

sürücünün 24/07/2017 tarihli emniyet ifadesine göre seyir sırasında, ilk olarak saat 22:00 gibi İstanbul/Silivri Selimpaşa-Kınalı kavşağındaki Karbey Dinlenme Tesisinde mola verdiği ve uyuduğu; belli bir süre seyirden sonra gece 03:00 gibi Ümraniye Dudullu’da bulunan ... Tesisleri olmak üzere toplam iki tesiste mola verdiği, 05:45'e kadar uyuduğu ve sonrasında yola çıktığı; 08:00 sıralarında Adapazarı otoban gişelerinde HGS dolumu yapmak için durduğunda dorse kapısının açık olduğunu ve iki palet etin olmadığını fark ettiği ve oradaki polis ekibine durumu bildirdiği anlaşılmıştır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde, yükün çalındığının net olmadığı, Kapıkule-Sakarya arasındaki mola yerlerinde uyurken çalındığı iddia edilmekle birlikte bu hususun açık bir tespitinin yapılamadığı;

13/07/2018 tarihli ekspertiz raporunda her iki mola yerinin de korunaksız olduğu; taraflar arasındaki 10/02/2017 tarihli poliçenin “8.1.2.1. Ya sadece aracı terk ederken ikisinden birinin yüklenmiş olan malın gözetimiyle görevlendirileceği iki şoförün istihdam edildiği ya da hırsızlığa karşı araç üreticisi tarafından tavsiye edilen, işlevsel bir emniyet ile donatılmış araçlar kullanmaya ...

8. 1.2.2. Araç ve taşıma kasalarının korunan park yerlerine... park edilmesini sağlamaya” hükümlerine aykırı davrandığı ve sigorta poliçesi 8.3.1 uyarınca ağır kusurlu-ihmali olduğu ve sigorta tazminatını talep hakkını kaybettiği söylenebileceği görüşü belirtilmiştir. Buna göre eldeki davada, davacının fiili taşıyıcı olarak emtianın hırsızlık sonucu zayi olmasından sorumlu olduğu, emtianın kaybı nerede ne zaman olduğu davacı tarafından kanıtlanamadığı; kaybın her iki mola yerinden birinde gerçekleştiği kabul edilse dahi davacı taşıyıcının araç sürücüsünün aracı poliçede kararlaştırıldığı şekilde güvenlikli park alanı yerine güvenlik önlemlerinin bulunmadığı iki tesise park ederek uyuduğu, her iki molada da uyandıktan sonra aracı hareket ettirmeden soğutucu özelliğini muhafaza edebilmesi için kapalı olması gereken frigorifik dorsenin kapısının kilitli-kapalı olup olmadığını kontrol dahi etmeden açık bir şekilde seyrine devam ettiğinin anlaşıldığı, HGS gişelerinde dolum yapmak için durduğunda açık olmaması gereken kapının açık olduğunu fark ettiğini beyan ettiği dikkate alındığında, mahkemece davacının ağır kusurundan dolayı oluşan zararı davalı sigorta şirketinin tazmin sorumluluğu bulunmadığından, davanın reddine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/03/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73683 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.